Konya Asliye Ticaret Mahkemesinde görülen, trafik kazası sonrası araçta oluşan değer kaybının özel sigorta sözleşmesinden kaynaklanan tazmini talebine ilişkin bir dava.
Özet: Bu dava, trafik kazasında hasar gören aracın sahibi olan davacının, kusurlu sürücünün sigorta şirketinden, aracında meydana gelen değer kaybının yasal faiziyle birlikte poliçe limiti dahilinde tazminini talep etmesi üzerine açılmış; davalı sigorta şirketi ise davanın usulden reddini, sigortacıya başvuru şartının yerine getirilmemesi ve belirsiz alacak davası olarak açılmasında hukuki yarar bulunmadığı gerekçeleriyle savunmuş, sorumluluğunun poliçe limitleriyle sınırlı olduğunu belirtmiş, mahkeme ise kusur oranlarının tespiti için bilirkişi incelemesi yaptırmıştır.

T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ... Esas - ...
T.C. KONYA "TÜRK MİLLETİ ADINA". ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : KARAR NO: HAKİM : KATİP : DAVACI : VEKİLİ : DAVALI : VEKİLİ : DAVA : Tazminat (Özel Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan)DAVA TARİHİ : KARAR TARİHİ : GEREKÇELİ KARARINYAZILDIĞI TARİH : Davacı tarafından davalı aleyhine açılan davanın yapılan yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :Davacı vekili 11/09/2024 tarihli dilekçesiyle; Davalı şirkete sigortalı ... plaka sayılı ...'a ait aracın 10.03.2024 tarihinde kazaya sebebiyet vererek davacı müvekkiline ait ... plakalı aracın hasar görmesine sebebiyet verdiğini, kazanın oluşumunda araç sürücüsünün tam kusurlu müvekkilinin ise kusursuz olduğunu, müvekkilinin aracında 37.000,00 TL tutarında maddi zarar tespit edildiğini, bu zararın karşılandığını, ancak araçta bu kaza nedeni ile değer kaybı oluştuğunu, aracın ikinci el piyasa rayiç değerinde ciddi bir düşüş yaşanacağının kaçınılmaz olduğunu, açıklanan nederlerle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere ve davalının poliçe limiti dahilinde sorumluluğunun kabulü kaydıyla bilirkişi incelemesi sonucunda ortaya çıkacak olan müvekkiline ait ... plakalı araçta oluşan değer kaybının dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan poliçe limiti dahilinde tazminine, yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini dava ve talep etmiştir. Davacı vekili 05/12/2025 tarihli değer arttırım dilekçesiyle; Dava dilekçesinde 500 TL olarak talep ettikleri değer kaybı bedelini 20.000 TL'ye yükselttiklerini, dava dilekçesinde açıklanan nedenler ve bilirkişi raporu doğrultusunda, bedel artırım dilekçelerinin kabulü ile tazminat alacaklarının dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile, ayrıca vekalet ücreti ve yargılama gideri ile davalıdan tahsiline(sigorta şirketi açısından poliçe limiti dahilinde) karar verilmesini talep etmiştir. Davalı Sigorta şirketi vekili 03/10/2024 tarihli cevap dilekçesiyle; Kazaya karıştığı iddia edilen ... plakalı araç müvekkili şirket nezdinde ... numaralı Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi ile 10/11/2023 - 10/11/2024 tarihleri arasında sigortalı olduğunu, poliçe teminat limiti araç başına 200.000-TL olup müvekkili şirketin sorumluluğunun sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında ve zararı nispetinde olduğunu, huzurdaki uyuşmazlığının belirsiz alacak olarak ikame edilmesinde hukuki yarar bulunmadığını, bu sebeple davanın reddedilmesini talep ettiklerini, 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 97. maddesinde düzenlenen sigortacıya başvuru şartı yerine getirilmeden dava yoluna başvurulduğundan davanın reddini talep ettiklerini, davacının, huzurdaki davayı açmadan önce müvekkili şirkete usule uygun başvuru yapmadığını, genel şartlarda belirtilen teminat kapsamı dışındaki haller gözetilerek değerlendirme yapılmasını; tespiti halinde davanın reddini talep ettiklerini, ikrar anlamına gelmemek üzere, müvekkili şirket sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında ve teminat limitleri dâhilinde tazminattan sorumlu olduğunu, sebepsiz zenginleşme teşkil eden ödemelere ilişkin her türlü talep ve dava hakları saklı kalmakla ve kusur ile zarar bedelinin kabulü anlamına gelmemekle birlikte, müvekkili şirket tarafından ödeme yapılmış olup tüm sorumluluğun yerine getirildiğini, itirazları baki kalmakla birlikte kabul anlamına gelmemesi kaydıyla reel piyasa koşullarına göre hesaplama yapılacaksa kaza tarihinin esas alınması gerektiğini, davacı tarafa ait aracın işbu davaya konu kazadan daha öncesinde bir kazaya karışıp karışmadığının ve aynı bölgede hasar almış olup olmadığının tespitini talep ettiklerini, açıklanan nedenlerle fazlaya ve başkaya ilişkin hakları, ihbar, dava, talep ve şikayet hakları saklı tutarak müvekkili şirket hakkında açılan davanın dava şartlığı yokluğundan reddine, esasa girilmesi halinde davanın esastan reddine, aksinin kabulü halinde ise, sorumluluğun azami poliçe teminatı ile sorumlu tutulmasına, temerrüde düşmemiş ve dava açılmasına sebebiyet vermemiş bulunan müvekkili şirket aleyhine vekalet ücreti, yargılama giderleri ve faize karar verilmemesini talep etmiştir.Dilekçeler aşaması tamamlanmış, taraflara duruşma gününü bildirir davetiye tebliğ edilerek duruşma açılmıştır.Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.İncelenen dosya kapsamı ve toplanan deliller bir bütün halinde değerlendirildiğinde; Dava, "Tazminat (Özel Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan)" davasıdır.Mahkememizce Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi Müdürlüğüne, Anadolu Anonim Türk Sigorta Şirketine müzekkereler yazılmış, gelen yazı cevapları incelenmek suretiyle dosyamız arasına konulmuştur.Tarafların yüzdesel kusur durumunun tespiti için dosya alanında uzman bilirkişilere tevdi edilmiş, bilirkişi heyetince düzenlenen 06/06/2025 tarihli raporda özetle; ... Plakalı Otomobil Sürücüsü ...'ın 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunun 52/1-a maddesi “Kavşaklara yaklaşırken, dönemeçlere girerken, tepe üstlerine yaklaşırken, dönemeçli yollarda ilerlerken, yaya geçitlerine, hemzemin geçitlere, tünellere, dar köprü ve menfezlere yaklaşırken, yapım ve onarım alanlarına girerken, hızlarını azaltmak,” ve aynı kanunun 67/1-a maddesi “Sürücülerin, park yapmış taşıtlar arasından çıkarken, duraklarken veya park yaparken taşıt yolunun sağına veya soluna yanaşırken, sağa veya sola dönerken, karayolunu kullananlar için tehlike doğurabilecek ve bunların hareketlerini zorlaştıracak şekilde davranmaları yasaktır” kurallarını ihlal ederek, Karayolları Trafik Kanunun trafik kazalarında kusurlarının tespiti ve asli kusur sayılan haller başlıklı 84. maddesinde yer alan asli kusurlardan (h) bendindeki (Manevraları düzenleyen genel şartlara uymama,) kurallarını ihlal ettiği, kazanın oluşumunda %100 kusurlu olduğu; ... plakalı otomobil sürücüsü ...'ın kazanın oluşumunda kural ihlalinin olmadığı ve kusurunun bulunmadığı, ... plakalı aracın kaza tarihindeki değer kaybı miktarının 20.000,00 TL olduğu kanaatine varılmıştır.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Bir motorlu aracın işletilmesi sırasında meydana gelen trafik kazasında, zarar görenlerin zararından, 6098 sayılı TBK'nın 49. Maddesi uyarınca araç sürücüsü, 2918 sayılı KTK'nın 85. Maddesi uyarınca araç işleteni ve şartları varsa teşebbüs sahibi ve 2918 sayılı KTK'nın 91. Maddesi uyarınca sigortacı müştereken ve müteselsilen sorumludur. Trafik kazası nedeniyle zarara uğradığını iddia eden hak sahipleri tarafından açılan tazminat davalarında ispat yükü 6098 sayılı TBK'nın 50. Maddesi uyarınca zarar gören üzerinde olup, zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat etmek zorundadır.Yine bu tür davalarda 2918 sayılı KTK'nın 97. Maddesi uyarınca, zarar görenin dava açmadan önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı olarak başvuru yapması gerekmekte olup bu husus sonradan giderilmesi de mümkün olmayan dava şartlarındandır. Ayrıca yazılı başvurudan hemen sonra dava açılması mümkün olmayıp 15 günlük sürenin dolmasından sonra dava açılabilecektir. Sigortacı kendisine yapılan yazılı başvuruya karşı 15 gün içinde cevap vermek ve 2918 sayılı KTK'nın 99. Maddesine göre 8 iş günü içinde de tazminatı ödemek zorundadır. Sekiz iş günü içinde sorumlu olduğu tazminatı ödemeyen sigortacı 9. Gün itibariyle temerrüde düşecektir.Hak sahipleri tarafından talep edilebilecek tazminatlar ise 2918 sayılı KTK'nın 90. Maddesi uyarınca 2918 sayılı KTK ile 6098 sayılı TBK'nın haksız fiile ilişkin hükümleri uygulanacaktır. Somut olayda davacı, davaya konu trafik kazası neticesinde aracının hasara uğradığını iddia ederek değer kaybı tazmini isteminde bulunmuştur.2918 sayılı KTK ile 6098 sayılı TBK'da araç değer kaybı tutarının ve mahrumiyet zararının ne şekilde belirleneceği konusunda bir düzenleme bulunmadığından bu boşluğun da içtihatlarla doldurulması gerekmektedir.Yargıtay . Hukuk Dairesi'nin yerleşik içtihatlarına göre araçta oluşan değer kaybı tutarının, aracın modeli, yaşı, hasarın ağırlığı, boyanmış olan yerler ve hasarlı bölgelerin özelliği nazara alınıp, aracın kaza öncesi ikinci el piyasa rayiç değeri ile tamir edildikten sonraki ikinci el piyasa rayiç değeri arasındaki farka göre belirlenmesi gerekmektedir. Nitekim Yargıtay . Hukuk Dairesi'nin ... E ... K sayılı ilamında da bu husus vurgulanmıştır.Davacılar tarafından, Mahkememizdeki bu dava öncesi arabulucuya başvurulmuş ve arabuluculuk bürosu tarafından 27/08/2024 tarihli arabuluculuk anlaşmazlık son tutanağı düzenlenmiş ise de;2918 s. KTK'nin 97. maddesine göre, "zarar görenin, zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması gerekir. Sigorta kuruluşunun başvuru tarihinden itibaren en geç 15 gün içinde başvuruyu yazılı olarak cevaplamaması veya verilen cevabın talebi karşılamadığına ilişkin uyuşmazlık olması hâlinde, zarar gören dava açabilir veya 5684 sayılı Kanun çerçevesinde tahkime başvurabilir."6325 s. Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-18. maddesine göre de, "özel kanunlarda tahkim veya başka bir alternatif uyuşmazlık çözüm yoluna başvurma zorunluluğunun olduğu veya tahkim sözleşmesinin bulunduğu hâllerde, dava şartı olarak arabuluculuğa ilişkin hükümler uygulanmaz." Yargıtay . HD’nin 29/09/2021 gün ve ... E. ... K. sayılı emsal içtihadında da açıklandığı üzere, "Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesinin 18. fıkrasında ise, özel kanunlarda tahkim veya başka bir alternatif uyuşmazlık çözüm yoluna başvurma zorunluluğunun olduğu veya tahkim sözleşmesinin bulunduğu hâllerde, dava şartı olarak arabuluculuğa ilişkin hükümler uygulanmayacağı düzenlemesi yer almaktadır. Kanunun bu özel düzenlemesi karşısında dava şartı olarak zorunlu arabuluculuğa ilişkin hükümler uygulanma yeri bulamaz." (Benzer mahiyette Yargıtay . HD’nin 09/09/2024 gün ve ... E. ... K. Sayılı ilamı)Sigorta şirketine karşı açılan tazminat davası yönünden, özel kanun niteliğindeki 2918 s. KTK'nin 97. maddesi gereğince davadan önce sigorta şirketine başvurunun zorunlu olması ve bu durumda 6325 s. Kanunu'nun 18/A-18. maddesi gereğince, 18/A maddesindeki zorunlu arabuluculuğa ilişkin hükümlerin sigorta şirketi yönünden uygulanamayacak olması, davalı sürücünün ise zorunlu arabuluculuk uygulamasına tabi olmaması nedeniyle, 27/08/2024 tarihli arabuluculuk tutanağının zorunlu arabuluculuk tutanağı olarak hazırlanmasına rağmen gerçekte ihtiyari arabuluculuk tutanağı niteliğinde olduğu kabul edilmiştir. 6100 s. HMK'nin 323. maddesine ve 6325 s. Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu hükümlerine göre de, ihtiyari arabuluculuk giderleri yargılama giderleri içerisinde gösterilmediğinden, bu davadaki yargılama giderlerine dahil edilemeyeceği, bu giderlerin sadece davacı sorumluluğunda olduğu sonucuna varılmıştır.Tüm dosya kapsamı ve toplanan deliller bir bütün halinde değerlendirildiğinde; davaya konu trafik kazasının oluşmasında davalı sigorta şirketine sigortalı ... plakalı davalı araç sürücüsü ...'ın %100 oranında kusurlu olduğu, kaza neticesinde davacıya ait araçta 20.000 TL tutarında değer kaybı zararı oluştuğu, sigorta teminat limiti kapsamında Anadolu Anonim Türk Sigorta Şirketinin değer kaybı kaynaklı zarardan sorumlu olduğu sonucuna varıldığından davanın kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.HÜKÜM : Yukarıda açıklanan gerekçelerle ;1- Davanın KABULÜ ile; 10/03/2024 tarihinde meydana gelen trafik kazası sonucu davacıya ait ... plakalı araçta meydana gelen değer kaybı nedeniyle 20.000 TL maddi tazminatın (davalı sigorta şirketlerinin olay tarihi itibariyle geçerli olan kaza başına teminat klozu limiti ile sınırlı olarak), davalı ... Sigorta Şirketinden dava tarihi olan 11/09/2024 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte tahsili ile DAVACIYA VERİLMESİNE,2- Karar tarihi itibariyle (ve dava değerinin 20.000 TL. olduğunun kabulü ile) alınması gereken 1.366,20 TL. nispi karar ve ilam harcından, ıslah harcı dahil peşin alınan 760,61 TL. harcın mahsubu ile kalan 605,59 TL. harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE gelir kaydına, 3-Davacı tarafından yapılan peşin harç ve ıslah harcı dahil 760,61 TL. yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-Davacı tarafından yapılan 427,60 TL. Başvuru harcı gideri, 6,400 TL. Bilirkişi ücreti gideri, 99 TL. Posta ve tebligat gideri olmak üzere toplam 6.926,60 TL. Yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davalı tarafından yargılama gideri yapılmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 6-Karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca (dava değerinin 20.000 TL. olduğunun kabulü ile) davacı vekilleri için 20.000 TL. nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,7- Arabuluculuk görüşmelerinden dolayı Hazine tarafından (suçüstü ödeneğinden) yapılan 3.600 TL. yargılama giderinin, davacıdan alınarak HAZİNEYE gelir kaydına, bu amaçla 492 s. Harçlar Kanunu'nun 28/a maddesi gereğince harç tahsil müzekkeresi yazılmasına, 8-Davacı tarafından yatırılan gider avansından artan kısmın, 6100 s. HMK'nın 333. maddesine göre karar kesinleştiğinde ve re'sen davacıya iadesine, Dair ; davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı taraf yönünden miktar itibariyle kesin olmak üzere, davacı taraf yönünden gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 6100 s. HMK'nın 345. maddesi gereğince ( 2 ) hafta içerisinde, ilgili BAM Hukuk Dairesi Başkanlığına sunulmak üzere Mahkememize verilecek dilekçe ile istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 17/03/2026 Katip Hakim