İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesinde, eser sözleşmesinden kaynaklanan hakediş alacağı talebi ile geç ve ayıplı teslim iddialarını konu alan anahtar teslim inşaat davası.
Özet: Bu hukuki belge, bir havaalanı hangar inşaatına ilişkin eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak ve karşı alacak davalarını ele almaktadır; yüklenici, tamamladığı iş karşılığı ödenmeyen hakedişlerinin tahsilini talep ederken, iş sahibi ise işin geç ve ayıplı teslim edildiği iddiasıyla zararlarının tazminini, eser bedelinden indirim yapılmasını ve cezai şartın uygulanmasını istemektedir, uyuşmazlığın çözümü için tarafların iddialarının ve eser sözleşmesinin ilgili maddeleri ışığında özel ve teknik inceleme yapılması gerekliliği vurgulanmaktadır.

T.C.

İSTANBUL
11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/525 Esas
KARAR NO : 2026/394
KARŞI DAVA : Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
KARŞI DAVA TARİHİ : 22/12/2017
KARAR TARİHİ : 14/05/2026
Yukarıda tarafları ve konusu yazılı karşı davanın mahkememizce yapılan açık yargılaması sonrasında;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile davalı şirket arasında 18/07/2016 tarihli ... Havaalanı Havaaracı Bakım Onarım Tesisi Hangar Kompleksi Anahtar Teslim İnşaat İşleri Sözleşmesi ve işbu sözleşmenin tadiline ilişkin 25/11/2016 tarihli Ek Protokol imzalandığını, müvekkilinin sözleşme gereği üzerine düşen edimleri yerine getirdiğini ancak, davalı tarafça işin ifasının çeşitli bahanelerle geciktirildiğini, herhalükarda işin sözleşmeye uygun olarak tamamlanarak davalıya teslim edildiğini ancak, davalı tarafça müvekkili şirketin hakediş alacağının yapılan ihtara rağmen ödenmediği gibi müvekkili şirketin geçici kabul çağrısına da uymadığını, davalının temerrüde düştüğünü ileri sürerek dilekçesinde bildirdiği diğer nedenlerle 5.598.544,22 TL asıl alacak 222.712,65 TL akdi temerrüt faizi olmak üzere toplam 5.821.256,87 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili ile davacı şirketler arasında 18/07/2016 tarihli Anahtar Teslim İnşaat İşleri Sözleşmesi imzalandığını, işe başlandıktan sonra 25/11/2016 tarihli Ek Protokol düzenlendiğini, iş süresinin 197 günden 410 güne, bitiş tarihinin 01/09/2017 olarak belirlendiğini, davacıya 13/09/2017 tarihine kadar 19.059.640,90 TL hakediş ve stopaj ödemesi yapıldığını, davacının muaccel alacağı bulunmadığını, davacının işi geç ve ayıplı olarak ifa ettiğini, müvekkilinin davacıdan eserdeki ayıp ve geç teslimden kaynaklı alacaklı olduğunu, bu hususta delil tespitinde bulunulduğunu; diğer yandan işin iş kazasından dolayı durdurulduğunu ileri sürerek dilekçesinde bildirdiği diğer nedenlerle davanın reddini savunmuş;
Karşı dava; aynı sözleşme ve protokol gereği yüklenilen işin geç ve ayıplı teslimi iddiasına dayalı uğranıldığı ileri sürülen zararın tazmini, eser bedelinden indirim yapılması ve ceza-i şart istemine ilişkindir.
Taraflar arasında 18/07/2016 tarihli "... Havaalanı Havaaracı Bakım Onarım Tesisi Hangar Kompleksi Anahtar Teslim İnşaat İşleri Sözleşmesi" isimli eser sözleşmesinin ve sözleşmeye ek 25/11/2016 tarihli Protokol'ün yapıldığı her iki tarafında kabulünde olup;
Asıl davacı yüklenici; eser sözleşmesi ve eki protokol gereği hakediş alacak bakiyesinin ödenmediğini ileri sürmüş,
Karşı davacı iş sahibi; aynı sözleşme ve protokol gereği işin geç ve ayıplı teslimi nedeniyle uğranıldığı ileri sürülen zararların ve ceza-i şartın tazminini istemiştir.
Yanlar arasında sözleşmelerin yapıldığı tarihte yürürlükte bulunan 6098 sayılı BK'nın 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesi ilişkisi bulunmakta olup, iş sahibinin borcu iş bedelini ödemek ( TBK'nın 479/1.md.), yüklenicinin borcu ise, eseri iş sahibinin amacına uygun, haklı menfaatlerini gözeterek, sadakat ve özenle ifa etmektir (TBK'nın 471/1). Ayıp sebebiyle yüklenicinin sorumluluğunu düzenleyen TBK'nın 474. Maddesi uyarınca açık ayıplar yönünden iş sahibi imkân bulur bulmaz eseri gözden geçirmek ve ayıpları varsa, bunu uygun bir süre içinde; gizli ayıplar yönünden ise, 477/son maddesi uyarınca da, ortaya çıkar çıkmaz gecikmeksizin durumu yükleniciye bildirmek zorunluluğu bulunmaktadır. Ayıbın bildirilmemesi halinde eser kabul edilmiş sayılır. Ayıp ihbarı yapılması vakıasından lehine sonuç çıkaracak olan iş sahibi olduğundan ayıp ihbarı yapıldığını HMK 190 ve TMK 6. madde gereğince iş sahibi ispatlamalıdır. Eksik işler yönünden ise ihbar yapılmasına gerek olmayıp, zamanaşımı süresi içerisinde eksikler yönünden istemde bulunulması mümkündür.
Eser sözleşmesinde ayıba dair hükümler, 6098 sayılı TBK'nın 474-478. Maddeleri arasında düzenlenmiştir. Ayıp, imâl edilen bir eserde veya malda, sözleşme ve ekleri ile iş sahibinin beklediği amaca ve dürüstlük kurallarına göre bulunması gereken vasıfların bulunmaması, bulunmaması gereken vasıfların ise bulunmasıdır. Şayet, imâl edilen eserde ayıp varsa, iş sahibi tarafından süresi içerisinde ayıp ihbarında bulunulması şartıyla sözleşme ve dava tarihinde yürürlükte bulunan Borçlar Kanunu'nun 475. Maddesinde sayılan seçimlik haklarından birisini kullanabilir. Bu hakkın kullanması için iş sahibi tarafından ayrı bir dava açılabileceği gibi, yüklenici tarafından aleyhine açılmış olan bir davada da bu hususu def'i olarak ileri sürebilir.
Yanlar arasındaki uyuşmazlığın niteliği itibari ile çözümü özel ve teknik bilgiyi gerektirdiğinden, asıl ve karşı davaya dayanak ve konu yapılan yanlar arasındaki eser sözleşme ve protokol gereği; asıl davada davacının talep edebileceği hakediş alacağının bulunup bulunmadığının, varsa miktarının tespiti; karşı davada aynı eser sözleşmesine ilişkin yüklenilen işin yüklenici tarafından süresinde ve eksiksiz olarak teslim edilip edilmediğinin, geç veya ayıplı teslim varsa işveren tarafın herhangi bir zararının bulunup bulunmadığı, varsa miktarının tespiti ve sözleşme bedelinden indirim yapılmasını gerektirir bir bedel var ise miktarının tespiti için bilirkişi kurulu raporu alınmasına karar verilmiş, taraf ticari defter ve kayıtları, getirtilen-sunulan belgelerle ve .... Asliye Hukuk (Ticaret) Mahkemesi'nin 2018/21 Tal. Sayılı dosyasından aldırılan tespit raporu ile birlikte dosya konusunda uzman bilirkişiler SMMM ..., İnşaat Mühendisi ..., Mimar ..., ... Makine Mühendisi Prof. Dr. ... ve Ekonomi ve Finans Uzmanı Dr. ...'e tevdi edilmiş, adı geçen bilirkişi kurulu tarafından düzenlenen 04/11/2019 tarihli bilirkişi kurulu raporunun dosya arasında olduğu görülmüştür.
Alınan bilirkişi kurulu raporunda özetle; taraf ticari defter ve kayıtlarının usulüne uygun olarak tutulduğu; taraflar arasında 18/07/2016 tarihli ... Havaalanı Havaaracı Bakım Onarım Tesisi Hangar Kompleksi Anahtar Teslim İnşaat İşleri Sözleşmesi'nin ve sözleşmeye ek 25/11/2016 tarihli Protokol'ün yapıldığı, işbu sözleşme ve protokol gereği, teknik bilirkişilerin değerlendirilmesinde ayrıntılı olarak açıklandığı üzere, davacı tarafça davalı adına tanzim edilen 24.652.867,70 TL'lik tutardan, 739.586,03 TL'lik %3 stopajın düşülmesi sonucu davacının 23.913.281,67 TL hakediş alacağının oluşacağı, bu alacak miktarından davalı tarafça yapılan 18.387.521,00 TL hakediş ödemelerinin düşümü sonrasında davacının davalıdan 5.525.760,67 TL alacaklı olduğu; yine teknik değerlendirmede ayrıntılı olarak açıklandığı üzere, davacı tarafça yapımı üstlenilen eserdeki eksik/ayıplı imalatların 35.250,00 TL olarak hesaplandığı, davacının işi 14 gün geç tesliminden kaynaklı 140.000,00 TL davacı alacağından kesinti yapılması gerektiği yönünde görüş bildirilmiştir.
Mahkememizce 2017/1035 Esas Sayılı dosyası üzerinden yapılan yargılama sonrasında 15/10/2020 tarih, 2017/1035 Esas, 2020/589 Karar Sayılı kararla asıl ve karşı davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, verilen karar taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin 20/05/2025 tarih, 2024/1007 Esas, 2025/2077 Karar Sayılı kararıyla; "...Yargılamada talimat mahkemesi tarafından alınan 13.04.2018 tarihli bilirkişi raporunda eksik ve ayıplı imalât bedelinin 372.250,00 TL olduğu, mahkemece alınan 04.11.2019 tarihli bilirkişi raporunda ise eksik ve ayıplı imalât bedelinin 35.250,00 TL olduğu tespit edildiği, mahkemece eksik ve ayıplı imalât bedelinin 35.250,00 TL olduğu kabul edilerek, bu miktara hükmedilmiş ise de mahkemece her iki bilirkişi raporundaki çelişki ve bilirkişi raporlarına itirazlar değerlendirilmeksizin 04.11.2019 tarihli bilirkişi raporuna göre karar verilmesi doğru görülmediği, ayrıca, uçak hangarı çatısındaki sandviç panellerde çatı kaplama ürünlerinin sözleşme kapsamında 10 yıl garantili olmasının davacının bu malzeme ile ilgili ayıplardan sorumlu olmayacağı anlamına gelmeyeceği hususun mahkemece dikkate alınmamış olmasının da hatalı olduğu, bilirkişi raporları arasındaki çelişkinin, alanında uzman yeni bir bilirkişi heyetinden rapor alınarak giderilmesi ve sonucuna göre karar verilmesi gerekmekte olduğu, eksik inceleme ve değerlendirme ile verilen ilk derece mahkemesinin karşı davaya ilişkin kararı usul ve yasaya aykırı olduğu..." neden ve gerekçesiyle mahkememiz kararı bozulmuştur.
Mahkememizce bozma ilamına uyulmuş, mahkememiz 2025/525 Esası üzerinden karşı dava yönünden yargılamaya devam olunmuştur.
Hükmüne uyulmasına karar verilen Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin 20/05/2025 tarih, 2024/1007 Esas, 2025/2077 Karar Sayılı bozma ilamındaki gerekçe doğrultusunda inceleme yapılarak ve bu çelişki giderilerek rapor düzenlemeleri için dosya Mali Müşavir ..., İnşaat Mühendisleri ..., ..., ..., Mimar bilirkişi ..., Makine Mühendisi bilirkişi Prof. Dr. ..., Nitelikli hesaplamalar konusunda uzman Prof. Dr. ..., Metalurji Mühendisi ...'a tevdi edilmiş, adı geçen bilirkişi kurulu tarafından düzenlenen 20/02/2026 tarihli bilirkişi kurulu raporunun dosya arasında olduğu görülmüştür.
Alınan 20/02/2026 tarihli bilirkişi kurulu raporunda özetle; "...Karşı dava yönünden taraflar arasındaki sözleşmeye göre yüklenilen işin yüklenici tarafından
süresinde ve eksiksiz olarak teslim edilip edilmediği,
her iki tarafın işin gecikmesini müteakip bir birlerine yazılı tebligatlarının dosya kapsamında
görülmediği, fakat sözleşmeye göre işin süresinde teslim edilmediği, eksik bir kısım
imalatların olduğunun dosya kapsamından anlaşıldığı;
geç veya ayıplı teslim olup olmadığı,varsa iş veren tarafından bir zararı olup olmadığı, var ise miktarının ne kadar olduğu ve eser bedelinden indirim yapılacak miktarının ne kadar olduğu,
her iki tarafın işin gecikmesini müteakip bir birlerine yazılı tebligatlarının ve süre taleplerinin
dosya kapsamında görülmediği, fakat sözleşmeye göre işin 14 gün geç teslim edildiği, geçici
kabul yapılıp eksiklerin tespiti yapılmamış olduğundan ayıplı teslimin söz konusu olmadığı
fakat eksik imalatların olduğu ve miktarının 35.250,00-TL olduğu; eser miktarından
yapılacak indirim miktarı ise bu miktara ilave edilecek gecikme bedeli (140.000,00-TL) ile
175.250,00-TL olarak hesaplandığı,
tarafların önceki bilirkişi raporlarına yaptıkları itirazlar da incelenerek uçak hangarı çatısındaki sandviç panellerde çatı kaplama ürünlerinin sözleşme kapsamında 10 yıl garanti olması buna göre sorumluluğun incelenerek daha önce aldırılan raporlar arasındaki çelişkinin Yargıtay bozma ilamındaki gerekçe doğrultusunda incelendiğinde ve bu çelişkinin;
13.04.2018 tarihli tespit raporunda panellerde korozyon görülmesine istinaden 715.254,022 TL lik çatı kaplaması için nefaset bedelinin 372.250,00 TL olarak görüş ve kanaat belirtilirken;
04.11.2019 tarihli raporda ise panellerin üreticinin garanti süresinde olduğu yönünde bir
değerlendirme yapılmamış ve olası korozyonun laboratuvarlarca tespit edilmesi gerektiğine
yönünde görüş bildirilerek 10 yıl içerisinde çatı örtüsünün korozyona maruz kalmayacağı
yönünde kanaat oluşturdukları görülmektedir. Dolayısıyla çatı örtüsünde gelecekte (10 yıl da)
olması muhtemel gizli ayıp kaynaklı hasar oluşmayacağı görüşüyle bedellerin oluşmayacağı
yönünde kanaat belirtilmiş olmasından kaynaklandığı,
gizli ayıp konusu çatı örtüsü sandviç panel üzerindeki korozyonuna ait 13/04/2018 t. BKR raporundaki görüntülerden boya üzerinde kahve rengi bir görüntünün olduğu, boyada kabarma
ve dökülmelerin olmadığı, bu panellerin dış cepheye gelen yüzeylerinde atmosfer şartlarına
dayanıklı boyaların kullanıldığının bilindiği, ayrıca geçen süreçte bu konuda dosyasına
sunulmuş bir belgenin görülmediği, açık kaynak hava görüntülerinden aynı çatı örtüsünün
mevcudiyetini koruduğu dikkate alındığında iddia edilen büyüklükte (yaklaşık çatı örtüsünün
%50 si) çatı örtüsü sandviç paneli korozyonu kaynaklı (gizli ayıp) bir hasarın varlığından söz edilemeyeceği..." yönünde görüş bildirilmiştir.
Alınan 20/02/2026 tarihli bilirkişi raporu gerekçeli, denetlenebilir, Yargıtay bozma ilamında işaret edilen eksikliği giderecek yeterlilikte, dosya içeriğine uygun ve uyuşmazlığı çözmeye yeterli görüldüğünden, mahkememizce de benimsenmiş ve hükme esas alınmıştır.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmaları, hükmüne uyulan Yargıtay bozma ilamı, bozma sonrası aldırılan ve benimsenen bilirkişi kurulu raporu ve toplanıp değerlendirilen tüm delillere göre; yargıtay bozma sonrası aldırılan bilirkişi raporunda; her iki tarafın işin gecikmesini müteakip bir birlerine yazılı tebligatlarının dosya kapsamında görülmediği, fakat sözleşmeye göre işin süresinde teslim edilmediği, eksik bir kısım imalatların olduğunun dosya kapsamından anlaşıldığı; her iki tarafın işin gecikmesini müteakip bir birlerine yazılı tebligatlarının ve süre taleplerinin dosya kapsamında görülmediği, fakat sözleşmeye göre işin 14 gün geç teslim edildiği, geçici kabul yapılıp eksiklerin tespiti yapılmamış olduğundan ayıplı teslimin söz konusu olmadığı fakat eksik imalatların olduğu ve miktarının 35.250,00-TL olduğu; eser miktarından yapılacak indirim miktarı ise bu miktara ilave edilecek gecikme bedeli (140.000,00-TL) ile 175.250,00-TL olarak hesaplandığı, 13.04.2018 tarihli tespit raporunda panellerde korozyon görülmesine istinaden 715.254,022 TL lik çatı kaplaması için nefaset bedelinin 372.250,00 TL olarak görüş ve kanaat belirtilirken; 04.11.2019 tarihli raporda ise panellerin üreticinin garanti süresinde olduğu yönünde bir değerlendirme yapılmamış ve olası korozyonun laboratuvarlarca tespit edilmesi gerektiği yönünde görüş bildirilerek 10 yıl içerisinde çatı örtüsünün korozyona maruz kalmayacağı yönünde kanaat oluşturdukları görülmektedir. Dolayısıyla çatı örtüsünde gelecekte (10 yıl da) olması muhtemel gizli ayıp kaynaklı hasar oluşmayacağı görüşüyle bedellerin oluşmayacağı yönünde kanaat belirtilmiş olmasından kaynaklandığı, gizli Ayıp konusu çatı örtüsü sandviç panel üzerindeki korozyonuna ait 13/04/2018 tarihli BKR raporundaki görüntülerden boya üzerinde kahve rengi bir görüntünün olduğu, boyada kabarma ve dökülmelerin olmadığı, bu panellerin dış cepheye gelen yüzeylerinde atmosfer şartlarına dayanıklı boyaların kullanıldığının bilindiği, ayrıca geçen süreçte bu konuda dosyasına sunulmuş bir belgenin görülmediği, açık kaynak hava görüntülerinden aynı çatı örtüsünün mevcudiyetini koruduğu dikkate alındığında iddia edilen büyüklükte (yaklaşık çatı örtüsünün %50 si) çatı örtüsü sandviç paneli korozyonu kaynaklı (gizli ayıp) bir hasarın varlığından söz edilemeyeceği, görüş ve kanaatine varılmış olduğu tespitinde bulunulmuş. Yapılan bu tespit dosya kapsımı ile uyumlu, bilimsel ve denetime açık olduğu kabul edilmiştir.
Karşı dava yönünden yapılan yargılama sonrasında; benimsenen bilirkişi kurulu raporunda dayanak ve gerekçeleriyle ayrıntılı olarak açıklandığı üzere, taraflar arasındaki eser sözleşmesi kapsamında karşı davalı tarafça yapımı üstlenilen eserdeki eksik işlerden kaynaklı imalat yönünden karşı davacının davalıdan 35.250,00 TL alacaklı olduğu, karşı davacının eksik ifa nedeniyle oluşan zararını TBK'nın 475.maddesi gereğince karşı davalıdan talep edebileceği anlaşıldığından, 35.250,00 TL'nin karşı davalıdan tahsiline karar vermek gerekmiştir.
Taraflar arasındaki sözleşme, bu sözleşme konusu işe ilişkin tüm kayıtlara göre ve bilirkişi kurulunun tespit ettiği üzere işin 14 gün geç tesliminin yapıldığı, buna göre de her gün için 10.000,00 TL gecikme cezası uygulandığında, davacının 140.000,00 TL gecikme talep edebileceği, davacının ayıba ve buna dayalı taleplerini ispatlayamamış olduğu sonucuna varılmış, davacının eksik imalattan dolayı 35.250,00 TL gecikme cezası olarak 140.000,00 TL toplam 175.250,00 TL talep edebileceği sonucuna varılarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M : Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere;
1-Karşı Davanın Kısmen Kabulüne,
a-175.250,00 TL'nin davacı- karşı davalı ...'nden alınarak, davalı- karşı davacı ... Hava Aracı Bakım Onarım ve Modifikasyon Hizmetleri Anonim Şirketi'ne ödenmesine,
b-Fazlaya ilişkin istemin reddine,
c-Alınması gerekli 11.971,33 TL karar ve ilam harcının 17.075,00 TL peşin harçtan mahsubu ile geriye kalan 5.103,67 TL'nin karar kesinleştiğinde karşı davacıya iadesine,
d-Karşı davacı tarafça yatırılan 11.971,33 TL karar ve ilam harcının karşı davalıdan alınıp karşı davacıya verilmesine,
e-Karşı davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesap ve takdir olunan 45.000,00 TL vekalet ücretinin karşı davalıdan alınıp karşı davacıya verilmesine,
f-Karşı davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesap ve takdir olunan 129.712,50 TL vekalet ücretinin karşı davacıdan alınıp karşı davalıya verilmesine,
g-Karşı davacı tarafından yapılan posta, tebligat ve bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 167.767,63 TL yargılama giderinden davanın kabul ve ret oranına göre hesaplanan 29.401,28 TL yargılama giderinin karşı davalıdan alınıp karşı davacıya verilmesine, geriye kalan kısmın karşı davacı üzerinde bırakılmasına,
2-Asıl dava yönünden verilmiş olan karar kesinleşmiş olduğundan asıl dava yönünden yeniden karar verilmesine yer olmadığına,
3-Taraflarca yatırılan gider avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,
Dair; taraf vekillerinin yüzlerine karşı, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'da temyiz yasa yolu açık olmak üzere oy birliğiyle verilen karar açıkça okundu usulen anlatıldı.14/05/2026
Başkan ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Katip ...
e-imzalıdır
Bu belge 5070 s