İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 53. Hukuk Dairesinde asansör montaj ve bakım sözleşmelerinden kaynaklanan itirazın iptali davası istinaf incelemesi.
Özet: Davacı şirket, davalı ile akdettiği asansör montaj ve bakım sözleşmelerinden doğan toplam 3.694,80 Euro ve 1.557,29 TL alacağının tahsili amacıyla başlattığı icra takibine yapılan itirazın iptalini ve takibin devamını talep ederken; davalı şirket ise, monte edilen asansörün sürekli arızalandığını, garanti kapsamında olmasına rağmen davacının arızaları gidermediğini, asansördeki sorunların dış etken veya deniz suyu kaynaklı olduğu iddialarının gerçek dışı olduğunu ve mağduriyetinin giderilmesi için başka firmalara başvurmak zorunda kaldığını savunarak ödeme yükümlülüğünü kabul etmemektedir.

T.C.
İSTANBULBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ53.HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2022/2037 KARAR NO: 2026/742TÜRK MİLLETİ ADINABÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARIİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ : İSTANBUL 15. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ: 08/06/2022NUMARASI: 2019/180 Esas, 2022/486 KararDAVANIN KONUSU: İtirazın İptali KARAR TARİHİ : 21/05/2026 Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda; GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ :I. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde özetle, müvekkili şirket ile davalı şirket arasında ... Cad. No:... ... adresinde bulunan ... Projesi'ne temin ve montajı gerçekleşecek bir adet asansör için 13.12.2016 tarihli Asansör Montaj Sözleşmesi ile davalıya ait altı adet asansörün bakım işinin yapılması için 01.04.2017 yürürlük tarihli ve 2 yıl süreli Temel Bakım Sözleşmesi ve Temel Arıza Protokolü imzalandığını, müvekkili şirketin, 13.12.2016 tarihli Asansör Montaj Sözleşmesi ile üstlendiği tüm yükümlülükleri yerine getirerek asansörü sözleşmeye uygun olarak teslim ettiğini, davalı tarafın sözleşme bedelinin 3.600,00 Euro ve bu sözleşmenin damga vergisinden doğan 94,80 Euro olmak üzere toplum 3.694,80 Euro borcunu ödemediğini, aynı zamanda müvekkili şirketin 01.04.2017 tarihli Temel Bakım Sözleşmesi ile üstlendiği asansörlerin bakımını periyodik olarak ve sözleşmeye uygun olarak yerine getirmesine rağmen davalı şirketin Temel Bakım Sözleşmesi'nden doğan 1.416,00TL bakiye borcu ile sözleşmenin damga vergisinden kendisine isabet eden 141,29 TL damga vergisi yansıtma bedeli olmak üzere toplanı 1.557,29 TL'yi müvekkili şirkete ödenmediğini, davalı şirkete, yapılan uyarılara rağmen bakiye borç bedelini ödememesi üzerine, .... Noterliğinin 15.12.2017 tarihli, ... yevmiye numaralı ihtamamesi gönderildiğini ve 18.12.2017 tarihinde tebliğ edildiğini, ancak işbu ihtarname neticesinde de davalı tarafından müvekkili şirkete herhangi bir ödeme yapılmadığını, bunun üzerine müvekkili şirket tarafından alacağın tahsili için davalı şirket aleyhine ... İcra Müdürlüğü'nün ... E. Sayılı dosyası ile 01.02.2018 tarihinde icra takibi başlatıldığını, davalı/borçlu şirketin takibe itirazı sonucu takibin durduğunu belirterek, itirazın iptali ile takibin talepnamedeki şartlarla devamına, alacağın % 20'sinden az olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderlerinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAPDavalı vekili cevap dilekçesinde özetle, müvekkilinin “... Mevkii ...Mah. No:... ...” adresinde bulunan ...'in maliki olduğunu, müvekkili ile davacı/karşı davalı arasında akdedilen 13/12/2016 tarihli sözleşme ile; ... projesine tesis edilecek olan ve sözleşmede teknik detayları da belirtilen 1 adet asansörün taraflar arasında kararlaştırılan yere montajının yapılması ve çalışır durumda müvekkiline teslim edilmesi işini yüklendiğini, işin müvekkiline teslim edildiğini, ancak asansör teknik arıza/hatalar nedeniyle devamlı surette hizmet dışı kaldığını, elektrik kesilmiş ve asansörü kullanan müşterilerin zor durumda kaldıklarını, müvekkilinin de müşterilerine karşı zor durumda kaldığını, sözleşme gereği asansörün garanti süresi 3 yıl olup, halen garanti kapsamında olduğunu, arızanın giderilmesi davacı yandan defalarca şifahi olarak talep edilmesine rağmen herhangi bir sonuç alınamadığını, arızanın giderilmesi için şifahi olarak yanıt alımamayınca, asansörde bulunan eksiklik, hata ve arızaların 10 gün içerisinde giderilmesini, aksi halde yasal yollara başvurulacağının ....Noterliğinin 16.04.2018 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarı ile ihtar edilmesine rağmen, bu güne kadar asansörün bakım ve arızasının giderilmediğini, davacı yan arızayı gidermek yerine, İhtara verdiği cevabi .... Noterliği'nin 25.06.2018 tarih ve ... Yevmiye sayılı ihtarnamesi ile, “deniz suyuna ve dış etkenlere maruz kalan asansörde gerçekleşen sorunların kendileri ile bir ilgisi olmadığını” savunduklarını, ancak, asansörün deniz suyuna maruz kaldığı iddialarının gerçek dışı olduğunu, zira, asansör kuyusunun en derin yeri dahi deniz seviyesinden en az 15 metre yukarıda olduğunu, asansörü kuran davacı firma olduğunu, kurulduğu yerde dış etkenleri ve deniz suyunun zararı olacaksa bunu da hesap etmesi, gereğinde kurulumu yapmaması, veya dış etkenlere uygun yer ve zemin belirlemesi, aksi taktirde kurulum yapmaması gerektiğini, bu konuda bir kez olsun müvekkilinin uyarılmadığını, iş bittikten sonra, meydana gelen arızayı deniz suyuna, dış etkenlere bağlanmasının, etik dışı olduğunu, davacı yan keşide edilen, ....Noterliğinin 16.04.2018 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarına rağmen arızayı gidermeyip, dış etkenleri gerekçe gösterdiğini, arızanın giderimi için gelmemesi nedeniyle, müvekkili firma müşterilerin mağduriyetini önlemek adına geçici çözüm için başka firmalara arızanın giderimi için başvurduğunu, ancak davacı yanın asansörün sistemine yerleştirmiş olduğu özel bir “beyin” ile arızaya diğer firmaların müdahale etmesinin önüne geçilmiş olup, bu nedenle başka firmalar arızaya müdahale edemediğini, arıza giderilemediğini, kısaca davacı yan, garanti süresi sözleşmede açıkça belirtilmesine rağmen ne arızayı gidermiş ne de arızanın başka firmalarca giderilmesini istemediğini, davacı firmanın ilk ihtar sonrası arızayı gidermemesi nedeniyle, ....Noterliğinin 18.07.2018 tarih ve ... yevmiye numaralı ikinci ihtarı keşide edildiğini, keşide edilen ikinci ihtarda, davacı yana, ilk ihtara rağmen arızayı gidermediğini, arızanın başka firmalar tarafından giderilmesinin de önüne geçilmiş olması nedeniyle, asansörde bulunan beyinde dahil giderilmesi için başka firmalardan teklif alındığını, ihtar ekinde asansördeki arızayı giderecek olan firmanın, arızanın tespiti ve giderimi için gerekli olan işler ve bedeli yazdığı, iş bu ihtarın tebliğinden itibaren en geç bir hafta içerisinde, asansördeki ayıbı, arızayı gidermelerini, arızanın giderimi için dış etkenlerle ilgili müvekkil firmanın üzerine düşen sorumluluğunu alacağını, bir hafta içerisinde ayıbı ve arızayı gidermez veya ayıp/arıza giderilemiyorsa iş bu ihtarın tebliğinden itibaren bir hafta içerisinde bir karar vererek, ayıplı malın ayıpsız misli ile değiştirilmesini, bu mümkün değilse, sözleşmeden dönmek suretiyle 20.000 Euro olmak üzere toplamda 23.600 Euro bedel iadesinin satım tarihinden itibaren hesaplanacak ve merkez Bankası tarafından belirlenen Euro'ya uygulanan yasal faizi ile birlikte ödenmesini, ihtarın tebliğinden itibaren bir hafta içerisinde ayıp ve arıza giderilmezse yaz sezonu yaklaşması nedeniyle, müvekkili firmanın, asansörün beyni dahil ayıplı ve arızalı kısımlarını ekte teklifi bulunan firmaya yaptıracağının, giderim maliyetinin davacıdan tahsil olunacağının, ayrıca bedel iadesiyle birlikte, müvekkil ticari olarak ve müşteri mağduriyeti nedeniyle uğradığı maddi ve manevi zararların tahsili için yasal yollara gidileceğinin ihtar edilmesine rağmen davacı yan ihtarın gereğini yapmadığını, ikinci ihtara cevapta da dış etkenler diye kabulü mümkün olmayan, kendi kusurlarını pekiştirir şekilde cevap verdiklerini, 2019 yaz sezonu başlamadan arızanın giderimi için .... Noterliğinin 08.03.2019 tarih ve ... yeymiye numaralı ihtarı keşide edildiğini, keşide edilen ihtarda da önceki ihtarda belirtilen uyarılar yapıldığını, arızanın giderimi istendiğini, ancak davacı yan ayıp ve arızayı gidermek yerine, dış etkenlere kusur bulduğunu, davacı yan asansördeki arızayı gidermemesi, haziran ayının ilk haftası Bodrumda turizm sezonunun yoğun bir şekilde başlayacak olması nedeniyle, müvekkili firmanın 2018 yılında olduğu gibi, 2019 yılında da zarara uğramaması, müşteri kayıpları yaşamaması için, asansördeki arızanın giderimi için ... isimli 3. firma ile anlaştığını, sunulan kayıtlar yerinde yapılacak keşif ile davacı yanın kötü niyeti sözleşmedeki edimlerine uymadığı ortaya çıkacağını, müvekkili firma davacı yanın alacak davası açacakken davacı yan, açılacak alacak davasını bertaraf etmek amacıyla zerre haklı bir tarafı bulunmamasına rağmen iş bu davayı açtığını, şu anda asansör 3. bir firma tarafındanı tamir aşamasında olup, arıza tamamen giderilip, giderimle ilgili maliyet faturası tanzim edildikten sonra, müvekkili firmanın uğramış olduğu maddi ve manevi zararlara ilişkin davacı yan aleyhine dava açarak iş bu dava ile birleştirileceğini, davanın reddine, davacının %20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahküm edilmesine, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesinin talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIMahkemece yapılan yargılama sonunda özetle, taraflar arasında 13/12/2016 tarihli ...1 adet asansörün davacı tarafından temin edilerek ve montajının yapılarak, çalışır durumda davalıya teslim edileceğine, bunun karşılığında davacının 20.000 Euro+KDV bedel ödeyeceğine dair sözleşme imzalandığı, davacının asansörün teslim edildiğini ve bakiye bedelin ödenmediğini iddia ettiği, davalının ise asansörün ayıplı olduğunu, ayıp giderilmeyince yerinden söküldüğünü savunduğu somut olayda, davaya konu asansör için taraflar arasında bakım anlaşması yapılmadığı, dava tarihi itibariyle Asansör Mevzuatı ve Yönetmeliği gereğince bunun sorumluluğunun davalı tarafa ait olduğu, taraflar arasında yapılan 06/05/2017 tarihli asansör geçici kabul tutanağında, davaya konu asansörün montajının yapıldığı ancak asansörde mevcut arızaların olduğu, sözleşme gereği ve mevcut Asansör Yönetmeliği bakımından, asansör kapılarının iyi çalışmaması, havalandırma butonlarının çalışmaması, havalandırmanın çalışmaması, asansör içi kumanda paneli giriş ve bodrum kat tuşları yer değiştirmesi gerektiği, asansör içi aydınlatmanın yetersiz olması nedeniyle artırılması eksikliklerinin davacıya ait olan eksikler olduğu, sözleşme gereği ve Asansör Yönetmeliği bakımından geçici kabul tutanağında belirtilen "kuyu içi temizlenip su tahliye menfezi (yapılacak)" olan eksikliklerin davalıya ait olan eksiklikler olduğu, bu haliyle davaya konu asansörün ayıplı olduğu, davaya konu asansörün komple sökülerek ve dava dışı bir firmaya yeniden yaptırıldığı, asansördeki eksikliklere ve arızalara bakıldığı zaman asansörün komple sökülerek yerine yeni bir asansör sistemi yapılmasına gerek olmadığı, mevcut arızaların davacı tarafından verilecek teknik servis ile giderilebilecek arızalar olduğu, davacı tarafça dosyaya sunulan davalının 16.04.2018 tarihli ihtarnamesinden önce gönderilen maillerden davacının asansördeki eksiklikleri gidermek istediği ancak davacıya asansör üzerinde müdahale hakkı verilmediği gibi geçici kabul tutanağında davalının üzerine düşen eksikliği de gidermediğinin anlaşıldığı, bu haliyle davacı ayıptan sorumlu tutulamayacağı gerekçesiyle, davanın kabulüne, alacak likit olduğundan davalının icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verildiği anlaşılmıştır. IV. İSTİNAF SEBEPLERİDavalı vekili istinaf dilekçesinde özetle, taraflar arasında imzalanan sözleşmeye istinaden sözleşme konusu işin müvekkiline teslim edildiği, ancak asansörün teknik arıza/hatalar nedeniyle devamlı surette hizmet dışı kaldığı, elektrik kesildiği ve asansörü kullanan müşteriler zor durumda kaldıkları gibi, müvekkilinin de müşterilerine karşı zor durumda kaldığı, sözleşme gereği asansörün garanti süresinin 3 yıl olduğu, dava tarihinde dahi halen garanti kapsamında olmasına ve arızanın giderilmesi davacı yandan defalarca şifahi olarak talep edilmesine rağmen herhangi bir sonuç alınamadığı, arızanın giderilmesi için şifahi olarak yanıt alınamayınca, asansörde bulunan eksiklik, hata ve arızaların 10 gün içerisinde giderilmesini, aksi halde yasal yollara başvurulacağı ....Noterliğinin 16.04.2018 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarı ile ihtar edilmesine rağmen, asansörün bakım ve arızası giderilmediği, davacı yan arızayı gidermek yerine, ihtara verdiği cevabı .... Noterliğinin 25.06.2018 tarih ve ... Yevmiye sayılı ihtarnamesi ile, "deniz suyuna ve dış etkenlere maruz kalan asansörde gerçekleşen sorunların kendileri ile bir ilgisi olmadığını" savunduğu, davacı yanın aynı gerekçeleri dava ve cevaba cevap dilekçelerinde de ileri sürdüğü, ancak, asansörün deniz suyuna maruz kaldığı iddiaları gerçek dışı olduğu, asansör kuyusunun en derin yerinin dahi deniz seviyesinden en az 15 metre yukarıda olduğu, kaldı ki; asansörü kuran davacı firma olduğu, kurulduğu yerde dış etkenleri ve deniz suyunun zararı olacaksa bunu da hesap etmesi, gereğinde kurulumu yapmaması veya dış etkenlere uygun yer ve zemin belirlemesi, aksi taktirde kurulum yapmaması gerektiği, kurulum yapıldığında da orada deniz olduğu, bu konuda bir kez olsun müvekkil firmanın uyarılmadığı, keşide edilen, ....Noterliğinin 16.04.2018 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarına rağmen davacının arızayı gidermemesi, dış etkenleri gerekçe göstermesi, arızanın giderimi için gelmemesi nedeniyle, müvekkili firma müşterilerin mağduriyetini önlemek adına geçici çözüm için başka firmalara arızanın giderimi için başvurduğu, ancak, davacı yanın asansörün sistemine yerleştirilmiş olan özel bir "beyin" ile arızaya diğer firmaların müdahale etmesinin önüne geçildiği, bu nedenle başka firmalar arızaya müdahale edemediği, arızanın giderilemediği, davacı yanın dilekçesinde, 13.12.2016 tarihli sözleşmedeki edimlerini eksiksiz yerine getirdiğini, 01.04.2017 tarihli bakım sözleşmesine uygun olarak periyodik bakımlarını yaptığını iddia ettiği, davacı yanın kötü niyetinin bu beyanı ile sabit hale geldiği, davacı yana, asansör çalışmıyor arızayı giderin diyerek dört kez ihtar keşide edilmesine rağmen arızayı gidermediği, dava dilekçesinde ise sözleşmeye uygun olarak periyodik bakımlarını yaptığını iddia ettiği, davacı yanın çalışmayan asansöre periyodik bakım yaptığını iddia ve beyan ettiği, bu beyanın davacı yanın hem kötü niyetini, hem de cevabi ihtarlarında, bakım için otele gelmesine rağmen içeri alınmadığına ilişkin iddia ve beyanlarını çürüttüğü, alınan 03.04.2022 tarihli bilirkişi raporunda, dava konusu asansörün ayıplı olduğunun sabit hale geldiği, davacı tarafça verilen hizmetin ayıplı olduğu sabit olmasına rağmen, davanın kabulüne karar verilmiş olmasının usul ve yasaya ve dahi hakkaniyete aykırı olduğu, yerel mahkeme kararının gerekçesinde, davacı yanın iddiaları üzerine "davacıya asansör üzerinde müdahale hakkı verilmediği" şeklinde yanılgılı bir değerlendirme yapılarak davanın kabulüne karar verilmiş ise de, davacı yanın hiçbir zaman asansörde yer alan arızalara müdahale etmek için müvekkili otele gelmediği, davacı yanın iddialarının haksız, mesnetsiz, sorumluluktan kurtulmaya yönelik ve ispattan yoksun iddialar olduğu, ihtilafın ticari alacak verecekten değil, ayıplı hizmetten kaynaklı olduğu, dava konusu alacağa karşı ayıbı bir defi itirazı olarak ileri sürdüklerini ve bu itiraz nedeniyle davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya uygun düşecek iken yerel mahkemece hatalı değerlendirme ile davanın kabulüne karar verilmiş olması kabul edilebilir olmadığı, davacı yana keşide edilen ihtarlara rağmen arızayı gidermemesi sonucu, müvekkil firmanın zorunlu olarak ikinci kez kone firmasına asansör yaptırmak zorunda kaldığı, davacının edimlerini yerine getirmemesi nedeniyle müvekkil firmanın fazladan/ilave olarak 108.478,58-TL ödeme yapmak zorunda kaldığı deliller ile sabit olduğu, davacı yanın iş bu davanın temelini oluşturan 13.12.2016 tarihli sözleşmede belirtilen edimlerini yerine getirmeden, sözleşme gereği kurduğu asansör şu anda yerinden dahi sökülmüş olmasına rağmen, kötü niyetli olarak bakiye miktarı talep ettiği bilirkişi raporu ile sabit olduğu iddialarıyla ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇETaraflar arasındaki uyuşmazlık, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 470. ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Davacı yüklenici, davalı ise iş sahibidir. Davacı tarafın, davalıyla olan anlaşmaya istinaden asansör kurulumu yaptığı ve diğer asansörlere bakım hizmeti verdiği ancak bedelini alamadığı iddiasıyla davalı aleyhine icra takibi başlattığını ve davalı tarafından itiraz edilmesi üzerine takibin durduğunu iddia ederek itirazın iptaline karar verilmesini talep ettiği, davalı tarafın davanın reddini talep ettiği, ilk derece mahkemesince davanın kabulüne karar verildiği, karara karşı davalı tarafça istinaf yoluna başvurulduğu anlaşılmıştır.Dava konusu, somut uyuşmazlıkta, davacı yüklenici tarafından bakım bedeli ve bakiye iş bedeli talep edilmiş, davalı ise işin ayıplı yapıldığını asansörü kullanamadıklarını savunarak davanın reddini istemiştir.Dosya kapsamından, davacı tarafından kurulan asansörün sökülerek yerine başka bir firma tarafından asansör yapıldığı sabit olup, davalı iş sahibinin TBK m. 475 kapsamında ayıp nedeniyle sözleşmeden dönme hakkını kullandığı anlaşılmaktadır.Bu durumda uyuşmazlık, sözleşmeye konu asansör kurulumu işinin kullanılamayacak derecede ayıplı olup olmadığı noktasından toplanmaktadır.Tarafların karşılıklı iddia ve savunmaları ile alınan tüm bilirkişi raporları hep birlikte değerlendirildiğinde, asansörün kullanılamayacak durumda olduğu anlaşılmaktadır. Eser sözleşmesinde, yapılan işin kullanılamayacak derecede veya kabule zorlanmayacak derecede ayıplı yapılmış olması tek başına sözleşmeden dönme hakkını verir. Ayıbın giderilebilecek nitelikte olup olmaması, giderilebilecek durumda olanlar yönünden, yüklenici tarafından giderilmesinin engellenmesi iş sahibinin sözleşmeden dönme hakkına engel olmaz. Bu durumda davacı yüklenicinin, sözleşmeyi ifa etmiş gibi iş bedeli talebinden bulunması kabul edilemez. Bu nedenle mahkemece 3.694,80-EURO'luk kısım yönünden davanın reddine karar verilmesi gerekirken davanın kabulüne karar verilmesi isabetsizdir.Davalının ayıp nedeniyle sözleşmeden dönmesi halinde, yüklenici yaptığı imalatın kendisine aynen iadesini isteyebileceği gibi, mümkün olması halinde davalı yararına ve yasal imalatların bedelini de isteyebilir. Bu hususlarla ilgili davacının dava açması hususunda muhtariyetine karar verilmiştir. Taraflar arasında yapılan bakım sözleşmesine istinaden tanzim edilen ve takibe konu edilen 1.416,00-TL tutarlı fatura ve damga vergisi yönünden yapılan incelemede, fatura konusu bakım hizmetinin davacı tarafından davalıya verildiği hususunun alınan bilirkişi raporları ve dosya kapsamıyla sabit olduğu, taraflar arasında imzalanan Temel Bakım Sözleşmesi başlıklı sözleşmenin 15. maddesinde damga vergisinin davacı tarafından ödeneceği ve yarı tutarının davalıya fatura edileceği düzenlendiği ve 282,58-TL damga vergisinin davacı tarafından ödendiği anlaşıldığından, davacının davalıdan 1.416,00-TL fatura bedeli ve 141,29-TL damga vergisi olmak üzere toplam 1.557,29-TL talep edebileceği anlaşılmış olup takibin bu tutar üzerinden devamına karar vermek gerekmiştir. Açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin istinaf talebinin kabulü ile, yerel mahkeme kararının HMK'nın 353/1-b-2. bendi gereğince kaldırılmasına, yeniden yargılama yapılmasını gerektirir eksiklik bulunmadığından, davanın kısmen kabulüne, icra takibine davalı tarafından yöneltilen itirazın 1.557,29-TL alacak kalemi yönünden iptali ile takibin bu tutar üzerinden devamına, fazlaya dair talebin reddine, kabul edilen alacak likit olduğundan kabul edilen kısım üzerinden hesaplanacak %20 oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;A)1-Davalı vekilinin istinaf talebinin KABULÜNE,2-İSTANBUL .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin ../06/2022 tarih ve 2019/.... Esas, 2022/... Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,3-6100 Sayılı Yasanın 353/1-b-2 maddesi uyarınca yeniden esas hakkında karar verilmesi gerekmekle; 3.1 Davanın KISMEN KABULÜ ile, davalının .... İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyasına yaptığı itirazın 1.557,29-TL alacak kalemi yönünden iptali ile takibin asıl alacağa takip tarihinden itibaren % 9,75 ve değişen oranlarda kademeli olarak avans faizi uygulanmak suretiyle 1.557,29-TL üzerinden devamına, 3.2 Fazlaya dair talebin reddine,3.3 Kabul edilen 1.557,29-TL'nin % 20'si oranında hesaplanan 311,45-TL icra inkar tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3.4 Davacı yüklenicinin, yaptığı imalatın kendisine aynen iadesi veya davalı yararına ve yasal imalatların bedelinin tahsili hususunda dava açması konusunda muhtariyetine,B) İLK DERECE MAHKEMESİ YÖNÜNDEN1-Alınması gereken 732,00 TL karar ve ilam harcından davacı tarafça peşin olarak yatırılan 312,61 TL harcın mahsubu ile bakiye 419,39 TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA, 2-Davacı tarafından yatırılan 312,61 TL peşin harcın davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,3-Davacı tarafından yapılan 223,00 TL tebligat ve posta gideri, 5.550,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 5.773,00 TL yargılama giderinden davanın kabul/red oranına göre takdiren 377,16 TL'nin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, bakiye miktarın davacı üzerinde BIRAKILMASINA,4-Davalı tarafından yapılan 2.755,20 TL tebligat, posta ve bilirkişi masrafından davanın kabul ve ret oranına göre takdiren 2.575,00 TL'nin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, bakiye miktarın davalı üzerinde BIRAKILMASINA,5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan 1.557,29 TL vekâlet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,6-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca reddedilen miktar üzerinden hesaplanan 22.274,71 TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,7-Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın hüküm kesinleştiğinde yatıran tarafa İADESİNE, C) İSTİNAF İNCELEMESİ YÖNÜNDEN1-Davalı tarafından yatırılan istinaf karar harcının hüküm kesinleştiğinde ve talep halinde davalı tarafa İADESİNE,2-Davalı tarafından yapılan 220,70 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı, 461,30 TL tebligat ve posta gideri olmak üzere toplam 682,00 TL istinaf yargılama giderinin davacıdan alınarak davalı tarafa VERİLMESİNE, 3-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın 362/1-a bendi gereğince KESİN olmak üzere 21/05/2026 tarihinde oybirliği ile karar verildi.