Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesinin trafik kazası sonucu cismani zarar gören davacının sürekli iş göremezlik ve tazminat talebine ilişkin gerekçeli kararı.
Özet: Bu dava, trafik kazasında yaralanarak kalçasında kırık oluşan davacının, sürekli iş göremezlik ve bakıcı giderleri gibi maddi zararlarının tazmini amacıyla, kusurlu araç sürücüleri ve sigorta şirketleri aleyhine açtığı; davalıların ise sorumluluk, kusur, illiyet bağı ve hesaplama yöntemlerine ilişkin itirazlarını dile getirdiği; Adli Tıp Kurumu raporuyla davacının kazaya bağlı %6 oranında sürekli bedensel özrünün tespit edildiği bir tazminat davasıdır.

T.C. ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
ANKARA
13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2019/633 Esas
KARAR NO : 2025/313
DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ : 04/12/2019
KARAR TARİHİ : 29/04/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 02/06/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 03/08/2019 tarihinde sürücü ...'un sevk ve idaresindeki ... plakalı aracı ile istikametinden ... ili istikametine seyir halinde iken, aracın ön kısımları ile yine aynı istikamet yönünde seyir halinde olan sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı traktör ve buna bağlı römorkun arka kısımlarına çarpması sonucunda çift taraflı, ölümlü, yaralanmalı trafik kazası meydana geldiğini, meydana gelen bu kaza sonucunda ... plakalı araçta yolcu konumunda bulunan müvekkili ...’un yaralandığını, kalçasında kırık meydana geldiğini ve platin takıldığını, sair yaralanmalarının da mevcut olduğunu, müvekkilin söz konusu kazada yaralanması nedeniyle maddi açıdan mağdur olduğuna dair şüphe duymaya gerek olmadığını, ... sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın ZMSS poliçesinin bulunmadığını, ...'nın ZMSS poliçesi bulunmayan araçların neden oldukları kazalarda kaza tarihinde geçerli teminat limitleri dahilinde teminat sağladığını, poliçe teminat limitinin de sakatlanma ve tedavi gideri açısından ayrı ayrı 390.000,00-TL olduğunu, ... sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın ... nezdinde geçerli bir yeşil kartının olduğunu, onun da poliçe teminat limitinin 390.000,00'er TL olduğunu, davalıların müvekkilinin zararınından müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğunu belirterek, fazlaya ilişkin talep ve ek dava açma hakları saklı kalmak kaydı ile, müvekkilinin geçirdiği trafik kazası sonucu yaralanması sebebiyle maddi zararının tam ve kesin olarak belirlenebilmesinin mümkün olduğu anda arttırılmak üzere HMK'nın 107. maddesi gereğince belirsiz alacak olarak geçici taleplerinin şimdilik sürekli iş göremezlik zararı için 100,00-TL, bakıcı gideri zararı için 100,00-TL olmak üzere 200,00-TL olduğunu, diğer kusurlu kişilerin kusurlarına düşen sorumluluk dahil olmak üzere limit sınırları içerisinde 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 61, 2918 sayılı KTK'nın 88/1. ve Türk Borçlar Kanunu'nun 163. maddeleri gereği teselsül hükümleri uyarınca temerrüt tarihi olan 08/11/2019 tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt (avans) faizi ile birlikte davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava ettiği görülmüştür.
CEVAP: Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafından gerekli belgeler ile başvuru yapılmamış olmakla dava şartının gerçekleşmediğini, davanın usulden reddinin gerektiğini, ... plakalı araç sürücüsünün kusurunun belirlenmesi gerektiğini, zira müvekkilinin sorumluluğunun kusura bağlı olduğunu, maluliyet durumunun ... aracılığıyla belirlenmesi gerektiğini, aynı şekilde maluliyet olsa dahi kaza ile illiyet bağının olup olmadığının tespit edilmesi gerektiğini, bakım giderlerinden müvekkilinin sorumlu olmadığını, aktüer hesaplamasının genel şartlara göre yapılması gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafından usule uygun bir başvuru yapılmadığından davanın dava şartı yokluğundan usulden reddinin gerektiğini, davanın ... plakalı araç sürücüsü ve işleteni olan ... ile ...'a ihbarı taleplerinin olduğunu, kabul anlamında olmamak üzere müvekkilinin sorumluluğunun kusur ve teminat limiti ile sınırlı olduğunu, bu bağlam ... 'nden kusur raporu alınması gerektiğini, aktüer hesaplamasının genel şartlara göre, TRH 2010 tablosu baz alınarak ve 1.8 teknik faiz uygulanmak suretiyle belirlenmesi gerektiğini, bakıcı giderinden sorumluluklarının olmadığını, davacının bakıma muhtaç olmadığını, ancak dava tarihinden itibaren yasal faiz işletilebileceğini belirterek davanın reddini istemiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Deliller toplanmış, ... sayılı soruşturma dosyası, hasar dosyası, ... kayıtları, trafik kazası tespit tutanakları, ilgili hastanelerden celbedilmiş tedavi evrakları dosya kapsamına alınmış, ... ile ... 'ndan davacının maluliyet durumuna, makine mühendisi bilirkişiden kusur durumuna, aktüer hesap uzmanı bilirkişiden ise tazminat miktarına yönelik bilirkişi raporu alınmıştır.
Davacının maluliyet durumunun tespitine dair ilk olarak ... tarafından düzenlenen 17/10/2021 tarihli raporda özetle; "...Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik ve ekinde yer alan cetveller esas alınmak kaydıyla bedensel özür oranı hesaplandığında ... 03/08/2019 tarihli trafik kazasına bağlı kişinin bedensel özür oranının %6 (altı) olduğu, sürekli olduğu ve sekel halini aldığı, kaza nedeniyle mağdurun tedavisine başlanmasından itibaren mağdurun tedavi süresince ortaya çıkan bakıcı ihtiyaç süresinin 1 (bir) ay olduğu, tıbbi iyileşme süresinin 6 (altı) aya kadar uzayabileceği..." yönünde görüş ve kanat bildirilmiştir. Gerek rapora yönelik itirazlar gerekse raporun kaza tarihinde geçerli olmayan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre düzenlendiği dikkate alınarak yeniden bir maluliyet incelemesi yapılması bakımından dosyanın ... 'ya tevdiine karar verilmiştir. Bu bağlamda ... tarafından düzenlenen 26/06/2024 tarihli raporda özetle; "...1) 20/02/2019 tarihli ve 30692 sayılı Resmi Gazetede Yayınlanan Çocuklar İçin Özel Gereksinim Değerlendirmesi Hakkındaki Yönetmeliğe göre yapılan değerlendirmede; Travmaya bağlı gelişen yaralanmalarda esas olarak alınan cetvel, şekil ve tabloların tamamını söz konusu yönetmelik içermediği ve yüzdesel bir oran belirtilemediği cihetle aynı tarih ve sayılı Resmi Gazetede Yayınlanan Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkındaki Yönetmelik kapsamında değerlendirildiğinde; I. Kas-İskelet Sistemi, Alt ekstremiteye ait sorunlar, eklem hareket açıklığı, kalça eklemi hareket kısıtlılığı, Tablo 3.8 ve Tablo 3.8 b’ye göre alt ekstremite özürlülük oranı ... formülü ile %(5+5)=%10 olup Tablo 3.2’ye göre; Kişinin Tüm Vücut Engellilik Oranının %5 (yüzdebeş) olduğu,2) Söz konusu engel oranı 20/02/2019 tarihli 30692 sayılı Resmi Gazetede Yayınlanan Çocuklar İçin Özel Gereksinim Değerlendirmesi Hakkında Yönetmeliğinin EK-3 kısmında bulunan ...’in mevzuatla uyumu arandığında kullanılacak tablo dikkate alındığında, Küçüğün Özel Gereksinimi bulunmadığı,3) İyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 6 (altı) aya kadar uzayabileceği,4) Başka birisinin sürekli bakımına muhtaç durumda olmadığı, ancak iyileşme süresi içerisinde 1 (bir) ay boyunca başka birisinin yardımına ihtiyaç duyabileceği..." yönünde görüş ve kanaat bildirildiği anlaşılmıştır. Maluliyet raporunda uygulanan yönetmelik açısından, davacı kaza tarihinde çocuk olmakla beraber, Çocuklar İçin Özel Gereksinim Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik ile ilgili Çocuklar İçin Özel Gereksinim Raporu (...) Mevzuatla Uyum Arandığında Kullanılacak Tablo'da engel oranı olarak %20'nin altındaki oranların gösterilmediği, Yönetmeliğin amacının engellilik oranları arasında çocukların özel gereksiniminin olup olmadığı ile ilgili olduğundan çocukların trafik kazası sonucu sürekli sakatlık oranlarının tespitinde Çocuklar İçin Özel Gereksinim Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik'in uygulanma imkanın olmadığı ve Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik ve eklerinin uygulanması gerektiği görülmekle (Bu hususta bkz. ... .'nin 13/11/2024 tarih ve ... sayılı ilamı), uygulanan yönetmelik açısından maluliyet raporunun yerinde olduğu anlaşılmıştır. Yine dosyaya mübrez iki maluliyet raporu arasındaki daimi iş göremezlik durumuna dair %1'lik farkın, gerekse yüksek bir fark olmaması gerekse her iki raporda farklı yönetmeliklerin esas alınmış olması nazara alınarak bu durumun raporlar arasında çelişki olarak değerlendirilemeyeceği kanaatine varılmış, yeniden maluliyet incelemesi yapılmamıştır. Sonuç olarak, ... tarafından düzenlenen 26/06/2024 tarihli maluliyet raporunda kaza tarihinde yürürlükte olan yönetmelik hükümleri esas alınarak davacının maluliyet durumunun belirlendiği, rapordaki tespitlere göre kaza ile maluliyet durumu arasında illiyet bağının kurulabildiği, raporun gerekçeli ve denetime elverişli olduğu nazara alınarak ilgili maluliyet raporunun hükme esas alınmasına karar verilmiştir.
Trafik kazası nedeniyle tarafların kusurlarının varlığı ile oranı bakımından; makine mühendisi bilirkişi tarafından düzenlenen 03/08/2021 tarihli bilirkişi raporunda özetle; ".... plakalı otomobil sürücüsü ...'un 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 47/d, 52/b-c ve 56/c maddeleri ile 84/d maddesinde yer alan “arkadan çarpma” asli kuralını ihlal etmesi nedeniyle olayda %75 (yüzde yetmişbeş) oranında kusurlu olduğu, ... plakalı traktör sürücüsü ...'ın 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 47/d, 30 ve 63. maddelerinde yer alan kuralları ihlal etmesi nedeniyle olayda %25 (yüzde yirmibeş) oranında kusurlu olduğu, davacı yolcu ...'un sürücü ...'un sevk ve idaresindeki ... plakalı araçta yolcu olarak bulunmasıyla olaya ve hasarının artmasına etkisi olmadığından dolayı olayda atfedilebilecek bir kusurun görülmediği..." yönünde görüş ve kanaat bildirildiği görülmüştür. Taraf vekillerince alınan kusur raporuna karşılıklı olarak beyan dilekçeleri sunulmuş, mahkememizce celp edilen eldeki davaya konu trafik kazasına ilişkin dava dosyalarında da aynı kazaya dair farklı kusur oranlarının belirlendiği ve ... Esas sayılı dosyasında, mahkememiz dosyasında yapılan kusur incelemesinin de değerlendirildiği şekilde çelişkilerin giderilmesi için ... 'ndan 13/12/2021 tarihli kusur raporunun alındığı anlaşılmıştır. Mahkememizce usul ekonomisi de gözetilerek ... 'nun 13/12/2021 tarihli kusur raporunun tarafların denetimine ve varsa beyan ve itirazlarının sunulmasına imkan verilmesi amacıyla taraflara tebliğ edilmiş olup söz konusu kusur raporunda özetle; "...Tüm dosya kapsamı, dava dilekçeleri bilirkişi raporları, görüntü CD 'si kaza tespit tutanağı, kaza yeri krokisi, tüm beyanlar, incelendiğinde ... mahkemenin 10/11/2021 tarihli müzekkeresinde davalı vekilinin 06/09/2021 tarihli dilekçesi ekinde sunulunan ... esas sayılı dosya kapsamında alınan 03/08/2021 tarihli bilirkişi raporu ile ... 07/07/2021 tarih,... sayılı raporu, arasında çelişki bulunması nedeniyle genişletilmiş uzmanlar heyetince incelenmesi ve raporlar arasındaki çelişkiyi giderecek şekilde rapor tanzim edilmesi istenmiş, bu hususla birlikte tüm dava dosyası genişletilmiş uzmanlar heyeti tarafından incelenmiş, mahal şartları, olayın meydana geliş şekli, mahalin meskun dışı mahal olması vaktin gece ve aydınlatmanın olmaması traktörün romorkunda ışık donanımı ve reflöktör bulunmaması ve mahaldeki hız limiti, görüntülerde görülen traktörün romorkunda ışıklandırma ve reflöktör bulunmaması ve traktörün durumu dikkate alındığında, davalı sürücü ... yönetimindeki traktörün arkasında ışık donanımı bulunmayan romorku ile görünürlülüğünü kısıtlar şekilde gerisindeki araçlar açısından tehlike oluşturacak şekilde karayolu üzerinde seyir halinde bulunup kazanın oluşumuna zemin hazırladığı olayda asli kusurlu olduğu, maktul sürücü hızını görüşün far ışıklarına göre ayarlayarak kontrollü ve tedbirli bir şekilde seyretmediği kazada tali kusurlu olduğu kanaate varılmış ve daire tarafından tanzim edilen 07/07/2021 tarihli raporda belirtilen kusur durumunun isabetli bulunduğu ... mevcut verilere göre; ... maktul sürücü ... yönetimindeki otomobili ile meskun dışı vaktin gece ve aydınlatmanın olmadığı yol bölümünde hızını görüşün far ışıkları olan yol bölümüne göre ayarlayarak müteyakkız bir şekilde seyretmediği ve ön ilerisinde romorkunda ışık donanımı bulunmayan araca karşı zamanında etkin tedbir alamayarak arkadan çarptığı kazada tali kusurlu olduğu ... davalı sürücü ... yönetimindeki traktörü ile meskun dışı vaktin gece ve görüşün far ışıkları altında olan yol bölümünde aracının arkasına bağlı romorkunda ışık donananımı ve reflöktör bulundurmayıp devlet karayolu içerisinde görünürlülüğünü ve farkedilebilirliliğini kısıtlar şekilde seyir halinde bulunup gerisinden gelen araçlar açısından tehlike ortamı oluşturarak kazanın oluşumuna sebebiyet verdiği olayda asli kusurlu olduğu ... olayda; ... maktul sürücü ...'un %30 (yüzde otuz) oranında kusurlu olduğu, ...davalı sürücü ...'ın %70 (yüzde yetmiş) oranında kusurlu olduğu..." yönünde görüş ve kanaat bildirilmiştir. Dosyaya mübrez teknik bulgular, olayın örgüsü ile birlikte bir bütün halinde değerlendirildiğinde;... tarafından tespit edildiği üzere ... plakalı araç sürücüsünün %70, davacının %30 oranında kusurlu olduğuna yönelik tespitin mahkememizce de benimsenmesi uygun bulunmuştur. Yine bu bağlamda olmak üzere, gerek kaza tespit tutanağında gerekse dosyaya mübrez diğer deliller kapsamında davacının kaza sırasında emniyet kemeri veya koruyucu tertibat takmadığına ilişkin bir tespitin bulunmadığı nazara alınarak davacı aleyhine müterafik kusur izafesine yer olmadığı sonuç ve kanaatine varılmıştır.
Tazminat hesabı yönünden aktüer hesap bilirkişisi tarafından düzenlenen 30/11/2024 tarihli kök raporu takiben düzenlenen 12/03/2025 tarihli ek bilirkişi raporunda özetle; "..davacı ...'un 03/08/2019 tarihinde geçirmiş olduğu trafik kazası sonucu yaralanması nedeniyle, tüm vücut engellilik oranının %5 olduğu, iyileşme (iş göremezlik) süresinin 6 aya kadar uzayabileceği, sürekli bakıcı ihtiyacı olmadığı ancak 1 ay geçici bakıcı ihtiyacı olduğunun tespit edildiği, davacı lehine 2.558,40-TL geçici bakıcı gideri tazminatı hesaplandığı, %70 kusura göre davalı ... 1.790,88-TL, %30 kusura göre davalı ... ise 767,52-TL geçici iş göremezlik tazminatından sorumlu olacağının hesaplandığı, 2022 yılından itibaren pasif dönem tazminat hesabında esas alınacak net asgari ücretin tespitinde oluşan farklılık nedeniyle sürekli iş göremezlik tazminatı yönünden alternatifli hesaplama yapıldığı, ...'nin kaldırılmasıyla birlikte 01/01/2022 tarihinden itibaren getirilen yeni uygulamayla getirilen vergi istisnasından “sadece çalışanların” yararlanabileceği tespit edilmiş olup, bu doğrultuda Sayın Mahkemece pasif dönem hesabının 18.591,02-TL net asgari ücret üzerinden hesaplanması gerektiğinin kabulü halinde, davacı lehine 776.126,08-TL sürekli işgöremezlik tazminatı hesaplandığı, bu durumda, %70 kusura göre davalı ... 543.288,26-TL, %30 kusura göre davalı ... ise 232.837,82-TL sürekli iş göremezlik tazminatından sorumlu olacağının hesaplandığı, ... kararı doğrultusunda pasif dönem tazminat hesabının 17.002,12-TL vergi iadesi dahil net asgari ücret üzerinden hesaplama yapılması gerektiğinin kabulü halinde, davacı lehine 805.924,95-TL sürekli iş göremezlik tazminatı hesaplandığı, bu durumda %70 kusura göre davalı ... 564.147,47-TL, %30 kusura göre davalı ... sigorta şirketinin ise 241.777,48-TL sürekli işgöremezlik tazminatından sorumlu olacağının hesaplandığı, 03/08/2019 kaza tarihi itibariyle ZMMS poliçesi teminat limitinin 390.000,00-TL olduğu, ... yönünden poliçe limitinin aşıldığı, davacı tarafça davalı ... ve davalı ... yapılan başvurunun, 24/10/2019 tarihinde tebliğ edildiğinin kargo belgesinden tespit edildiği, Sayın Mahkemece temerrüd koşullarının gerçekleştiğinin kabulü halinde tebliğ tarihinden itibaren 8 iş günü sonrasına gelen 08/11/2019 tarihinde davalı ... ve davalı ... temerrüde düşeceğinin hesaplandığı, kaza tarihinde ZMMS poliçesi bulunmayan, davalı ... sorumluluğundaki ... plakalı aracın traktör olduğu, Davalı ... sorumluluğundaki ... plakalı aracın hususi-otomobil olduğunun tespit edildiği..." yönünde kanaat bildirildiği görülmüştür. Bilirkişi ek raporunda yapılan hesaplamanın Yargıtay içtihatlarında öngörülen kriterlere uygun olduğu, raporun gerekçeli ve denetime elverişli bulunduğu anlaşılmakla, mahkememizce hükme esas alınmasına karar verilmiştir.
Dava; davacının içerisinde yolcu olarak bulunduğu yabancı plakalı araç ile ZMSS poliçesi bulunmayan bir diğer aracın karışığı trafik kazası neticesinde davacının yaralanmasına bağlı olarak daimi iş göremezlik ve bakıcı gideri maddi tazminatı istemlerine ilişkindir.
Tüm dosya kapsamı, toplanan deliller ile alınan bilirkişi raporları birlikte değerlendirildiğinde; 03/08/2019 tarihinde ZMSS poliçesi bulunmayan ... plakalı araç sürücüsünün %70, davacının içerisinde yolcu olarak bulunduğu ... plakalı araç sürücüsünün %30 oranında kusuru ile meydana gelen çift taraflı trafik kazası neticesinde davacının %5 oranında daimi iş göremezliğe, 1 ay süre ile geçici bakıcı ihtiyacına neden olacak şekilde yaralandığı ve bunun neticesinde davacının, 12/03/2025 tarihli ek bilirkişi raporunda hesaplandığı üzere, daimi iş göremezliği nedeniyle 805.924,95-TL, geçici bakıcı ihtiyacı nedeniyle ise 2.558,40-TL maddi zararının oluştuğu anlaşılmıştır. Davacı tarafından dava, müşterek müteselsil sorumluluğa dayandırılmış olup davalılar zararın tamamından müteselsilen sorumlu olmakla kusur durumu iç ilişkilerinde gündeme gelecektir. Bu nedenle mahkememizce, anılan bilirkişi raporunda yapıldığı şekliyle davalılar arasında bir kusur dağılımı yapılmamıştır. Yine davalılar ... ile ...'nun sorumluluğu, kaza tarihinde geçerli ZMSS poliçesi teminat limitleri ile sınırlı olup davacı tarafından 25/03/2025 tarihli değer artırım dilekçesi ile 805.824,95-TL daimi iş göremezlik tazminatı talep edilmiş ise de, kaza tarihi itibariyle geçerli sakatlık teminatı poliçe limitinin 390.000,00-TL olduğu nazara alındığında, davacının daimi iş göremezlik maddi tazminatı talebinin, toplam 780.000,00-TL üzerinden ve davalıların ayrı ayrı 390.000,00-TL sakatlık teminatı poliçe limiti ile sınırlı sorumlu olması kaydıyla kısmen kabulüne karar verilmesi gerekmiştir. Bunun yanında kazadaki yaralanmadan kaynaklanan iyileşme sürecindeki geçici işgöremezlik ve geçici bakıcı giderine ilişkin zarardan sorumluluk, zarara neden olanlar ile bu kişilerin sorumluluğunu üstlenen davalılara ZMSS'nin kaza tarihinde 390.000,00-TL olan tedavi klozu gereği ait olduğundan (Emsal: ... 'nin 21/03/2022 tarih ve ... sayılı ilamı, ... .'nin 10/02/2015 tarih ve ... sayılı ilamı), anılan kloz gereğince 2.558,40-TL geçici bakıcı gideri talebinin kabulü gerekmiştir. Temerrüt tarihi bakımından ise KTK'nın 99. maddesi uyarınca davalılara başvuru tarihlerine göre 08/11/2019 tarihi temerrüt tarihi olarak belirlenmiş, davacının bu tarihten itibaren yasal faiz talep edebileceği kabul edilerek, son tahlilde aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-DAVANIN KISMEN KABULÜ İLE; 780.000,00-TL sürekli iş göremezlik tazminatı (davalıların ayrı ayrı 390.000,00-TL sakatlık teminatı poliçe limiti ile sınırlı sorumlu olması kaydıyla) ile 2.558,40-TL geçici bakıcı gideri (her bir davalı bakımından 390.000,00’er TL sağlık gideri teminatı kapsamında) olmak üzere toplam 782.558,40-TL maddi tazminatın, 08/11/2019 temerrüt tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine,
2-Davacının fazlaya dair sürekli iş göremezlik tazminatı talebinin REDDİNE,
3-Alınması gereken 53.456,56-TL harcın peşin alınan 44,40-TL ve 2.761,00-TL tamamlama harcından mahsubu ile bakiye 50.651,16-TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye gelir kaydına,
4-6325 sayılı yasanın 18/A maddesi ve Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi gereğince 1.320,00-TL arabuluculuk ücretinin 1.277,67-TL'sinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak hazineye gelir kaydına, 42,33-TL'sinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihindeki AAÜT'ne göre hesaplanan 121.383,76-TL ücreti vekaletin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
6-Davalılar kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihindeki AAÜT'ne göre hesaplanan 25.924,95-TL ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,
7-Davacı tarafından başlangıçta yatırılan 44,40-TL peşin harç, 222,30-TL başvuru harçları toplamı, 2.761,00-TL tamamlama harcı olmak üzere toplam 3.027,7‬0-TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine,
8-Davacı tarafından yapılan 1.502,1‬0-TL tebligat gideri, 104,05-TL müzekkere gideri, 5.750,00-TL bilirkişi ücreti, 5.445,00-TL adli tıp rapor ücreti olmak üzere toplam 12.801,15-TL yargılama giderinden kabul ve red oranına göre belirlenen 12.390,66-TL yargılama giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
9-Davalılar tarafından sarfedilen yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
10-Sarfedilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,
Dair davacı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren yasal 2 haftalık sürede mahkememize müracaat ile ... Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf başvuru yolu açık olmak üzere verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı.
29/04/2025
Katip ...
¸e-imzalıdır.
Hakim ...
¸e-imzalıdır.