Hazinenin kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil istemli davasında, zilyetlikle iktisap şartlarının yetersiz araştırılmasıyla verilen kararın bozulması.
Özet: Bu dava, Hazine adına toprak tevzi ile oluşan bir taşınmazın, kadastro tespiti sırasında bir şahıs adına zilyetlikle edinme koşullarının oluştuğu gerekçesiyle tescil edilmesi üzerine Hazinenin tapunun iptali ve kendi adına tescilini talep ettiği bir uyuşmazlık olup, ilk ve bölge adliye mahkemelerinin davalının Hazine tapusu oluşana kadar zilyetlikle iktisap koşullarını sağladığına dair kararının, toprak tevzi çalışmalarına ait evrakların eksik getirilmesi, dayanak kayıtların mahallinde uygulanmaması ve zilyetliğin kesin olarak saptanmaması nedeniyle yeterli araştırma ve incelemeye dayanmadığı belirlenerek, tüm belgelerin eksiksiz toplanması ve yerinde detaylı keşif yapılarak zilyetliğin başlangıcı ile kapsamının belirlenmesi gerektiğine karar verilmiştir.

MAHKEMESİ : Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/2030 E., 2024/2106 K.İLK DERECE MAHKEMESİ : Sarıkamış 1. Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI : 2017/49 E., 2018/840 K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: - K A R A R -Dava, kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir.Kadastro sonucunda; Kars ili, Sarıkamış ilçesi, ... köyü çalışma alanında bulunan 1 39... parsel sayılı 37031,39 metrekare yüz ölçümündeki taşınmaz Hazine adına kayıtlı Aralık 1963 tarih, 1 sıra numaralı tapu kaydı ve vergi kaydı dayanak alınarak ve Toprak Tevzi çalışması sonucu tapunun tesis tarihine kadar eklemeli zilyetlikle iktisap şartlarının şahıs lehine oluştuğu edinme kısmında açıklanmak suretiyle ... adına tespit ve tescil edilmiştir.Davacı Hazine vekili; 1 39... parsel sayılı taşınmazın Toprak Tevzi Komisyonunun yaptığı çalışmada Hazine adına kayıtlandığını, ancak kadastro tespiti sırasında tablendikatif listesi dikkate alınmaksızın şartları oluşmadığı halde davalı adına tespit ve tescil edildiğini ileri sürerek tapu kaydının iptali ile Hazine adına tesciline karar verilmesini istemiştir.Davalı vekili; dava konusu taşınmazın davalının atalarından intikal ettiğini ve taşınmazda davalının zilyet olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı Hazine lehine toprak tevzi suretiyle oluşan tapu kaydının tesis tarihinden önce zilyetlikle mülk edinme koşullarının davalı yararına gerçekleştiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, kararın davacı Hazine vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; çekişmeli taşınmazın Hazine tapusunun oluşturulduğu tarihe kadar 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 46/1 ve 14. maddelerinde öngörülen zilyetlikle mülk edinme koşullarının davalı taraf yararına gerçekleştiği gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.Hemen belirtilmelidir ki; Dava konusu taşınmaz, 4753 sayılı Kanun uyarınca oluşturulan tapu kaydı ve vergi kaydı esas alınarak tapu kaydının tesis tarihine kadar davalı yararına iktisap koşullarının oluştuğu gerekçesiyle davalı adına tespit edilmiş olup bu şekilde oluşan tapu kayıtlarının kapsamında kalan yerlerin, tapu kaydının tesis tarihine kadar zilyetleri yararına iktisap koşullarının gerçekleşmesi halinde zilyetleri adına tescile karar verileceği 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 46/1. maddesinde düzenlenmiştir. Bu durumda, anılan Yasa maddesi uyarınca, tapu kaydının oluştuğu tarihe kadar davalı taraf yararına zilyetlikle iktisap koşullarının gerçekleşip gerçekleşmediğinin araştırılması gerekir.Somut olayda; Mahkemece, çekişmeli taşınmazda davalı taraf lehine 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 14. ve 46/1. madde koşullarının oluştuğu gerekçesi ile yazılı şekilde hüküm kurulmuş ise de bu hususta yeterli araştırma ve inceleme yapılmamış, toprak tevzi çalışmaları sırasında taşınmazla ilgili yapılan işlemlere ilişkin evrak ve belirtmelik tutanağı ve dayanakları eksiksiz olarak getirtilmemiş, dayanak kayıtlar mahallinde uygulanarak kapsamları belirlenmemiş, çekişmeli taşınmaz üzerinde sürdürülen zilyetlik kesin olarak saptanmamıştır.Hal böyle olunca, sağlıklı bir sonuca varılabilmesi için Mahkemece öncelikle; belirtmelik tutanakları, belirtmelik haritası, toprak tevzi haritası, tablendikatif cetveli, dayanak kayıtlar ve komşu parsellere ait kadastro tespit tutanakları ve varsa dayanakları eksiksiz ve okunaklı olarak getirtilerek dosyasına konulmalı, bundan sonra mahallinde, elverdiğince yaşlı (taşınmazların tespitine esas tapu kayıtlarının oluşumundan öncesini bilebilecek yaşta), tarafsız ve yöreyi iyi bilen şahıslar arasından seçilecek üç kişilik yerel bilirkişi kurulu, taraf tanıkları, jeodezi ve fotogrametri mühendisi bilirkişisi, 3 kişilik ziraat mühendisi bilirkişi kurulu ve fen bilirkişinin katılımıyla yeniden keşif yapılmalı ve keşifte, yerel bilirkişi ve tanıklardan taşınmazın öncesinin ne olduğu, kimden kime kaldığı, zilyetliğin ne zaman başladığı, taşınmazın kim tarafından ne zamandan beri kullanıldığı hususlarında maddi olaylara dayalı bilgi alınmalı, çekişmeli taşınmazın belirtmelik tutanağı ve tespite dayanak tapu ve vergi kaydı mahalli bilirkişiler aracılığı ile zemine uygulanarak kapsamları belirlenmeli; keşifte alınan beyanlar komşu parsellerin tutanak ve dayanağı kayıtlar ile denetlenmeli; ziraat bilirkişisi kurulundan çekişmeli taşınmazın önceki ve mevcut niteliğini, toprak yapısını, eğimini, bitki desenini ve komşu parseller ile nasıl ayrıldığını açıklayıp tarımsal niteliğini belirten, taşınmazın değişik yönlerden çekilmiş fotoğrafları ile desteklenmiş ayrıntılı ve gerekçeli rapor istenmeli; jeodezi ve fotogrametri mühendisi bilirkişisine taşınmazı kapsayan hava fotoğrafları üzerinde stereoskop aletiyle inceleme yaptırılarak dava konusu taşınmazı hava fotoğraflarında gösteren ve taşınmazın önceki ve şimdiki niteliğinin ne olduğunu ve arazinin ekonomik amacına uygun olarak tarım arazisi niteliğiyle zilyetliğine ne zaman başlanıldığını belirten rapor düzenlettirilmeli; fen bilirkişisinden toprak tevzi paftası ile kadastro paftasını çakıştırmalı olarak gösteren, kayıt uygulamasını ve keşfi takibe elverişli rapor alınmalı; belirtilen şekilde yapılan uygulama sonunda davalı taraf yararına edinme koşullarının gerçekleşip gerçekleşmediği belirlenmeli; bundan sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir.Mahkemece değinilen hususlar gözardı edilerek ve eksik inceleme ile yetinilerek yazılı şekilde hüküm tesisi doğru değildir. Davacı Hazine vekilinin temyiz itirazları açıklanan nedenden ötürü yerindedir. Kabulü ile, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Temyiz eden davacıdan Hazine harçtan muaf olduğundan bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 19.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.