Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi, trafik kazası sonucu pert olan aracın bakiye hasar bedeli tazminat talebine ilişkin istinaf incelemesi kararı.
Özet: Bu hukuki evrak, davacının bir trafik kazasında ağır hasar gören aracının, sigorta şirketi tarafından yapılan ödemenin yetersiz kalması nedeniyle pert bedelinin tamamlanması talebiyle açtığı bir tazminat davasını özetlemektedir; davacı, sigorta şirketiyle imzalanan ibranameye itiraz ederek kazaya neden olan sürücü, araç sahibi şirket ve sigorta şirketinden bakiye zararın müştereken ve müteselsilen tahsilini isterken, davalı şirket kendisiyle arabuluculuk yapılmadığını ve sigorta limitlerinin tüketilmediğini savunarak sorumluluğun sigorta şirketinde olduğunu ileri sürmektedir.

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 35. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/911 - 2026/916
T.C.ANKARABÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 35. HUKUK DAİRESİDOSYA NO : 2025/911 KARAR NO : 2026/916T Ü R K M İ L L E T İ A D I N AK A R A RİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ : ANKARA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ : 03/02/2025NUMARASI : 2024/454 ESAS - 2025/78 KARARDAVANIN KONUSU : Tazminat KARAR TARİHİ : 11/06/2026GEREKÇELİ KARARINYAZILDIĞI TARİH : 11/06/2026Mahalli mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARIDavacı vekili dava dilekçesinde; müvekkiline ait ... plakalı aracın 21.08.2023 tarihinde saat 18.00 sıralarında davalı ... Ekmek Unlu Mamüller Gıda Ticaret Limited Şirketi'ne ait, ... sevk ve idaresindeki ... plakalı araç ile trafik kazasına karıştığını, müvekkili ...'nın aracı ile trafik kurallarına uygun bir şekilde kendi şeridinde seyretmekteyken davalı ... sevk ve idaresindeki ... plakalı araç şerit ihlali yaparak müvekkilin şeridine geçtiğini ve trafik kurallarına riayet etmeyerek kazaya sebep olduğunu, davalı araç sürücü ...'nın kazanın meydana gelmesine %100 kusuru ile sebep olduğunu, müvekkili ...'nın kazanın meydana gelmesinde hiçbir kusurunun olmadığını, yaşanan kaza nedeniyle müvekkilin aracının ağır hasarlandığını, bu sebeple aracın onarımının ekonomik olmadığı ve aracın ağır hasarlı olduğunun tespit edildiğini, her yıl değişen maddi hasarlı kaza başına trafik sigortası teminatının kazanın olduğu yıl olan 2023 yılında 120.000.00-TL olduğunu, işbu kazada müvekkilin aracında meydana gelen hasarın bu rakamın çok üzerinde olduğunu, davalının maliki olduğu aracı sigortalayan sigorta şirketinin ... Sigorta A.Ş. olduğunu, söz konusu şirkete başvuru yapıldığını, sigorta şirketi tarafından müvekkile 72.960,00-TL ödeme yapıldığını, ancak yapılan ödemenin müvekkilin zararını karşılamadığını, işbu sebeple davalı sigorta şirketi de teminat limiti dahilinde müvekkilin aracında meydana gelen bakiye hasardan/ pert bedelinden sorumlu olduğunu, davalı sigorta şirketi ile müvekkil arasında imzalanan ibranameye ve burada belirlenen bedellere itiraz ettiklerini, müvekkilin aracının piyasa değerinin çok daha yüksek olduğunu, müvekkilin karşılanmayan zararları yönünden, ilgili kanun hükümleri gereğince araç sürücüsü ..., araç sahibi ... Ekmek Unlu Mamüller Gıda Ticaret Limited Şirketi ile ZMMS'yi düzenleyen ... Sigorta A.Ş.'nin müştereken ve müteselsilen sorumlu olduklarını, kaza sonucu müvekkilin aracının pert olmasından kaynaklı hasar bedelinin tazmini amacıyla davalı sigorta şirketine e-posta yolu ile 15.01.2024 tarihinde başvuru yapılmış fakat taraflarına herhangi bir ödeme yapılmadığını, dava açılmadan önce de uyuşmazlığın çözümü için davalıya karşı arabuluculuk yoluna başvurulduğunu, ancak görüşmelerin olumsuz sonuçlandığını, tüm bu sebeplerle şimdilik 100,00-TL hasar bedelinin müştereken ve müteselsilen sorumlu olan davalı ..., davalı ... Ekmek Unlu Mamüller Gıda Ticaret Limited Şirketi ve davalı ... Sigorta A.Ş.'den kaza tarihi olan 21.08.2023 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.Davalı ... Ekmek Unlu Mamüller Gıda Ticaret Limited Şirketi vekili cevap dilekçesinde; davacı tarafından talep edilen "bakiye pert bedeli" olup sadece diğer davalı ... Sigorta A.Ş. yönünden arabuluculuk yapılmış olup, müvekkiline arabuluculuk kapsamında başvuru yöneltilmediğini, bu sebeple dava şartının yerine getirilmediği açık olduğundan, davanın müvekkil yönünden usulden reddinin gerektiğini, müvekkiline ait, ... plakalı aracın ... Sigorta A.Ş. tarafından 24.05.2023/2024 tarihlerini kapsayan Karayolları Mali Sorumluluk Sigortası ile sigortalandığını, söz konusu kazaya ilişkin sigorta poliçesi kapsamında poliçe limitleri tüketilmediğini, dolayısıyla davalı ... Sigorta A.Ş.'nin limitler dahilinde sorumluluğunun devam ettiğini, davacı ve diğer davalı ... Sigorta A.Ş. arasında mutabakatname ve ibraname bulunduğunu, davacıların taleplerini kabul etmemekle birlikte mahkemece herhangi bir alacak hesabı yapıldığı taktirde ortaya çıkacak olan yargılama gideri ve avans faizinden müvekkilinin sorumlu tutulamayacağını, nitekim; diğer davalı sigortacıya davacı tarafça başvurularak poliçe teminatı kapsamında ödemesi gereken miktarın talep edildiğini ancak ... Sigorta A.Ş.'nin bunu kabul etmediğini, dolayısıyla olası bir tazminat durumunda, ... Sigorta A.Ş.'nin hem limit kapsamında kalan sigorta limitinden hem de ortaya çıkan her türlü yargılama giderinden sorumlu olduğunu, tüm bu sebeplerle davanın öncelikle dava şartı yerine getirilmediği sebebiyle usulden reddine, mahkeme aksi kanaatteyse tüm talepleriyle reddine, taraflar arasında mutabakatname ve ibraname bulunduğundan davanın reddine, talep konusunda herhangi bir alacak hesabı halinde müvekkilin kusuru bulunmadığından diğer davalı ... Sigorta Anonim Şirketi'ne yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... Sigorta Anonim Şirketi vekili cevap dilekçesinde; aracın rayiç bedelinin davacı tarafa ödendiğini, müvekkili şirket tarafından yapılan araştırmalar sonucu aracın kaza tarihindeki rayiç değerinin 140.000,00-TL, aracın sovtaj değerinin 67.040,00-TL olduğunun tespit edildiğini, bu iki tutarın farkı olan 72.960,00 TL tazminat bedelinin davacı tarafa ödendiğini, aracın rayiç değerinin tespitinde, kaza tarihindeki aynı marka model ve yaklaşık kilometredeki araçların ortalaması dikkate alınarak tespiti yapıldığını, müvekkili şirketin poliçeden doğan sorumluluğu yerine getirilmiş olup, başvuran tarafın herhangi bir hak ve alacağı kalmadığından davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, taraflar arasında ibranamenin mevcut olduğunu, uyuşmazlıktaki öncelikli çekişmenin ibra nedeniyle bakiye tazminat talebinde bulunup bulunulmayacağı hususunda olduğunu, müvekkil şirket tarafından yapılan ödeme sonucu alınan ibraname ile sorumluluğunun kalmadığını, dosyaya sunulu ve ödemelerden sonra düzenlenen ibranameden, davacının aracının geçirdiği kaza sonucu tam hasara uğraması nedeniyle rayiç değerinin 140.000,00 TL üzerinden değerlendirilip ödenmesini, bu tazminat bedelinin ödenmesi koşulu ile söz konusu zararın tamamen tazmin edilmiş olup, bu hasar dolayısıyla davalı müvekkil şirketi her türlü hak, alacak ve davadan kayıtsız şartsız ibra ettiğini beyan ve taahhüt ederek imzaladığının görüldüğünü, davacı tarafın kayıtsız şartsız şekilde ibranameyi imzalamış olup, davacı tarafça eldeki dava dilekçesinden görüleceği üzere sadece zararın tamamının karşılanmadığından bahisle bakiye tazminat talebinde bulunulduğunu, bu durumda mahkemece, borcu söndüren sebeplerden olan ödeme ve ibraname uyarınca davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, mutabakatname mevcut olduğunu, davacı taraf ile aracın rayiç değeri, sovtajı hususunda mutabakat sağlandığını, tarafların mutabık kalmış olduğu bedellerin ise davacı tarafa ödendiğini, artık bu durumda davacı asilin mutabakatnamedeki imzasına itiraz etmediği müddetçe mutabık kalınan bedellere farklı sebeplerle itiraz etmesinin hukuka aykırı olduğunu, avans faizinin reddine karar verilmesi gerektiğini, tüm bu sebeplerle müvekkili şirketin poliçeden doğan sorumluluğu yerine getirdiğini, davacı tarafın herhangi bir hak ve alacağı kalmadığından davanın reddine, taraflar arasında mutabakatname ve ibraname bulunduğundan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIMahkemece, davalı Sigorta Şirketinin kendi sigortalısının kusuru oranında davacıya karşı ve de sigorta poliçe limiti ile sorumlu olacağı, diğer davalıların ise sürücünün kusur oranında sorumlu olacakları anlaşılmakla; 21/08/2023 tarihinde gerçekleşen kaza sebebi ile, davalı Sigorta Şirketi tarafından davacıya 72.960,00-TL ödeme yapıldığı anlaşılmakla, davacı taraf yapılan ödemenin zararlarını karşılamadığını, işbu sebeple davalı sigorta şirketi de teminat limiti dahilinde araçlarında meydana gelen bakiye hasardan/ pert bedelinden sorumlu olduğunu iddia ettiği,Alınan bilirkişi raporu uyarınca; 21.08.2023 tarihinde oluşan kaza nedeni ile aracın piyasa araştırmaları sonucunda kaza sonucunda aracın onarımımın ekonomik olmaması nedeni ile pert işlemine tabi tutulması sonucunda araçta oluşan gerçek zararın 76.626,67 TL olduğu, ödenen kısmının 72.960,00 TL, kalan bakiyenin 3.666,67 TL olduğunun hesaplanmış ise de;Davalı Sigorta Şirketi tarafından dosyaya ibraz edilen ve davacının da kabulünde olan ödeme ve ibraname uyarınca,Davalı Sigorta Şirketi davacı taraf ile aracın rayiç değeri, sovtajı hususunda mutabakat sağlandığını, tarafların mutabık kalmış olduğu bedellerin davacı tarafa ödendiği anlaşılmakla, ibranın geçerliliği yönünden ise; KTK 111. maddesinde; "Bu Kanunla öngörülen hukuki sorumluluğu kaldıran veya daraltan anlaşmalar geçersizdir. Tazminat miktarlarına ilişkin olup da, yetersiz veya fahiş olduğu açıkça belli olan anlaşmalar veya uzlaşmalar yapıldıkları tarihten başlayarak iki yıl içinde iptal edilebilir." düzenlemesine yer verilerek KTK'dan kaynaklanan hukuki sorumluluğu kaldıran ve daraltan anlaşmaların geçersiz olduğu düzenlemiş ise de, tazminat miktarının yetersiz ve fahiş olduğu açıkça belli olan anlaşmaların yapıldıkları tarihten başlayarak iki yıl içerisinde iptalinin istenebileceği hüküm altına alındığı, İlgili düzenleme kapsamında zarar gören ödemede bulunan sorumlu hakkında iki yıl içerisinde dava açması, ödemenin yetersizliği nedeniyle ibranın iptalini içerdiği kabul edilmekte ise de, bu kapsamda açılacak davanın bizzat ibralaşmanın yapıldığı, borçluya karşı açılması gerektiği, aksi takdirde 2 yıllık süre içerisinde tazminat davası açılsa dahi ibra edilen borçlu dışındaki borçlu hakkında açılan dava "ibranın geçersizliğine dayalı" olduğu değerlendirilemeyeceği, yasal süresi içerisinde iptal edilmeyen ibra anlaşmasının varlığı halinde, müteselsil sorumlulukta, borçtan sorumlu olan diğer borçluların sorumluluklarının belirlenmesinde de TBK'nın 166. maddesinin nazara alınması gerektiği, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi 2019/309 Esas - 2021/1000 Karar) anılan içtihat uyarınca, ibra tarihi üzerinden 2 yıl geçmemiş ise de ,alınan rapor uyarınca gerçek hasar bedeli ile ödeme yapılan tutar arasında fahiş fark olmadığı, ödemenin yetersiz olmadığı anlaşılmakla; 6098 sayılı TBK.nın 166. maddesinde; "Borçlulardan biri, ifa veya takasla borcun tamamını veya bir kısmını sona erdirmişse, bu oranda diğer borçluları da borçtan kurtarmış olur." düzenlemesine yer verilmiştir. Bu çerçevede, davacının zararlarından sürücü, işleten ve sigorta şirketi müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğundan hasar onarım/pert talebi üzere yapılan ödeme kadar, diğer borçluların da borcundan kurtulacağı gerekçesiyle tüm davalılara karşı açılan davanın ayrı ayrı reddine karar verilmiştir.İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİDavacı vekili istinaf dilekçesinde; ibraname olduğu ve yapılan ödemenin yetersiz olmadığı gerekçesi ile haklı davayı reddettiğini, KTK madde 111; "Bu Kanunla öngörülen hukuki sorumluluğu kaldıran veya daraltan anlaşmalar geçersizdir. Tazminat miktarlarına ilişkin olup da, yetersiz veya fahiş olduğu açıkça belli olan anlaşmalar veya uzlaşmalar yapıldıkları tarihten başlayarak iki yıl içinde iptal edilebilir." gereği anılan ibranamenin geçersiz olduğunu, Sigorta Şirketi tarafından müvekkile 72.960.TL ödeme yapıldığını, ancak yapılan ödemenin müvekkilin zararını karşılamadığını, nitekim kabul anlamına gelmemekle birlikte mahkemece bu konuda rapor alındığını ve bakiye olarak 3.666,67TL tespit edildiğini, iki yıl içinde dava açıldığı ve ibranamenin geçersiz olduğunun ileri sürüldüğü birlikte dikkate alındığında bakiye maddi tazminat talebimizin kabulüne karar verilmesi gerektiğini, ibranameyi kabul anlamına gelmemekle birlikte mahkemece sigorta şirketi dışındaki davalılar yönünden her hangi bir ibraname olmadığı gözetilmeyerek diğer davalılar yönünden de red kararı verildiğini, mahkemece her ne kadar TBK 166. maddesi gerekçe olarak sunulmuş olsa da anılan maddenin hatalı yorumlandığını, çünkü sigorta şirketinin kısmi ifada bulunduğunu, müvekkilin bakiye zararı mevcut olduğunu, haliyle diğer borçluların ancak bu oranda sorumluluktan kurtulabileceğini, bakiye kısım yönünden davalılar müştereken ve müteselsilen sorumlu olduklarını belirterek, kararın kaldırılmasını istemiştir.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇEDava, bakiye pert bedelinin tahsili istemine ilişkindir.Dosyadaki yazılara, kanuni gerektirici sebeplere, trafik kazası neticesinde meydana gelen zararlardan, zarara sebebiyet veren sürücüler, işleten ve işletenin sorumluluğunu ZMMS ile üstlenen sigorta şirketi KTK'nın 85, 91 ve 88. maddeleri gereğince müteselsilen sorumlu olmalarına, davacının zararlarından sürücü, işleten ve sigorta şirketi müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğundan yapılan ödeme kadar, diğer borçluların da borcundan kurtulması TBK'nın 166/1. maddesinin gereği olmasına, tazminat miktarlarına ilişkin olup da yetersiz veya fahiş olduğu açıkça belli olan anlaşmaların veya uzlaşmaların yapıldıkları tarihten itibaren iki yıl içinde iptal edilebileceğinin belirtilmesine, yapılacak hesaplama sonucu bulunacak tutar ile ödeme miktarının karşılaştırılması, ödemenin yeterli bulunması durumunda da ibra nedeni ile davanın reddine karar verilmesi, ibranamenin 2918 sayılı KTK’nın 111. maddesi uyarınca yetersiz olduğunun, borcu sona erdirmeyip makbuz hükmünde olduğunun anlaşılması durumunda ise bakiye tazminatın tutarının karar tarihine yakın bir tarihteki verilere göre saptanması gerekmesine, somut olayda, ibranamenin imzalandığı tarih itibarı ile karşı tarafça yapılan ödenmenin yetersizliğinden bahsetmenin mümkün olmadığı, ödemenin dönem şartlarına uygun olduğu, edimler arasında açık bir orantısızlıktan bahsedilemeyeceğinin anlaşılmasına, diğer taraftan, Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 27.10.2022 tarih ve 2021/21913 Esas - 2022/13298 Karar sayılı ilamında da; “Değerlendirme yapılırken, sigorta şirketi tarafından kaza tarihindeki teminat limitinin altında bir ödeme yapılsa dahi, ödemenin etkisinin/sirayetinin ödenen miktarlar kadar değil kaza tarihi itibari ile trafik sigortası teminat limiti olan ….. TL olduğunun, tekrarlanacak olursa; yargılama sırasında düzenlenen ibranamenin sirayetinde ödeme miktarının değil, teminat limitinin sirayet edeceğinin gözetilmesi gerekmekte olup hükmün bu nedenle bozulmasına karar vermek gerekmiştir.” denilmekte olup, diğer borçluların teminat limiti kadar borçtan kurtulduklarının anlaşılmasına göre mahkemece davanın reddine karar verilmesinde bir usulsüzlük bulunmadığından davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK.nın 353/1.b.1. maddesi gereğince esastan reddine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;1-Davacı vekilinin İstinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunun 353/1.b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40-TL istinaf karar ve ilam harcı peşin oalrak alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,3-Başvuran tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4-Davacı tarafça yatırılan delil ve gider avansından kullanılmayan kısmın HMK'nın 333. maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, 5-Kararın taraflara HMK'nın 359/4 maddesi gereğince usulüne uygun şekilde tebliğine,Dair, duruşma açılmadan dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK.nın 361/1 maddesi uyarınca kararın usulen tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde TEMYİZ YOLU AÇIK olmak üzere 11/06/2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi. Başkan Üye Üye Katip *Bu belge 5070 sayılı Kanun maddeleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.