7. Ceza Dairesi, 5607 Sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanununa Muhalefet Suçunda Verilen Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması Kararının, Yeni Yasal Düzenlemeler Işığında Temyiz Edilebilirliğini ve Tebliğnameye Aykırı Olarak Oybirliğiyle Onanmasını Kararlaştırdı.
Özet: 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanununa muhalefet suçundan sanık hakkında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması (HAGB) kararına yönelik temyiz incelemesinde, 7499 sayılı Kanun değişikliği uyarınca kararın temyiz edilebilir olduğu, sanığın HAGBye engel objektif bir durumunun bulunmadığı ve diğer sanıkça kamu zararının karşılandığı, dolayısıyla dosya kapsamında kamu zararının kalmadığı belirtilerek, yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olduğu, HAGB koşullarının varlığı ile eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin sabit olduğu gerekçeleriyle, tebliğnamedeki bozma görüşüne rağmen, sanık müdafi ve katılan vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle, usul ve esasa ilişkin hukuka aykırılık içermeyen HAGB kararının onanmasına oy birliğiyle karar verilmiş; nakil aracının müsaderesi talebinin reddine ilişkin kararın kesinleşmiş olması nedeniyle bu konudaki temyiz istemi ise inceleme dışı bırakılmıştır.

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2020/181 E., 2024/471 K.SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefetKARAR : Hükmün açıklanmasının geri bırakılması, kaçak eşyanın müsaderesiTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : BozmaSanık hakkında bozma üzerine verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararın; 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkındaki Kanun'un 8. maddesindeki düzenleme uyarısınca sanık hakkındaki hükmün daha önce Yargıtay temyiz incelemesinden geçmesi ve 01.06.2024 tarihinde yürürlüğe giren 7499 sayılı Kanunla 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 231/12. maddesinde yapılan değişiklik nedeniyle karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin kararı temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:Sanığın objektif koşullar bakımından hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına engel halinin bulunmadığı, temyiz inceleme dışı sanık ....'ın kamu zararı tutarını içerir etkin pişmanlık miktarını ödediği, dolaysıyla dosya kapsamında kamu zararının bulunmadığı anlaşılmakla, Tebliğname'de belirtilen bozma görüşüne iştirak edilmemiştir.Yerel Mahkemece 28.05.2014 tarihli hükümde nakil aracının karşılığı olan değerin müsadere talebinin reddine dair karar verildiği, nakil aracına ilişkin söz konusu kararın Yargıtay (Kapatılan) 19. Ceza Dairesinin 05.05.2020 tarihli ve 2019/12214 Esas, 2020/3102 Karar sayılı ilâmıyla onanmak suretiyle kesinleştiği anlaşıldığından katılan vekilinin bu hususa yönelik temyiz istemi inceleme dışı bırakılmıştır.Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia, savunmaların ve toplanan tüm delillerle birlikte 5271 sayılı Kanun'un 231/6. maddesinde yer alan koşulların varlığının gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç tipi ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafi ve katılan vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle usul ve esasa ilişkin hukuka aykırılık içermeyen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararın, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA 23.03.2026 tarihinde karar verildi.