T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesinin eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak ve teminat kesintileri iadesi davasındaki istinaf incelemesi.
Özet: Davacı şirket, davalı ile akdettiği iki adet eser sözleşmesi uyarınca Ankaradaki yeşil alanların bakım ve onarım işlerini tamamlamasına rağmen, davalı tarafından hakediş faturalarından kalan bakiye ile sözleşme gereği yapılan emanet ve teminat kesintileri dahil olmak üzere toplam 642.484,76 TL tutarındaki alacağının ödenmediğini iddia ederek alacak davası açmış; davalı taraf ise kesin hesabın yapılmadığını ileri sürerek ödemeyi reddederken, davacı, işlerin tamamlandığını ve kesin hesapların yapıldığını belirterek davalının savunmasına itiraz etmektedir.

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 27. HUKUK DAİRESİ

Esas No: 2024/319 - Karar No: 2026/723
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
27. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2024/319
KARAR NO : 2026/723
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 22/12/2023
NUMARASI : 2021/443 2023/813
DAVANIN KONUSU : Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ : 18/06/2026
KARAR YAZIM TARİHİ : 22/06/2026
Davacı vekili tarafından davalılar aleyhine açılan eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak davasında mahkemece davanın kabulüne dair verilen karara karşı davalı vekiline istinaf başvurusunda bulunulması üzerine yapılan incelemede;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili; davalı ... ... Ltd. Şti. ile müvekkili şirket arasında ...'nın taahhüdü altındaki Ankara ili sınırları içerisinde bulunan parklar, refüjler, yan bantların yeşil alanları, piknik alanları, rekreasyon alanları, mezarlıklar, havuzlar ve göletleri ile belediyeye ait tesislerin bitkisel, inşaat tesisatı elektrik, bakım ve onarım işleri için 12.02.2016 tarihli sözleşme ile 2016/84 Bölgenin bitkisel, inşaat, tesisat, elektrik bakım ve onarım işinin, 09.03.2018 tarihli sözleşme ile de 2018/111. Bölgenin bakım, onarım hizmet alım işleri için sözleşmelerin akdedildiğini, taraflar arasında imzalanmış olan sözleşmelerin “Kesintiler” başlıklı bölümünde, davalı kurumun, yükleniciden (müvekkilinden) her hakediş bedelinin %5 kadar emanet kesintisi yapılacağını, bu kesintilerin hakkedişlerin onaylanmasından sonra yükleniciye iade edileceğinin belirtildiğini, sözleşmelerin “Teminata ilişkin esaslar” bölümünde ise sözleşme bedelinin %6'sı tutarında teminat kesintisi yapılacağının, bu teminat kesintisinin ise iş bitiminde yükleniciye geri ödeneceğinin belirtildiğini, müvekkili şirketin taraflar arasında imzalanmış olan 12.02.2016 tarihli ve 09.03.2018 tarihli sözleşmeler gereğince, Ankara ili sınırları içerisinde bulunan 84. Bölge ve 111. Bölge bitkisel, inşaat, tesisat, elektrik, bakım ve onarım işinde yüklendiği edimlerini tam ve eksiksiz olarak ifa ettiğini, bu işler karşılığı faturaların düzenlenerek davalı kuruma gönderildiğini, davalı kurumun, tanzim edilen faturaları TTK 21/2 maddesi gereğince 8 gün içerisinde bir itirazı kayıt sunmadan kabul ettiğini, sözleşme gereği fatura bedellerinden emanet ve teminat kesintileri uhdesinde tutarak, işbu fatura bedellerinin karşılığı olarak kısmi ödemeler yaptığını ancak müvekkili şirketin, her iki sözleşmeye istinaden yüklendiği tüm işleri eksiksiz ifa etmesine rağmen, hakedişlerin karşılığı faturalardan 390.0000 TL ve davalı kurumun uhdesinde bulunan, müvekkili şirkete ödenmesi gereken emanet ve teminat kesintilerinden 252.484,76 TL olmak üzere, toplam 642.484,76 TL tutarında bakiye bedelin müvekkiline ödenmediğini, ödeme yapılmaması üzerine davalı kuruma, Ankara 63. Noterliği'nin 20.05.2020 tarihli 13411 yevmiye numaralı ihtarnamesinin keşide edildiğini, ihtarnamenin davalı kuruma 22.05.2020 tarihinde tebliğ edildiğini, borçlu/ davalı şirket tarafından ihtara 82268009-640-E2363 sayı ile cevap verildiğini, davalı kurumun ihtara cevap olan yazısında; faturadan kaynaklı bakiye borca itiraz etmeyerek, davacı şirket tarafından sanki, sadece emanet ve teminat kesintilerinden kaynaklı alacak talebine, kesin hesabın yapılmadığı gerekçesiyle itiraz edildiğini, davalı kurumun gönderdiği 09.06.2020 tarihli cevap yazısında kesin hesap yapılmadığını ve bu sebeple ödemelerin gerçekleşmediğini iddia etmiş ise de, söz konusu iddiaların hukuki dayanağının bulunmadığını, taraflar arasında imzalanan 12.02.2016 ve 09.03.2018 tarihli sözleşmeleri ile yüklenilen Ankara ili sınırları içerisinde bulunan park, refüjler, yeşil alanlar, piknik alanları ve yerlerde 2016 yılından beri süregeleri bakım, onarım, hizmet alım işlerinin tamamı kesin hesaplarının yapılarak bittiğini, özelikle 12.02.2016 yılında sözleşmeden kaynaklı tüm hakedişlerin ödendiğini, hesapların yapıldığını ve en önemlisinin sözleşme ile yüklenilen işin tamamlanması ile sözleşmenin sona ermiş olmasına rağmen, 19.400,39 TL tutarındaki emanet ve teminat kesintilerinin geri ödemesinin yapılmadığını, aynı şekilde 09.03.2018 tarihli sözleşme sebebi ile de; müvekkili şirket tarafından 13.12.2018 tarihinde hakedişlere ilişkin olarak 585.299,34 TL'lik fatura düzenlendiğini, işbu faturanın davalı kurum tarafından kabul edildiğini ve 129.210,18 TL kısmi ödeme yapılmış olmasına rağmen, ne faturadan kaynaklı bakiye hesaptan kalan 390.00,00 TL'nin, ne de işbu sözleşme gereği kesilen 61.084,37 TL emanet ve teminat kesintisinin ödenmediğini, yüklenilen işin müvekkili şirket tarafından ifa edilmesine rağmen, bakiye borcun ödenmediğini, teminat ve kesintilerin de iade edilmediğini, taraflarca imzalanan sözleşmeler gereğince davalı borçlunun faturadan kaynaklı bakiye hesaptan 390.000,00 TL emanet ve teminat kesintileri ile de 252.484,76 TL olmak üzere toplam 642.484.76 TL alacağı ödemediğini ileri sürerek, fazlaya ilişkin dava ve talep haklarının saklı kalmak kaydıyla, taraflar arasında imzalanmış olan 12.02.2016 ve 09.03.2018 tarihli sözleşmelerden kaynaklı bakiye alacağı ile emanet ve teminat kesintileri gereği gereken bedeller yönünden 20.000,00 TL alacağın, ihtarname tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalı kurumdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, 11.07.2023 tarihli ıslah dilekçesi ile talebini 622.484,76 TL arttırarak toplam 642.484,76 TL'nin davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; usul yönünden; davacı alacaklarının belirlenebilir olmasına rağmen davanın kısmi dava olarak açıldığını, tam ve eksiksiz belirlenebilir dava değerinin düşük gösterildiğinden, devam edilmesinin bu aşamada mümkün almadığını, dava şartlarından olan harcın ikmal edilmemiş olması nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, esas yönünden ise; müvekkili şirket ile davacı şirket arasında davaya konu Ankara ili sınırları içerisinde bulunan parklar refüjler, yan bantları yeşil alanları, piknik alanları, rekreasyon alanları, bakım ve hizmet alım işinin Ankara Büyükşehir Belediyesi Çevre Koruma Daire Başkanlığı'ndan müvekkili şirket tarafından 2016 tarihinde alındığını, müvekkili şirketin Ankara'nın bütün yeşil alanlarını oluşturan iş kapsamının bir kısmını kendi bünyesindeki personel ile, bir kısmını da davacı şirket gibi taşeron marifetiyle yerine getirdiğini, ilgili işin davacı tarafın sunmuş olduğu sözleşmeler doğrultusunda da belirtildiği gibi yalnızca sözleşmelerdeki dönemler için 84.Bölge ile 111.Bölgedeki işlerin belirli bir süre için yapıldığını, müvekkili şirket ile davacı şirket arasında imzalanan sözleşmenin 6.maddesinde belirtildiği üzere “YÜKLENİCİ sözleşme bedelinin %6 sı tutarında teminat verecektir. Teminat mektupları kesin ve süresiz olacaktır. Teminat mektubu vermemesi durumunda, toplam teminat tutarı kadar hakkedişlerden %6 oranında nakit kesinti yapılacaktır. Yüklenici işbu sözleşme konusu işleri sözleşme hükümlerine, sözleşmenin eklerine ve teknik şartname hükümlerine uygun bir biçimde ifa etmesi, vergi SGK borçlarının olmadığını teşvik eden güncel resmi belgeleri ...'ya teslim etmesi ile ...'nın İDARE'ye işin kabulünü yaptırması aşamasında çıkabilecek noksanlıklar ve yüklenicinin SGK'ya yatıracağı prim tutarlarının SGK' nın işbu sözleşmede yazılı keşif bedeline göre belirleneceği prim tutarları arasındaki fark ve ceza ve muhtelif borçlarının çıkması riskine ve bu işte çalıştırdığı işçilerin her türlü ücrete ilişkin muhtemel alacaklarına karşı ...' da tutulur. Bu teminat ...' nın bu işle ilgili SGK' dan soğuk damgalı ilişiksiz belgesini alarak
idareden teminatı çözdürmesinden sonra ve yukarıda bahsedilen konularda bir soruna rastlanmaz ise kendisine iade edilir" denildiğini, davacının bahsetmiş olduğu teminat alacakları ile ilgili müvekkili ...' nın henüz işveren idarenin işin kabulünün yapmadığını ve teminatları çözmediğini, ilgili işin bütünüyle alakalı olarak Ankara Büyükşehir Belediyesi tarafından teftişe verildiğini ve bilirkişilerce işin teftişinin sürdüğünü ve kamu şirketine verilmiş olan zararlarla alakalı hukuki süreçlerin yürütüldüğünü, kesin kabulü yapılmamış bir işin teminatları çözülerek yükleniciye verilmesinin uygun olacağını, davacı şirketin basiretli bir tacir olarak sözleşmede açıkça işin idareden kesin kabulü ve teminatların çözülmesinden sonra kendisine iade edileceğini kabul ettiğini, müvekkili şirket ile davacı şirket arasında imzalanan sözleşmenin 7.maddesinde "YÜKLENİCİ' nin her hakkedişten (KDV HARİÇ) hakkediş bedelinin %5'i kadar emanet kesinti yapılacaktır. Yapılan bu kesintiler; Yüklenicinin ... ile işin kabulün yapması ve kesin hakkedişini (sözleşme bitim tarihinde düzenlenen ve BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİNCE onaylanmış hakkedişin) onaylanmasından sonra kesilen emanet tutarı YÜKLENİCİYE iade edilecektir." denildiğini, sözleşmeden kaynaklanan kesintilerin ödeme şartlarının sözleşmede açıkça belirlendiğini, teftişte olan ve incelemeleri devam eden dosyalar kapsamında kesin hakediş yapılmadan, bu tutarların davacı şirkete verilmesinin açıkça kamu zararına sebebiyet vereceğinin açık olduğunu, davacının hakedişleri incelendiğinde; işin devam ettiği esnada da yapılan kesintilerin mevcut olduğunu, yapılan bu kesintilerin daha sonraki hakedişlerde tam kesinti tutarında hayatın olağan akışına aykırı olacak şekilde kesinti tutarlarıyla aynı olarak daha sonraki hakedişlerde hangi sebebe dayanılarak tekrar eklendiğinin bu dosyayla alakalı inceleme konusu olduğunu, teftişte olan bütün dosyaların yoğun inceleme altında ve sürekli farklı bulgulara rastlanarak ilgili hukuki süreçlerin başlatıldığını, davacının talep ettiği teminat dışı kesintilerin sözleşme hükümlerine uygun olarak yapıldığını ve yine sözleşme hükümlerindeki oransal tutarları geçmediğini, teftişte olan ve sırf bu sebepten ... ile idare arasında kesin kabul yapılmadığını, müvekkili şirketin teminatlarının çözülmediğini ancak davacı tarafından dava dilekçesinin 3.sayfasında ilgili bakım onarım işinin tamamının kesin hesapları yapılarak bitirildiği iddiasında bulunulduğunu, mahkemece gerek görülmesi halinde işi veren idare olan Ankara Büyükşehir Çevre Koruma ve Kontrol Dairesi Başkanlığına müzekkere yazılmak suretiyle ilgili işle alakalı müvekkili şirket ile kesin hesabın yapılmadığının ve teminatların çözülmediğinin dosyaya kazandırılmasının uygun olacağını, müvekkilinin idare tarafından teminatları çözümlememiş olduğundan müvekkilinin sözleşmeye uygun olarak teminatları ve kesintileri iade etmediğini, etmesi durumunda ve teftiş sonucunda daha büyük kesintiler ve hukuki yaptırımların çıkması halinde sözleşmece kendisini koruyan hükümleri dahi riayet etmemiş olacağını, kamu zararı oluşacağını ve belkide yeni bir teftiş konusu oluşacağını savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, toplanan delillere, gerekçeli bilirkişi heyeti raporlarına, taraflar arasında akdedilen sözleşme hükümlerine, sözleşme uyarınca düzenlenen hakedişlere, tarafların beyan ve itirazları ile tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında akdedilen 12.02.2016 ve 09.03.2018 tarihli sözleşmelerin eki Hizmet İşleri Genel Şartnames'inin 50. maddesinde, kabul tutanağının
onaylanmasından itibaren 60 gün içinde kesin hakedişin tanzim edileceği hükmünün bulunduğu, davacının edimini ifa etmesine ilişkin 19.01.2019 tarihinde kabul tutanağının onaylanmasından itibaren dava tarihine kadar geçen sürenin taşeronun tahammül süresini aştığı, bilirkişi heyeti tarafından kesin hakedişin tanzim edildiği, taraflar arasındaki sözleşmelere konu iş ve imalatlar için 29.02.2016 - 31.03.2018 tarihleri arasında davacı (alt
yüklenici) şirkete yapılan 13 adet hakediş, kesin hesaba esas son hakediş olarak analiz
edilmiş olup, hakediş tutarlarından kesilen %5 emanet bedeli (114.765,80 TL) ve %6 teminat
bedeli (137.718,96 TL) kesintisi olmak üzere toplamda 252.484,76 TL olduğu, taraflar arasında düzenlenen sözleşmelere istinaden yapılan
ara hakediş bedellerinden 390.000,00 TL ile birlikte toplam 642.484,76 TL davacı şirketin
davalı şirketten alacaklı olduğu, çıkartılan kesin hakedişte de davacının davalıdan yukarıda belirtilen teminat kesintisi
ve emanet kesintisi düşüldükten sonra 2.159.153,79 TL alacaklı olduğu, dosyaya celp edilen 05.09.2022 tarihli SGK yazısında davacının, davalı ... ... İşl. Ltd. Şti. ile (242) nolu taşeronluk işyerinin 13.03.2018 - 07.06.2018 ve 17.02.2016 - 18.02.2017 faaliyet devresine ait yapılan sorgulama neticesinde yasal ödeme süresi geçmiş
prim borcu bulunmadığı ve davacının vergi borcunun bulunmadığının Vergi Dairesince bildirildiğinin anlaşılmasına göre, davanın kabulü ile davacının hakedişlerden kaynaklı 390.000,00 TL ile emanet ve nakit kesintilerden kaynaklı 252.484,76 TL toplamı 642.484,76 TL'den ibaret alacağının 26.05.2020 temerrüt tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
Davalı vekili istinaf başvurusunda; mahkemeye sunulan taraflar arası sözleşmede dava konusunu oluşturan teminat ve emanet kesintilerinin taraflar arasındaki sözleşmeye göre, işi veren idare olan Ankara Büyükşehir Belediyesi Çevre Koruma ve Kontrol Dairesi tarafınca onaylanmış kesin hakedişin yapılmasına bağlandığının açıkça belirtildiğini, zira bunun müvekkili şirketin işi veren idarenin kesin hakedişte kesinti yapması durumunda rücu davalarına sebebiyet vermeyip, ilgili işle alakalı kesintileri rücu edebilmesi olduğunu, müvekkili ve ilgili idare arasındaki sürecin kısaca, Ankara Büyükşehir Belediyesi ile 20.01.2016 sözleşme tarihli işin 25.01.2016 tarihinde başlayıp 31.03.2018 tarihinde tamamlandığını, bu sözleşme kapsamında toplam 20 adet ara hakediş yapılmış olup, son 20 nolu hakedişte idare tarafından ...'dan toplam 174.205.384,00 TL tutarında kesinti yapıldığını, bu kesintiye karşılık 20 nolu hakedişin ...'nın itirazı kaydı ile imzalandığını, yapılan bu kesinti miktarının sözleşmesi devam eden alt yüklenicilere yapılabildiği kadar yansıtıldığını fakat idareden kaynaklı olarak büyük bir kısmının yansıtılamadığını, bu iş kapsamında kesin hesap hakedişlerinin yapılması hususunda Ankara Büyükşehir Belediyesine defalarca başvuru yapılmış olup, işin kesin hesabının zamanında yapılmadığı gibi Ankara Büyükşehir Belediye Başkanlık makamının 30.05.2019 tarih ve 176 sayılı kararı ile işin incelenmesi için müfettiş tayin edildiğini, idarece tayin edilen müfettişlerin ...'dan 197.043.317,68 TL'nin faiziyle birlikte kesilmesini talep ettiğini ve ...'nın bilirkişi raporuna itiraz ettiğini, bu sürecin sonunda ...'nın tüm itirazlarını dikkate almayarak bilirkişi raporunu dikkate alıp kesin hesap raporunun hazırlandığını ve 197.043.317,68 TL tutarındaki kesintinin faiziyle birlikte ...'dan talep edildiğini, takdir edilir ki bu kesintinin müsebbiplerinden bir kısmının da davacının eksik yapmış olduğu işten kaynaklandığını, müvekkilinin kesin hesap raporunu itirazlı kayıtla imzaladığını, müfettiş tarafından belirlenen bu kesintinin alt taşeronlara nasıl yansıtılacağı ile ilgili herhangi bir bilgi belge sunulmadığını, Ankara Büyükşehir Belediyesi'nin kurumu zarara uğrattığı gerekçesiyle düzenlenen bilirkişi ve teftiş raporuna istinaden Ankara 38. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2023/285 Esas sayılı dosyası ile yukarıda arz edilen yersiz ödemenin istirdadı amacıyla ... aleyhine dava açıldığını ve hukuki sürecin devam ettiğini, sözleşmeye göre alt yüklenicinin kesin hesabının yapılabilmesinin yüklenici olunan işin kesin hesabına bağlı olup, 4735 Sayılı Kamu İhale Sözleşmeleri Kanunu ile 4734 Sayılı Kamu İhale Kanununun “Hizmet İşleri Genel Şartnamesinin” 18.maddesinde “alt yükleniciler” ile ilgili düzenleme yapıldığını, müvekkilinin 4734 Sayılı Kamu İhale Kanununa göre “açık ihale usulü” ile almış olduğu işte alt yüklenici kullandığını, dolayısıyla söz konusu kanunlar çerçevesinde ortaya çıkan zarar ve ziyandan müteselsilen alt yüklenicilerin de sorumlu olduğunu, alt yüklenici ile imzalanan sözleşmenin 2.maddesinde “...’nın taahhüdü altındaki “ Ankara İli Sınırları İçerisinde Bulunan Parklar, Refüjler, Yan Bantların Yeşil Alanları, Piknik Alanları, Rekreasyon Alanları, Mezarlıklar, Havuzlar ve Göletler ile Belediyemize Ait Tesislerin Bitkisel, İnşaat, Tesisat, Elektrik Bakım ve Onarım İşi bünyesinde bulunan ... Bölge Bitkisel, İnşaat, Tesisat, Elektrik Bakım ve Onarım İşi ”dir denildiğini, sözleşmenin 5. maddesinde “Ankara Büyükşehir Belediyesi’nin ...’nın hakedişlerinden herhangi bir şekilde, herhangi bir sebeple kesinti yapması halinde; ... yapılan bu kesintiyi aynı şekilde ve aynı miktarda YÜKLENİCİ’ye yapacağı ödemeye yansıtacak, kesilen miktar kadar YÜKLENİCİ’ye eksik ödeme yapacaktır. Bu husus, YÜKLENİCİ tarafından kesin ve dönüşü mümkün olmayacak şekilde kabul edilmiştir ” denildiğini, sözleşmenin 6. maddesinde ise “ Bu teminat ...’nın bu işle ilgili SGK’dan soğuk damgalı ilişiksizlik belgesini alarak İdareden teminatını çözdürmesinden sonra ve yukarıda bahsedilen konularda bir soruna rastlanmaz ise kendisine iade edilir” hükmünün bulunduğunu, aynı sözleşmenin 7.maddesinde "yapılan bu kesintiler, YÜKLENİCİ’nin ... ile işin kabulünü yapması ve kesin hak edişinin (sözleşme bitim tarihinde düzenlenen ve Büyükşehir Belediyesince onaylanmış hak edişin) onaylanmasından sonra kesilen emanet tutarı YÜKLENİCİ’ye iade edilecektir." denildiğini, sözleşmeye göre alt yüklenicilere emanet ve teminatların iadesinin mümkün olmadığını, bu iade durumunda tacirler arasındaki sözleşmede açıkça akit altına alınmasına rağmen ödeme yapılması durumunda, Sayıştay denetimine tabi müvekkili şirketin zararından kaynaklanan bir kamu zararı doğacağının açık olduğunu, hal böyle olunca söz konusu iş kapsamında alt yüklenicinin kesin hesapları hukuki süreç devam ettiği için yapılamamış olup, yapıldığı takdirde alt yüklenici teminatlarının durumunun belli olacağını, ...'dan 197.043.317,68 TL'nin faiziyle birlikte kesilmesi ve bilirkişi raporuna itiraz edildiğini, bu sürecin sonunda ...'nın tüm itirazlarını dikkate almayarak bilirkişi raporunu dikkate alıp kesin hesap raporunu hazırlandığını ve 197.043.317,68 TL tutarındaki kesintiyi faiziyle birlikte ...'dan talep edildiğini, Ankara 38. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2023/285 Esas sayılı dosyasi ile yukarıda arz edilen yersiz ödemenin istirdadı amacıyla ... aleyhine dava açılmış olup, hukuki süreç devam etmekte iken hangi taşeronun nerede ne kadar eksikliğinden bu tutar kesintileri belirsiz iken bu tutarın ...’dan istemenin taraflar arasındaki sözleşmeye ve hukuka uygun olmayacağını, zira müvekkilinin bu tutarı ilgili idareden aldığı takdirde ödeme yapacağının sözleşme hükümlerince açıkça bağlanmış olup, kamu hizmeti veren müvekkilinin almadığı bir tutarı ödemesinin kamu hizmetini veremez hale gelmesine sebebiyet vereceğini, ana işveren ile davalı şirket arasında sözleşmeye konu teminat mektuplarının iadesi ve diğer hususlara yönelik açılan davanın Ankara 38.Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2023/285 Esas sayılı dosyası ile görülmekte olup halen derdest olduğunu, müvekkili şirket hakkında verilecek kararın dönüşü olmayan hak kayıplarına sebebiyet vereceğinden, söz konusu dosyasının bekletici mesele yapılmasının talep edilmiş ise de, taleplerinin mahkemece kabul edilmediğini, eksik yapılan işten dolayı ve birbirine sıkıca bağlı alacakların, idareden, ... tarafından alınamaması nedeniyle davacı yana iade şartlarının oluşmadığının açık olduğunu belirterek, mahkeme kararının kaldırılarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkin olup, mahkemece davanın kabulüne dair verilen karara karşı davalı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İnceleme, Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Mahkemece, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilerek yasal düzenlemelere uygun ve isabetli karar verilmiş olduğu, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığının anlaşılmasına göre, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine,
2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 43.888,13 TL istinaf karar harcından peşin alınan 10.973,00 TL harcın mahsubu ile bakiye 32.915,13 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazine'ye irat kaydına,
3-İstinaf talep eden davalı tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcı ile yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 04.06.2025 Tarihli Resmî Gazete’de Yayımlanan 7550 sayılı Kanun'un 20. maddesi dikkate alınarak belirlenen temyiz kesinlik sınırı ve HMK’nın 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde Yargıtay’da TEMYİZ yolu açık olmak üzere 18/06/2026 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Başkan
e-imzalıdır
Üye
e-imzalıdır
Üye
e-imzalıdır
Katip
e-imzalıdır
e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır