Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesinin, trafik kazası sonucu ölüm ve cismani zarar nedeniyle açılan destekten yoksun kalma tazminatı davasına ilişkin istinaf kararı.
Özet: Bu hukuki evrak, 22 Mayıs 2020de meydana gelen trafik kazasında yolcu olarak yaşamını yitiren murisin ailesi tarafından, sigorta şirketi aleyhine açılan destekten yoksun kalma tazminatı davasının istinaf incelemesini konu almaktadır; davacılar, murisin maddi desteğinden mahrum kaldıklarını belirterek sigorta şirketinden tazminat talep etmiş, ancak sigorta şirketi sürücünün tespit edilememesi gerekçesiyle ödeme yapmayı reddettiğinden, ilk derece mahkemesi kararının hukuki denetimi için yapılan başvuru sürecini ele almaktadır.

T.c. ADANA Bam 3. HUKUK DAİRESİ Esas-karar No: 2025/639 - 2026/1806
T.C.ADANABÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ3. HUKUK DAİRESİDOSYA NO : 2025/639KARAR NO : 2026/1806T Ü R K M İ L L E T İ A D I N AB Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R IBAŞKAN : ÜYE : ÜYE : KATİP : İNCELENEN DOSYANINMAHKEMESİ : .... Asliye Ticaret MahkemesiTARİHİ : 23.01.2025NUMARASI : 2020/430 Esas, 2025/68 Karar Asıl dosyanın tarafları;DAVACILAR :1- VEKİLİ : Av. DAVALI : ... VEKİLİ : Av. DAVA : Tazminat (Ölüm ve cismani zarar sebebiyle açılan tazminat)Birleşen .... Asliye TicaretMahkemesinin 2022/370 E. Sayılı Dosya Tarafları;DAVACILAR : 1- VEKİLİ : Av. DAVALI : .. VEKİLİ : Av. DAVA : Tazminat (Ölüm ve cismani zarar sebebiyle açılan tazminat)KARAR TARİHİ : 09.06.2026GEREKÇELİ KARARINYAZILDIĞI TARİH : 09.06.2026.... Asliye Ticaret Mahkemesinin 23.01.2025 tarih ve 2020/430 Esas, 2025/68 Karar sayılı kararı aleyhine, istinaf başvurusunda bulunulmuş ve Mahkemece dosya Dairemize gönderilmiş olmakla HMK 352. maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Tarafların iddia ve savunmalarının özeti:DAVA: Davacılar vekili asıl davanın dava dilekçesinde özetle; müvekkilleri murisi ... 22/05/2020 tarihinde yolcu konumunda bulunduğu davalı şirkete sigortalı ... plakalı aracın kaza yapması sonucu vefat ettiğini, kazada bir kusuru bulunmadığını, murisin vefatı neticesinde müvekkilleri çocuklarının maddi desteğinden yoksun kaldığını, kaza sebebiyle ... Cumhuriyet Başsavcılığı'nca ceza takibatı yapıldığını, meydana gelen trafik kazasında, ... plaka sayılı araç dereye uçtuğunu, müvekkillerinin murisi dahil araçta vefat eden kişiler çevredeki vatandaşlar tarafından araçtan çıkarıldığını, tanık listesindeki şahıslar kaza sonrası kanaldaki araca müdahale eden ve kazazedeleri araçtan çıkaran kişiler olduğunu, taraflarınca tazminat talebiyle sigorta şirketine müracaat edildiğini, ne var ki araç şoförünün tespit edilemediğinden bahisle sigorta şirketi tarafından ödeme yapılmadığını, tanıklığına müracaat edilen kişilerin beyanı neticesinde müvekkillerinin kazanın meydana geldiği araç içerisinde yolcu konumunda olduğu tespit ve ispat edileceğini, talep edilen maddi tazminat müvekkillerinin destekten yoksun kalma tazminatı talebine ilişkin olduğunu, arabuluculuğa başvurulduğunu ancak anlaşma sağlanamadığını beyan ederek, fazla, üst ve sair hakları saklı kalması kaydı ile HMK m.107 mucibince tam ve kesin olarak belirlendiği anda artırılmak üzere 5.000,00 TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan sigorta poliçeleri yönetmelik ve mevzuat sorumlulukları dahilinde olmak üzere tahsiline, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davacılar vekili birleşen davanın dava dilekçesinde özetle; 22/05/2020 günü ... sahilyolu ile ... Köyü civarında otoban bağlantı yolu, pompa mevkiinde müteveffanın içinde bulunduğu ... Plakalı aracın sulama kanalına düşmesi sonucu, davacılardan ...'ın eşi, ... ve ... ise babaları ... kaybettiklerini, konuya ilişkin ... Cumhuriyet Başsavcılığının 2020/26501 soruşturma sayılı hazırlık dosyasının celbini talep ettiğini, kaza mahalline gelen trafik polisi ekibi tarafından tutulan 22/05/2020 tarihli Trafik Kazası Tespit Tutanağı’nda kazanın, aracın yol, yük ve teknik özelliğine göre görüş yol hava ve trafik durumuna göre aracın hızını ayarlama hız ve mıcırlı olan yol nedeni ile aracın takla atması sonucu meydana geldiği tespit edildiğini, tek taraflı trafik kazasına karışan ... plakalı aracı davalı ... Sigorta Anonim Şirketi’nden Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları uyarınca Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası kapsamında sigortalı olduğunu, eş ve babaları olan müteveffayı bu elim trafik kazasında kaybeden müvekkilleri hem derin bir ıstırap içine girmiş hem de herhangi bir işte çalışmadıkları için desteğin maddi desteğinden yoksun kaldığını, yaşanan trafik kazası sonucu evin geçimini maddi olarak tek başına sağlayan müteveffayı kaybeden ve bu sebeple de ölenin ardından maddi destekten yoksun kalan müvekkilileri adına davalı ...Sigorta A.Ş Sigorta Şirketi aleyhine maddi destekten yoksun kalma davasının açılması zorunluluğu doğduğunu, taraflarınca öncelikle davalı sigorta şirketi başvuru yapıldığını ancak sigorta şirketince başvuruları reddedildiğini, arabuluculuğa başvurulduğunu ancak anlaşma sağlanamadığını beyan ederek destekten yoksun kalma sebebiyle uğranılan maddi kayıp nedeniyle; davacı ... yararına 3.000 TL destekten yoksun kalma tazminatının, davacı ... yararına 2.000 TL destekten yoksun kalma tazminatının, davacı ... yararına 2.000 TL destekten yoksun kalma tazminatının, toplamda tam ve kesin değerin belirlenebilmesinin mümkün olduğu anda arttırılmak üzere şimdilik 7.000.00-TL destekten yoksun kalma tazminatının, temmerüt tarihi olan 22/05/2020 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalı ...Sigorta Aş'den alınarak müvekkiline verilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.ISLAH : Davacılar vekili 16.12.2024 e-imza tarihli dilekçesi asıl dava yönünden dava değerini davacı ... yönünden 275.816,14 TL'ye, ... yönünden ise 134.183,86 TL'ye, davacılar vekili 20.12.2024 tarihli dilekçesi birleşen dava yönünden dava değerini davacı ... yönünden 407.694,77 TL'ye, ... yönünden ise 2.305,23 TL'ye ıslah etmiştir.CEVAP: Davalı vekili asıl davaya sunduğu cevap dilekçesinde özetle; davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, müvekkili şirkete başvuru şartı gerçekleşmediğini, davaya ilişkin delillerin taraflarına tebliğ olmadığını, müteveffanın yolcu olarak bulunduğu araç sürücüsünün tespit edilemediğini, konu kazaya ilişkin açılmış olan ceza dosyasının ibrazı halinde soruşturma veya kovuşturma esnasında keşif, bilirkişi incelemesi vb. bilgi ve belgelerin olması halinde dosyanın kusur incelemesi adına istanbul Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas dairesine gönderilmesine karar verilmesini, kazanın oluş şekline kanaat getirilememiş olsa da ihtimaller göz önünde bulundurulduğunda müterafik kusur ve hatır taşıması indirimleri uygulanması gerektiğini beyan ederek davanın reddini talep etmiştir.Davalı vekili birleşen davaya sunduğu cevap dilekçesinde özetle; ... Asliye Ticaret Mahkemesi 2020/430 esas sayılı dosyasında davacıların aynı kazada hayatını kaybeden farklıca bir kişi için olsada söz konusu dosya özelinde sürücünün tespiti önem arz etmekte olduğundan birleştirme talep edildiğini, müvekkili şirketin yerleşim adresinin İstanbul Üsküdar olup söz konusu dava yetkisiz mahkemede açıldığını, davanın usulden reddinin gerektiğini, dava dilekçesinden müteveffanın sürücü olduğu ve tam kusurlu olduğunun belirtildiğini, kaza tarihi itibariyle müvekkili şirketin sorumluluğu bulunmadığını, davaya ilişkin deliller taraflarına tebliğ edilmediğini beyanla davanın reddini talep etmiştir.İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, asıl dava yönünden; davanın kabulü ile; 275.816,14 TL destekten yoksun kalma tazminatının (davalı sigorta şirketi poliçe limiti ile tahsilde tekerrüre esas olmamak kaydıyla sorumlu olmak üzere) temerrüt tarihi olan 25/08/2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacı ...'a verilmesine, 134.183,86 TL destekten yoksun kalma tazminatının (davalı sigorta şirketi poliçe limiti ile tahsilde tekerrüre esas olmamak kaydıyla sorumlu olmak üzere) temerrüt tarihi olan 25/08/2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacı ...'a verilmesine, birleşen dava yönünden; davanın kısmen kabul kısmen reddine, 407.694,77 TL destekten yoksun kalma tazminatının (davalı sigorta şirketi poliçe limiti ile tahsilde tekerrüre esas olmamak kaydıyla sorumlu olmak üzere) temerrüt tarihi olan 08/10/2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacı ...'a verilmesine, 2.305,23 TL destekten yoksun kalma tazminatının (davalı sigorta şirketi poliçe limiti ile tahsilde tekerrüre esas olmamak kaydıyla sorumlu olmak üzere) temerrüt tarihi olan 08/10/2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacı ...'na verilmesine, davacı ... yönünden destekten yoksun kalma tazminatı talebinin reddine karar verildiği görüldü.İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF NEDENLERİ: Karara karşı asıl ve birleşen dava davalı vekili verdiği istinaf dilekçesinde özetle; asıl ve birleşen davalar dava yönünden sunduğu dilekçelerinde; yerel mahkemenin ... plakalı aracın sürücüsünün kim olduğu, kim olabileceği, kimlerin yolcu olduğu sorumluluk hukuku bakımından öncelikli olduğu bu hususta hiçbir kanaate ve tespite varılmadan bu davanın sonuçlandırılmasının mümkün olmadığını, dava konusu aracın işletilme halinde olduğu hayatın olağan akışına göre ...'ın sürücü olarak bulunduğunu gösterdiğini, ...'ın dosya kapsamındaki nüfus kaydında kısıtlamanın mevcut olduğunu, ...'ın vasi olduğunu, işbu kısıtlama ve vasi kararı incelenmeden karar verilmesinin taraf ve hak ehliyeti bakımından mümkün olmadığını, otopsi raporunda, tanık beyanında müteveffanın alkol ve uyuşturucu kullandığının belirtilmiş olduğunu, alkol ve uyuşturucu madde kullanımının ehliyetsiz olması halinde işlete ne rücu sebebi olmakla alacaklı ve borçlu sıfat birleşmesi ile de davanın reddinin gerektiğini aksi halde ise asıl ve birleşen davada müterafik kusur indirimi yapılmasının gerektiğini, hatır taşıması indirimi yapılmasının gerektiğini, mahkeme kararında hukuki nitelendirme ve ispat yükü konusunda hataya düşülmüş olduğunu, yerel mahkemenin maddi vakıanın tamamen dışında sigorta şirketine sürücünün kim olduğunu ispat yükü verilmesinin hukuka ve hakkaniyete uygun olmadığını, bu bakış açısı ile bakılırsa ... plakalı aracın sürücüsünün tespit edilemediği için kazada vefat eden yolcu/sürücü ayrımı yapılmaksızın hepsinin tazminat almasının gerektiğini ve bu durumun akılla mantıkla izahı olamayacağını beyan ederek kararın kaldırılması ile talepleri doğrultusunda karar verilmesini talep etmiştir.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49, 50, 53/1-3 ve 55. maddeleri kapsamında, trafik kazasına dayalı açılan, destekten yoksun kalınmasından doğan maddi tazminat davası olup, ilk derece mahkemesince asıl dava yönünden davanın kabulüne karar verilmiş, birleşen dava yönünden ise davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup kararı asıl ve birleşen davalar davalı vekili istinaf etmiştir.Davalı ...Sigorta A.Ş.'nin birleşen dosya davacısı ... yönünden yapmış olduğu istinaf başvurusunun değerlendirilmesinde;HMK'nın 352. maddesi uyarınca istinaf başvurusunun kabul edilebilmesi için miktar itibariyle kararın kesin nitelikte olmaması gerekir. 6100 sayılı HMK'nın 341/1 maddesinde öngörülen 1.500,00 TL kesinlik sınırının her takvim yılı başından itibaren geçerli olmak üzere yeniden değerleme oranında arttırılacağı düzenlenmiş olup 01/01/2025 tarihinden itibaren kesinlik sınırı 40.000,00 TL'dir. Somut olayda; mahkemece birleşen davanın kısmen kabulü ile davacı ... yönünden 2.305,23 TL tazminata hükmedilmiş olup, davalı vekili istinaf dilekçesinde kabulüne karar verilen 2.305,23 TL'lik kısmı istinaf etmiştir. Davalı vekilinin istinaf ettiği miktarın istinaf sınırı olan 40.000,00 TL'nin altında kaldığı dikkate alınarak ilk derece mahkemesinin birleşen dava davacısı ... yönünden vermiş olduğu kararın istinaf yoluna başvurulması mümkün olmayan kararlardan olduğu anlaşılmış olup, davalı vekilinin istinaf başvurusunun bu davacı yönünden usulden reddine karar verilip, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. Davalı ...Sigorta A.Ş. vekilinin asıl dosyada destek ... yönünden oluşan zarardan hatır taşınması ve müterafik kusur indirimi yapılmasına yönelik istinaf başvurusunun değerlendirilmesinde;Zararın meydana gelmesinde veya artmasında zarar görenin de kusurunun bulunması halinde söz konusu olan müterafik kusur 6098 sayılı TBK'nın md. 52. maddesinde düzenlenmiştir. Zarar görenin kusurunun, zararın meydana gelmesinde başlıca etken olması halinde zarar verenin sorumluluğunun kalkması söz konusu olabileceği gibi belirlenen kusura göre zarar ve ziyandan indirim yapılmasını da gerektirebilir. Müterafik kusur indiriminde her somut olayın özelliğine göre olayın meydana geliş tarzı ve zararın artmasında zarar görenin kusurlu davranışının sonuca etkisi değerlendirilerek uygun oranda bir indirim yapılmasını gerektirir.Yukarıda yapılan açıklamalar ışığında, araç sürücüsünün birleşen dosya da destek sıfatına sahip ... olduğu anlaşılmıştır. Yine Adana Adli Tıp Kurumunun 20.07.2020 tarihli otopsi raporunda ...'ın alkol ve uyuşturucu kullandığı ve yine soruşturma aşamasında alınan tanık ...'nun beyanında desteğin alkol ve uyuşturucu madde kullandığı belirtilmiştir. Bu durumda araç sürücüsü ...'ı alkollü ve uyuşturucu madde etkisi halinde olduğu halde destek ...'in bu araca bindiği, sürücünün kaza sırasında alkollü ve uyuşturucu maddenin etkisi altında olduğu, destek ...'in Adana Adli Tıp Kurumunun 20.07.2020 tarihli otopsi raporunda kendisinin de alkollü olduğu ve alkollü sürücünün aracına sürücünün alkollü olduğunu bilerek binmek suretiyle zararın meydana gelmesinde müterafik kusuru vardır. Bu durumda mahkemece, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 52. maddesi gereğince sürücünün alkollü olduğunu bilerek araca binmesinden dolayı belirlenen tazminattan tazminattan %20 oranında müterafik kusur indirim yapılması gerekir. Karayolları Trafik Kanunu m. 87/1’de hükme bağlanmıştır. Hatır için taşımada salt yolcunun yararının bulunduğu açıktır. Buradaki amaç, olayın özelliklerine göre hakkaniyete uygun bir sonuca ulaşmaktır. Bu bakımdan araçta kaza sırasında araçta sürücü ile birlikte 4 kişi bulundukları dördününde alkollü olduğu ve yine aynı araçta vefat eden ...'ın işe olan ...'ın alınan ifadesi birlikte değerlendirildiğinde destek ... araçta hatır amacıyla taşındığı kanaatine varılmıştır. Bu bakımdan hatır taşıması nedeniyle davalı bakımından tazminattan %20 oranında hatır taşıması indirimi yapılması gerekirken, hatır taşıması indirimi yapılmaması doğru görülmemiştir.Bu bakımdan davacı ... için belirlenen 275.816,14 TL destekten yoksun kalma tazminatından, önce %20 müterafik kusur indirimi, akabinde %20 hatır taşıması indirimi yapılması neticesinde davacı ...'un talep edebileceği destekten yoksun kalma tazminat miktarının 176.522,32 TL olduğu anlaşılmıştır. Yine davacı ... için belirlenen 134.183,86 TL destekten yoksun kalma tazminatından, önce %20 müterafik kusur indirimi, akabinde %20 hatır taşıması indirimi yapılması neticesinde davacı ...'un talep edebileceği destekten yoksun kalma tazminat miktarının 85.877,67 TL olduğu anlaşılmıştır. Bu bakımdan davalı vekilinin istinaf başvurusu haklı bulunmuştur.Davalı ...Sigorta A.Ş. vekilinin birleşen dosya yönünden oluşan zarardan sorumlu olmadıklarına yönelik istinaf başvurusunun değerlendirilmesinde;Türk Medeni Kanunun'un 6. maddesine göre "Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür." 6098 sayılı TBK.nın zararın ve kusurun ispatı başlıklı 50. maddesinde, “Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır. Uğranılan zararın miktarı tam olarak ispat edilemiyorsa hâkim, olayların olağan akışını ve zarar görenin aldığı önlemleri göz önünde tutarak, zararın miktarını hakkaniyete uygun olarak belirler.” düzenlemesi yapılmıştır.Bu hale göre haksız fiilini bir türü olan trafik kazası nedeniyle yaralanmadan kaynaklanan zararın tazmini için açılan davada iddia olunan trafik kazasının varlığının ve varsa diğer araç sürücüsünün kusurunun iddia eden tarafından ispat edilmesi gerekir. Davacı tarafından öncelikle maddi vakıanın ispatı ve kazaya neden olan bir aracın mevcudiyeti ve kazada kazaya karışan araçların kusur oranları gibi hususların ispatı gerekir.Somut olayda, 22/05/2020 günü saat 11:00 sıralarında, davalı sigorta şirketi tarafından sigortalanan ... plaka sayılı otomobil, ... mahallesi yeni ... yolu üzerinde, Doğu-Batı yönünü takiben seyirle gelmiş olduğu üç yönlü (T) adalı kavşak noktasında, doğrultu değiştirmeden kavşak alanını geçerek kaplama dışı kalması akabinde sulama kanalına düşmesi sonucu, davacıların desteği ...'ın ölümüyle sonuçlanan dava konusu olay meydana gelmiştir.Dosyada mevcut olan kaza tespit tutanağından; sürücüsü tespit edilemeyen ve davalı sigorta şirketi tarafından sigortalanan ... plaka sayılı otomobil kaza mahallinin yerleşim yeri içi olduğu, azami hız limitinin 70 km/s olarak belirtildiği, yolun 2 şeritli, 10 m platform genişliğinde, asfalt kaplama, bölünmüş, cadde niteliğinde olduğu, yolun düz ve eğimsiz olduğu, olay anında vaktin gündüz, havanın açık, yol yüzeyinin kuru olduğu, yol güzergahının düz ve eğimsiz olduğu, kaza mahallinin üç yönlü (T) kavşak noktası olduğu, mahalde oto korkuluk bulunmadığı, araca ait fren izi tespitinin bulunmadığı, aracın taşıt yolundan çıktıktan sonra, yol kenarında bulunan 18 m toprak alanı da geçerek su kanalına düştüğü anlaşılmıştır.Dosya içinde mevcut ... Cumhuriyet Başsavcılığının 2020/22846 esas sayılı dosyasında aynı araçta vefat eden ...'ın eşi olan ...'ın alınan ifadesinde "...... benim resmi nikahlı esim olur. ...'ı daha önceden tanırım olay günü sabah saatlerinde ... ikamete gelerek eşimi siyah bir araçla alıp ayrıldılar, aynı gün yani 22.05.2020 günü saat 11:00 sıralarında ... ... Mah. ... yolunda ... plaka sayılı araçta kaza sonucu olay yerinden 112 vasıtası ile hastaneye kaldırıldığını, orada yapılan tüm müdahalelerin ardından yaşamını yitirdiğini telefon vasıtasıyla öğrendim..."Yine dosya içinde mevcut, ... plaka sayılı aracın ruhsat kaydında malik olarak görünen ... İle yapılan telefon görüşmesi üzerine tutulan 03.07.2020 tarihli kolluk araştırma tutanağından "...Şahsa son olarak (... ....) nolu telefondan uluşılmış. Şahıs beyanında kendisinin İstanbul ilinde. ... mah. ... cad. ... sk. No. 12/2 (...) ikamet ettiğini. Bahse konu aracı eski eşinin dayısı olan ...'A (TC. ...) sattığını ancak banka borcu olduğu için devrini vermediğini...." belirttiği anlaşılmıştır. Yine soruşturma dosyası içinde mevcut tanık ...'un alınan beyanında ''... Kendimi suya attım, araba ters dönmüştü, kapılarını zorladım ve kapının bir tanesini açtım, arkada iki bayan hareketsiz vaziyettelerdi, onları çıkardım ve orda diğer yardım eden arkadaşları yokluyordum...'' diye belirttiği anlaşılmıştır. Dairemizin 2024/2270 esas sayılı dosyasında, davacı sıfatına sahip aynı araçta yolcu konumunda bulunan ...'ın desteğinden yararlananların açtığı davada, söz konusu araç sürücüsünün ... olduğunu bayan etmiş ve davalarının kabulüne karar verilmiştir. Sigorta Tahkim Komisyonu 24/09/2020 – 2020.E.79099 12/01/2021 tarihli K-2021/4586 sayılı hakem kararı ve İtiraz Hakem Heyeti'nin 03/04/2021 tarihli 2021/İHK-9250 sayılı Kararı ile de sürücü ... olarak tespit edilmiştir.Tüm anlatılanlar ışığında, davalı sigorta şirketi tarafından sigortalanan ... plaka sayılı otomobil kaza anında sürücüsünün destek ... olduğu anlaşılmıştır.01.06.2015 tarihinde yürürlüğe giren Karayolları Motorlu araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’nın A.6. maddesinin (c) bendinde “İlgililerin, sigortalının sorumluluk riski kapsamında olmayan tazminat talepleri” ve (d) bendinde “Destekten yoksun kalan hak sahibinin, sigortalının sorumluluk riski kapsamında olmayan destek tazminatı talepleri ile destekten yoksun kalan hak sahibinin, sigortalının sorumluluk riski kapsamında olmakla beraber destek şahsının kusuruna denk gelen destek tazminatı talepleri” Zorunlu mali sorumluluk sigortasının teminatının dışında kalan hallerden sayılmıştır. Genel Şartların C.11. maddesine göre; yeni genel şartlar, genel şartların yürürlük tarihi olan 01.06.2015 tarihinden sonra akdedilmiş sözleşmelere uygulanacaktır. Bunun doğal sonucu olarak artık eski genel şartların, yeni genel şartların yürürlük tarihinden sonra düzenlenen poliçelerde uygulanma imkanı bulunmamaktadır.Karayolları motorlu araçlar zorunlu mali sorumluluk sigortası teminatının kapsamı, poliçe ve poliçenin ayrılmaz bir parçası olan genel şartlara göre belirlenir. Nitekim Karayolları Trafik Kanunu’nun 90. maddesinde yapılan değişiklikle zorunlu sigortacının kapsamındaki tazminatları belirlemede Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının göz önüne alınması esası getirilmiştir. Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigortası Genel Şartları A.1. maddesi, A.3. maddesi, A.5. maddesinin (ç) bendi, yine A.6. maddesinin (c) ve (d) bentleri birlikte değerlendirildiğinde bir motorlu aracın işletilmesi sırasında destekten yoksun kalınan zararın, zorunlu mali sorumluluk sigortasının kapsamında olması için motorlu aracın işletilmesinden dolayı ölen kişinin üçüncü kişi olması gerekir. İşleten ve işletenin sorumlu olduğu şahısların dışında bir üçüncü kişinin ölümü neticesi, destek zararlarından sigortacının sorumluluğu bulunmaktadır. Bunun sonucu olarak, poliçede taraf olan işleten (sigortalı) yada işletenin eylemlerinden sorumlu bulunduğu kişilerin (sürücünün) ölmesi durumunda ölen kişi, üçüncü kişi sayılmayacağı için desteğinden yoksun kalanların zararından sigortacı sorumlu olmayacaktır. Yine sigortalının sorumluluk riski kapsamında olmakla beraber destek şahsının kusuruna denk gelen destek tazminatı teminat kapsamı dışındadır. (Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 2018/1163 E, 2019/12097 K ; 2018/1316 E, 2019/12413 sayılı kararı; Hukuk Genel Kurulu'nun 2017-17/1315 E, 2017/1239 K sayılı kararı)Somut olayda, davacılar, desteklerinin %100 oranında kusurlu olarak sebebiyet verdiği kaza sonucunda vefat etmesi nedeniyle tazminat talebinde bulunmuşlarsa da, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunun 93. Maddesi ile zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartlarının, teminat tutarları ile tarife ve talimatları Hazine Müsteşarlığının bağlı bulunduğu Bakanlıkça tespit edileceği ve Resmi Gazetede yayımlanacağının düzenlendiği, buna dayalı olarak 01.06.2015 tarihinde ZMMS Genel Şartlarının yürürlüğe girdiği, kazanın bu tarihten sonra 15/02/2016 tarihinde meydana geldiği, davalının sorumluluğunun kaza tarihindeki şartlara göre belirlenmesi gerektiği, KTK'nın 90. Maddesi ile "Zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamındaki tazminatlar bu Kanunda öngörülen usul ve esaslara tabidir" düzenlemesi, Genel Şartlar'ın A.6/b maddesi uyarınca "Hak sahibinin kendi kusuruna denk gelen tazminat talepleri" teminat dışı bırakılması karşısında davacıların davalıdan destekten yoksun kalma tazminatı talebinde bulunamayacakları ortadadır.Açıklanan sebeplerle birleşen dosya davacıları, destek ...'ın % 100 oranında kusurlu olarak sebebiyet verdiği kaza sonucunda vefat etmesi nedeniyle tazminat talebinde bulunmuşsa da, müteveffa kendi kusuruyla kazaya ve ölüme sebebiyet verdiğinden (her ne kadar davacılar diğer sürücünün de kusuru bulunduğunu belirtse de, davalıya karşı açılan davanın müteveffanın kusuruna dayalı olarak açıldığı dikkate alındığında yol kusuru bulunsa dahi) yukarıda belirtilen açıklamalar gereğince davacılar müteveffanın kusuruna dayalı olarak davalıdan destekten yoksun kalma tazminatı talebinde bulunamayacaktır. Mahkeme de desteğin kendi kusuruyla kazaya ve ölüme sebebiyet verdiğinden kusuruna denk gelen tazminat talebinin teminat dışında olduğundan davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi hatalı görülmekle, davalı vekilinin istinaf başvurusu haklı bulunmuştur.HMK'nın 355. maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak, istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede;HMK'nın 346. maddesi gereğince kesin olan karara karşı istinaf dilekçesi ilk derece mahkemesince reddedilebileceği gibi 352. madde gereğince Bölge Adliye Mahkemesince de istinaf isteminin reddine karar verilebilir. Bu nedenle davalı vekilinin istinaf kanun yoluna başvurma talebinin istinaf edilen kararın miktar itibarı ile 2.305,23 TL olup davalı yönünden kesin olduğundan, davalı ...Sigorta A.Ş. vekilinin birleşen dava davacısı ... yönünden istinaf talebinin HMK'nın 352/1-b maddesi gereğince usulden reddine karar verilmiş, davalı ...Sigorta A.Ş.'nin istinaf başvurusunun asıl ve birleşen dosya davacıları yönünden ise yukarıda açıklanan ve benimsenen nedenlerle dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye göre, ilk derece mahkemesince yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olduğundan, davalı ...Sigorta A.Ş. vekilinin istinaf başvurusunun bu yönüyle kabulü ile, HMK 353/1-b-2. maddeleri gereği ilk derece mahkemesi kararının yeniden hüküm kurulmak üzere ortadan kaldırılmasına karar verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-İlk Derece mahkemesince verilen karar birleşen dosya davacısı ... yönünden kesin olduğundan, davalı ...Sigorta A.Ş.'nin birleşen dosya davacısı ... yönünden yapmış olduğu istinaf başvurusunun HMK'nın 352/1-b maddesi gereğince USULDEN REDDİNE, davalı ...Sigorta A.Ş.'nin istinaf başvurusunun asıl ve birleşen dosya davacıları yönünden kısmen KABULÜ ile; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b/2. maddesi hükmü uyarınca düzelterek yeniden esas hakkında karar verilmek üzere .... Asliye Ticaret Mahkemesinin 23.01.2025 tarih ve 2020/430 Esas, 2025/68 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353.maddesinin 1.fıkrası (b) bendinin 2.maddesi uyarınca düzelterek yeniden esas hakkında karar verilmesi gerektiği anlaşılmakla; 2-Asıl dosya yönünden;a) 134.183,86 TL destekten yoksun kalma tazminatının (davalı sigorta şirketi poliçe limiti ile tahsilde tekerrüre esas olmamak kaydıyla sorumlu olmak üzere) temerrüt tarihi olan 25/08/2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacı ...'a VERİLMESİNE, b) 85.877,67 TL destekten yoksun kalma tazminatının (davalı sigorta şirketi poliçe limiti ile tahsilde tekerrüre esas olmamak kaydıyla sorumlu olmak üzere) temerrüt tarihi olan 25/08/2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacı ...'a VERİLMESİNE, 3-Birleşen dosya yönünden davanın kısmen KABULÜ ile;-Davacı ... yönünden destekten yoksun kalma tazminatı talebinin REDDİNE,-2.305,23 TL destekten yoksun kalma tazminatının (davalı sigorta şirketi poliçe limiti ile tahsilde tekerrüre esas olmamak kaydıyla sorumlu olmak üzere) temerrüt tarihi olan 08/10/2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacı ...'na VERİLMESİNE, -Davacı ... yönünden destekten yoksun kalma tazminatı talebinin REDDİNE,Harç yönünden:4-a-)Asıl dava yönünden; Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 15.032,40 TL harçtan peşin ve ıslah harcı olarak yatırılan toplamda 1.454,40 TL harcın mahsubu ile eksik kalan 13.578,00 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,b-)İlk derece mahkemesince 23.01.2025 günlü karar ile davalı taraftan tahsiline karar verilen 27.952,70 TL harcın tahsil edilmemiş olması ve fakat harç tahsil müzekkeresi çıkartılmış olması halinde söz konusu harç tahsil müzekkeresinin tahsil edilmeksizin iadesinin ilk derece mahkemesince istenilmesine, harcın tahsil edilmiş olması halinde ise tahsil edilecek harç miktarının dairemizce kurulan hükümde azaldığı anlaşılmakla, dairemiz hükmü dikkate alınarak fazla tahsil edildiği anlaşılan 14.374,70 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep edilmesi halinde ilk derece mahkemesince davalıya iadesine,5-a-)Asıl dava yönünden; arabulucuya ödenen 1,320,00 TL arabuluculuk ücretinin 6325 sayılı kanunun 18/A-14 maddesi gereğince davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,b-)Arabuluculuk ücretinin tahsil edilmiş olması halinde ise tahsil edilecek miktarın dairemizce kurulan hükümde değişmediği anlaşıldığından işlem yapılmasına yer olmadığına, 6-a-)Birleşen dava yönünden; Harçlar Kanunu uyarınca davalıdan alınması gereken 732,00 TL karar harcının peşin ve ıslah harcı olarak yatırılan toplamda 1.454,40 TL harçtan düşümü ile fazla yatırıldığı anlaşılan 722,40 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep edilmesi halinde yatıran birleşen dava davacılarına ilk derece mahkemesince iadesine, b-)b-)İlk derece mahkemesince 23.01.2025 günlü karar ile davalı taraftan tahsiline karar verilen 28.007,10 TL harcın tahsil edilmemiş olması ve fakat harç tahsil müzekkeresi çıkartılmış olması halinde söz konusu harç tahsil müzekkeresinin tahsil edilmeksizin iadesinin ilk derece mahkemesince istenilmesine, harcın tahsil edilmiş olması halinde ise dairemizce kurulan hükümde davalıdan tahsil edilecek harcın davacı tarafça yatırılan harçtan mahsubuna karar verildiği anlaşıldığından 28.007,10 TL miktarındaki harcın tamamının karar kesinleştiğinde ve talep edilmesi halinde ilk derece mahkemesince davalıya iadesine, 7-a-)Birleşen dava yönünden; Arabulucuya ödenen 1,320,00 TL arabuluculuk ücretinin 6325 sayılı kanunun 18/A-14 maddesi gereğince kabul/red oranına göre hesaplanan 1.313,40 TL'sinin davalıdan alınarak, bakiye 6,60 TL'sinin davacılardan alınarak hazineye irat kaydına, b-)Arabuluculuk ücretinin tahsil edilmiş olması halinde ise dairemizce kurulan hükümde arabuluculuk ücretine ilişkin hükmün değişmediği gözetilerek işlem yapılmasına yer olmadığına, Yargılama giderleri yönünden:8-Asıl dava yönünden; -Davacı tarafça dava açılırken yatırılan 54,40-TL başvuru harcı, 1.400,00-TL tamamlama harcı ve 54,40-TL peşin harç toplamı olan 1.508,80-TL'nin davalıdan alınarak davacılara verilmesine,-Davacı tarafça yapılan ve ayrıntıları uyap sistemi üzerinde yer alan 2.500,00-TL bilirkişi ücreti, 1.560,00-TL adli tıp fatura ücreti ve 451,00-TL posta ve tebligat ücreti toplamı 4.511,00-TL yargılama giderinin davanın kabul - red oranına göre hesaplanan 2.421,05 TL'lik kısmının davalıdan alınarak davacılara verilmesine, bakiye kısmının davacıların üzerinde bırakılmasına, 9-Birleşen dava yönünden;-Davacı tarafından yatırılan 80,70-TL peşin harç ve 80,70-TL başvuru harcı ile tamamlama harcı olarak yatırılan harçtan davalıdan alınacak harca mahsubuna karar verilen 732,00 TL olmak üzere toplamda 893,40 TL'nin davalıdan alınarak davacı ...'na verilmesine,-Davacı tarafça yapılan ve ayrıntıları UYAP sistemi üzerinde yer alan 2.500,00-TL bilirkişi ücreti, 641,50-TL posta ve tebligat ücreti toplamı 3.141,50-TL yargılama giderinin kabul/red oranına göre hesaplanan 17,27-TL'sinin davalıdan alınarak davacı ...'na verilmesine, bakiye kısmın davacıların üzerinde bırakılmasına,-Davalı tarafından yargılama gideri yapılmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,10-HMK'nın 333. maddesi uyarınca hükmün kesinleşmesinden sonra taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avanslarının bulunması halinde ilgililerine iadesine, Vekalet ücreti yönünden:11-Asıl dava yönünden;-Davacı ... kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihininde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T.'ye göre hesaplanan 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak bu davacıya verilmesine, -Davacı ... kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihininde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T.'ye göre hesaplanan 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak bu davacıya verilmesine, -Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T.'ye göre hesaplanan 45.000,00 TL vekalet ücretinin davacı ...'dan alınarak davalıya verilmesine, -Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T.'ye göre hesaplanan 45.000,00 TL vekalet ücretinin davacı ...'dan alınarak davalıya verilmesine, 12-Birleşen dava yönünden;-Davacı ... kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihininde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T.'ye göre hesaplanan 2.305,23 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak bu davacıya verilmesine, -Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T.'ye göre hesaplanan 45.000,00 TL vekalet ücretinin davacı ...'dan alınarak davalıya verilmesine, -Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T.'ye göre hesaplanan 2.000,00 TL vekalet ücretinin davacı ...'ndan alınarak davalıya verilmesine,İstinaf giderleri açısından;13-Davalı tarafça yatırılan istinaf karar harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince yatırana iadesine,14-İstinaf aşamasında duruşma yapılmadığı için istinaf incelemesi için vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,15-Davacı tarafından yapılan 630,00 TL istinafa dosya gönderme ücretinin davacı ... dışındaki asıl ve birleşen dava davacılarından müştereken ve müteselsilen alınarak davalıya verilmesine,16-Talep halinde inceleme konusu kararın icrasının geri bırakılması için İİK'nın 36/1 maddesi gereğince, varsa, istinaf eden tarafça yatırılan nakit teminatların veya sunulan banka teminat mektuplarının dosya kapsamı ve kararın niteliğine göre İİK'nın 36/5. fıkrası gereğince yatıran/ sunan tarafa iadesine,Dair, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 361. maddesi ve Anayasa Mahkemesinin 2026/49 esas ve 2026/48 karar sayılı ilamı gereği; Dairemizin kararının taraflara tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde kararı veren Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi'ne, yahut temyiz edenin bulunduğu yer Bölge Adliye Mahkemesi ilgili Hukuk Dairesine veya Dairemize gönderilmek üzere İlk Derece Mahkemesi'ne verilebilecek bir dilekçe ile YARGITAY'A TEMYİZ YOLU AÇIK olmak üzere, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliği ile karar verildi. 09.06.2026 Başkan Üye Üye Katip ¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır İş bu karar 5070 Sayılı Yasa hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır