Yargıtay 4. Ceza Dairesi, kişilerin huzur ve sükununu bozma suçundan verilen mahkumiyet kararını, sekiz yıllık olağan dava zamanaşımının dolması nedeniyle bozarak kamu davasının düşmesine hükmetmiştir.
Özet: Sanığın "kişilerin huzur ve sükununu bozma" suçundan aldığı mahkumiyet hükmü, yargılama konusu eylem için Türk Ceza Kanununda belirlenen sekiz yıllık olağan dava zamanaşımı süresinin, bozma öncesi kesen son işlem olan mahkumiyet kararının verildiği 16.06.2016 tarihine göre, bozma sonrası hüküm tarihinden önce dolduğu tespit edildiğinden, mahkemenin kamu davasını düşürmesi gerekirken aksi yönde karar vermesi hukuka aykırı bulunmuş; bu nedenle Yargıtay, hükmü bozarak sanık hakkındaki kamu davasının zamanaşımı nedeniyle düşmesine oy birliğiyle kesin olarak karar vermiştir.
4. Ceza Dairesi         2025/8032 E.  ,  2026/4766 K.
"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2024/1188 E. 2025/140 K.
SUÇ : Kişilerin huzur ve sükununu bozma
HÜKÜM : Mahkumiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Yapılan ön inceleme neticesinde, sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle gereği düşünüldü:
Sanığın yargılama konusu eylemi için 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 123/1. maddesi uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre, 5237 sayılı Kanun'un 66/1-e maddesi gereği 8 yıllık olağan dava zamanaşımı öngörüldüğü anlaşılmış, 67/2-(d) maddesi uyarınca zamanaşımını bozma öncesi kesen son işlem olan, mahkumiyet hükmünün kurulduğu 16.06.2016 tarihine göre, bozma sonrası verilen karar tarihinden önce 8 yıllık olağan dava zamanaşımının gerçekleştiği gözetilmeden, kamu davasının düşmesi yerine, yazılı şekilde karar verilmesi nedeniyle hukuka aykırılık görülmüştür.
Açıklanan nedenle sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemesi Usulü Kanunu'nun 321/1. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun'un 322/1-1. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 223/8. maddesi gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,05.03.2026 tarihinde karar verildi.