Ankara Bölge Adliye Mahkemesinde trafik kazası kaynaklı araç değer kaybı ve mahrumiyet bedeli tazminat davasında, bilirkişi ücreti ödenmediği için davanın reddedilmesi kararına yönelik istinaf incelemesi.
Özet: Bu hukuki evrak, davacının trafik kazası sonucu meydana gelen araç değer kaybı ve mahrumiyet bedeli talebiyle açtığı tazminat davasında, ilk derece mahkemesinin, davacının zararın tespiti ve kusur belirlemesi için talep edilen bilirkişi ücretini süresinde yatırmayarak bu delilden vazgeçtiği gerekçesiyle davanın ispatlanamaması nedeniyle reddedilen kararı ile bu kararın istinafı sonrası verilen istinaf talebinin reddine dair ek karara karşı yapılan istinaf başvurusunun incelenmesini ele alan bir hukuki hükümdür.

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 35. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2026/927 - 2026/1040

T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
35. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2026/927
KARAR NO : 2026/1040
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 04/12/2025
NUMARASI : 2024/755 ESAS - 2025/800 KARAR
DAVANIN KONUSU : Tazminat
KARAR TARİHİ : 24/06/2026
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 25/06/2026
Mahalli mahkemesince verilen karara karşı davalılardan ... vekili tarafından istinaf edilmiş, mahkemece16/03/2026 tarihli ek karar ile istinaf talebinin reddine karar verilmesi üzerine davalı vekili tarafından süresi içinde ek karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI
Davacı vekili dava dilekçesinde; 23.11.2022 tarihinde saat 09:57 sıralarında davalı sürücü ...’nın sevk ve idaresindeki ... plakalı araç Kanuni sultan Süleyman Bulvarı Üzerinde Orhan Gazi Caddesi istikametine doğru seyir halinde ilerlerken 5398 cadde kavşağına geldiğinde orta şeritten sola dönüş yapmak istediği esnada aracının sol kısımlarıyla aynı istikamette en sol şeritte düz seyir halinde olan sürücüsü ... olan ... plakalı aracın sağ ön kısmına çarpması sonucu maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, bu kazanın oluşumunda sürücü ...'nın 2918 sayılı KTK'nın 53/1-b maddesini ihlal ederek tam kusurlu olduğunu, kaza nedeniyle müvekkili şirkete ait ... plakalı aracın ağır hasar aldığını ve hasarlı haliyle satılmış olması sebebiyle aracın satış fiyat farkına ilişkin değer kaybının meydana geldiğini ileri sürerek 50,00TL araç mahrumiyet bedeli ile 50,00TL araç değer kaybı bedelinin faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... Otomotiv Sanayi Mamülleri Ticaret Anonim Şirketi vekili cevap dilekçesinde; davacı tarafından talep edilen alacakların zaman aşımına uğradığını, müvekkili şirkete herhangi bir sorumluluk yüklenemeyeceğini, davanın belirsiz alacak davası olarak açılmasında davacı yanın hukuki yararının bulunmadığını, dava konusu trafik kazasının ardından düzenlenen kaza tespit tutanağında belirlenen kusur dağılımını kabul etmediklerini, davada kazaya konu aracın tamir süresi içerisinde kullanılamamasından doğan mahrumiyet bedeline ilişkin zarar talep edilmekte ise de bu hususların ispat edilmediğini, buna ilişkin herhangi bir belge sunulmadığını ileri sürerek davanın öncelikle usulden, bu mümkün olmaz ise esastan reddi gerektiğini savunmuştur.
Davalı ... Sigorta vekili cevap dilekçesinde; öncelikle zaman aşımı itirazları bulunduğunu, davacı yanın kısmi dava açmasında hukuki yararı bulunmadığını, nitekim davacının huzurdaki dava bakımından talep ettiği hasar bedeli tutarının net bir şekilde tespit edilebilir bir zarar kalemi olmakla, daha evvel müvekkili şirkete başvurusu kapsamında da kısmi nitelikte bir talepte değil, net bir tutarın talep edildiğini bildirerek, davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Davalı ... Sigorta vekili cevap dilekçesinde; davacının talebinin zaman aşımına uğradığını, huzurdaki davanın belirsiz alacak davası olarak açılamayacağını, müvekkili şirketin poliçeden kaynaklanan sorumluluğunun kazanın poliçe vadesi içinde meydana gelmesi şartıyla poliçe teminat miktarı ile sınırlı olup kaza tarihinde bakiye teminat limitinin 500.000 TL olduğunu, bu limitin de ancak ZMMS limiti tükendikten sonra söz konusu olacağını belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Diğer davalılar, davaya yazılı cevap vermemişlerdir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece yapılan yargılama sonunda; 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun “İspat Yükü” başlıklı 6. maddesinde; kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlü tutulduğu, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun “İspat Yükü” başlıklı 190. maddesinin 1. fıkrasında bu düzenlemeye paralel olarak ispat yükünün kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa ait olacağının belirtildiği, davacı vekiline hazır bulunmadığı 17/07/2025 tarihli celsede zararın varlığını ve miktarının belirlenmesiyle tarafların kusurlarının tespiti amacıyla dosyanın "Uyuşmazlık Konuları Yönünden Rapor Düzenlenmesi" görevlendirmesiyle makine mühendisi ve sigorta uzmanı bilirkişiye tevdi edilmesine karar verildiği, 2 haftalık süre içerisinde ücretin yatırılmaması halinde bilirkişi deliline dayanmaktan vazgeçmiş sayılacağının davacıya ihtar edildiği, yasal sürede bilirkişi ücretinin yatırılmadığı, bu haliyle davacının yatırmamış olduğu delil avansı ile bilirkişi deliline dayanmaktan vazgeçmiş olduğu gerekçesiyle; sübut bulmayan davanın reddine, karar verilmiş; bu karara karşı davalı ... vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş, yerel mahkemece 16/03/2026 tarihli ek karar ile istinaf talebinin reddine karar verilmesi üzerine davalı ... vekili tarafından ek karara karşı istinaf başvurusu yapılmıştır
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde; asıl karara yönelik olarak dava haklı olarak reddedildiği halde müvekkili yararına vekalet ücretine hükmolunmamasının usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürmüş, ek karara yönelik olarak ise; eksik yatırılan istinaf harcının tamamlanması için yerel mahkemece çıkartılan muhtıranın usulüne uygun olmadığını, bu nedenle istinaf talebinin hukuka aykırı olarak reddedildiğini, ek kararın kaldırılarak, istinaf başvurusunun kabulü ile yerel mahkemece verilen kararın vekalet ücreti yönünden düzeltilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE
Dava, maddi hasarlı trafik kazasından kaynaklanan araç değer kaybı bedeli ile araç mahrumiyet tazminatının ödetilmesi istemine ilişkindir.
Mahkemece ispatlanamayan davanın reddine karar verilmiş, bu karara karşı davalı ... vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yerel mahkemece 16/03/2026 tarihli ek karar ile ... vekilinin süresi içinde gerekli istinaf harcını yatırmadığından bahisle HMK’nın 344. maddesi uyarınca istinaf talebinin reddine karar verilmiş, ek karara karşı davalı ... vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvuru yapılmıştır.
Yargıtay’ın kararlılık kazanmış uygulamasına göre, taraflara çıkartılacak muhtırada yapılması gereken işlemin ne olduğu açıkça ve ilgili tarafın yanılmasına neden olmayacak biçimde gösterilmeli; bu açıdan ikmal edilecek harç ya da giderin miktarı ve yatırılacak merci ve süresi, bunun yapılmamasının sonuçları net biçimde açıklanmalıdır. Örneğin, “dosyaya yatırılması” şeklindeki ifade tarafın yanılmasına neden olabileceğinden, bu ifadeyi taşıyan muhtıra geçersiz olacaktır (Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 2014/9-1743 E., 2017/372 K. sayılı kararı).
Somut olayda, yerel mahkemece davalı vekiline gönderilen 02.02.2026 tarihli muhtırada, tamamlanması gereken harcın "mahkeme veznesi" yerine "dosyaya yatırılması" ifadesi yanıltıcı nitelikte olduğundan 6100 sayılı Kanun'un 344. maddesine uygun olmayan muhtıranın geçersiz olduğu anlaşıldığından, davalı ... vekilinin ilk derece mahkemesi tarafından verilen 16/03/2026 tarihli ek karara yönelik istinaf başvurusunun kabulü ile, ... vekilinin istinaf talebinin reddine dair ek kararın kaldırılmasına karar verildikten sonra, asıl karara yönelik istinaf taleplerinin incelenmesinde;
Dosyada bulunan kanıt ve belgelerden; davacı vekili tarafından davalılar aleyhinde maddi hasarlı trafik kazasından kaynaklanan araç değer kaybı bedeli ile araç mahrumiyet zararının tazmini istemi ile eldeki davanın açıldığı, mahkemece yapılan yargılama sonunda sübut bulmayan davanın reddine karar verildiği, kararda davanın reddi sebebiyle karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan dava değeri üzerinden AAÜT Hükümleri uyarınca vekalet ücretine hükmolunduğu anlaşılmış olup, davalı ... vekilinin asıl karara yönelik istinaf itirazları yerinde görülmemiştir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle; usul ve yasaya uygun olan ilk derece mahkemesi kararına karşı davalı ... vekili tarafından yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK’nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca esastan reddine karar vermek gerektiği kanaati ile aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2- Davalı ... tarafından yatırılması gereken 732,00 TL istinaf karar ve ilam harcı peşin alındığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
3-İstinaf talebinde bulunan davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerlerinde bırakılmasına,
4-Davalı ... tarafından yatırılan gider avansından varsa, kullanılmayan kısmın yatıran tarafa iadesine,
5-Kararın taraflara tebliği, kesinleştirilmesi, bakiye harç tahsili ve gider avansı iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yapılmasına,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK.nın 362/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 24/06/2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
Başkan
Üye
Üye
Katip
*Bu belge 5070 sayılı Kanun maddeleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.