Türkiye Motorlu Taşıt Bürosuna karşı yabancı plakalı araç kazası sonrası orijinal parça bedeli üzerinden eksik ödenen araç hasar farkı tazminatı talebi davası.
Özet: Bir trafik kazasında yabancı plakalı bir aracın neden olduğu maddi hasarın tazmini talebiyle açılan davada, davacı, aracı için davalı Türkiye Motorlu Taşıt Bürosu tarafından ekspertiz raporuna göre ödenen 24.200 TLlik hasar bedelinin, orijinal parça bedelleri yerine yan sanayi kullanılması nedeniyle gerçek zararın 52.847 TL olduğunu ve aradaki 27.440,80 TL farkın avans faiziyle ödenmesini talep etmekte; davalı ise ödemenin yeterli olduğunu, davanın belirsiz alacak davası olarak açılamayacağını, zamanaşımına uğradığını ve müvekkilinin sorumluluğunun limitleri olduğunu savunmaktadır.

T.C. ANKARA 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas - Karar No: 2025/755 Esas - 2026/307

T.C.
ANKARA
12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/755 Esas
KARAR NO : 2026/307
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 10/02/2025
KARAR TARİHİ : 07/04/2026
KARAR YAZIM TARİHİ : 07/04/2026
Mahkememizde görülen yukarıda yazılı davanın yapılan açık yargılaması sonunda;
DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde, 16/07/2023 tarihinde müvekkili ...'a ait ... plakalı araca, ...nin sevk ve idaresindeki... .... .... plakalı aracın tam kusurlu olarak çarpması sonucu maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, yabancı plakalı araçların Türkiye'de neden olduğu zararlardan sorumlu olan davalı Türkiye Motorlu Taşıt Bürosu'na başvurulduğunu, davalı tarafından yaptırılan ekspertiz incelemesi sonucunda 24.200,00 TL hasar bedeli tespit edilerek bu tutarın ödendiğini, ancak kendilerinin temin ettiği bağımsız eksper raporuna göre araçtaki gerçek hasarın KDV dahil 52.847,04 TL olduğunu, bu farkın, onarımda orijinal parça yerine yan sanayi veya ikinci el parça kullanılmasından kaynaklandığını, Yargıtay içtihatlarına göre gerçek zararın orijinal parça bedelleri üzerinden hesaplanması gerektiğini ve zarara uğrayanın ikinci el parça ile onarımı kabule zorlanamayacağını belirterek, alacağın miktarı yargılama sırasında belirleneceğinden davanın belirsiz alacak davası olarak açıldığını ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 100,00 TL hasar farkı bedelinin kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş, 24/02/2026 tarihli talep artırım dilekçesiyle 100,00 TL olan talebini 27.440,80 TL'ye yükseltmiştir.
CEVAP : Davalı vekili 26/02/2025 tarihli cevap dilekçesinde, müvekkili büronun, geçerli Yeşil Kart sigortası bulunan yabancı plakalı araçların Türkiye'de neden olduğu kazalarda, yabancı sigorta şirketi adına Türk mevzuatına göre ve kusur esasına göre hasarları tedvir ettiğini, davanın süresinde açılıp açılmadığının denetlenmesi gerektiğini, davacının talep miktarını bildiğinden belirsiz alacak davası açmakta hukuki yararı bulunmadığını, davacının KTK'da düzenlenen zorunlu başvuru şartını usulüne uygun olarak yerine getirmediğini, kaza sonrası MB2023001278 numaralı hasar dosyası açılarak 08/08/2023 tarihli eksper raporu ile belirlenen 24.200,00 TL hasar bedelinin 22/08/2023 tarihinde davacıya ödendiğini ve bakiye borç kalmadığını, ZMMS Genel Şartları uyarınca hasarlı parçanın onarımı veya eşdeğer parça ile değişimi mümkün değilse orijinali ile değiştirileceğini, müvekkilinin sorumluluğunun öncelikle onarım veya eşdeğer parça ile değişim olduğunu, sigorta şirketlerinin parça tedarikinde indirim hakları bulunduğundan, hesaplanacak tazminattan en az %20 iskonto uygulanması gerektiğini, onarım faturası sunulmadığından KDV'den sorumlu tutulamayacaklarını, kusur oranının Adli Tıp Kurumu'ndan alınacak raporla belirlenmesi gerektiğini, sigortalılarının kusuru oranında sorumlu olduklarını, müvekkil kurumun temerrüde düşürülmediğini, talep edilen avans faizinin yasal faiz olması gerektiğini savunarak davanın usulden ve esastan reddini talep etmiştir.
Davalı vekili 30/09/2025 tarihli cevap dilekçesinde, önceki beyanlarını tekrarla, kazanın 16/07/2023 tarihinde meydana geldiğini, davanın ise görevsiz mahkemeye 10/02/2025 tarihinde açıldıktan sonra mahkememize 15/09/2025 tarihinde geldiğini, iki yıllık zamanaşımı süresinin 16/07/2025 tarihinde dolduğunu ve davanın zamanaşımına uğradığını, müvekkili nezdindeki dosyada davacıya 22/08/2023 tarihinde 24.200,00 TL araç hasarı ve 11/09/2024 tarihinde 17.500,00 TL değer kaybı olmak üzere toplam 41.700,00 TL ödeme yapıldığını, kusur oranının uzman bilirkişi heyetiyle yeniden tespit edilmesi gerektiğini, davacının ayrıca Ankara 46. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2025/57 Esas sayılı dosyası ile değer kaybı davası açtığını, bu dosyanın getirtilerek müvekkilinin toplam sorumluluğunun 2023 yılı teminat limiti olan 120.000,00 TL'yi aşamayacağının gözetilmesi gerektiğini ve avans faizi talebinin reddi gerektiğini savunarak öncelikle zamanaşımı nedeniyle, aksi halde esastan davanın reddini talep etmiştir.
DELİLLER : Arabuluculuk son tutanağı, 16/07/2023 tarihli trafik kazası tespit tutanağı, davalı kurumun hasar dosyası ve ödeme dekontları, Makine Mühendisi bilirkişi İbrahim Ütebey tarafından düzenlenen 15/01/2026 tarihli bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, trafik kazasından kaynaklanan bakiye araç hasar bedelinin tazmini istemine ilişkindir.
6098 sayılı TBK'nın 49/1. maddesine göre kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85. maddesi hükmüne göre bir motorlu aracın işletilmesinden doğan zarardan o aracın işleteni sorumlu olur. Bu maddede düzenlenen sorumluluk hali tehlike sorumluluğudur. Davalı Türkiye Motorlu Taşıt Bürosu, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu ve ilgili yönetmelik uyarınca, yurt dışında sigortalanmış bulunan ve geçerli Yeşil Kart sigortası taşıyan motorlu araçların Türkiye'de neden olduğu zararların tazmininden, yabancı sigorta şirketi adına sorumlu bulunmaktadır. Bu sorumluluk, esasen KTK kapsamında düzenlenen Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMMS) teminatına benzer bir işlev görmektedir.
Tazminat hukukunun temel ilkelerinden biri, zararın tam olarak giderilmesi ve zarar görenin malvarlığının, haksız fiil meydana gelmeseydi bulunacağı duruma getirilmesidir. Bu ilke uyarınca, hasar gören araçta meydana gelen zarar, "gerçek zarar"dır. Yerleşik Yargıtay uygulamalarına göre, araç onarımında kural olarak orijinal parça kullanılması esastır ve hasar gören, onarımın eşdeğer veya ikinci el parçalarla yapılmasına zorlanamaz. Araçta meydana gelen değer kaybı da gerçek zarar kalemleri arasında bulunmaktadır.
Makine Mühendisi bilirkişi İbrahim Ütebey tarafından düzenlenen 15/01/2026 tarihli raporda, dosyadaki kaza tespit tutanağı, kroki ve fotoğraflar incelenerek, kazanın, tali yoldan ana yola çıkan ... plakalı araç sürücüsünün, ana yolda seyreden davacıya ait araca geçiş önceliği tanımaması sonucu meydana geldiği, bu nedenle ... plakalı aracın sürücüsü ...nin KTK'nın 52/a, 57/a ve 84/h maddelerini ihlal etmesi nedeniyle kazanın oluşumunda %100 oranında kusurlu olduğu, davacı sürücü ...'un ise kusursuz olduğu; hasar miktarı yönünden yapılan incelemede, davacının sunduğu özel eksper raporunun orijinal parça fiyatlarını esas alması ve KDV'yi içermesi nedeniyle Yargıtay içtihatlarına uygun olduğu, davalının raporunun ise muadil parça fiyatlarını esas alması ve KDV'yi hariç tutması nedeniyle benimsenemeyeceği, bu doğrultuda yapılan hesaplamada, davacı aracındaki toplam hasar giderim tutarının, 1.005,20 TL sovtaj indirimi yapıldıktan sonra KDV dahil 51.640,80 TL olduğu, davalı tarafından ödenen 24.200,00 TL mahsup edildiğinde, davacının bakiye hasar alacağının 27.440,80 TL olduğu bildirilmiştir.
Bu açıklamalar ışığında dosya kapsamı değerlendirildiğinde, 16/07/2023 tarihli trafik kazası tespit tutanağı, davalı kurumun hasar dosyası ve ödeme dekontları, mahkememizce dosyaya uygun ve gerekçeli görülerek hükme esas alınan 15/01/2026 tarihli Makine Mühendisi bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, 16/07/2023 tarihinde davacıya ait ... plakalı araç ile dava dışı ...nin kullandığı DH65898 plakalı aracın çarpışması sonucu maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiği, davalı Türkiye Motorlu Taşıt Bürosu'nun Yeşil Kart sistemi kapsamında yabancı plakalı araçtan sorumlu olduğu, kaza sonrası davalı tarafından davacıya 22/08/2023 tarihinde 24.200,00 TL hasar bedeli ödendiği hususlarının sabit olduğu; davalı vekilinin zamanaşımı def'inin, davanın KTK'nın 109. maddesinde öngörülen iki yıllık süre içerisinde 10/02/2025 tarihinde açılmış olması nedeniyle yerinde görülmediği; uyuşmazlığın tarafların kusur oranı ve bakiye hasar miktarında toplandığı, mahkememizce hükme esas alınan 15/01/2026 tarihli bilirkişi raporunda, kaza yeri ve oluş şekli itibarıyla tali yoldan ana yola çıkan ... plakalı araç sürücüsünün geçiş önceliği kuralını ihlal etmesi nedeniyle kazanın meydana gelmesinde %100 oranında kusurlu, hasar miktarı yönünden, bilirkişi raporunda, tazminat hukukunun gerçek zarar ilkesi ve yerleşik Yargıtay içtihatları uyarınca onarımda orijinal parça kullanımının esas alınması ve KDV'nin de zarara dahil edilmesi gerektiği yönündeki gerekçenin yerinde olduğu, bu doğrultuda yapılan hesaplama ile davacı aracındaki toplam hasar bedelinin KDV dahil 51.640,80 TL olarak belirlendiği, davalı tarafından ödenen 24.200,00 TL'nin mahsubu ile davacının 27.440,80 TL bakiye alacağı kaldığı, davacının avans faizi talebinin, uyuşmazlığın ticari bir ilişkiden değil, haksız fiilden kaynaklanması ve davacıya ait aracın hususi nitelikte olması nedeniyle yerinde görülmediği, ancak davalının 22/08/2023 tarihinde kısmi ödeme yapmakla borcu ve miktarını bildiği ve bu tarih itibarıyla temerrüde düştüğü kabul edilerek bu tarihten itibaren yasal faize hükmedilmesi gerektiği anlaşıldığından davanın kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KABULÜ ile; 27.440,80 TL bakiye hasar onarım bedelinin temerrüt tarihi olan 22/08/2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
2-Kabul edilen 27.440,80 TL üzerinden binde 68,31 oranında hesaplanan 1.874,48 TL karar ve ilam harcından 615,40 TL peşin harç, 466,92 TL tamamlama harcı toplamı olan 1.082,32 TL harcın düşümü ile eksik kalan 792,16 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
3-Davacı tarafından yatırılan 615,40 TL başvuru harcı, 615,40 TL peşin harç, 87,50 TL vekalet harcı, 466,92 TL tamamlama harcı olmak üzere toplam 1.785,22 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davacının karşıladığı 247,50 TL tebligat gideri, 6.000,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 6.247,50 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davalının karşıladığı yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
6-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca kabul edilen 27.440,80 TL üzerinden takdir edilen 27.440,80 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-Karar kesinleştiğinde taraflardan alınan avansın harcanmayan kısmının re'sen yatırana iadesine,
Dair taraf vekillerinin yüzüne karşı dava değeri itibarı ile kesin olarak verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 07/04/2026
¸ e-imzalıdır ¸ e-imzalıdır