7. Ceza Dairesi, 5607 Sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanununa muhalefet suçundan verilen mahkumiyet kararını, lehe kanunların karma uygulanması, etkin pişmanlık ihtarının eksikliği ve müsadere kararsızlığı nedeniyle bozmuştur.
Özet: Yüksek mahkeme, sanığın 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanununa muhalefet suçundan aldığı mahkumiyet kararını, suç tarihi itibarıyla ele geçen eşyanın gümrüklenmiş değerinin pek hafif olması nedeniyle lehe olan ve daha güncel 6545 ve 7242 sayılı Kanun değişikliklerini barındıran 5607 sayılı Kanunun 3/18. maddesinin son cümlesi yollamasıyla 3/5, 3/10 ve 3/23. fıkraları kapsamında değerlendirilmesi gerekirken temel ceza belirlenirken hatalı bir "karma uygulama" yapılması, sanığa kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık hükümlerine ilişkin usulüne uygun ihtar yapılmaması ve müsadere edilmesi gereken kaçak eşyalar hakkında açıkça bir karar verilmemesi gibi hukuka aykırılıklar tespit ederek bozmuştur.

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2020/250 E., 2022/112 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefetHÜKÜM : Mahkûmiyet, ... kaçağı eşyanın müsaderesiTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanık hakkında kanun iadesi üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: Olayın oluş biçimi, sanığın aşamalardaki savunması, sanıktan ele geçirilen 590 paket kaçak eşyanın miktar ve mahiyeti ile eşyanın yakalanma şekli göz önüne alındığında, atılı suçun sanık tarafından işlendiğine dair sübuta yönelik Mahkeme kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.Ancak;1.Suç tarihi, suçun işleniş biçimi ve ele geçen eşyanın niteliğine göre, sanığa atılı eylemin suç tarihinde yürürlükte bulunan 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 3/18. maddesi kapsamında kaldığı, ancak dava konusu eşyanın gümrüklenmiş değerinin pek hafif olması nedeniyle atılı eylemin suç tarihinden sonra yürürlüğe giren ve lehe olan 6545, 72 42... sayılı Kanunlar ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 3/18. maddesinin son cümlesi yollamasıyla 3/5, 3/ 10... /23. fıkraları kapsamında bulunduğu gözetilerek, sanığın anılan Kanun hükümlerine göre cezalandırılmasına karar verilmesi gerekirken, sanık hakkında 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3/18. maddesi uyarınca temel ceza belirlendikten sonra somut olaya tatbiki mümkün bulunmayan 6545 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3/23. maddesinin uygulanması suretiyle karma uygulama yapılması,2.Suç tarihinde yürürlükte olan 5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesinin "Yedinci fıkrası hariç, 3'üncü maddede tanımlanan suçlardan birini işlemiş olan kişi, etkin pişmanlık göstererek, soruşturma evresi sona erinceye kadar suç konusu eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı kadar parayı Devlet Hâzinesine ödediği takdirde, hakkında, bu Kanunda tanımlanan kaçakçılık suçlarından dolayı verilecek ceza yarı oranında indirilir. Bu fıkra hükmü, mükerrirler hakkında veya suçun bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenmesi halinde uygulanmaz." hükmünü içerdiği, 7242 sayılı Kanun'un 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesi uyarınca kovuşturma aşamasında da etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği ve 5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesinin son cümlesi kapsamında "Soruşturma evresinde ihtar yapılmaması hâlinde kovuşturma evresinde hâkim tarafından sanığa ihtar yapılır." düzenlemesinin getirildiği cihetle, soruşturma aşamasında kendisine etkin pişmanlık hususunda ihtarat yapılmayan sanık hakkında, Mahkemece suça konu kaçak eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı kadar parayı hüküm verilinceye kadar Devlet Hazinesine ödediği takdirde cezada yapılacak indirim oranının 1/2 olacağının bildirilmesi gerekirken, sanığa etkin pişmanlık hükmünün mahiyeti anlatılarak usulüne uygun ihtarat yapılmadan yazılı şekilde hüküm tesisi,3.Müsaderesi talep edilen kaçak eşyalara ilişkin bir karar verilmemesi, hukuka aykırı bulunmuştur.Açıklanan nedenlerle, sanık ve müdafiin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 03.03.2026 tarihinde karar verildi.