Ankara Bölge Adliye Mahkemesinin, eser sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla açılan itirazın iptali davasına yönelik istinaf başvurusu incelemesi.
Özet: Eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak iddiasıyla başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali davasında, davacının davalıya teslim ettiği elektrik panolarının bedelinin tahsili talebine karşılık davalının aralarında doğrudan sözleşme olmadığı, davacının üçüncü bir firmanın taşeronu olduğu savunması üzerine, ilk derece mahkemesi bilirkişi raporuyla ürünlerin piyasa rayiç bedelini tespit ederek davacının alacağının bulunduğuna ve davanın kabulüne karar vermiş, bu karara karşı davalı, kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, davacı ile kendisi arasında hukuki bir ilişki bulunmadığını ve tek taraflı düzenlenen faturanın kendilerini bağlamadığını belirterek istinaf başvurusu yapmıştır.

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 27. HUKUK DAİRESİ
Esas No: 2024/312 - Karar No: 2026/726 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 27. HUKUK DAİRESİDOSYA NO : 2024/312 KARAR NO : 2026/726T Ü R K M İ L L E T İ A D I N AK A R A RBAŞKAN : ... (...)ÜYE : ... (...)ÜYE : ... (...)KATİP : ... (...)İNCELENEN KARARINMAHKEMESİ : ANKARA 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ : 18/12/2023NUMARASI : 2022/392 2023/893DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)KARAR TARİHİ : 18/06/2026KARAR YAZIM TARİHİ : 22/06/2026 Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan eser sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için yapılan icra takibine vaki itirazın iptali davasında mahkemece davanın kabulüne dair verilen karara karşı davalı vekiline istinaf başvurusunda bulunulması üzerine yapılan incelemede; GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili; müvekkili ile davalı şirket arasında kurulan ticari ilişki kapsamında, müvekkilinin davalı şirkete faturaya konu ürünleri teslim ederek 23.02.2022 tarih ve GIB20220000009 nolu KDV dahil 159.300,00 TL bedelli faturayı düzenlediğini, davalının işin başlangıcında 14.02.2022 tarihli elektrik pano işçilik bedeli açıklaması ile müvekkilinin banka hesabına 15.000,00 TL ödeme yaptığını, fakat ürünler teslim edilmiş olmasına rağmen fatura bakiyesini ödemediğini, bunun üzerine bakiye alacağın tahsili için Ankara 23. İcra Müdürlüğü'nün 2022/7082 sayılı dosyası ile takip başlatıldığını, davalının takibe haksız ve hukuka aykırı itiraz ettiğini ve takibin durduğunu, itirazın haklı nedenlere dayanmadığını ileri sürerek, Ankara 23. İcra Müdürlüğü'nün 2022/7082 sayılı takibine yapılan itirazın iptaline, takibin devamına, davalı aleyhine alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili; davayı kabul etmediklerini, zamanaşımı ve hak düşürücü süre itirazında bulunduklarını, davacı tarafından yapıldığı iddia edilen işler dahil diğer işlerin dava dışı ... tarafından yapıldığını, davacının ...'ün taşeronu olduğunu, davacı ile müvekkili arasında herhangi bir ilişki bulunmadığını, dolayısıyla sözleşmede olmadığını, davacının tek taraflı düzenlediği faturanın müvekkili şirket tarafından kabul edilmediğini, davacıya yapılan 15.000,00 TL ödemenin de ... talimatı ile ... adına yapılan ödeme olduğunu savunarak, davanın reddine, haksız dava ve takip nedeniyle lehine %20 icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece, davacı tarafından düzenlenen faturanın davalı tarafça kabul edilmediğinden, davacı tarafından yapılan iş bedelinin mahalli piyasa rayicine göre belirlenmesi gerektiği, hükme esas alınan 21.11.2023 tarihli bilirkişi raporu ile davacının, davalıya teslim ettiği elektrik panolarının yapımı için dava dışı firmalardan toplam 74.466,22 TL + %18 KDV = 84.522,36 TL tutarında malzeme aldığı, malzeme maliyeti ve işçilik süresi genel olarak değerlendirildiğinde faturadaki elektrik pano fiyatlarının serbest piyasa rayicine uygun olduğunun değerlendirildiği, buna göre, davalıya teslim edilen elektrik panolarının serbest piyasa rayiçlerine göre bedelinin faturada belirtildiği gibi 159.300,00 TL olduğunun tespit edilmiş olup, bu bedelden davalı tarafça yapılan 15.000,00 TL avans ödemesi mahsup edildiğinde, davacının takip tarihi itibariyle 144.300,00 TL bakiye alacağının kaldığı ve davalının, davacının bakiye iş bedeli alacağını ödediğini yazılı delillerle ispatlayamadığından gerkekçesiyle davanın kabulüne, davacının, icra inkar tazminatı isteminin ise, takip konusu faturanın davalıya tebliğ ve teslim edildiğinin ispatlanamaması yanı sıra alacağın varlığı ve miktarının ancak yapılan yargılama neticesinde ortaya çıkmış olması nedenleriyle reddine karar verilmiştir. Davalı vekili istinaf başvurusunda; kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, müvekkilinin, dava dışı ... ile akdedilen sözleşme ve eksik işler ve ödeme belgelerinin, adi yazılı nitelikte olması ve düzenlenmesi her zaman mümkün evraklardan olması nedeniyle itibar edilmemesinin haksız bir gerekçe olduğunu, zira, müvekkilinin, bu belgeleri delil olarak sunmasının, dava dışı ... ile aralarında bir sözleşme ilişkisi olduğunu gösterdiğini, ayrıca, bu belgelerin, adi yazılı nitelikte olmasının, onların geçerliliğini ve kıymetini azaltmayacağını, yine, müvekkilinin dava dışı ...’e ihtar keşide etmesinin eksik bırakılan işlerin tamamlanmasını istemek ve uyarmak için haklı bir davranış olup, buna başkaca bir anlam yüklenmesinin hukuken mesnetsiz olduğunu, neticeten, davacı ile müvekkilinin hiç bir ilişkisi olmadığını, bu anlamda aralarında sözleşme de bulunmadığını, davacının tek taraflı olarak düzenlediği ve bilgileri olmayan faturanın müvekkiline ilzam etmeyeceğini, davacıya yapılan 15.000.00 TL ödemenin de ...'ün talimatı ile ... adına yapılmış bir ödeme olduğunu, davacının işi taşeron olarak yaptığına göre iş sahasındaki izleri yaptığı işin doğal sonucu olup, sözleşme varlığını kanıtlamayacağını, kabul anlamına gelmemekle birlikte, davacı tarafından yapıldığı iddia olunan iş miktarı ve bedelinin de hatalı tespit edildiğini, zira davacının yaptığını iddia ettiği işi ispatla mükellef olmasına karşın, dosyada bu yönde herhangi bir delil bulunmadığını, ayrıca, mahkeme kararında davacının yapımı için dava dışı firmalardan toplam 74.466,22 TL + %18 KDV = 84.522,36 TL tutarında malzeme aldığının, malzeme maliyeti ve işçilik süresi genel olarak değerlendirildiğinde faturadaki elektrik pano fiyatlarının (toplam 159.300,00 TL) serbest piyasa rayicine uygun olduğunun değerlendirildiğini ancak bu nevi elektrik işlerinde işçilik ücretinin malzeme maliyeti kadar olmasının piyasa gerçeklerine aykırı olup, işçilik ücreti için birim saat miktarının, KDV hesaplaması ve benzeri bir açıklamanın da yapılmadığını belirterek, mahkeme kararının kaldırılmasını ve dosyanın yeniden karar verilmek üzere mahkemeye gönderilmesini ya da talepleri gibi karar verilmesini talep etmiştir. Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için yapılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkin olup, mahkemece davanın kabulüne dair verilen karara karşı davalı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İnceleme, Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Mahkemece, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilerek yasal düzenlemelere uygun ve isabetli karar verilmiş olduğu, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı ve özellikle davalı tarafça davacıya ... parsel elektrik pano işçilik bedeli açıklamasıyla gönderilen ödemenin dava dışı ...'ün talimatıyla gönderildiğinin usulüne uygun yasal delillerle kanıtlanamamış olmasına, takip dayanağı fatura bedelinin işin yapıldığı yıl serbest piyasa rayiçlerine uygun olduğuna dair değerlendirmenin mahallinde keşfen alınan bilirkişi raporuna dayandığı ve bilirkişi raporunun denetlenebilir olduğunun anlaşılmasına göre, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine, 2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 9.857,13 TL istinaf karar harcından peşin alınan 2.465,00 TL harcın mahsubu ile bakiye 7.392,13 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazine'ye irat kaydına, 3-İstinaf talep eden davalı tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcı ile yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 04.06.2025 Tarihli Resmî Gazete’de Yayımlanan 7550 sayılı Kanun'un 20. maddesi dikkate alınarak belirlenen temyiz kesinlik sınırı ve HMK’nın 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde Yargıtay’da TEMYİZ yolu açık olmak üzere 18/06/2026 tarihinde oybirliği ile karar verildi.Başkan ... e-imzalıdır Üye ...e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdırKatip ... e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır