Danıştay 13. Daire, akaryakıt dağıtıcı lisansı iptaline ilişkin yalan beyan iddialarının, otomasyon verileri uyumsuzluğuyla desteklense de somut delil eksikliği nedeniyle hukuka aykırı bulunarak iptal edilen kararın temyizi.
Özet: Dağıtıcı lisansı sahibi bir şirketin, akaryakıt ürünlerine ilişkin A-3 bildirimlerindeki çıkış verileri ile depolama lisansı sahibi firmaların otomasyon verileri arasındaki uyumsuzluklar sebebiyle "kanuna karşı hile/yalan beyanda bulunma" fiilini işlediği gerekçesiyle lisansının iptal edilmesine dair idari işlemin iptali talebiyle açtığı davada, ilk derece mahkemesi iptal talebini reddederken, Bölge İdare Mahkemesi, davacının otomasyon sisteminde bir sorun tespit edilmediği ve isnat edilen fiilin vergi veya ceza hukuku anlamında sonuçlandırılmış bir araştırmasının bulunmadığı gerekçeleriyle lisans iptal kararını hukuka aykırı bularak iptal etmiş ve idare bu kararı temyiz etmiştir.
Danıştay 13. Daire Başkanlığı         2022/4756 E.  ,  2025/3616 K.
"İçtihat Metni"

T.C.

D A N I Ş T A Y
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No:2022/4756
Karar No:2025/3616
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Kurumu
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI) : ...Dağıtım Sanayi ve Ticaret A.Ş.
VEKİLİ : AV. ...
İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E..., K:...sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Dağıtıcı lisansı sahibi davacı şirketin "kanuna karşı hile/yalan beyanda bulunma" fiilini işlediğinden bahisle 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu'nun 20. maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca lisansının iptal edilmesine ilişkin 26/08/2021 tarih ve 10386-23 sayılı Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu (Kurul) kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: .... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; dağıtıcı lisansına sahip davacı şirketin 01/01/2020-31/05/2020 tarihleri arasında bayilerine teslim edilmek üzere akaryakıt ürünlerinin hangi tesislerden çıkışının yapıldığının beyan edildiği A-3 bildirimi kapsamında,...Sanayi ve Ticaret A.Ş., ... Akaryakıt Petrol Ürünleri Sanayi ve Ticaret A.Ş. ve ... Ürünleri Pazarlama Nakliye Sanayi Ticaret ve Dağıtım Limited Şirketi unvanlı depolama lisans sahibi şirketlerde belirttiği miktarda davacıya ait ürün çıkışının bulunmadığı gibi davacı şirketin dağıtıcılar arası ticaret kapsamında akaryakıt satın alındığı beyan ettiği ... Petrolcülük Anonim Şirketi'ne ait ... Depoculuk ve Kimyasal Ürünler Sanayi ve Ticaret A.Ş. ve ... Petrol Ürünleri Sanayi ve Ticaret A.Ş. ye ait depolardan ürün çıkışının bulunmadığı, her ne kadar ... Petrol Ürünleri Pazarlama Nakliye Sanayi Ticaret ve Dağıtım Limited Şirketi'ne ait depodan ... Petrolcülük Anonim Şirketi'ne ait ürün çıkışı bulunmakta ise de, söz konusu depodan çıkışı yapılan ürün miktarının davacı şirketin A-3 bildiriminde belirtilen miktarın (1.248.092 litre) altında (965.657 litre) olduğu anlaşılmakla, bu haliyle davacı şirketin anılan döneme ilişkin A-3 bildiriminde davalı idareye gerçeğe aykırı beyanda bulunduğu sonucuna varılmış olup, davacı şirketin aykırı eyleminin gerektirdiği şekilde 5510 sayılı Kanun'un 20. maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca dağıtıcı lisansının iptal edilmesine ilişkin usulüne uygun olarak tesis olunan dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Öte yandan; davacı şirket tarafından, söz konusu dönemde yapmış olduğu akaryakıt ticaretinin gerçek olduğu beyan edilerek 4 klasör halinde irsaliyeli fatura sunulmuş ise de, söz konusu faturalar incelendiğinde, faturaların davacı şirketin 2018 yılına ait bayilerine yaptığı akaryakıt ürünü satışına ilişkin olduğu, uyuşmazlığa konu akaryakıt satışlarının ise 01/01/2020-31/05/2020 tarihleri arsındaki dönemde bayilerine teslim edilmek üzere ilgili depolardan çıkış yapıldığı beyan edilen toplam 1.248.092 litre ürüne ilişkin olduğu; ayrıca davacı tarafından gerekli inceleme ve araştırma yapılmaksızın dava konusu işlemin tesis edildiği iddia edilmekte ise de, davalı idarece davacı şirketin A-3 bildiriminde, bayilerine teslim edilmek üzere çıkışı yapıldığı beyan edilen depolama lisansı sahibi firmalardan, anılan döneme ilişkin olarak ayrı ayrı bilgi ve belgeler talep edildiği ve söz konusu firmalar tarafından davalı idareye gönderilen bilgi ve belgeler incelenmek suretiyle dava konusu işlemin tesis edildiği, böylelikle davalı idarece gerekli inceleme ve araştırmalar yapılmak suretiyle işlem tesis edildiği anlaşıldığından, davacının bu yöndeki iddialarına itibar edilmediği belirtilmiştir.
Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; davacı şirketin 01/01/2020-31/05/2020 tarihleri arasında sunduğu A-3 bildirimleri ile ... Ürünleri Pazarlama Nakliye Sanayi Ticaret ve Dağıtım Limited Şirketi, ...Depoculuk ve Kimyasal Ürünler Sanayi ve Ticaret A.Ş. ve ... Akaryakıt Petrol Ürünleri Sanayi ve Ticaret A.Ş. isimli depolama lisansı sahibi şirketlerin bildirimleri arasında uyumsuzluk bulunmasının gösterildiği, otomasyon sistemleri kurmanın ve çalıştırmanın kanuni bir yükümlülük olduğu açık olmakla birlikte lisans iptalinden önce otomasyon sisteminde görülen uyumsuzlukların somut bilgi-belgelerle desteklenmesi gerektiği, davacı şirketin otomasyon sisteminde bir sorun olduğuna ilişkin herhangi bir tespitin bulunmadığı, buna rağmen davacı şirketin otomasyon sistemi verileri hatalı kabul edilerek depolama lisansı sahibi şirketlerin otomasyon verilerinin doğru kabul edildiği, davacı şirkete isnat olunan eylemin gerek ceza kanunları anlamında gerekse vergi mevzuatı anlamında yasaklanmış faaliyetler olup suç teşkil ettiği, ancak vergi idaresi tarafından veya savcılık tarafından yürütülen ve sonuçlandırılan herhangi bir araştırma, inceleme veya soruşturmanın bulunmadığı hususları dikkate alındığında, depolama lisanslı şirketlerin verileri ile davacı şirket tarafından bildirilen bilgiler arasındaki uyumsuzluğun davacıdan mı yoksa depolama lisansı sahiplerinden mi ya da dağıtıcılar arası ticaret izni bulunan şirketlerden mi kaynaklandığı hususunda herhangi bir inceleme ve araştırma yapılmaksızın, bu şirketlerin sistemden görünen bilgileriyle yetinilerek dava konusu işlemin tesis edildiği, lisans iptaline yönelik yaptırımının hukuki etki ve sonuçlarının ağırlığı dikkate alındığında, söz konusu veri tutarsızlığının hangi şirketten kaynaklandığı hususunun araştırılması ve davacı şirketin kanuna karşı hile ve yalan beyan iradesinin kesin ve net olarak ortaya konulması suretiyle bir işlem tesis edilmesi gerekirken, bu doğrultuda bir araştırma ve teknik inceleme yapılmaksızın eksik inceleme sonucu tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle, davacının istinaf başvurusunun kabulüne, İdare Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve dava konusu işlemlerin iptaline karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, depolardaki ürünlerin anlık takip edildiği, fiziki olarak bulunmayan ürüne fatura kesildiği, davacının beyanlarının gerçeği yansıtmadığı, 13/08/2018 tarihinde yapılan denetimde davacının başka dağıtıcıların bayilerinden yaptığı faturasız alışlarını belgelendirmek için sahte belge üretmek üzere kurulan firmalardan fatura aldığının tespit edildiği, böylece sahte faturalar ile sevk ve satış işlemlerine yasal görünüm kazandırıldığı yönündeki tespitlere ilişkin Ticaret Bakanlığı Gümrük Muhafaza Genel Müdürlüğünün...... tarih ve ... sayılı Raporu'nun 09/09/2019 tarihli yazıyla gönderilmesi üzerine 22/03/2021 tarih ve 47897 sayılı Olur ile davacı hakkında soruşturma başlatıldığı, kararda belirtilen Petrol Piyasası Daire Başkanlığının 05/08/2020 tarihli yazısıyla petrol piyasasındaki arz-talep dengesindeki uyumsuzluklardan bahisle başlatılan inceleme ile dava konusu soruşturmanın ilgisinin olmadığı, Gümrük Muhafaza Genel Müdürlüğünün çalışma raporuna istinaden yapılan denetim ve bu esnada elde edilen bilgi ve belgeler kapsamında işlem tesis edildiği, karar gerekçesinde belirtilen hususlar ile dava konusu Kurul kararı ve ilgili müzekkeredeki tespitlerin örtüşmediği, kararın dava konusu işlemle nedensellik bağının bulunmadığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Davacı tarafından, savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NUN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
ESAS YÖNÜNDEN:
MADDİ OLAY :
Ticaret Bakanlığı Gümrük Muhafaza Genel Müdürlüğünün ... tarih ve ... sayılı yazısı (... tarih ve... sayılı Çalışma Raporu) ile Petrol Piyasası Daire Başkanlığının ... tarih ve ... sayılı yazısı ve eklerinin incelenmesi neticesinde, davacının denetime konu fiili niteliği itibarıyla düzeltme imkanı olan fiiller arasında yer almadığından 22/03/2021 tarih ve 47897 sayılı Olur ile hakkında soruşturma başlatılmıştır. Yapılan soruşturma soncunda düzenlenen ... tarih ve ... sayılı soruşturma raporunda, usulsüz faaliyet yürüten dağıtım şirketleri ve istasyonlar tarafından alınan faturasız akaryakıtın paravan alt firmalar üzerinden üretilen faturalar ve lisanslı dağıtım şirketleri tarafından üretilen sahte faturalar ile birleştirilerek piyasaya sürüldüğü, bu şekilde sevk ve satış işlemlerine yasal görünüm kazandırıldığının görüldüğü, söz konusu tespitler doğrultusunda davacı şirketin dağıtıcı lisansı kapsamında yürüttüğü faaliyetlerde ve/veya yapılan talep veya işlemlerde 5015 sayılı Kanuna karşı hile veya yalan beyanda bulunduğu belirtilmiş, soruşturma kapsamında 21/05/2021 tarihinde savunma istenilmesine rağmen savunma sunulmamış, Denetim Dairesi Başkanlığının... tarih ve E-... sayılı müzekkeresinde, davacının diğer dağıtım şirketlerinin bayilerinden faturasız temin ettiği akaryakıtı bayilerine göndermek ve söz konusu akaryakıta dair sahte fatura, sevk irsaliyesi vb. belgeler düzenlemek suretiyle satış işlemine yasal görünüm kazandırdığı tespit edildiğinden "kanuna karşı hile/yalan beyanda bulunma" fiilini işlediği ve dağıtıcı lisansının iptal edilmesi gerektiği değerlendirilmiş, bu doğrultuda ... tarih ve ...-... sayılı Kurul kararı ile davacının dağıtıcı lisansının iptaline karar verilmiştir.
Bunun üzerine bakılan dava açılmıştır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Davalı idare tarafından, dava konusu işlemin dayanağı olarak ... tarih ve ... sayılı yazıda belirtilen ... tarih ve ... sayılı Çalışma Raporu'ndaki tespitler ile bu tespitlerden hareketle yapılan inceleme üzerine davacının 2018 yılındaki birtakım akaryakıt alış satışlarında usulsüz ve gerçeğe aykırı şekilde fatura ve sevk irsaliyesi düzenlemesi olarak belirtildiği, bu kapsamda yapılan soruşturma üzerine dava konusu işlemin tesis edildiğinin, ancak Bölge İdare Mahkemesince verilen iptal kararında, 01/01/2020-31/05/2020 tarihleri arasında bayilerine teslim edilmek üzere akaryakıt ürünlerinin hangi tesislerden çıkışının yapıldığının beyan edildiği A-3 bildirimleri ile akaryakıt alımı yapılan depolama lisans sahibi şirketlerin belirttiği miktarlar arasındaki uyumsuzluğun dava konusu işlemin gerekçesi olarak gösterildiği, bu minvalde değerlendirme yapılarak gerekçenin oluşturulduğu, dava konusu uyuşmazlığa ilişkin ... tarih ve ... sayılı rapordaki tespitler ile sahte fatura ve sevk irsaliyesi düzenlendiği iddialarına ilişkin herhangi bir değerlendirme yapılmadığı, dava konusu işlemle ilgisi olmayan 01/01/2020-31/05/2020 tarihleri arasında bayilere verilen akaryakıt miktarındaki uyumsuzluk yönünden bir değerlendirme yapılarak karar verildiği anlaşılmaktadır.
Bu itibarla, dava konusu işlemin dayanağı olan davacının faturasız akaryakıt alışlarını belgelendirmek için sahte belge üretmek üzere kurulan firmalardan fatura aldığı, böylece sahte faturalar ile akaryakıt sevk ve satış işlemlerine yasal görünüm kazandırıldığı tespitlerine ilişkin bir değerlendirme yapılarak dosyanın esasının incelenmesi gerekirken, bu yönde bir değerlendirme yapılmadan dava konusu işlemle ilgisi olmayan farklı bir olay ve tespit üzerinden değerlendirme yapılarak verilen dava konusu işlemin iptaline ilişkin ilişkin temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında hukukî isabet bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalının temyiz isteminin kabulüne;
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun kabulü ile İdare Mahkemesi kararının kaldırılması ve dava konusu işlemin iptali yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesi uyarınca BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi.... İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 24/11/2025 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.