İmar kirliliğine neden olma suçundan verilen mahkumiyet hükmü, temyiz süresi eksikliği ve 8 yıllık olağan dava zamanaşımının dolması nedeniyle Yargıtay 4. Ceza Dairesince bozuldu ve kamu davası düşürüldü.
Özet: İmar kirliliğine neden olma suçundan mahkumiyet kararı verilen sanık hakkında yapılan temyiz incelemesinde, hükmün tebliğinde ve temyiz yollarının belirtilmesindeki eksiklikler nedeniyle sanık müdafiinin temyiz talebi süresinde kabul edilmiştir; ancak, ilk mahkumiyet tarihinden temyiz incelemesi anına kadar sekiz yıllık olağan dava zamanaşımı süresinin dolduğu tespit edildiğinden, mahkumiyet hükmü bozularak kamu davasının zamanaşımı nedeniyle düşürülmesine karar verilmiştir.
4. Ceza Dairesi         2026/2054 E.  ,  2026/4679 K.
"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2009/916 E., 2009/1198 K.
SUÇ : İmar kirliliğine neden olma
HÜKÜM : Mahkumiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, Anayasa'nın 40/2, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 34/2, 232/6 ile 1412 sayılı Ceza Muhakemesi Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 310. maddeleri gereğince, kararda başvurulacak kanun yolu, süresi, mercii ve şeklinin kuşkuya yer vermeyecek şekilde açıkça gösterilmesi gerektiği halde, sanığın yüzüne karşı kurulan hükümde, temyiz süresinin başlangıcının ve başvuru şeklinin gösterilmediği gibi kararın tebliğ de edilmediğinin anlaşılması karşısında, sanık müdafiinin temyiz isteğinin süresinde olduğu kabul edilerek gereği düşünüldü:
Sanığın yargılama konusu eylemi için 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 184/1. maddesi uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre, 5237 sayılı Kanun'un 66/1-e maddesi gereği 8 yıllık olağan dava zamanaşımı öngörüldüğü anlaşılmış, 67/2-d maddesi uyarınca zamanaşımını kesen son işlem olan, mahkumiyet hükmünün kurulduğu 16.10.2009 tarihinden, temyiz incelemesi tarihine kadar 8 yıllık olağan dava zamanaşımının gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.
Açıklanan nedenle sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden HÜKMÜN, 1412 sayılı Ceza Muhakemesi Usulü Kanunu'nun 321/1. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun'un 322/1-1. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 223/8. maddesi gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
Dava dosyasının, Bursa 11. Asliye Ceza Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,05.03.2026 tarihinde karar verildi.