İstanbul Asliye Ticaret Mahkemesinde, trafik kazası sonucu IMM kasko poliçesi kapsamında talep edilen bakiye hasar ve değer kaybı tazminatı davası.
Özet: Bu dava, 25.08.2023 tarihinde davalı sigorta şirketine IMM kasko sigortalı aracın %100 kusurlu olarak davacıya ait araca çarpması sonucu davacının aracında meydana gelen hasar, değer kaybı ve aşkın zarar bedellerinin, zorunlu mali mesuliyet teminat limitinin aşılması nedeniyle davalı sigorta şirketinden tahsili talebine ilişkindir. Davacı, kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile zararlarının ödenmesini talep ederken, davalı davanın görevsizlik, zamanaşımı ve esastan reddini, taleplerin fahiş olduğunu savunmuştur. Mahkeme, istinaf sonrası kaldığı yerden devam eden yargılamada, bilirkişi raporları ve deliller ışığında davacının zararlara hak kazanıp kazanmadığını ve miktarı değerlendirmektedir.

T.C.

İSTANBUL
21. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/281 Esas
KARAR NO : 2026/414
DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 21/05/2024
KARAR TARİHİ : 14/05/2026
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekilinin 21/05/2024 tarihli dava dilekçesinde özetle; Dava konusu olayın, sigorta şirketine İMM KASKO sigorta sözleşmesi ile sigortalı aracın, müvekkiline ait araca çarpması sonucu aracın hasarlanmasına dayandığını, davaya konu olayda müvekkiline ait aracın kullanış amacının personel servisi - ticari olup ticari işlerde kullanıldığını, ticari dava niteliğindeki uyuşmazlığın Asliye Ticaret Mahkemelerinde görülmesi gerektiğini, genel yetki kuralları gereği İstanbul Mahkemelerinin yetkili olduğunu, davalı sigorta şirketine ... KASKO (İMM) Sigortasıyla sigortalı ... plakalı aracın 25.08.2023 tarihinde %100 kusurlu olarak müvekkili ...'a ait ... plakalı araca çarparak hasarlanmasına sebep olduğunu, kaza akabinde yapılan ekspertiz çalışması neticesinde müvekkiline ait araçtaki hasar bedelinin 325.116,29TL, değer kaybı bedeli 200.000,00 TL olarak tespit edildiğini, karşı aracın ZMM poliçesi kapsamında 120.000,00 TL olan teminat limiti tükendiğinden İMM KASKO poliçesi kapsamında bakiye hasar bedeli ve değer kaybı bedeli ve aşkın zarar bedelinin davalı sigorta şirketinden tahsili için işbu davayı ikame etme gereği hasıl olduğunu, davalı sigorta şirketine bakiye hasar ve değer kaybı bedelinin ödenmesi için 08.01.2024 tarihinde başvuru yapıldığını, davanın açıldığı iş bu tarihe kadar herhangi bir ödeme yapılmadığını, davalı şirketin 25.02.2024 tarihinde temerrüde düştüğünü belirterek şimdilik 50,00 TL hasar bedeli, 50,00 TL değer kaybı ve 10,00 TL aşkın zarar bedelinin davalıdan kaza tarihi olan 25.08.2023 tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte tahsilini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle; işbu dava için görevli mahkemenin ticaret mahkemelerinin olmadığını, tüketici mahkemeleri olduğunu, aynı zamanda yetkili mahkemenin İstanbul Mahkemeleri olduğunu, talep miktarını belirleyebilecek olan davacının belirsiz alacak davası/ kısmi dava açmakta hukuki yararı bulunmadığından dolayı davanın, "Hmk 114/1-H maddesi hükmü gereğince dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesini, Hmk gereği davacının iddiasını somutlaştırması gerektiğini, ihtiyari mali mesuliyet teminatına ilişkin sorumluluk; tazminat bedelinin, zorunlu mali mesuliyet teminat limitinin üstünde kalması ile başlayacağını, davanın kabulü anlamına gelmemek kaydıyla usule ilişkin itirazları kabul görmese davacının talepleri fahiş ve kötüniyetli olduğundan esastan reddine karar verilmesini, kabul anlamına gelmemek üzere, istemin şirket sorumluluğu altında olduğu varsayılsa dahi müvekkili şirketin "KDV'ye" ilişkin olarak herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığını, işbu davadan dolayı müvekkili şirketin faiz sorumluluğunun bulunmadığını, davacı tarafın sigortadan zenginleşme isteğinin olduğunu, müvekkili şirketçe alınan ekspertiz raporu dikkate alındığında müvekkili şirketin oluşan zarardan sorumluluğunun bulunmadığını belirterek davanın usulden reddini, davanın esastan reddini, yargılama giderleri, arabuluculuk ücreti ve vekalet ücretinin davacı yana bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı vekilinin 24/04/2026 tarihli dava değeri artırım dilekçesi ile; Talep artırım dilekçesindeki talepleri ile dava dilekçesinde yer alan taleplerinin birleştirilmesi sonucu 70.705,59-TL Hasar, 44.435,00-TL değer kaybı tazminatının ve 10,00-TL aşkın zarar bedelinin 25.08.2023 temerrüt tarihinden itibaren işletilecek en yüksek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini, yargılama giderleri ve ücreti vekaletin de davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkememiz tarafından ... sayılı görevsizlik kararı verilmiş, davacı vekilinin istinaf başvurusu sonucu İstanbul BAM H.D'nin 28/03/2026 tarihli 2025/669 E. 2025/618 sayılı kararıyla kaldırılarak gelmiş ve mahkememizin yukarıdaki esasını alarak dava ve yargılamaya kaldığı yerden devam edilmiştir.
DELİLLER:
- 2024/... Arabuluculuk Son Tutanağı,
- SBGM'den gelen cevabi yazı,
- Mali Müşavir, Makine Mühendisi ve Adli Trafik Uzmanı bilirkişi heyeti tarafından hazırlanan 14/09/2025 tarihli bilirkişi kök raporu ve 03/02/2026 tarihli bilirkişi ek raporu.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Yapılan yargılama, toplanılan deliller ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Dava, Dava konusu trafik kazası nedeni ile davacının aracında meydana gelen değer kaybı, hasar bedeli tazminatı ve aşkın zarara hak kazanıp kazanmadığı ile bunun miktarı, davalıdan tahsilinin gerekip gerekmediği hususlarına ilişkindir.
Dava konusu 25.08.2023 tarihli trafik kazasının davalı Sigortacının ... plaka sayılı araç için sigortalı ... Limited Şirketi adına düzenlediği Kasko (İMM) poliçesinin rayiç bedel limitli teminatı kapsamında bulunduğu görülmüştür.
Mahkememizce re'sen görevlendirilen Mali Müşavir, Makine Mühendisi ve Adli Trafik Uzmanı bilirkişi heyeti tarafından hazırlanan 14/09/2025 tarihli bilirkişi raporunda özetle; "..1-... plakalı araç sürücüsü ...'ün %100 oranında tam derecede etkili olduğu,
Dava konusu ... plakalı ... marka ... OTOBUS (...) ... (...-1) tip 2018 model aracın şasi numarasının ... ve kaza anında 297.184 kilometrede olduğunun anlaşıldığı, up maddi hasar aldığı, dosya kapsamında sunulan ... ... Ltd. Şti. tarafından hazırlanan 03.05.2024 tarihli ekspertiz raporunda dava konusu araçtaki hasarı gidermek için gerekli işçilik ve KDV dahil 121,800 TL bedelli parça ve işçilik bedelleri ile kazaya ait resimlerin karşılaştırılmasından hasarı yansıttığı ve kadri maruf sayılmasının uygun olacağı;
Dava konusu ... plakalı ... marka ... OTOBUS (...) ... (1641) tip 2018 model aracın şasi numarasının ... ve kaza anında 297.184 kilometrede olduğunun anlaşıldığı, dosya kapsamında sunulan ... ... Ltd. Şti. tarafından yapılan hesaplamada dava konusu araçtaki değer kaybının 44.435 TL olacağı ve araçtaki hasarın niteliği geçmişe yönelik tramer kayıtlarının incelenmesinde kadri maruf sayılmasının uygun olacağı; Davacının, davalıdan 121,800,00 — TL hasar bedeli 44.435,00 TL araç değer kaybı olmak üzere Toplam 166.235,00 TL talep edebileceği değerlendirilmiştir..." görüş ve kanaatlerini bildirmişlerdir.
Raporun taraflara tebliğ edildiği; davalı vekilinin rapora karşı itiraz ve beyan dilekçesi sunduğu görülmekle itirazlar değerlendirilmek üzere ek rapor alınmıştır.
Mahkememizce re'sen görevlendirilen Mali Müşavir, Makine Mühendisi ve Adli Trafik Uzmanı bilirkişi heyeti tarafından hazırlanan 03/02/2026 tarihli bilirkişi ek raporunda özetle; "..Kök raporda değer kaybı aşıdından revizyona gidilmesini gerektirecek herhangi bir gerekçe bulunmadığı kanaatine varılmıştır. Yedek parça bedelinin 106.371,33 TL, işçilik bedelinin 50.750 TL ve ekspertiz masrafi olarak 1.800 TL olmak üzere toplam hasar bedelinin ... ... Ltd. Şti. tarafından hazırlanan 03.05.2024 tarihli ekspertiz raporunda dava konusu araçtaki hasarı gidermek için gerekli işçilik dahil ve KDV hariç 158.921,33 TL bedelli parça ve işçilik bedelleri ile kazaya ait resimlerin karşılaştırılmasından hasarı yansıttığı ve kadri maruf sayılmasının uygun olacağı,.." görüş ve kanaatlerini bildirmişlerdir.
Raporun taraflara tebliğ edildiği; taraf vekillerinin rapora karşı itiraz ve beyan dilekçesi sunduğu, davacının talep artırım talebinde bulunduğu, eksik harcı tamamladığı görülmüştür.
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Dava, Dava konusu trafik kazası nedeni ile davacının aracında meydana gelen değer kaybı, hasar bedeli tazminatı ve aşkın zarara hak kazanıp kazanmadığı ile bunun miktarı, davalıdan tahsilinin gerekip gerekmediği hususlarına ilişkindir.
Dava konusu kazanın; 25/08/2023 günü saat 10:00 sıralarında sürücü ...'ün sevk ve idaresindeki ... plakalı aracı ile ... Caddesi üzerinde seyir halinde iken kazanın meydana geldiği mevkie geldiğinde aracının ön kısımları ile park halinde olan ... plakalı aracın arka kısımlarına çarpıp bu çarpmanın etkisi ile ... plakalı araç ön kısımları ile ön tarafındaki iş yeri duvarına çarpması sonucu iki araçlı, maddi hasarlı olarak meydana gelmiş olduğu görülmüştür.
Alınan bilirkişi raporu ve kaza tespit tutanağından; mahkememizce, meydana gelen kazada ... plakalı araç sürücüsünün %100 oranında asli derecede etkili olduğu, davacıya ait ... plakalı araç sürücüsünün kusurlu olmadığı kabul edilmiştir.
Meydana gelen kazanın ...sigorta teminatı dahilinde ve süresi içerisinde olduğu, hasar onarım bedelinin kaza tarihindeki serbest piyasa şartlarına göre kadri maruf olduğu ve aracın onarımının ekonomik olduğu, değer kaybı bedelinin de raporda hesaplanan miktar kadar olduğu kanaatiyle, ZMM tarafından yapılan 120.000,00 TL tutarındaki ödeme kök raporda hesaplanan 158.921,33 TL hasar bedelinden indirilmiş ve bakiye 38.921,33 TL hasar bedeli kaldığı anlaşılmış; ancak aşkın zarar yönünden talebin somut olmadığı, munzam zararın talep edilebilmesi için temerrüt faizini aşan şekilde zararı olduğunun somut delillere dayalı olarak ispat edilmesi gerektiği, bu nedenle davacının ispat yükünü yerine getirmediği anlaşıldığından munzam zarar talebinin reddine, davacının davasının talep arttırım beyanı doğrultusunda kısmen kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;.
1-Davacının davasının; KISMEN KABUL KISMEN REDDİ ile, 44.435,00 TL değer kaybı ve 38.921,33 TL bakiye hasar bedeli olmak üzere toplam 83.356,33 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine; fazlaya ilişkin taleplerin ayrı ayrı reddine,
2-Harçlar Kanununa göre alınması gereken 5.694,07 TL karar harcının dava açılışta yatırılan 427,60 TL peşin harçtan mahsubu ile eksik kalan 5.266,47 TL'nin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
3-Davacı tarafından yatırılan 427,60 TL peşin harç, 427,60 TL başvurma harcı, 21.000,00 TL bilirkişi ücreti, 599,00 TL kep ve tebligat ücretleri olmak üzere toplam 22.454,20 TL yargılama giderinden davanın kabul red oranına göre hesaplanan 16.269,90 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
4-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden kabul red oranına göre Avukatlık Asgari Ücret Tarifesince hesaplanan 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden kabul red oranına göre Avukatlık Asgari Ücret Tarifesince hesaplanan 31.684,26 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-Arabuluculuk ücreti olan 3.600,00 TL'nin 2.608,49 TL'lik kısmının davalıdan; kalan 991,51 TL'lik kısmının davacıdan alınarak Hazineye irat kaydına,
7-Artan gider avansının hüküm kesinleştiğinde ve talep halinde iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere karar verildi, verilen karar usulen okundu anlatıldı. 14/05/2026
Katip ...
Hakim ...