İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesinde Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı Navlun Alacağı İcra Takibine Yapılan İtirazın İptali Davasının Esas ve Hukuki Nitelendirme Süreci.
Özet: Bu itirazın iptali davasında, davacı şirket, davalı şirkete sunduğu taşıma hizmetleri karşılığında düzenlediği 2.150,00 Euro tutarındaki iki faturanın ödenmemesi üzerine icra takibi başlatmıştır. Davalının borca itiraz etmesiyle takibin durması üzerine davacı, itirazın iptali ve takibin devamını talep etmektedir. Davalı, dava dilekçesine süresinde cevap vermeyerek iddiaları inkar etmiş sayılmıştır. Mahkeme, uyuşmazlığın davacının faturalara istinaden alacaklı olup olmadığı ve taşıma sözleşmesindeki edimlerini yerine getirip getirmediği noktalarında yoğunlaştığını tespit ederek, dosyanın mali muhasip ve taşımacılık alanında uzman bir bilirkişiye tevdi edilmesine karar vermiştir.

T.C. İstanbul Anadolu 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2025/186
KARAR NO : 2026/547
DAVA : İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı)
DAVA TARİHİ : 03/03/2025
KARAR TARİHİ : 04/06/2026
Mahkememizde görülmekte olan itirazın iptali (taşıma sözleşmesi kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı şirket ile davalı şirket arasında ticari ilişkinin bulunduğu ve bu ticari ilişkiye istinaden davalıya ait emtiaların taşınma işleri müvekkili tarafından üstlenildiğini, taşıma hizmetlerinin gereği gibi yerine getirildiğini ve bu hizmete istinaden 15.05.2023 tarihli ---- nolu 1.380,00 euro ve 26.09.2023 tarihli ---- nolu 850,00 euro toplamda 2.150,00 euro bedelli navlun faturasının tanzim edilerek davalıya iletildiğini ancak davalı şirketin faturaya karşılık bir ödememe yapmadığını ve bunun üzerine davacının, ---- İcra Müdürlüğü ---- esas sayılı dosya üzerinden icra takibi başlattığını ve davalı tarafa ödeme emrinin gönderildiğini, davalı şirketin borcu itirazı sonucunda takibin durduğunu, sonuç olarak; davanın kabulü ile itirazın iptalini ve takibin devamını, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep etmiştir.
Davalı şirkete dava dilekçesi ve ekleri 02/05/2025 tarihinde tebliğ edildiği, davalı tarafından yasal süresi içinde cevap dilekçesi sunulmadığından HMK md. 128 uyarınca, dava dilekçesindeki vakıaların inkar edildiği kabul edilmiştir.
Hukuki Nitelendirme, Delillerin Değerlendirilmesi ve Netice
Dava, taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında düzenlenen faturalardan kaynaklı alacağın tahsili amacıyla başlatılan takibe itiraz üzerine açılan itirazın iptali davasıdır.
İtirazın iptali davası, takip borçlusunun ödeme emrine süresi içinde itiraz etmesi halinde, takibin devamını sağlamak amacıyla, takip alacaklısı tarafından 2004 sayılı Yasanın 67 nci maddesine göre, itirazın kendisine tebliğinden itibaren bir yıl içinde açılan ve genel hükümler çerçevesinde incelenen bir eda davasıdır.
Borçlunun itirazı, icra dairesi tarafından alacaklıya tebliğ edilmiş olmadıkça bir yıllık süre işlemeye başlamaz; yüksek mahkeme kararlarına göre alacaklı, itirazın kendisine tebliğinden önce de itirazın iptali davası açabilir (---- Bam ---HD ----). Alacaklı bir yıllık süresi içinde itirazın iptali davası açmaması halinde takip düşer ise de alacağı zamanaşımına uğramadığı sürece genel hükümlere göre alacağını dava edebilir.
Davanın kabul edilmesi halinde, borçlu tarafından yapılan itiraz iptal edildiğinden, itiraz üzerine duran takibe (haciz) devam edilebilir. İtirazın iptali davası devam ettiği sürece, bir yıllık haciz talebi süresi işlemez.
İspat yükünün -kural olarak- davacıda olduğu itirazın iptali davasında, alacaklı (normal bir alacak davasında olduğu gibi) alacağının varlığını usul muhakemesinde caiz olan her türlü delil ile ispat edebilir. Davanın reddi halinde, itiraz ile duran takip iptal edilmiş sayılır ve ilam kesin hüküm teşkil ettiğinden takip alacaklısı tarafından konusu aynı olan bir dava tekrar ikame edilemez. Ayrıca borçlunun talep etmesi halinde, mahkeme, alacaklının kötüniyetle icra takibinde bulunduğu kanısına varırsa alacaklıyı yüze yirmiden aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına mahkum eder (67/II). Kötüniyet olgusunu ispat yükü, tazminat talep eden davalı borçludadır. Tazminatın, asıl alacak üzerinden hesaplanması gerekir.Davanın kabulü halinde, itiraz üzerine duran takibe devam edilir; (varsa) ihtiyati haciz, kesin hacze dönüşür. Ayrıca, alacaklı tarafça talep edilmesi halinde, takip konusu alacağın belirlenebilir (likit) olduğu durumlarda davalı (takip borçlusu) alacak miktarının asgari yüzde yirmisi oranında inkar tazminatına mahkum edilir. Yüksek mahkemenin yerleşik uygulamasına göre hüküm altına alınacak inkâr tazminatının asıl alacak üzerinden hesaplanması gerekir (Yargıtay ------- esas sayılı dosyasının tetkikinde; davacı tarafından davalı aleyhine, asıl alacak ve faiz olmak üzere toplam 2.170,00 euro TL alacağın davalıdan tahili için ilamsız icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin davalıya tebliğ edildiği, davalının 08/03/2024 tarihinde borca itiraz dilekçesi sunulduğu, itiraz dilekçesinin davacı yana tebliğ edilmediği, davanın yasal bir yıllık süresi içerisinde açıldığı görülmüştür.
Mahkememizce tensiple birlikte, dava/takip konusu icra dosyası dosyamız arasına alınmış, davacı tarafından taraflar arasında bulunan sözleşme, takip konusu faturalar ve ilgili kayıtların sunulması istenilmiştir.Ön inceleme duruşmasında, uyuşmazlığın, taraflar arasındaki taşıma sözleşmesine istinaden davacı tarafça tanzim olunan iki adet fatura karşılığı davacının alacaklı olup olmadığı, taşıma sözleşmesi gereği davacının edimini ifa edip etmediği, takipte haklı olup olmadığı, haklı ise alacak miktarı ve inkar tazminatı şartlarının var olup olmadığı noktalarında toplandığı anlaşılmış aynı celse tahkikat aşamasına geçilerek dosyanın mali muhasip ve taşımacılık alanında uzman bir bilirkişiye tevdi ile, tarafların 2023-2024 yılları ticari defter ve kayıtları ve dosya arasına alınan sözleşme ve diğer kayıtlar üzerinde inceleme yapılmak suretiyle davacının alacaklı olup olmadığı ve uyuşmazlık konularında rapor tanzim edilmesinin istenilmesine karar verilerek inceleme günü tayin edilmiştir.Temin edilen 06/01/2026 tarihli bilirkişi raporunda; " Davacı tarafından dava dosyasına sunulan e-posta yazışmalarının delil olarak değerlendirilip değerlendirilmeyeceği tamamen Sayın Mahkemenin taktirinde olmak üzere; davacı tarafından dava dosyasına sunulan e-posta yazışmaları incelendiğinde; taraflar arasında e-posta yazışmaları ile CMR Konvansiyonu kapsamında yapılacak taşımacılıklarla ilgili olarak taşıma sözleşmesi kurulduğu kanaatine varıldığı,
 Davacı tarafça dava dosyasına sunulan taşıma belgeleri incelendiğinde; davacı tarafça davalı firmaya düzenlenen iki adet navlun faturasına dayanak oluşturan taşıma belgelerinin dava dosyasına sunulduğunun tespit edildiği,
 CMR Konvansiyonu kapsamında yapılan iki adet taşımacılıklarla ilgili olarak davalı asıl (akdi) taşıyıcı tarafından taşımacılığa yönelik herhangi bir itiraz sunulmadığının tespit edildiği, bu nedenle; davaya konu CMR Konvansiyonu kapsamında yapılan iki adet taşımanın zamanında, tam ve hasarsız olarak tamamlandığı kanaatine varıldığı,
 Davacı şirketin ibraz ettiği 2024-2025 yılı ilişkin ticari defterlerin; T.T.K m.64,66, V.U.K. m.220- 226’ ve 1 Sıra No’lu Elektronik Defter Genel Tebliğine göre açılış Defteri Kebir ile Yevmiye defterlerini GİB onaylı beratlarını süresinde almış olduğu görülmüştür.
 Sayın Mahkemenin 23.09.2025 tarihli duruşma zaptı davalı tarafa bila tarihinde tebliğ edildiği. Davalı taraf incelemeye gelmemiş ve yerinde inceleme talebinde bulunmamıştır
 Davacı tarafından davalı taraf adına yürütülen 2023-2024 yılları ----- kodlu muavin defter kayıtlarına göre davacı tarafın 2022 yılından 2023 yılında devir olan alacağının 50.534,97 TL (2.535,00 Euro) olduğu, davacı tarafından 18.01.2023 tarihinden 26.09.2023 tarihine kadar davalı tarafa 18 fatura ile 508.161,06 TL ( 24.345,00 Euro) tutarlı satış yaptığı, bu süreçte davalı taraftan 5 ayrı tarihte 512.092,52 TL ( 24.100,00 Euro) ödeme aldığı, 12.493,86 TL (610,00 Euro) tutarlı iade faturasını davalı alacağına, 36.575,71 TL kur farkını davalı borcuna kayıt ettiği ve 16.02.2024 icra takip tarihi itibariyle davalı taraftan 70.685,36 TL (2.170,00 Euro) alacaklı olduğu ve işbu alacak tutarının; 15.05.2023 tarihli ----- seri nolu 1.380,00 Euro tutarlı faturanın 1.320,00 Euro kalan bakiyesi ile 26.09.2023 tarihli ----- seri nolu 850,00 Euro tutarlı faturadan kaynakladığı görülmüştür. Takip alacaklısı davacı taraf 16.02.2024 tarihli icra takibinde, 2.170,00 Euro alacağına, işlemiş talep etmemiş, asıl alacağına takip sonrasında yıllık %5,25 oranında Bankalarca 1 Yıla Kadar Vadeli Mevduatlara Fiilen Uygulanan Azami Faiz (Eur) faiz ile tahsilini talep etmiştir.
Sayın Mahkeme tarafından kısmen veya tamamen davacı lehine hüküm kurulması halinde, hüküm kurulacak asıl için takip tarihinden itibaren 3095 SK. Md. 4/a uyarınca Kamu Bankalarının 1 yıllık Euro mevduatına uyguladıkları faiz oranına göre döviz faizi de yürütülebileceği," belirlemelerine yer verilmiştir.
Tüm dosya kapsamı ve denetime ve hüküm tesisine elverişli rapor içerikleri birlikte değerlendirildiğinde, taraflar arasındaki taşıma sözleşmesinin gereği davacı tarafça gereği gibi ifa edildiği, davalı mali inceleme gününe iştirak etmediği, herhangi bir mazeret de beyan etmediğinden davacının mali kayıtlarındaki lehe hususlar (m.222/f.3-ilk cümle) dikkate alınarak yapılan değerlendirmede, takip tarihi itibariyle davacının takip tutarı kadar alacaklı olduğu anlaşıldığından davanın kabulü ile, davalının----.İcra Müdürlüğü’nün ----- sayılı takip dosyasına yaptığı itirazın iptaline, takibin kaldığı yerden devamına, likit olduğu anlaşılmakla asıl alacağın %20 si tutarında inkâr tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davanın kabulü ile davalının ---.İcra Müdürlüğü’nün ----- sayılı takip dosyasına yaptığı itirazın iptaline, takibin kaldığı yerden devamına,
Likit olduğu anlaşılmakla asıl alacağın takip tarihindeki kur üzerinden Türk Lirası karşılığının %20 si oranında inkâr tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
2-HARÇLAR
Alınması gerekli 5.644,12 TL harcın davacı tarafından dava açılışı sırasında yatırılan 1.047,63 TL peşin harçtan mahsubu ile eksik bakiye 4.596,49 TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına, (dava tarihi olan 03/03/2025 tarihindeki döviz kuru üzerinden)
3-VEKALET ÜCRETİ
Avukatlık asgari ücret tarifesine göre davacı yan için takdir olunan 45.000,00 TL maktu vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, (karar tarihi 04/06/2026 tarihindeki döviz kuru üzerinden)
4-ARABULUCULUK ÜCRETİ
Davadan önce gidilen arabuluculukta devletçe karşılanan 3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, bu nedenle bu miktar yönünden de harç gibi tahsil müzekkeresi hazırlanmasına,
5-YARGILAMA GİDERLERİ
a-Davacı tarafından harç olarak yatırılan 1.663,03 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
b-Davacı tarafından sarf edilen 20.000,00 TL Bilirkişi ücreti ve 1.113,00 TL Posta ücreti olmak üzere toplam yargılama gideri olan 21.113,00 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
c-Bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğden itibaren iki (2) hafta içerisinde --- Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okundu.