Mirasçıların, murisin yıllar önceki banka kredi borcuna kefaletinden kaynaklanan alacakta zamanaşımı ve kefaletin geçersizliği iddialarıyla açtığı menfi tespit davası.
Özet: Davacı mirasçılar, murislerinin 1989 tarihli bir kredi sözleşmesinde müteselsil kefil sıfatıyla üstlendiği borcun hukuken geçersiz olduğunu ve zamanaşımına uğradığını iddia ederek menfi tespit davası açmış; özellikle, davalı tarafından TMSF aracılığıyla devralınan bu banka alacağının 10 yıllık zamanaşımı süresine tabi olduğunu, 20 yıllık fon alacağı zamanaşımı süresinin uygulanamayacağını, ayrıca kefaletin eş rızası gibi şekil şartları eksikliği nedeniyle batıl olduğunu ve borca uygulanan fahiş faiz oranının ve hesaplamasının hatalı olduğunu ileri sürmüş, davalı ise borcun zamanaşımına uğramadan fon alacağına dönüştüğü için 20 yıllık süreye tabi olduğunu ve kefaletin geçerli olduğunu savunmuştur.

T.C.
İSTANBUL8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2025/485 EsasKARAR NO : 2026/502 Karar DAVA : Menfi TespitDAVA TARİHİ : 26/03/2025KARAR TARİHİ : 24/06/2026Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit davasının yapılan açık yargılaması sonunda;DAVA :Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı müvekkillerinin murisi ...’ın (“Muris”) yöneticilerinden olduğu ... Şirketi (“...”) ile ... T.A.Ş. (“Banka”) arasında 1989 tarihinde bir kredi sözleşmesi (“Sözleşme”) imzalandığı ve Murisin, şahsı adına bu Sözleşme’de ... adına kefil olduğu iddia edilmekte olduğunu, ilerleyen süreçte ise Muris, ...’daki yöneticilik/hissedarlık görevinden 15.01.1991 tarihinde istifa ettiğini, ...’ın ilerleyen süreçte iflası neticesinde ise Banka tarafından ... aleyhine, ... 8. Noterliği’nin ...tarihli ve ... Yevmiye numaralı ihtarnamesi keşide edilmiş ve bu ihtarname ile ...’ın ve Sözleşme’ye kefil olan Muris, Sabit ..., ... Şirketi İle ... İnşaat Anonim Şirketi’nin Sözleşme kapsamında 27/02/1992 tarihi itibariyle ödememiş olduğu 1.443.750.000,00-TL’nin yıllık %27,5 gibi oldukça fahiş oranda faiz ile birlikte bu borç tutarını ödemesinin talep edildiğini, bu vesileyle faiz tutarına da itirazlarının bulunduğunu, kabul anlamına gelmemek kaydıyla iddia edilen borca yürütülen faiz neticesinde ulaşılan rakamın yanlış olduğunu, faiz türünün yanlış olduğu gibi yapılan faiz hesaplamasının yanlış olduğunu, %27,5’luk faiz oranını hiçbir şekilde kabul anlamına gelmemek kaydıyla, bu tutar esas alınarak faiz yürütülse dahi hiçbir şekilde iddia edilen borç çıkmayacağını, Ancak arada geçen süre içerisinde Banka’nın yönetim ve denetimi, Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulu`nun... gün ve ... sayılı kararı ile ...’na (“...”) devredildiğini, icra dosyasına konu borcun ise davalı şirket tarafından temlik alındığını ve Sözleşme imza tarihinden 35 yıl, Banka’nın ...’ye devrinden 22,5 yıl ve Muris’in vefatından 10,5 yıl sonra tekrar ve haksız bir şekilde davacı Müvekkiller’den talep edilmekte olduğunu, Zira ...’ın iflası sonrasında .... 1. İflas Müdürlüğü’nün ...Esas sayılı dosyasında ...’nin icra takibine konu alacak kaydı da bulunduğunu, buna rağmen borcu temlik alan davalı şirket tarafından takip yapılmasının usule aykırı olduğunu, Öncelikle icra dosyasına konu alacağın zamanaşımına uğradığını, Zira 5411 Sayılı Bankacılık Kanunu (“Kanun”) uyarınca banka alacakları 10 yıllık zamanaşımı süresine tabi olduğunu, icra dosyasına konu alacak bir fon alacağı olmayıp bir banka alacağı olduğunu, bu sebeple fon alacakları için öngörülen 20 yıllık zamanaşımı süresinin uygulanmasının mümkün olmadığını, zira sözleşme imza tarihinden sözleşme’ye konu borcun davalı tarafından tmsf’den temlik alındığı tarihler itibariyle takibe konu borcun zamanaşımına uğramış olup bu sebeple 20 yıllık zamanaşımı süresinin uygulanması da mümkün olmadığını, bu alacağa ilişkin sözleşme ve banka tarafından keşide edilen ihtarnamenin de iddialarını haklılığını ispat eder nitelikte olduğunu, bu sebeple, borcu kabul anlamına gelmemekle birlikte, genel hükümlere tabi bir alacak niteliğinde olan icra dosyasına konu borç hakkında Kanun’un uygulama alanı bulmasının mümkün olmadığını, Ayriyeten, Sözleşme’ye konu kefalet koşulları da geçersiz olup geçerli bir kefalet ilişkisi kurulmadığını, zamanaşımı, eşin rızası, müşterek-müteselsilliğin el yazılı olmaması ve sair itirazlarımız gözetildiğinde iddia edilen kefalet ilişkisinin geçersiz olduğunu, Sözleşme’de yer alan kefalet koşulları da incelendiğinde bu iddialarının ispat edileceğini, tüm bu sebeplerle dava konusu ... 21. İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı dosyasında takibe konu sözleşme sebebiyle davacı Müvekkiller’in borçlu olmadığının tespitine, dava konusu borç ile ilgili iik madde 72/ıı hükmü uyarınca teminatsız olarak veya uygun görülecek bir teminat karşılığında ihtiyati tedbir kararı verilerek davacı müvekkiller hakkında icra takibine konu haciz işlemleri icra takibi taleplerinin önlenmesine ve durdurulmasına karar verilmesini talep etmiştir.SAVUNMA :Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Muris ...'ın davaya konu Genel Kredi Sözleşmesini müteselsil kefil olarak imzaladığını, kefalette eş rızasının 11/01/2011 tarihinde kabul edildiğini ve dolayısıyla bankanın ...'ın eşinin onayını almasına gerek olmadığını ve ayrıca sözleşmenin imzalandığı tarihte murisin, borçlu şirketin hissedarı olduğunu, gönderilen ihtarname tarihinin 1993 olduğu ve alacağın banka alacağı olduğunu bu nedenle de zamanaşımına uğramadığını, alacağa ilişkin ... 1. İflas Müdürlüğü... esas sayılı dosya ile asıl borçlu yönünden olduğu gibi kefiller yönünden de borç zamanaşımının kesildiğini, dolayısıyla borç ...'ye devredildiğinde zamanaşımına uğramış olmadığını, dosyanın...'ye temlik tarihinin 15/07/2003 olduğunu ve 10 yılık zamanaşımı dolmadan fon alacağına dönüştüğünü ve böylece 20 yıllık zamanaşımına tabi olduğunu, borca işletilen faiz türünün ve faiz hesaplamasının doğru olduğunu, takibin tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla başlatıldığını, dosyada taşkın haczin söz konusu olmadığını, müvekkili aleyhine açılan davanın reddini, davacı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesini talep etmiştir.DELİLLER, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE :Dava; davacıların .... 21. İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı takip dosyası nedeni ile davalı yana borçlu bulunup bulunmadıklarının tespitine ilişkin bir menfi tespit davasıdır. Eldeki dosyanın dava konusunun menfi tespit istemine, ... 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyası dava konusunun ise İtirazın İptaline ilişkin olduğu, davaların taraflarının aynı olduğu, dosyalar arasında fiili ve hukuki irtibat olduğu, delillerinin ortak olduğu, her ne kadar dava konuları farklı olsa da biri için verilecek hükmün diğeri içinde önem taşıdığı ayrıca usul ekonomisi açısından yargılamanın birlikte yürütülmesinin gerekli olduğu görülmekle dava dosyaları arasında bağlantı bulunduğu görülmüştür.Bu kapsamda yapılan incelemede her ne kadar Mahkemeniz dava dosyası daha önce açılmış ise de, ... 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 5411 sayılı Bankacılık Kanunu'nun 142.maddesi uyarınca Hakimler ve Savcılar Kurulu tarafından belirlenmiş "..." sıfatına haiz olduğu, Kamu düzenine ilişkin görev kuralları ve usul hukuku ilkeleri gereğince, genel ve özel mahkemeli dosyaların birleştirilmesinde ihtisas mahkemesinin görevinin öncelikli olduğu, bu nedenle uyuşmazlık konusu itibarıyla ve aralarındaki hukuki ve fiili irtibat bulunan işbu dava dosyası ile daha önce açılan ... 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin... Esas sayılı dosyasının birleştirilmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;1-Mahkememiz dava dosyasının, ... 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin ...esas sayılı dosyası ile BİRLEŞTİRİLMESİNE,2-Yargılamanın ... 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin ... esas sayılı dosyası üzerinden yürütülmesine,3-Mahkememiz esasının bu şekilde kapatılmasına,4-Birleştirme kararının, öncelikle adı geçen mahkemeye HMK'nın 166/3. maddesi uyarınca bildirilmesine,5-Yapılan yargılama giderleri, harç ve ücreti vekalet konusunun esas hüküm ile birlikte birleşen mahkemece karara bağlanmasına,Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı nihai kararla birlikte İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere karar verildi.24/06/2026 Katip ¸ Hakim ¸