Bakırköy 8. Asliye Ticaret Mahkemesinde haksız fiilden kaynaklanan trafik kazası sonucu maddi hasar, araç değer kaybı ve mahrumiyet tazminatı talepli dava özeti.
Özet: Alacağını temlik alan davacı, davalıların %100 kusurlu olduğu iddia edilen bir trafik kazasında aracında meydana gelen hasarlar, değer kaybı ve araç mahrumiyeti nedeniyle, haksız fiil tarihinden itibaren avans faiziyle birlikte tazminat talebinde bulunmuş ve ihtiyati haciz kararı istemiştir; davalılar ise kazanın davacının kusurundan kaynaklandığını, tüm zararın sigorta şirketinin sorumluluğunda olduğunu ve davanın haksız açıldığını ileri sürerek davanın reddini, kendi lehlerine kötü niyet tazminatına hükmedilmesini ve yargılama giderlerinin davacıya yüklenmesini talep etmişlerdir.

T.C. BAKIRKÖY 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/399 EsasKARAR NO : 2026/449DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)DAVA TARİHİ : 12/05/2025KARAR TARİHİ : 02/06/2026GEREKÇELİ KARARINYAZILDIĞI TARİH : 26/06/2026Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 23.04.2025 tarihinde davalı şirkete ait, davalı ...'ın sevk ve idaresindeki... plaka sayılı aracın; temlik alanın ... plaka sayılı aracına çarpması sonucunda maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, işbu kaza neticesinde tanzim edilen Maddi Hasarlı Trafik Kazası Tespit Tutanağına göre davalı aracın tam ve asli kusurlu olarak tespit edildiğini, huzurdaki davada davalının %100 kusurlu olduğunun SBM kayıtları ile sabit olduğunu, davalının yasal süresi içerisinde kusura itiraz etmediğini, kusur durumunu da kabul ettiğini, müvekkilinin temlik aldığı kazada bir zararın olduğunun sabit olduğunu, bu sebeple ihtiyati haciz kararı verilerek zararın ileride giderilebilmesinin gerektiğini, dolayısıyla müvekkilinin uğradığı zararın tazmin edilmesi ve alacağının semeresiz kalmaması için trafik kazasına sebebiyet veren davalılar adına bulunan taşınır ve taşınmazların kaydı ve 3. Kişilerdeki hak ve alacakları üzerine İİK 257 vd. maddeleri gereğince İhtiyati Haciz konulmasını, davacı müvekkilinin alacağının temlik aldığı kazada meydana gelen hasardan kaynaklı olarak talep edilebilir tazminat bedelinin bilirkişi incelemesi ile tespit edileceği baz alınarak, fazlaya ilişkin talep ve dava hakkı saklı kalmak kaydıyla, müvekkilinin aracında meydana gelen hasara ilişkin olarak şimdilik 20.000,00 TL alacağının haksız fiilin meydana geldiği tarihten itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak müvekkiline ödenmesini, davacı müvekkilinin alacağının temlik aldığı kazada talep edilebilir tazminat bedelinin bilirkişi incelemesi ile tespit edileceği baz alınarak, fazlaya ilişkin talep ve dava hakkı saklı kalmak kaydıyla, müvekkiline ait aracın geçirmiş olduğu maddi hasarlı trafik kazası sonucunda şimdilik 100,00 TL araç değer kaybı tazminatının haksız fiilin meydana geldiği tarihten itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak müvekkiline ödenmesini, davacı müvekkilinin alacağının temlik aldığı kazada meydana gelen hasardan kaynaklı olarak müvekkilinin araç mahrumiyet tazminatı için HMK m.107 gereğince şimdilik, 5.000,00 TL'nin haksız fiilin meydana geldiği tarihten itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan alınarak müvekkiline ödenmesini, Müvekkilinin temlik alınan araçtadaki meydana gelen hasarın kayıt altına alınması için ekspere ödenen ücretin yargılama giderinden sayılarak davalıdan alınarak müvekkiline ödenmesini, müvekkilinin temlik alınan araçta meydana gelen hasarın sorumluluğu ve kusur tespiti yapılması amacıyla kusur bilirkişisine ödenen kusur rapor hizmeti ücretinin yargılama giderinden sayılarak davalıdan alınarak müvekkiline ödenmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesini, davalının dava açılmasına sebebiyet vermesinden dolayı HMK gereğince disiplin para cezasına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; kabul anlamına gelmemek kaydı ile davacının uğramış olduğu zararın tümünün sigorta şirketinin sorumluluğunda olduğunu, iş bu davanın haksız ve kötü niyetli olduğunu, davaya konu kazanın davacının kusuru sebebi ile meydana geldiğini, davacının asli ve ağır kusuru söz konusu olduğunu, bununla beraber hak kazanıldığını kabul anlamına gelmemek kaydı ile birlikte varsa davacının zararından sorumluluk müvekkilinin aracının sigorta şirketine ait olduğunu, davacının sigorta şirketine başvurarak alacağını tahsili gerekirken müvekkili aleyhine huzurdaki davayı açmasının haksız, hukuka aykırı ve kötü niyetli olduğunu, müvekkilinin temerrüdünün söz konusu olmadığını, faiz talebi ve faiz başlangıç tarihi taleplerinin reddi gerektiğini, müvekkili lehine kötü niyet tazminatına hükmedilmesi taleplerinin olduğunu, bu nedenlerle davalı müvekkili bakımından; öncelikle usule ilişkin itirazlarının kabulüne, yetki itirazlarının kabulü ile talep halinde dosyanın yetkili İstanbul Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine husumet itirazının kabulü ile müvekkili bakımından davanın husumet nedeni ile reddine, davanın ..., ... ve ... şirketlerine ihbarına, neticeten haksız ve mesnetsiz davanın külliyen reddine, talep edilen tutarın %20’sinden aşağı olamamak üzere kötü niyet tazminatına, mümkün olan en yüksek oranda hakkaniyet/kusur indirimi yapılmasına, zamanaşımına uğrayan taleplerin reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; kabul anlamına gelmemek kaydı ile davacının uğramış olduğu zararın tümünün sigorta şirketinin sorumluluğunda olduğunu, iş bu davanın haksız ve kötü niyetli olduğunu, davaya konu kazanın davacının kusuru sebebi ile meydana geldiğini, davacının asli ve ağır kusuru söz konusu olduğunu, davacının zararından sorumluluk aracın sigorta şirketine ait olduğunu, sigorta şirketine başvurarak alacağını tahsili gerekirken dava açmasının haksız, hukuka aykırı ve kötü niyetli olduğunu, arz edilen nedenlerle; öncelikle tüm itirazlarının kabulüne, haksız ve yersiz davanın tümüyle reddine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacıya yüklenilmesine karar verilmesini talep etmiştir.İhbar olunan ... vekili cevap dilekçesinde özetle; öncelikle, ihbar olunan olarak aleyhlerine hüküm kurulmasına imkan olmadığını, müvekkili şirket nezdinde olay tarihini kapsar herhangi bir poliçe mevcut olmadığını, müvekkili şirket nezdinde kazanın meydana geldiği tarih olan 23.04.2025 tarihini kapsar herhangi bir sigorta poliçesi mevcut olmadığını, müvekkili şirketin kazaya ilişkin herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığını, davalılar ile müvekkili şirket arasında dava konusu olay tarihinde geçerli bir sigorta poliçesi bulunmadığından müvekkili şirkete herhangi talebin yöneltilmesi mümkün olmadığını, davanın kendilerine ihbar edilmesinde herhangi bir hukuki yarar bulunmadığını beyan etmiştir. İhbar olunan ... vekili cevap dilekçesinde özetle; İhtiyari Mali Mesuliyet Poliçesi Genel Şartları uyarınca söz konusu poliçenin sigortalı aracın 3.kişilere ve/veya araçlara verdiği zararlar için Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigortası ile tanınan teminatlar ve söz konusu teminatlar için öngörülen poliçe limitlerinin üzerinde devreye gireceğini, asla kabul anlamına gelmemek kaydıyla; hasar miktarının 01.06.2015 tarihli genel şartlar hükümlerine göre tespit edilmesi gerektiğini, hasar bedeli hesaplamasının mevzuata uygun yöntemle yapılması gerektiğini, kabul anlamına gelmemekle beraber temerrüt tarihi olarak müvekkili şirkete başvuru tarihinden 8 iş gün sonrası esas alınması gerektiğini, davacı tarafından talep edilen araç mahrumiyet bedeli talebinin poliçe teminatı dışında olduğunu, bu bakımdan davanın müvekkili şirkete ihbar edilmesinde hukuki yarar bulunmadığını, bu nedenlerle davanın reddine, müvekkili sigorta şirketinin ihbar olunan konumunda olması nedeniyle aleyhine hüküm kurulmamasına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesi talep etmiştir. DELİLER VE GEREKÇE:Dava, maddi hasarlı trafik kazasından kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir. Taraflar arasındaki uyuşmazlık; 23/04/2025 tarihinde meydana gelen trafik kazası nedeniyle davacının araç mahrumiyetinden kaynaklı zararı bulunup bulunmadığı, ... plakalı araçta değer kaybı oluşup oluşmadığı, oluştuğu iddia edilen hasar nedeni ile zararının bulunup bulunmadığı, bu zarar kalemlerinin varlığının tespiti halinde toplamda ne kadar zararın bulunduğu, davalılardan tazmini şartlarının oluşup oluşmadığı, trafik kazasının meydana gelmesinde kusur oranının ne olduğu hususlarının tespiti istemine ilişkindir.Mahkememiz dosyası 1 makine mühendisi(sigorta eksperi) ve 1 trafik bilirkişinden oluşan bilirkişi heyetine tevdi edilmiş ve bilirkişi heyet raporunda özetle; "...8.1. ... plakalı aracın sürücüsü ...’ ın; Karayolları Trafik Kanununun 47.maddesinin d) fıkrası, 67.maddesinin b) fıkrası ile Karayolları Trafik Yönetmeliğinin 137.maddesini 84.maddesinin j) fıkrasını ihlal ederek; Kaza yerinde geri geri manevra yapmak istediğinde, Trafik güvenliği ve düzeni ile ilgili olan ve yönetmelikte gösterilen diğer kural, yasak, zorunluluk veya yükümlülüklere uymak, dikkatli ve tedbirli olmak, geriye gitme manevraları yaparken, karayolunu kullananlar için tehlike veya engel yaratmamak ve manevraları düzenleyen genel şartlara uymak zorunda olduğu halde; Dosya kapsamı ve dosyada mevcut Sigorta Eksperince tanzim edilen ve sürücüler tarafından da imzalanan Maddi Hasarlı Trafik Kazası Tespit Tutanağına göre; sevk ve idaresindeki ... plakalı aracı ile 23.04.2025 günü, saat:21.45 sıralarında, ... İli, ... İlçesinde, ... Mahallesi, ... Otoparkında geri geri manevra yaptığı esnada aracının sağ arka köşe kısımlarıyla, park halinde bulunan ... plakalı aracın sol ön köşe kısımlarına çarpması şeklinde dava konusu trafik kazasının meydana geldiği, Sigorta Eksperlerince Tanzim Edilen Maddi Hasarlı Trafik Kazası Tespit Tutanağındaki beyanına göre; “ Aracımla Geri geldiğim esnada diğer araç siyah olduğu için göremedim. Park halindeki araca hasar verdim.” şeklinde beyanda bulunduğu, bu durumda, kaza yerinde, geri geri giderken, hatalı bir şekilde geri manevra yaptığı ve arkasına dikkat etmediği, geri gidişi emniyetle sağlamadığı ve tehlike yarattığı, manevraları düzenleyen genel şartlara uymadığı, park halindeki araca güvenli ve yeterli bir mesafeden daha fazla yaklaşarak, kontrolsüz davranışları nedeniyle park halinde bulunan ... plakalı araca çarptığı, bu şekilde, trafik kazasında asli kusur ihlali yapmak suretiyle manevraları düzenleyen genel şartlara uymayarak, dava konusu kazanın meydana gelmesine sebebiyet verdiği anlaşıldığından, meydana gelen trafik kazasında, %100 oranında kusurlu olduğu, 8.2. Park halinde bulunan ... plakalı aracın sürücüsü ...’in; Dava konusu trafik kazasında, Trafik kuralı olarak uymak zorunda iken ihlal ettiği Karayolları Trafik Kanununun ilgili maddeleri bulunmadığı anlaşıldığından; meydana gelen trafik kazasında, kusurunun olmadığı, 8.3. Davacının araç mahrumiyetinden kaynaklı zararı bulunduğu, ... plakalı araçta değer kaybı oluştuğu, oluştuğu iddia edilen hasar nedeni ile zararının bulunduğu, bu zarar kalemlerinin varlığının tespiti halinde toplamda, ... plaka sayılı aracın, 23.04.2025 tarihinde meydana gelen trafik kazası ile oluşan hasarının miktarı 49.787,72 TL, değer kaybı zararı 30.000,00 TL, araç mahrumiyet zararının 18.240,00 TL olduğu, davalılardan tazmini şartlarının kusur durumuna göre sadece araç mahrumiyet zararında oluştuğu, Hasar miktarı ve Değer kaybı zararının, ... Şirketi ZMMS poliçe teminatında olduğu,..." şeklinde tespit ve rapor edilmiştir.Alınan bilirkişi raporunun denetime elverişli olduğu anlaşılmıştır.Davacı vekili 07/05/2026 tarihli talep artırım dilekçesi ile değer kaybı tazminatı bedelini 24.000,00-TL'ye, araç mahrumiyeti bedelini 18.240,00-TL'ye yükseltiğini, hasar bedeli talebini 2.908,76-TL yönünden kabul edilmesini beyan etmiştir. Haksız fiilden doğan borç ilişkileri Türk Borçlar Kanunun ikinci kısmında düzenlenmiş olup; Türk Borçlar Kanunu Madde 49 hükmü; "Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür.Zarar verici fiili yasaklayan bir hukuk kuralı bulunmasa bile, ahlaka aykırı bir fiille başkasına kasten zarar veren de,bu zararı gidermekle yükümlüdür." Türk Borçlar Kanunu Madde 50 hükmü; "Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır.Uğranılan zararın miktarı tam olarak ispat edilemiyorsa hâkim, olayların olağan akışını ve zarar görenin aldığıönlemleri göz önünde tutarak, zararın miktarını hakkaniyete uygun olarak belirler." Türk Borçlar Kanunu Madde 51 hükmü; "Hâkim, tazminatın kapsamını ve ödenme biçimini, durumun gereğini ve özellikle kusurun ağırlığını gözönüne alarak belirler.Tazminatın irat biçiminde ödenmesine hükmedilirse, borçlu güvence göstermekle yükümlüdür." KTK'da, işletenin m. 85/f. 1 kapsamına giren sorumlulukları için mali sorumluluk sigortası yaptırma zorunluluğu kabul edilmiştir (KTK. m. 91). Zarar gören, zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde doğrudan doğruya sigortacıdan talepte bulunabilir ve gerekirse sigortacıya karşı dava açabilir (KTK. m. 97). Yapılan yargılama, toplanan deliller, denetime elverişli bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamının bir bütün olarak değerlendirilmesinde; 23/04/2025 tarihinde meydana gelen trafik kazası neticesinde... plakalı araç sürücüsünün kusuru nedeni ile dava dışı temlik edenin ... plakalı aracında meydana gelen değer kaybı, araç mahrumiyet zararı ve hasar bedelinin... plakalı araç işleteni ve sürüsünden tahsili istemi ile işbu davanın açıldığı anlaşılmaktadır. Mahkememizce aldırılan bilirkişi raporunda davacının aracında meydana gelen hasar bedelinin 49.787,72-TL olarak belirlendiği, dava dışı sigorta şirketi tarafından 23/07/2025 tarihinde davacı tarafa 46.878,96-TL hasar bedeli ödemesi yapıldığı, bu halde davalı tarafın kusurlu olduğu öz önünde bulundurulduğunda davacı tarafça bakiye 2.908,76-TL hasar bedelini talep edebileceği, dava açılırken 20.000,00-TL hasar bedeli talebinde bulunulduğu göz önünde bulundurulduğunda, geri kalan miktar yönünden davanın konusuz kaldığı anlaşıldığından, 2.908,76-TL hasar bedeli isteminin kabulüne, fazlaya ilişkin istem hakkında konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına karar vermek gerektiği anlaşılmıştır. Davacı taraf, 23/04/2025 tarihinde meydana gelen trafik kazası neticesinde... plakalı araç sürücüsünün kusuru nedeni ile dava dışı temlik edenin ... plakalı aracında meydana gelen değer kaybı bedelini de talep etmiş olup, hükme esas almaya ve denetime elverişli bilirkişi raporu ile yapılan hesaplamada davacının aracında meydana gelen değer kaybının 30.000,00-TL olarak hesaplandığı, dava açıldıktan sonra dava dışı sigorta şirketi tarafından 6.000,00-TL değer kaybı ödemesi yapıldığı, davacının değer artırım dilekçesi de dikkate alınarak bakiye 24.000,00-TL değer kaybı bedelinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır. Davacı tarafın ayrıca araç mahrumiyet bedelinden kaynaklanan tazminat talebi de bulunmakta olup, araç mahrumiyet bedelinden kaynaklanan tazminat, araç sahibi herhangi bir araç kiralamamış olsa dahi aracını kullanamamaktan doğan zararının karşılanması amacıyla talep ettiği tazminattır. Bu bedelin talebi için araç kiralanmadığı, buna rağmen ulaşım ihtiyacının aksadığı ve zarar doğduğu hususu ispatlanmalıdır. Yargıtay ... Hukuk Dairesi'nin..... tarihli, .... Esas, .... Karar sayılı ilamında araç sahibi ikame araç kiralamasa bile, makul tamir süresi ve günlük kira rayicini gösteren bilirkişi raporuna dayanarak “araç mahrumiyet bedeli”ne hükmedilebileceği belirtilmiştir. Bu kapsamda alınan bilirkişi raporunda kazada davalı tarafın %100 oranında kusurlu olduğunu ve dava dışı temlik alanın aracında meydana gelen araç mahrumiyet bedeline ilişkin zararını ispat etmiş olup, tespit edilen 18.240,00-TL araç mahrumiyet zararının değer artırım dilekçesi de dikkate alınarak davacı tarafça talep edilebileceği anlaşılmış olup, netice itibari ile davanın kısmen kabulüne ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;1-Davanın KISMEN KABULÜ ile;-Davacının hasar bedelinden oluşan maddi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 2.908,76-TL tazminatın kaza tarihi olan 23/04/2025 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin hasar bedelinden oluşan maddi tazminat isteminin konusuz kaldığı anlaşılmakla, fazlaya ilişkin hasar bedelinden oluşan maddi tazminat istemi hakkında karar verilmesine yer olmadığına,-Davacının araç mahrumiyeti zararından oluşan maddi tazminat talebinin kabulü ile 18.240,00-TL tazminatın kaza tarihi olan 23/04/2025 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine,-Davacının değer kaybından oluşan maddi tazminat talebinin kabulü ile 24.000,00-TL tazminatın kaza tarihi olan 23/04/2025 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine,2-Harçlar tarifesi uyarınca alınması gereken 3.084,11-TL harcın davacı tarafça peşin yatırılan 615,40-TL peşin harç ve 635,00 TL tamamlama harcından mahsubu ile bakiye 1.833,71-TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye irat KAYDINA, -Davacı tarafından yatırılan toplam 1.953,30-TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine,3-Davacı tarafından yatırılan tebligat, müzekkere gideri, bilirkişi ücreti toplamı 14.670,40-TL ve 8.582,29-TL ekspertiz hizmet bedeli olmak üzere toplam 23.252,69-TL yargılama giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,4-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden davanın kabul miktarı dikkate alınarak AAÜT gereğince 45.000,00-TL maktu vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,5-Arabuluculuk sonuç tutanağı tarihi itibariyle yürürlükte bulunan tarifeye göre tahakkuk eden 4.600,00-TL arabuluculuk ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye irat kaydına, 6-Taraflarca yatırılıp harcanmayan gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,7-HMK'nin uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince taraflardan birinin talebi halinde gerekçeli kararın taraflara tebliğine, Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere davacı ve davalı ... vekilinin yüzüne karşı diğer tarafların yokluğunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 02/06/2026Katip ....¸e-imza Hakim ... ¸e-imza