Danıştay 6. Dairesi, ruhsata aykırı imalatlar nedeniyle Kadıköy Belediyesince kesilen idari para cezasının hukuka uygunluğunun değerlendirilmesinde bilirkişi incelemesi gerekliliğini vurgulamaktadır.
Özet: Bir turizm ve restoran işletmeciliği şirketi, İstanbul Kadıköydeki taşınmazında ruhsata aykırı imalatlar nedeniyle 3194 sayılı İmar Kanununun 42. maddesi uyarınca kesilen 681.787,77 TL tutarındaki idari para cezasının iptali için dava açmış, ilk derece ve istinaf mahkemelerinin davayı reddetmesi üzerine kararı temyiz etmiştir; Danıştay Tetkik Hakimi kararın bozulması yönünde görüş bildirmiş olup, Danıştay dosya üzerinde incelemesini sürdürmektedir.

T.C.
D A N I Ş T A Y ALTINCI DAİRE Esas No : 2022/2577Karar No : 2025/6117 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... Balıkçısı Turizm ve Restoran İşletmeciliği Limited Şirketi VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Belediye Başkanlığı - ...VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ :Dava konusu istem: İstanbul İli, Kadıköy İlçesi, ... Mahallesi, ... pafta, ... ada, ... parsel parsel sayılı taşınmazda ruhsata aykırı imalatlar yapıldığından bahisle, taşınmazın kiracısı olan davacı şirkete 3194 sayılı İmar Kanununun 42. maddesi uyarınca toplam 681.787,77-TL idari para cezası verilmesine ilişkin ... tarih ve ... sayılı Kadıköy Belediye Encümeni kararının iptali istenilmiştir.İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: .... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; uyuşmazlığa konu taşınmaz üzerindeki binanın zemin katında bulunan 1 numaralı dükkânda, sol yan cephede ve ön cephede kapalı alan oluşturduğunun yapı tespit ve inceleme tutanağı ile belirlendiği, toplam kaçak yapının m² sinin usulüne uygun olarak ölçüldüğü, yapının IV. Sınıf, A Grubu olarak tespit edildiği, buna göre temel cezanın hesaplandığı ve yapının uygulama imar planı bulunan bir alanda yapılmış ve kullanılıyor olması nedeniyle para cezasının artırıldığı anlaşılmakla, 3194 sayılı İmar Kanunun 42. maddesi uyarınca davacıya toplam 681.787,77-TL para cezası verilmesine ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılarak davanın reddine karar verilmiştir.Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu .... İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve istinaf dilekçelerinde ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Temyize konu kararın usul ve hukuka aykırı olduğu iddiasıyla bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile İdari Dava Dairesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.TÜRK MİLLETİ ADINAKarar veren Danıştay Altıncı Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY : Uyuşmazlığa konu taşınmaz üzerindeki binanın zemin katında bulunan 1 numaralı dükkânda, sol yan cephede ve ön cephede kapalı alan oluşturulduğu hususu ... tarih ve ... sayılı yapı tespit ve inceleme tutanağı ile tespit edilmiştir.Anılan yapı tatil tutanağına dayanılarak, 3194 sayılı İmar Kanununun 42. maddesinin 2. fıkrasının (a), (c) ve (ç) bendi uyarınca davacıya toplam 681.787,77-TL idari para cezası verilmesine ilişkin ... tarih ve ... sayılı Kadıköy Belediye Encümeni kararı alınmıştır. Bunun üzerine görülmekte olan dava açılmıştır. İLGİLİ MEVZUAT ve HUKUKİ DEĞERLENDİRME: 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 31. maddesinde; "Bu Kanunda hüküm bulunmayan hususlarda; hakimin davaya bakmaktan memnuiyeti ve reddi, ehliyet, üçüncü şahısların davaya katılması, davanın ihbarı, tarafların vekilleri, dosyanın taraflar ve ilgililerce incelenmesi, feragat ve kabul, teminat, mukabil dava, bilirkişi, keşif, delillerin tespiti, yargılama giderleri, adli yardım hallerinde ve duruşma sırasında tarafların mahkemenin sukünunu ve inzibatını bozacak hareketlerine karşı yapılacak işlemler, elektronik işlemler ile ses ve görüntü nakledilmesi yoluyla duruşma icrasında Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu hükümleri uygulanır. Ancak, davanın ihbarı Danıştay, mahkeme veya hakim tarafından re'sen yapılır. Bilirkişiler, bilirkişilik bölge kurulları tarafından hazırlanan listelerden seçilir ve bilirkişiler hakkında Bilirkişilik Kanunu ve 12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun ilgili hükümleri uygulanır.'' hükmüne yer verilmiştir.Atıf yapılan Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu yerine çıkarılan ve 01/10/2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun "Bilirkişiye başvurulması gereken haller" başlıklı 266. maddesinin 1. fıkrasında, "Mahkeme, çözümü hukuk dışında, özel veya teknik bilgiyi gerektiren hâllerde, taraflardan birinin talebi üzerine yahut kendiliğinden, bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verir." hükmüne yer verilmiştir.3194 sayılı İmar Kanununun 32. maddesinde; "Bu Kanun hükümlerine göre; ruhsat alınmadan yapıya başlandığı veya ruhsat ve eklerine veya ruhsat alınmadan yapılabilecek yapılarda projelerine ve ilgili mevzuatına aykırı yapı yapıldığı ilgili idarece tespiti, fenni mesulce tespiti ve ihbarı veya herhangi bir şekilde bu duruma muttali olunması üzerine, belediye veya valiliklerce o andaki inşaat durumu tespit edilir. Yapı mühürlenerek inşaat derhal durdurulur. ... Durdurma, yapı tatil zaptının yapı yerine asılmasıyla yapı sahibine tebliğ edilmiş sayılır. Bu tebligatın bir nüshası muhtara bırakılır, bir nüshası da Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğüne gönderilir. ..." hükmüne yer verilmiştir. Aynı Kanunun 42. maddesinin 2. fıkrasında; ruhsat alınmaksızın veya ruhsata, ruhsat eki etüt ve projelere veya imar mevzuatına aykırı olarak yapılan yapının sahibine, yapı müteahhidine veya aykırılığı altı iş günü içinde idareye bildirmeyen ilgili fenni mesullere yapının mülkiyet durumuna, bulunduğu alanın özelliğine, durumuna, niteliğine ve sınıfına, yerleşmeye ve çevreye etkisine, can ve mal emniyetini tehdit edip etmediğine ve aykırılığın büyüklüğüne göre, beşyüz Türk Lirasından az olmamak üzere, maddede öngörülen şekilde hesaplanan idari para cezaları uygulanacağı belirtilmiş, aynı fıkranın (a) bendinde; Bakanlıkça belirlenen yapı sınıflarına ve gruplarına göre yapının inşaat alanı üzerinden hesaplanmak üzere, mevzuata aykırılığın her bir metrekaresi için para cezası uygulanacağı, aynı fıkranın (c) bendinin 5. alt bendinde; uygulama imar planı bulunan bir alanda yapılmış ise cezanın %20 oranında, 12. alt bendinde ise; inşai faaaliyet tamamlanmış ve kullanılıyor ise cezanın %20 oranında arttırılarak hesaplanacağı hüküm altına alınmış, aynı fıkranın (ç) bendinde ise; "bu fıkra uyarınca idari para cezası verilmesini gerektiren aykırılığa konu alan ile bu alanın bulunduğu arsa veya arazinin emlak vergisine esas asgari metrekare birim değerinin çarpımı ile bulunan bedel kadar idari para cezası yukarıdaki bentlere göre aykırılıktan sorumlu olan yapı sahibine ve yapı müteahhidine verilen para cezalarına ayrıca ilave edilir. Bu fıkraya göre verilen idari para cezasının ilgilisine tebliğinden itibaren bir ay içinde aykırılığın giderilmesi ve yapının mevzuata uygun hale getirilmesi halinde bu bent uyarınca ilave edilen para cezası tahsil edilmez." hükmüne yer verilmiştir. Dosyanın incelenmesinden; davalı idare tarafından 2 adet hesaplama raporu düzenlendiği; dava konusu işlemin dayanağı yapı tatil tutanağında aykırılığa konu alanın 71,20 m² olarak tespit edildiği ve bu 71,20 m² üzerinden 3194 sayılı İmar Kanununun 42. maddesinin 2. fıkrasının (ç) bendi uyarınca 670.849,96-TL ilave para cezasının hesaplandığı, 119,21 m² aykırılıktan etkilenen alan üzerinden ise, 3194 sayılı İmar Kanununun 42. maddesinin 2. fıkrasının (a) bendi üzerinden temel para cezasının hesaplandığı ve bu temel para cezasına (c) bendinin 5. ve 12. alt bentleri uyarınca artırımlar uygulandığı anlaşılmaktadır. Her ne kadar İdare Mahkemesince, yapı tatil tutanağı usulüne uygun düzenlendiği tespit edilip işin esasına geçilerek dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiş ve bu karara karşı yapılan istinaf başvurusu temyize konu İdari Dava Dairesi kararı ile reddedilmiş ise de, aykırılıktan etkilenen alan hesabının doğru yapılıp yapılmadığının tespiti teknik bilgiyi gerektirdiğinden keşif ve bilirkişi incelemesi yaptırılmaksızın karar verilmesinde isabet görülmemiştir. Bu durumda; teknik bilgiyi gerektiren bu davada yerinde yaptırılacak keşif ve bilirkişi incelemesi sonucunda temel para cezasının, artırım nedenlerinin ve (ç) bendinin hukuka uygun olup olmadığı değerlendirilerek karar verilmesi gerektiğinden, davanın reddi yolundaki İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi yolunda verilen temyize konu Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle;1. 2577 sayılı Kanunun 49. maddesine uygun bulunan davacının temyiz isteminin kabulüne,2. Yukarıda özetlenen gerekçeyle davanın reddine ilişkin Mahkeme kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA,3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 25/11/2025 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.