İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi, kambiyo senedinden kaynaklanan menfi tespit davasında teminat çeki iddialarının ispat edilememesi üzerine ilk derece mahkemesi kararının istinaf incelemesini yaptı.
Özet: İlk derece mahkemesi, davacının, keşide tarihi tahrif edilerek davalıya ciro edildiğini ve teminat niteliğinde olduğunu iddia ettiği 4.000.000 TL bedelli çekten dolayı borçlu olmadığının tespiti talebiyle açtığı menfi tespit davasında, bilirkişi incelemesi ve deliller ışığında çekin teminat vasfının veya arabuluculuk anlaşmasıyla borcun tasfiyesinin yazılı delille ispat edilemediğini, e-posta ve şifahi beyanların bağlayıcı olmadığını, davacının ispat yükünü yerine getiremediğini belirterek davanın reddine karar vermiştir.

T.C.

İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
53.HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2022/1809
KARAR NO: 2026/862
TÜRK MİLLETİ ADINA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 04/11/2021
NUMARASI: 2020/227 Esas, 2021/1052 Karar
DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ : 23/06/2026
Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ :
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, .... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı takibe dayanak 4.000.000 TL bedelli, 31/12/2018 keşide tarihli tahrif edilerek, 30/06/2019 keşide tarihli hale getirilen ... no.lu .... Şti tarafından müvekkili şirkete keşide edilen ve müvekkili tarafından davalıya teminat yerine kaim olmak üzere ciro edilen çekten dolayı borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II- CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili davalı şirket tarafından .... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davacı şirketin işbu menfi tespit davasını açtığını, her ne kadar davacı vekili arabuluculuk tutanağından bahsetmiş ve sulh yapıldığı belirtilmişse de, bahsi geçen arabuluculuk tutanağı ile icra takibi konusu olan çekin tamamen bağımsız olduğunu, arabuluculuk tutanağından icra takibine konu çeke ilişkin herhangi bir ifade olmadığından sunulan çeki kapsamadığının aşikar olduğunu beyan ederek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III-İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece, davacı ile davalı Arabuluculuk kurumu sayesinde ticari bir dava açmadan karşılıklı fesih ettikleri 4.5.2015 tarihli Sözleşme ile ... ...İnşaat İşi Sözleşmesinden dolayı birbirlerini karşılıklı ibra ettiklerini, müvekkili davacının 30.06.2018 keşide tarihli 4.000.000 TL. bedeli havi çekin teminat çeki olması nedeniyle bedelsiz kaldığını iddia etmiş bu kapsamda bilirkişi tarafından davacı tarafın iddiası karşısında çekin teminat amaçlı olarak verildiğine dair kayıtların şirket defter ve kayıtları üzerinde araştırılması konusunda inceleme ara kararı oluşturulmuş alınan raporda çeklerin 12.02.2019 tarihinde düzenlenen arabuluculuk tutanağında bahsi geçmediği ayrıca söz konusu çeklerin tarafların yasal defter kayıtlarında herhangi bir şekilde giriş ve çıkış kayıtlarının yer almadığı tespit edildiği bilirkişinin teminat olduğu yönündeki tespitleri bakımından ise bilirkişi tarafından incelenen tarafların ticari defter ve kayıtlarında ve hatta yine dosya içerisinde mevcut arabuluculuk tutanağı vs. hiçbir belgede dava konusu çekin teminat çeki olduğuna dair herhangi bir kayıt, evrak, belge vs. gibi emare ve ibare bulunmadığı anlaşıldığı, davacının iddia ettiği arabuluculuk tutanağı incelendiği söz konusu çekle ilgili herhangi bir ibare olmadığı görüldüğünden bu anlaşma sonucunda borç tasfiyesi olduğu iddia edildiği sonucuna da ulaşılamadığı, davaya konu çekin teminat amaçlı verildiğinin davacı tarafça dosyaya sunulan davalı yetkilisi tarafından davacıya gönderileri “Teminat Mektubu yenileme hk." konulu e-mailden ve davacı yetkilisi tarafından keşide tarihi değiştirilmek üzere geri alındığında belirtilen “teminat çeklerinin asıllarını elden teslim aldım” ibaresinden anlaşıldığı gibi hukuki yorumlar yaptığı dikkate alındığında bu kısımların takdiri mahkemeye ait olduğundan hükme esas alınmadığı, söz konusu çeki teslim alan tek taraflı beyanıyla ve fotokopiyle teminat olarak aldım dememesi tek başına yeterli olmadığı gibi teslim alan kişi davalı ... temsile yetkili olmadığı gibi şoför olarak çalıştığı dikkate alındığında bu tek taraflı beyanın şirketi bağladığı anlaşılmış olup e-posta içeriklerinde de davalı şirket muhasebecisinin teminat çeklerinin vadelerinin güncellenmesi şeklindeki beyanı da davalı ... bağlamayacağı bu hususta yetkili olmadığı da dikta alınığında bu kişilerin tanık olarak dinlenmesi mutlak yazılı delille ispatı gerektiren husus olması yanında tanık dinlenme yasağı olduğundan davalının tanık dinletilmesi yönündeki talepleri yerinde görülmediği, öte yandan e-posta ve çalışan yazılı beyanları da davalıdan sadır olmadığından HMK anlamında delil başlangıcı olarak da kabul edilmesi mümkün görülmediği, davacının üzerine düşen ispat yükünü yerine getiremediği, davacı tarafa yemin delili hatırlatıldığı, davacı vekili yemin deliline dayanmayacağını beyan etmiş olması karsısında yukarıda anılan gerekçelerle ispat edilemeyen bu davanın reddine davacının kötü niyeti ispat edilemediğinden şartları oluşmaması nedeniyle davalının kötü niyet tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.
IV-İSTİNAF
Davacı vekili istinafında, 04.06.2015 tarihinde ... Binası İnşaat Sözleşmesi imzalandığını ve işe başladığını, bir kısım işleri taşerona verdiğini, davalının bunun üzerine davacıdan teminat çeki talep ettiğini, davacının taşeronun 31.12.2018 tarihli 4.000.000,00TL. Tutarlı çeki davacıya keşide ederek verdiğini, müvekkilinin de ciro ederek davalıya gönderdiğini, davalının bu çekin vadesini çok uzun bulduğunu ve 6 ay öncesine alınmasını talep ettiğini, ve kendi muhasebe elemanı ile çek aslını çek keşidecisi taşerona gönderdiğini, davalının bu talebini taşeronun kabul ederek çek aslı üzerindeki keşide tarihi olan 31.12.2018 tarihini çizerek 30.06.2018 tarihini yazıp parafladığını, çeki bu haliyle imza karşılığı davalı şirket sigortalı muhasebe elemanı ...'a çekin fotokopisini altına teminat çekinin aslını elden teslim aldım yazarak imza karşılığı teslim ettiğini, dava konusu çekin verilme sebebinini bu olduğunu, taşeronuna ait bu teminat çeki dışında ayrıca iki adet daha teminat çeki verildiğini, davalının belediye ile yaşadığı imar problemi sebebiyle işin yarısına gelindiğinde kamu otoritesinin inşaatı durdurduğunu, davacın 2 yıl beklediğini, Arabuluculuğa başvurulduğunu, 04.06.2015 tarihinde sözleşmenin karşılıklı feshine karar verildiğini, alacak ve borçları tek tek belirleyerek sulh olunduğunu, Arabuluculuk tutanağında açıkça belirtildiği üzere, davacı taşeronundan olan alacağını devir etme karşılığında bakiye kalan 681.735,55 TL.'yi davalı ödeme yükümlülüğünü kabul ederek Arabuluculuk Tutanağı'nın imzalandığını, dava konusu çekin keşide tarihi üzerinde tahrifat yapılarak, keşide tarihinin 30.06.2019 tarihi yapıldığını, 1.7.20/19 tarihinde takas yoluyla ibraz edildiğini, karşılıksız işlemi yapıldığının tespit edildiğini, çekin gerçek keşide tarihinin 30.06.2018 olduğunu, yasal süresi içerisinde karşılıksızdır yazdırılmadığını, müvekkiline icra takibi yapıldığını, Bakırköy 12. İcra Mahkemesinin 2021/63 Esas sayılı dosyasında takibin talik ve iptali için dava açıldığını, bu davanın çekte tahrif olup olmadığını ortaya çıkaracağını, yerel mahkeme kararının kaldırılması gerektiğini, yerel mahkemece Arabuluculuk Tutanağındaki sulh ve ibranın Mahkemece dikkate alınmadığını, davalının Mahkemeye çağrılıp sorulmadığını, bilirkişi incelemesi yaptırıldığını, dava konusu çekten dolayı dolayı davacının alacağının kalmadığını, çekin bedelsiz kaldığını raporladığını, asıl ve ek rapordaki tespit ve değerlendirmeleri görmezden görüldüğünü, davalı alacaklı olduğunu ispat etmek zorunda olduğunu ve davacıya yemin teklif edilemeyeceğini, teminat çekinin alacaklı davalı elmanına teslim edildiğinin yazdığı belgeyi sunduklarını, bu kişinin sürücü olduğunu, tanık olarak dinlenilmesi taleplerinin reddedildiğini, yerel mahkemenin ret kararı davalı tarafından .... İcra Müdürlüğü'nden tahsil edilmek istendiğini, İcra Müdürlüğü'nce karar kesinleşmediği için talebi reddedildiğini, Davalının şikayet yoluyla Bakırköy 5. İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2021/831 Esas, 2021/860 Karar sayılı ilamıyla şikayetin kabul edildiğini, takibin devamına karar verildiğini, bu kara üzerine dosyada bulunan 5.570.000 TL. Teminat mektubunun paraya çevrildiğini, davalının alacağını tahsil ettiğini, bakiye 1.016.259,64 TL.'nin müvekkili tarafından nakden ödendiğini, .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasına 6.586.259,64 TL. ödenerek tüm dosyanın kapatıldığın, davanın istirdat davasına dönüştüğünü belirterek, yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
Davalı vekili istinafında, müvekkili lehine kötü niyet tazminatı hükmedilmesi gerektiğini, davacının teminat çeki olduğuna dair geçerli delil sunamadığını belirterek, kötü niyet tazminatının reddine dair kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
DEĞERLENDİRME
Taraflar arasındaki uyuşmazlık eser sözleşmesinden kaynaklı menfi tespit ve istirdat davasıdır. Davacı yüklenici, davalı iş sahibidir. Davacı yüklenici davada, tarafların arasında 4.6.20115 tarihli ... İnşaat Sözleşmesi olduğunu, taşeronunun keşide ettiği 31.12.2018 tarihli 4.000.000,00TL. Tutarlı çeki, keşide tarihi 30.06.2018 olarak düzeltilerek ciro ederek, davalıya teminat olarak verdiğini, bu çekin keşide tarihinin tahrif edilerek 30.06.2019 yapılarak ,01.07.2019 tarihinde karşılıksızdır yazdırıldığını, davalının icra takibi açtığını, borçlu olmadığını çünkü, davalı ile aralarındaki sözleşmenin işin ortasında 12.2.2019 ara buluculuk sözleşmesi ile feshedildiğini, tarafların birbirini ibra ettiklerini, dava konusu teminat çekininde bedelsiz kaldığını, menfi tespit davasından önce ara buluculuğa başvuru zorunluluğu bulunmadığından başvurulmadığını beyan ederek, icra takibi sebebiyle borçlu olmadığının tespitine kara verilmesini talep etmiştir. Davalı, dava konusu çekin keşidecisi tarafından 30.06.2019 olarak yeniden düzenlendiğini, davacı tarafından çek fotokopisi olarak sunulan kağıda itibar etmenin mümkün olmadığını, çekin teminat çeki olmadığını, çekin teminat çeki olduğunu, bedelsiz kaldığını davacının yazılı delil ile ispatlamakla yükümlü olduğunu beyan ederek, davanın reddini talep etmiştir.
Yerel mahkemece, davacı tarafın iddiası karşısında çekin teminat amaçlı olarak verildiği iddiasına ilişkin olarak 12.02.2019 tarihinde düzenlenen ara buluculuk tutanağında bahsi geçmediği ayrıca söz konusu çeklerin tarafların yasal defter kayıtlarında herhangi bir şekilde giriş ve çıkış kayıtlarının yer almadığı tespit edildiği bilirkişinin teminat olduğu yönündeki tespitleri bakımından ise bilirkişi tarafından incelenen tarafların ticari defter ve kayıtlarında ve hatta yine dosya içerisinde mevcut ara buluculuk tutanağı vs. hiçbir belgede dava konusu çekin teminat çeki olduğuna dair herhangi bir kayıt, evrak, belge vs. gibi emare ve ibare bulunmadığı anlaşıldığı, davacının iddia ettiği ara buluculuk tutanağı incelendiği söz konusu çekle ilgili herhangi bir ibare olmadığı görüldüğünden bu anlaşma sonucunda borç tasfiyesi olduğu iddia edildiği sonucuna da ulaşılamadığı, davaya konu çekin teminat amaçlı verildiğinin davacı tarafça dosyaya sunulan davalı yetkilisi tarafından davacıya gönderileri “Teminat Mektubu yenileme hk." konulu e-mailden ve davacı yetkilisi tarafından keşide tarihi değiştirilmek üzere geri alındığında belirtilen “teminat çeklerinin asıllarını elden teslim aldım” ibaresinden anlaşıldığı gibi hukuki yorumlar yaptığı dikkate alındığında bu kısımların takdiri mahkemeye ait olduğundan hükme esas alınmadığı, söz konusu çeki teslim alan tek taraflı beyanıyla ve fotokopiyle teminat olarak aldım dememesi tek başına yeterli olmadığı gibi teslim alan kişi davalı ... temsile yetkili olmadığı gibi şoför olarak çalıştığı dikkate alındığında bu tek taraflı beyanın şirketi bağladığı anlaşılmış olup e-posta içeriklerinde de davalı şirket muhasebecisinin teminat çeklerinin vadelerinin güncellenmesi şeklindeki beyanı da davalı ... bağlamayacağı bu hususta yetkili olmadığı da dikta alınığında bu kişilerin tanık olarak dinlenmesi mutlak yazılı delille ispatı gerektiren husus olması yanında tanık dinlenme yasağı olduğundan davalının tanık dinletilmesi yönündeki talepleri yerinde görülmediği, öte yandan e-posta ve çalışan yazılı beyanları da davalıdan sadır olmadığından HMK anlamında delil başlangıcı olarak da kabul edilmesi mümkün görülmediği belirtilerek, davacıya yemin delilinin hatırlatıldığı, davacının yemin deliline dayanmayacağını belirttiği gerekçesiyle ispatlanamayan davanın reddine ve kötü niyeti tazminatınında ispatlanamadığı belirtilerek bu talebinde reddine karar verilmiştir.
Somut olayda uyuşmazlık dava konusu çekte tahrifat olup olmadığı, arabuluculuk tutanağı ile taraflar arasındaki inşaat sözleşmesinin feshine ve karşılıklı ibralaşmaya karar verildiği, dava konusu çekin bu tutanak kapsamına girip girmediği, dava konusu çekin teminat çeki olup olmadığı, bedelsiz kalıp kalmadığı hususlarıdır.
Mahkemece, bilirkişi kök ve ek raporunda taraf defterlerinde arabuluculuk tutanağından sonra defterlerin karşılıklı sıfırlandığı tespit edilmesine rağmen, aksi yönde kabül ile karar verildiği anlaşılmaktadır.
Dosya kapsamına göre dava konusu takip dayanağı çekin taraflar arasındaki sözleşme kapsamında verildiği sabit olup, davalı tarafça bunun başka bir iş karşılığı verildiği iddia ve ispat edilmemiştir.
Arabuluculuk tutanağına göre, tarafların bir kaç somut madde üzerinde açıkça anlaştıkları, ve en son olarak "yukarıda sayılan anlaşma maddeleri dışında kalan ve sözleşmenin feshinden doğan karşılıklı hakları konusunda taraflar birbirlerini ibra etmişlerdir." şeklindeki ifadeyle tarafların sözleşme ilişkisini tasfiye ederek tümden ibralaştıkları anlaşılmaktadır. Bu nedenle, takip dayanağı çekin de tasfiye kapsamında (ibralaşma) bedelsiz kaldığı kabul edilerek davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, davanın reddine karar verilmesi hatalı olmuştur.
Kanun gereği menfi tespit davası devam ederken ödeme yapılması halinde dava kendiliğinden istirdada döneceği için, yapılan ödemeler ve miktarı kesin olarak belirlenerek, sonucuna göre kara verilmesi gerekirken, Mahkemece hatalı karar verildiği anlaşılmakla davalı istinafı incelenmeksizin, davacı istinafının kabulüne karar verilmiştir.
Açıklanan nedenlerle, davalı istinafı incelenmeksizin davacı vekilinin istinaf talebinin kabulü ile usul ve yasaya uygun bulunmayan yerel mahkeme kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kaldırılarak yukarıda açıklanan şekilde inceleme ve araştırma yapıldıktan sonra oluşacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi için dosyanın yerel mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davalı istinafı incelenmeksizin davacının istinaf başvurusunun KABULÜNE,
2-BAKIRKÖY ... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin .../11/2021 tarih, 2020/.. Esas, 2021/... Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,
3-Dosyanın Dairemiz kararına uygun şekilde inceleme yapılarak yeniden bir karar verilmek üzere yerel mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
4-Taraflar tarafından yatırılan istinaf karar harcının istek halinde kendisine İADESİNE,
5-Taraflarca yapılan istinaf yargılama giderinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda DİKKATE ALINMASINA,
6-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,
Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince KESİN olmak üzere 23/06/2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.