Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesinde, müteahhit ile PVC doğrama yüklenicisi arasındaki hizmet sözleşmesinden kaynaklanan cezai şart alacağı davasında, işin tesliminde yaşanan gecikmenin sorumluluğunun tespiti ve sözleşme şartlarının değerlendirilmesi gerekliliği üzerine Bölge Adliye Mahkemesince bozularak geri gönderilen yargılama.
Özet: Bu hukuki evrak, PVC doğrama işlerinin gecikmeli teslimi nedeniyle hizmet sözleşmesinden kaynaklanan cezai şart alacağı davasını incelemekte olup; davacı müteahhit, davalının edimini süresinde yerine getirmediğini iddia ederek cezai şart talep ederken, davalı alt yüklenici gecikmenin davacının inşaat sahasını işe uygun hale getirmemesinden kaynaklandığını savunmuştur. İlk derece mahkemesinin davayı kabul kararları, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından sözleşme koşulları, gecikmenin gerçek sebebi ve tarafların kusur oranının detaylıca araştırılması gerektiği gerekçesiyle ardışık olarak bozulmuş ve dosya yeniden yargılama için geri gönderilmiştir.

T.C.
ANTALYA4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2025/218 EsasKARAR NO : 2026/527DAVA : Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)DAVA TARİHİ : 17/01/2017KARAR TARİHİ : 11/06/2026Mahkememizde görülmekte bulunan Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında davacının müteahhitliğini yaptığı inşaatın PVC Doğramalarının yapımına ilişkin sözleşme düzenlendiğini, davalının sözleşme konusu edimini ... tarihine kadar tutanakla teslim etmekle yükümlü olduğunu, aksi halde günlük ... TL cezai şart ödeyeceği hususunun sözleşmede kararlaştırıldığını, davalının sözleşmeye aykırı olarak edimini zamanında yerine getirmediğini, davalıya edimini yerine getirmesi hususunda noter aracılığı ile ihtarname tebliğ edildiğini, davalının ihtarname ve maillere rağmen borcunu ifa etmediğini, davalının yerine getirmediği eksik işlerin Antalya ... Asliye Ticaret Mahkemesinin .../... D.İş. Sayılı dosyası ile tespit edildiği, tespit tarihi itibarı ile davalının ödemesi gereken cezai şart meblağının ... TL olduğundan bahisle sözleşmede kararlaştırılan cezai şartın yapılacak olan tahkikat sonucunda tam ve kesin olarak tespit edilmesini ve davalıdan alınarak müvekkiline ödenmesini talep ve dava etmiştir.Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde özetle; tarafların ... tarihinde düzenlenen sözleşme uyarınca ... ili ... ... Mah. ... Ada ... parsel ve ... ... ada ... parsel ile ... ada ... parselde yapılan inşaatlara ilişkin PVC doğramalarının yapılması hususunda anlaştıklarını, sözleşme gereği imalatların ... tarihinde yapılmaya başlanıp ... tarihinde montajının yapılacağı, davacının dava dilekçesinde belirttiği hususların gerçeği yansıtmadığını ve mesnetsiz olduğunu, sözleşmenin yapıldığı sırada söz konusu inşaatların henüz kaba inşaatlarının dahi bitmemiş olduğunu, davalının söz konusu imalatları yapması için öncelikle kaba inşaatların bitmiş olması gerektiğini, işin niteliği gereği tam ölçüler alınmadan önceden imalata başlanmasının mümkün olmadığını, yine pencere ve kapı altlarında bulunan ... olarak bilinen mermer yapılar tamamlanmadan da kapı ve pencere ölçüsü almanında mümkün olmadığını, ölçü alınabilmesi için bu mermer işininde bitmiş olması gerektiğini, imalata başlanması gereken ... tarihinde inşaatlarda bu işlerin tamamlanmadığını, bu sebeple imalata başlanamadığını, ölçü alımı için uzun süre beklediklerini bu sürenin de imalat süresini ve teslim süresini uzattığını, davalının imalatları bitirdikten sonra ise davacıya teslim etmek istendiğini ancak davacı tarafça ürünlerin kasıtlı olarak teslim alınmadığını, davacının ve taşeronlarının bitirmesi gereken işleri zamanında bitirmemesi nedeniyle davalınında zamanında gerekli imalat ve montajı yapamadığını beyan ederek cezai şarta ilişkin koşulların oluşmadığının kabulü ile davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkememizin .../... esas sayılı dosyası ile yargılamaya başlandığı, mahkememizce yapılan yargılama neticesinde .../... Karar sayılı kararıyla; davacının davasının kabulüne; ... TL cezai şart bedelinin ... tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verildiği, verilen kararın istinaf edilmesi üzerine Antalya BAM. ...HD. .../... esas .../... karar sayılı kararıyla; " Tüm bu hususlar ve dosyadaki diğer tüm deliller birlikte değerlendirilmek suretiyle öncelikle taraflar arasında yapılmış bulunan sözleşmenin okunaklı bir örneği dosyaya sunulması sağlanarak inşaatların PVC uygulamasına, başka bir ifadeyle davalı yüklenicinin işi yapıp bitirmesine uygun hale hangi tarihte getirildiğinin belirlenmesi, bunun sonucu olarak davalının ifada gecikmesinin davalıdan mı yoksa davacıdan mı kaynaklandığının tespit edilmesi, davalıdan kaynaklanan bir gecikme varsa bunun da davalının yüklendiği inşaatlardan hangisinde gecikme olduğunun ve süresinin net bir şekilde belirlenmesi, gecikmenin sadece üstlenilen yapıların tamamında değil de bir kısmında olması halinde buna uygun oranda cezai şartta indirim yapılması gerektiğinin göz önünde bulundurulması ve bu tüm deliller değerlendirildikten sonra sonuca gidilmesi gerekirken açıklanan bu hususlar değerlendirilmeden yazılı olduğu şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır." denilerek mahkememiz kararın kaldırıldığı, dosyanın mahkememize gelerek mahkememizin .../... Esas sayılı dosyasına kaydedildiği görülmüştür.Kaldırma ilamı doğrultusunda yapılan yargılama neticesinde mahkememizin .../... Esas .../... karar sayılı kararıyla; davanın kabulüne, buna göre ... TL ceza-i şart bedelinin ... tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verildiği, verilen kararın da istinaf edilmesi üzerine Antalya BAM. ... HD. .../... esas .../... karar sayılı kararıyla; "Dairemizin kaldırma kararında davacının dayandığı sözleşmenin okunaklı örneğinin dosyaya sunulması gerektiği belirtilmiş ise de, ilk derece mahkemesince bunun gereği usulünce yerine getirilmiş değildir. Mahkeme sözleşmenin okunaklı bir örneğinin sunulması için taraf vekillerine süre vermiş, davacı taraf sözleşme örneğini sunmamış, davalı vekilinin sunduğu sözleşme fotokopisinin ise davacının dayandığı sözleşmeyle aynı olmadığı müşahade edilmiştir. Dolayısıyla davacının dayandığı ve okunaklı olmayan sözleşmenin aslı ya da okunaklı ve tasdikli örneği dosyaya sunulmuş değildir. Bu hususta davacı vekiline kesin süre verilmelidir.Verilecek kesin süre içerisinde sözleşme aslının ya da tasdikli okunaklı örneğinin dosyaya sunulması durumunda, bu sözleşmede yapılacak iş karşılığının taşınmaz devri yoluyla ödeneceğinin kararlaştırıldığının anlaşılması halinde, cezai şart talebi yönünden taşınmaz devrini içeren sözleşmelerin resmi şekilde yapılmasının geçerlilik şartı olduğu üzerinde durulmalı, buna bağlı olarak davacı tarafından ceza-i şart istenip istenemeyeceği değerlendirilmelidir. (Bkz. Yargıtay ... HD. .../... E., .../... K.) " denilerek mahkememiz kararın kaldırıldığı, dosyanın mahkememizin yukarıda yazılı esasa kaydedildiği görülmüştür.Taraflara kaldırma ilamı ekli duruşma gün ve saatini bildirir usulüne uygun meşruhatlı davetiyelerin gönderilerek taraf teşkilinin sağlandığı anlaşılmıştır.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇEDava, davacının asıl yüklenici/iş sahibi, davalının alt yüklenici/taşeron olan TBK 470 vd. maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkindir.İstinaf kaldırma ilamı doğrultusunda davacı vekiline dayandığı ve okunaklı olmayan sözleşmenin aslı veya okunaklı ve tasdikli örneğini dosyaya ibraz etmek üzere 2 haftalık kesin süre verilmiş, verilen kesin süre içerisinde sözleşme aslını dosyaya sunduğu anlaşılmıştır..Sözleşme aslının incelenmesinde yapılacak iş karşılığının taşınmaz devri yoluyla ödeneceğinin kararlaştırıldığı, taşınmaz devrinin gerçekleştiği görülmüştür. Mahkememizce ... Tapu Müdürlüğüne müzekkere yazılarak ... mah. ... ada ... parsel ... blok ... nolu bağımsız bölüme ait ... tarihli satışa ilişkin tapu senedinin ve tapu devrine ilişkin dayanak belgelerin mahkememize gönderilmesinin istenilmesine karar verilmiş, gelen yazı cevapları dosyamız arasına alınmıştır. Kaldırma ilamında belirtilen Yargıtay ... HD. .../... E., .../... K. Sayılı ilamı incelendiğinde ; "Kural olarak; eser sözleşmelerinin geçerli olması herhangi bir şekil şartına tabi değildir. Tarafların karşılıklı olarak "icap" ve "kabul" iradelerinin oluşmasıyla eser sözleşmesi ilişkisi kurulur. Yazılı olması ancak, taraflara ispat kolaylığı sağlar. Ne var ki, taşınmaz mülkiyeti nakli borcunu doğuran sözleşmelerin, 6098 Sayılı TBK'nın 237 inci, TMK'nın 706 ıncı, Tapu Kanunu'nun 26 ıncı ve Noterlik Kanunu'nun 60 ıncı maddeleri uyarınca resmi yazılı şekilde yapılması zorunludur. Bu zorunluluk sözleşmenin geçerliliğine ilişkin olup, bu şekil şartına uymayan bir sözleşme geçerli olarak kabul edilemez. Türk Borçlar Kanunu’nun 179 uncu maddesinde düzenlenen cezai şart, asıl borcun ifasını zorlamaya yönelik bir yaptırım niteliğinde olduğundan doğrudan onunla bağlantılıdır. Bu bağlamda doğumu, devamı ve sona ermesi asıl borcun varlığına bağlıdır. Cezai şartın feri nitelikte olmasının şekil konusunda da önemli sonuçları bulunmaktadır. Cezai şartın geçerliliği şekle bağlı olmamakla birlikte, kanunen şekle tabi bir sözleşmeye bağlanmak istenen cezai şart anlaşmasının da aynı şekilde yapılması gerekmektedir. Söz konusu açıklamayı somut uyuşmazlık bakımından değerlendirdiğimizde; gerek davalı ile davacının vefat eden eşi arasında imzalanan ... tarihli, gerekse de bu sözleşmeye ek olarak davanın tarafları arasında imzalanan ... tarihli sözleşmede iş bedeli olarak ofis devri kararlaştırılmış olup, az yukarıda belirtildiği üzere taşınmaz devrini içeren sözleşmelerin resmi şekilde yapılması geçerlilik koşulu olup, her iki sözleşmenin de adi yazılı şekilde yapıldığı anlaşıldığından sözleşmeler geçersizdir. İş bu durumda, geçersiz sözleşmede düzenlenen cezai şart da, cezai şartın feri niteliği uyarınca geçersizdir. Bu nedenle mahkemece, davacının cezai şart talebinin reddine karar verilmesi gerekirken, kabulüne karar verilmesi doğru olmamıştır.İş bu durumda mahkemece yapılacak iş; davacı taşeron tarafından terditli dava açıldığı anlaşıldığından diğer taleplerinin değerlendirilip, sonucuna uygun karar verilmesinden ibaret olmalıdır. Eksik inceleme ve yanlış değerlendirme sonucu verilen karar doğru olmamış, bozulması uygun bulunmuştur." şeklinde olduğu görülmüştür.Tüm dosya kapsamı, taraf beyanları, sözleşme aslı, tapu kayıtları ve kaldırma ilamı birlikte değerlendirildiğinde; taraflar arasında eser sözleşmesi yapıldığı, sözleşmede iş bedelinin taşınmaz devri yoluyla ödenmesinin kararlaştırıldığı, bu nedenle sözleşmenin taşınmaz mülkiyetinin devrine ilişkin hükümler içerdiği görülmüştür. Bu tür sözleşmelerin geçerliliği resmi yazılı şekil şartına bağlıdır. Dosyada mevcut sözleşmelerin adi yazılı şekilde düzenlendiği görülmüştür. TBK'nın 179. Maddesi gereği cezai şart asıl borca bağlı feri nitelikte olduğundan asıl sözleşmenin geçersiz olduğu durumlarda cezai şart da geçersiz olacaktır. Davacı taraf her ne kadar davalının edimini süresinde yerine getirmediğini iddia ederek sözleşmede kararlaştırılan cezai şartı talep etmişse de, dayanak sözleşmenin resmi şekil şartına uygun kurulmadığından, bu sözleşmeye dayanılarak cezai şart talebinde bulunulması da mümkün değildir. Açıklanan nedenlerle davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.HÜKÜM: Ayrıntıları yukarıda açıklandığı üzere;1-Davanın REDDİNE, 2-Harçlar kanunu uyarınca alınması gerekli ... TL harçtan peşin ve ıslah olarak alınan toplam ... TL harcın mahsubu ile bakiye ... TL harcın istek halinde davacıya İADESİNE, 3-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesap edilen ... TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya VERİLMESİNE, 4-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/13 ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği 26/2. Maddeleri, 6100 sayılı HMK 297/1-ç, 326.maddeleri uyarınca, arabuluculuk faaliyeti sonunda tarafların anlaşamamaları halinde iki saatlik ücret tutarı tarifenin birinci kısmına göre ileride haksız çıkan taraftan tahsil olunmak üzere Adalet Bakanlığı bütçesinden ödeneceği öngörüldüğünden; ... TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA,5-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA, 6-Davalı tarafından yapılan ... TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya VERİLMESİNE, 7-Artan ve kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde yatıran taraflara İADESİNE,Dair, tarafların yüzüne karşı kararın tebliğinden itibaren 6100 Sayılı Kanunun 345.maddesi gereğince 2 hafta içerisinde ilgili Antalya İstinaf Dairesi Başkanlığına sunulmak üzere Mahkememize verilecek dilekçe ile İstinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 11/06/2026Katip ...¸e-imzalıdır Hakim ...¸e-imzalıdır