Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi, SGK prim ödemeleri davasında davalı olması amacıyla resen terkin edilen şirketin ihyası talebini, Ticaret Sicili Müdürlüğünün terkin sürecinin hukuka uygunluğu ve yargılama gideri sorumluluğu itirazları çerçevesinde incelemektedir.
Özet: Davacı, SGK prim ödemelerinin iptaline ilişkin devam eden bir davada davalı olarak yer alması gereken, ancak Ticaret Sicili Müdürlüğü tarafından resen terkin edilmiş olan bir şirketin ihyasını talep etmektedir; davalı Ticaret Sicili Müdürlüğü ise, şirketin terkin işlemini yasal mevzuata uygun şekilde gerçekleştirdiğini, terkin anında ilgili davanın varlığından haberdar olmadığını ve yürürlükteki kanun maddeleri gereğince yargılama giderleri ile vekalet ücretinden sorumlu tutulamayacağını belirterek davanın reddini savunmaktadır.

T.C. BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2026/108 EsasKARAR NO : 2026/456DAVA : Şirketin İhyasıDAVA TARİHİ : 06/02/2026KARAR TARİHİ : 22/05/2026GEREKÇELİ KARARINYAZILDIĞI TARİH : 04/06/2026Yukarıda isim ve adresleri yazılı taraflar arasında mahkememizde görülen davanın açık yargılaması ve dosyanın tetkiki sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:TALEP: Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; müvekkili ...'in 2003-2006 yılları arasındaki SGK prim günü ödemelerinin iptal edildiğini, bu işleme karşı Bakırköy .... İş Mahkemesi'nin ... E. sayılı dosyasında Kurum İşleminin İptali davası açıldığını, mahkemece davaya dahil edilecek şirketlerin ticaret sicilinden terkin edilmiş olması halinde ihya davası açmak üzere davacı tarafa yetki belgesi verilmesine dair 4 numaralı ara karar kurulduğunu, İstanbul Ticaret Odası'na yazılan müzekkere cevabında şirketlerin re'sen terkin edildiğinin belirtildiğini, bu doğrultuda dahili dava dilekçesi sunulduğunu, İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün de şirketlerin terkin edildiğini teyit ettiğini, Türk Ticaret Kanunu'nun 547. maddesinin 1. fıkrası uyarınca tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin zorunlu olduğu hallerde alacaklıların şirketin yeniden tescilini isteyebileceğini, şirketin yararına sonuç doğuracak bir davanın açılması veya şirketin davalı olarak bulunması durumunda ek tasfiye yoluna gidilebileceğini, Bakırköy ... İş Mahkemesi'ndeki davada davalı olarak yer alan ... Tekstil Konfeksiyon Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. , ... Teks. Ve Ürt. Ve Paz. Ltd. Şti. ve ... Teks. Gıda End. Ürün. San. Ve Tic. Ltd. Şti. 'nin İstanbul merkezli olduklarını, ... Teks. Ve Ürt. Ve Paz. Ltd. Şti. 'nin son kayıtlı merkezinin Güngören'de bulunduğunu, bu sebeple yetkili mahkemenin Bakırköy Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunu, 09.10.2014 tarihinde sicil kaydı silinerek resen terkin edilen ... Teks. Ve Ürt. Ve Paz. Ltd. Şti. 'nin ihyasına karar verilmesi gerektiğini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılar üzerinde bırakılmasını talep ve dava etmiştir.SAVUNMA: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: 29/05/2024 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 7511 sayılı Türk Ticaret Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 16. maddesi uyarınca, müvekkil ... Müdürlüğünün yargılama giderleri ve vekâlet ücretinden sorumlu tutulmasının mümkün olmadığını, 1. Ticaret Sicili Müdürlüğünin TTK m. 32 ve Ticaret Sicili Yönetmeliği m. 34 hükümleri çerçevesinde işlem yaptığını, sicil müdürünün tescil için aranan kanuni şartların varlığını incelemekle yükümlü olduğunu ve yargı mercii gibi hareket edemeyeceğini, ...'nin 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun Geçici 7'nci maddesi ve ilgili tebliğler kapsamında resen terkin edildiğini, şirketin adresinin tespit edilememesi nedeniyle oda kaydının silindiğini ve tebligat prosedürlerinin yerine getirilmesinin ardından 24.09.2013 tarihinde sicil kaydının resen terkin edildiğini, Emsal Nitelikte Yargıtay .... Hukuk Dairesinin 24.03.2022 tarihli ve ... K. 2022/2360 sayılı ilâmı ile bu durumun sabit olduğunu, şirkete münfesih olma sebeplerini ortadan kaldırması için ihtar gönderildiğini ancak yükümlülüklerin yerine getirilmediğini, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu geçici madde 7/f. 4-a uyarınca Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi'ndeki ilanın tebligat yerine geçtiğini, bu nedenle müvekkil Müdürlüğün re'sen terkin sürecinde bir eksiklik bulunmadığını, Yargıtay ....... Hukuk Dairesinin 01.07.2020 tarihli ve ... K. ..... sayılı ilâmının da bu hususu doğruladığını, müvekkil Müdürlüğün mahkeme hükmü olmaksızın şirketi tekrar tescil etme yükümlülüğünün bulunmadığını, şirketin terkin edildiği sırada derdest bir davası bulunsa dahi müvekkil Müdürlüğün bu durumdan haberdar olmadığını ve sistem entegrasyonu bulunmadığını, Bakırköy ... İş Mahkemesinin .... E. sayılı dosyasının terkin tarihinden sonra açıldığını, Yargıtay ...... Hukuk Dairesinin 23.01.2017 tarihli ve .... K. .... sayılı ilâmı ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi .... Hukuk Dairesinin 15.04.2021 tarihli ve .... K. ... sayılı ilâmı uyarınca yasal hasım konumundaki müvekkil Müdürlüğün yargılama giderlerinden sorumlu tutulamayacağını, şirketin ihyasına karar verilmesi durumunda TTK m. 547/2 uyarınca tasfiye memuru atanması gerektiğini, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 28.09.2021 tarihli ve ... E. ... K. sayılı ilâmının da bu yönde olduğunu, Yargıtay .... Hukuk Dairesinin 14.10.2020 tarihli ve .... E. ... K. sayılı ilâmı ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi .... Hukuk Dairesinin 23.09.2021 tarihli ve ... K. ... sayılı ilâmı ve İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi ... Hukuk Dairesinin 31.12.2021 tarihli ve ... K. ... sayılı ilâmı gereğince davanın açılmasına sebebiyet vermeyen müvekkil Müdürlüğün yargılama giderlerinden sorumlu tutulmaması gerektiğini, 7511 sayılı Kanun'un 16. maddesi ile 6102 sayılı Kanun'un geçici 7. maddesinin 15. fıkrasına eklenen hüküm uyarınca ticaret sicili müdürlükleri aleyhine yargılama gideri ve vekâlet ücretine hükmolunamayacağını belirterek haksız davanın reddini ve yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep etmiştir.DELİLLER:Ticaret Sicil kayıtları, Vergi Dairesi kayıtları, Bakırköy .... İş Mahkemesi'nin ... esas sayılı dosyasıDELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:Dava, ...'nin ihyası istemine ilişkindir. Dava konusu şirkete ait sicil kaydının celp ve tetkikinde; ihyası talep edilen şirketin TTK geçici 7. Maddesine göre 24/09/2013 tarihinde resen terkin edildiği, daha sonra şirketin ihyasına karar verildiği hususu 31/10/2018, 22/07/2020 tarihinde tescil edilerek unvanına tasfiye halinde ibaresi eklendiği, dava dışı ...'un ihyası talep edilen şirketin ortağı ve temsile yetkili müdürü olduğu anlaşılmıştır.Şirket ihyası davalarında yetkili Mahkeme limited şirketler açısından TTK.nın 643. maddesinin göndermesiyle TTK.nın 547/1. maddesinde belirtildiği üzere şirket merkezinin bulunduğu yer mahkemesidir. Bu yetki düzenlemesi kamu düzenine ilişkin olup kesin yetki kuralıdır. (Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 10/04/2018 tarih ve 2018/1409 E., 2018/2580 K. sayılı ilamı, İstanbul BAM 14. Hukuk Dairesinin 27/06/2019 tarih ve 2018/1577 E., 2019/898 K. sayılı ilamı.) HMK.nın 114/1-ç maddesine göre yetkinin kesin olduğu hallerde mahkemenin yetkili olması dava şartlarından olup aynı yasanın 115/2. maddesi gereğince dava şartlarının mevcut olup olmadığı hususu davanın her aşamasında mahkemece resen gözönüne alınması gerekir.İhyası talep edilen şirketin merkezinin bulunduğu yerin İstanbul/Güngören ilçesinde olduğu, mahkememizin yetkili ve görevli olduğu anlaşılmıştır. Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; ihyası talep edilen şirketin tasfiyesinin TTK geçici 7. Maddesine göre 24/09/2013 tarihinde resen terkin edildiği, dava dışı ...'un ihyası talep edilen şirketin ortağı ve temsile yetkili müdürü olduğu, davacı tarafından Bakırköy ..... İş Mahkemesi'nin ... esas sayılı dosyası ile kurum işleminin iptali talepli dava açıldığı, mahkemece davaya dahil edilecek işveren şirketler terkin edilmiş ise ihya davası açması için davacı tarafa süre ve yetki verildiği, ihyası talep edilen şirketin de bu şirketlerden olduğu, davacının dava konusu şirketin ihyasını istemekte hukuki menfaati bulunduğu dikkate alınarak açılan davanın kabulü ile dava konusu şirketin ihyasına karar vermek gerektiği, kanaat ve sonucuna varılarak, davalı ... aleyhine açılan davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine dair aşağıdaki hüküm kurulmuş, davada davalı ...... müdürlüğünün yasal hasım olması ve davanın açılmasına sebebiyet vermemesi karşısında aleyhine yargılama giderlerine hükmedilmemesi gerektiği, şirketin re'sen terkin olduğu anlaşıldığından yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına hükmedilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır.HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;1-Davanın Kısmen kabulü ile ihyası talep edilen şirketin TTK geçici 7. Maddesine göre 24/09/2013 tarihinde resen terkin edilen, İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün ... sicil nolu ...'nin, TTK'nın 547/1. maddesi gereğince Bakırköy ... İş Mahkemesi'nin .... esas sayılı dosyasına özgü olarak, taraf sıfatına hak kazanabilmesine özgü olarak, tasfiye işleminin eksiksiz yapılmasına özgü tasfiye işlemlerinin yapılması bakımından İHYASINA, kararın bir örneğinin İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğüne tevdiine,2-Davalı ... aleyhine açılan davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle REDDİNE, 3-TTK 547. Maddesi gereğince tasfiye memuru olarak ... T.C kimlik nolu 05/12/1968 doğum tarihli, dava dışı ...'un görevlendirilmesine, kendisinin ihyası talep edilen şirketin ortağı ve temsile yetkili müdürü olması nedeniyle ücret takdirine yer olmadığına,4-Keyfiyetin tescil ve gazete ile ilanına, masrafın davacı vekili tarafından karşılanmasına,5-Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli harç peşin alındığından başka harç alınmasına yer alınmasına,6-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,7-Davalı ... Sicil Müdürlüğü zorunlu yasal hasım olduğu ve dava açılmasına sebebiyet vermediğinden, bu davalı yönünden davacı lehine avukatlık ücretine hükmedilmesine yer olmadığına ve bu davalı yönünden yapılan masrafların davacı üzerinde bırakılmasına,8-HMK'nun 333. maddesi uyarınca yatırılan avanstan kullanılmayan gider avansının (iş bu kararın tebliğ gideri avanstan karşılanmak ve bu gider mahsup edilmek kaydıyla) kararın kesinleşmesinden sonra resen davacıya iadesine, Dair karar, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde HMK'nun 342.maddesi gereğince dilekçe ile mahkememize veya başka bir yer mahkemesine İstinaf kanun yolu harcı, tebliğ giderleri dahil olmak üzere tüm giderler ödenerek istinaf yolu açık olmak üzere HMK madde 320/1 uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda oy birliğiyle karar verildi. 22/05/2026Başkan ... e-imzalıdırÜye ...e-imzalıdır Üye ...e-imzalıdır Katip ...e-imzalıdır