Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesinde, 17 yaşındaki motosiklet sürücüsünün trafik kazası sonucu cismani zararı için sigorta şirketine açtığı tazminat davası.
Özet: Bu dava, 2012 yılında meydana gelen trafik kazasında hayati tehlike arz eden şekilde yaralanan davacının, davalı sigorta şirketinin sigortalısı olan aracın karıştığı olay nedeniyle uğradığı cismani zarar ve %3.3 oranında tespit edilen sürekli işgöremezlik sebebiyle belirsiz alacak kapsamında maddi tazminat talebini içermekte olup, yapılan yargılama sonucunda davalı tarafın sigortalısı aracın sürücüsü %50 oranında asli kusurlu bulunurken, tescilsiz motosiklet kullanan davacının da trafik kurallarını ihlal ederek kazanın oluşumunda müterafik kusurlu olduğu tespit edilmiştir.

T.C. ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2022/870 Esas - 2025/293

T.C.
ANKARA
13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YAPMAYA VE HÜKÜM VERMEYE YETKİLİ ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARARIDIR
ESAS NO : 2022/870 Esas
KARAR NO : 2025/293
HAKİM : .....
KATİP :.....
DAVACI : ... (TC Kimlik No:...) -
VEKİLİ : Av. .....
DAVALI : ...
VEKİLİ : Av. .....
DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ : 26/12/2022
KARAR TARİHİ : 25/04/2025
KARAR YAZIM TARİHİ : 08/05/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ..... üzerinde 05.07.2012 tarihinde saat 15.00'de meydana gelen trafik kazasında ...'nin yönetimindeki ... plakalı araç ile davacının yönetimindeki motosiklet ile çarpışması sonucunda davacının hayati tehlike arz eder şekilde yaralandığını, davacının ..... ve diğer çeşitli sağlık kuruluşlarında tedaviler gördüğünü, tedavileri halen sürdüğünü, Olay sonrasında ..... Soruşturma sayılı dosya ile yürütülen soruşturma sonucunda kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiğini, ... plakalı aracın işleteni olan ..., davalı sigorta şirketinin ... poliçe nuamralı Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası sigortalısı olduğunu belirterek maddi tazminatının belirsiz alacak davası kapsamında davalıdan resen tespit edilecek temerrüt tarihinden itibaren avans faizi ile tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP dilekçesinde özetle; alacağın zamanaşımına uğradığını, davanın başvuru şartı noksanlığından reddi gerektiğini, davacı tarafından dosyaya sunulan ve maluliyet durumunu gösterdiği ileri sürülen raporların, yargılama neticesinde davalı şirket aleyhine verilecek olası bir hükme esas teşkil etmesi hukuken mümkün olmadığını, dosyada kusur oranlarının tespiti için herhangi bir rapor alınmamış olduğundan, en doğru ve geçerli tespitin yapılabilmesi için hem ..... ’nden hem de ... Fen Heyetinden seçilecek kusur konusunda uzman bilirkişi heyetinden rapor alınmasını talep ettiklerini, davalı şirket poliçe dahilinde davacının tedavi giderlerinden ve tedavi giderleri dönemine ait olduğu Yargıtay’ca da kabul edilen geçici iş göremezlik zararından sorumlu olmadığını, davacı taraf kaza tarihinde 17 yaşında olup 18 yaşının altında bulunduğundan ve aktif gelir elde etmediğinden geçici iş göremezlik tazminatı hakkı olmadığını, haksız eylem sonucu yaralanma ve maluliyet sebebiyle yapılacak maddi tazminat davalarında, tazminatın denkleştirilmesi kuralı gereğince, olay sebebiyle elde edilen kazanımların tazminat tutarından indirilmesi ile haksız eylem sonucu gerçekleşen gerçek zararın belirlenmesi ve ona göre tazminata hükmedilmesi gerektiğini, tazminat hesabı uzmanlık gerektirdiğinden, ... tarafından kabul edilen bir aktüer uzmanı seçilerek anılan hesaplamalar yaptırılması gerektiğini, bu konuda uzman olmayan hukukçulara bu görev tevzi edilmemesi gerektiğini, kaza tespit tutanağı uyarınca kolluk görevlileri tarafından başvuranın kaza sırasında ehliyetinin olup olmadığı tespit edilmediğini, işbu şekilde trafiğe çıkarak gerek kendi gerek başkalarının mal ve can sağlığını tehlikeye atan başvuranın kaza sebebiyle müterafik kusurlu olduğu kabul edilmesi gerektiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE:
Mahkememizce ..... alınan 22.11.2024 tarihli raporda özetle; "03.03.1995 doğumlu, ... TC numaralı ...'ın 05.07.2012 tarihinde maruz kaldığı trafik kazası sonucu yaralanması nedeniyle oluşan arızası mevcut tıbbi belgeler kapsamında; 11.10.2008 gün ve 27021 sayılı Resmi Gazetede yayınlanan “Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği kullanılarak ve meslek grup numarası bildirilmemekle düz işçi kabul edilerek (..... ) değerlendirildiğinde; ..... (da........... 6) A 410, klinik indirimle takdiren » alındığında %5 E cetvelinde yaşına göre (olay tarihindeki yaşı:17); maluliyetinin (sürekli işgöremezlik oranının) %3.3 oranında sayılacağı, 05.07.2012 tarihinden itibaren kişinin tedavi süresince ortaya çıkan bakıcı (temizlik, banyo, tuvalet, yeme — içme, vb.) ihtiyaç süresinin 15 gün olduğu, 05.07.2012 tarihinden itibaren kişinin iyileşme süresinin 45 güne kadar uzayabileceği, bu süre zarfında 4100 özürlü sayılması gerektiği, kanaatini bildirir rapordur." şeklinde görüş bildirmiştir.
Mahkememizce bilirkişi heyetinden alınan 23.01.2025 tarihli raporda özetle; "kusur yönünden Davalı ... A.Ş tarafından ZMMS(Trafik) kapsamında sigortalanan ... idaresindeki ... plakalı araç yukarıda açıklanan 2918 sayılı karayolları trafik kanununun kusurlardan 84/g diğer kusurlardan 46/b-c, ve yönetmeliğin 94. Md kurallarını ihlalen dikkat ve özen yükümlülüklerine aykırı davranışı ile 96 50 oranında ASLİ KUSURLU olduğu, Tescilsiz motosiklet sürücüsü Davacı ... yukarıda açıklanan 2918 sayılı karayolları trafik kanununun asli kusurlardan 84/g diğer kusurlardan 46/b-c, ve yönetmeliğin 94. Md kurallarını ihlalen dikkat ve özen yükümlülüklerine aykırı davranışı ile e 50 oranında ASLİ KUSURLU olduğu, Dosya muhtevasında Tescilsiz motosiklet sürücüsü Davacı ...'ın kaza esnasında Kask kullanımına ilişkin durumu açıklayıcı herhangi bir bilgi/belge bulunmadığından Müterafik Kusura ilişkin değerlendirme Sayın Mahkemeniz takdirlerine sunulduğu, Kazanın meydana gelmesinde başkaca etkenin bulunmadığı, Davacı vekilince; davacı ... lehine geçici iş göremezlik ve kalıcı sakatlık zararları için 10.000,00 TL maddi tazminat talebinde bulunulduğu, Davacının %50 kusurlu olduğu tespit edilmiş olup, zarardan %50 kusur indirimi yapıldığı, Davacı ...'ın 05.07.2012 tarihinde geçirmiş olduğu trafik kazası sonucu yaralanması nedeniyle, maluliyet-sürekli iş göremezlik oranının %3,3 olduğu, iyileşme süresinin 45 güne kadar uzayabileceği, ortaya çıkan bakıcı ihtiyaç süresinin 15 gün olduğunun tespit edildiği, Kaza tarihinde 17,34 yaşında olan, üretici konumunda bulunmayan davacı için geçici iş göremezlik zararı hesaplanmadığı, 2022 yılından itibaren pasif dönem tazminat hesabında esas alınacak net asgari ücretin tespitinde oluşan farklılık nedeniyle sürekli iş göremezlik tazminatı yönünden alternatifli hesaplama yapıldığı, Tarafımızca yapılan teknik inceleme sonucunda, ...'nin kaldırılmasıyla birlikte 01.01.2022 tarihinden itibaren getirilen yeni uygulamayla getirilen vergi istisnasından “sadece çalışanların” yararlanabileceği tespit edilmiş olup, bu doğrultuda Sayın Mahkemece pasif dönem hesabının 18.591,02 TL net asgari ücret üzerinden hesaplanması gerektiğinin kabulü halinde, davacı lehine 190.485,87 TL sürekli iş göremezlik tazminatı hesaplandığı, ... kararı doğrultusunda pasif dönem tazminat hesabının 22.104,00 TL vergi iadesi dahil net asgari ücret üzerinden hesaplama yapılması gerektiğinin kabulü halinde, davacı lehine 197.703,10 TL sürekli iş göremezlik tazminatı hesaplandığı, 05.07.2012 kaza tarihi itibariye ZMMS poliçesi teminat limitinin 225.000,00 TL olduğu, Davacı tarafça davalı sigorta şirketine yapılan başvuru evraklarının davalıya tebliğ edildiği tarihi gösterir bilgi bulunmadığından temerrüd tarihinin hesaplanamadığı, Dava konusu kazaya karışan ... plakalı aracın kullanım amacının ticari-kamyonet olduğunun araç ruhsatından tespit edildiği, Davalı vekilince, “davacının zararından müterafik kusur indirimi yapılması gerektiği” belirtilmiş olup, bu hususun tespiti Sayın Mahkemenin takdirinde bulunduğundan tarafımızca bu vönde bir indirim vapılmadığı," şeklinde görüş bildirmiştir.
Dava trafik kazasından kaynaklanan sürekli ve geçici iş göremezlik zararının tahsiline ilişkindir.
..... sayılı dosyası celp edilmiş olup, iş bu kazaya konu eylem hakkında şikayet yokluğu nedeniyle davacı hakkında Kovuşturmaya Yer Olmadığına Dair Karar verildiği anlaşılmıştır.
Kazaya karışan ... plakalı aracın davalı sigorta şirketince 17/01/2012-2013 vadesinde zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi ile sigortalı olduğu, kaza sonrasında ödeme yapılmadığı anlaşılmıştır.
...'ne müzekkere yazılarak kaza sonrasında ilişkin davacının tedavi evrakları celp edilmiştir.
Davalı yan tarafından zamanaşımı definde bulunulmuş ise de; davalı yana dava dilekçesinin 29/05/2023 de tebliğ edildiği, cevap dilekçesinin de süresinden sonra 19/06/2023 tarihinde sunulduğu anlaşılmaktadır. Zamanaşımı her ne kadar ilk itirazlardan sayılmasa ve cevap dilekçesi ile ileri sürülme zorunluluğu bulunmuyor ise de bir savunma aracı olan zamanaşımı def'inin, savunmanın genişletilmesi ya da değiştirilmesi yasağının başladığı ana kadar ileri sürülmesi gerekmektedir. Bu ana kadar ileri sürülmeyen zamanaşımı def'inin sonradan ileri sürülmesi savunmanın genişletilmesi niteliğinde olacağından, mahkemizce dikkate alınabilmesi davacının itirazı ile karşılaşmaması koşuluna bağlıdır. Buna göre davacı yan tarafından açıkça muvafakat bulunmadığından zamanaşımı definin dikkate alınmayarak yargılamaya devam olunmuştur.
Yine davalı yan tarafından KTK 97. Maddesi gereğince usulüne uygun şekilde başvuru yapılmadığı savunulmuş ise de; dava açılmadan önce sigorta şirketine başvuruyu düzenleyen 2918 sayılı KTK.nın 97. maddesinde “sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunulması” gerektiği belirtilmiş bu yazılı başvuruya eklenmesi zorunlu olan ve dava şartı olan başvurunun yapılmamış sayılmasına neden olacak belgeler belirtilmemiştir. Dosya kapsamına göre dava açılmadan önce, davacı tarafından sigorta şirketine başvuru yapıldığı davalının da kabulünde olduğu anlaşıldığından KTK.nın 97. maddesinde belirtilmeyen belgelerin ibraz edilmemesi nedeniyle dava şartının yerine getirilmediğine ilişkin itirazı yerinde görülmeyerek yargılamaya devam olunmuştur.
2918 sayılı Karayolları Trafik Yasası’nın 88. maddesinde zarar verenlerin birden fazla olması halinde “Bir motorlu aracın katıldığı bir kazada, bir üçüncü kişinin uğradığı zarardan dolayı, birden fazla kişi tazminatla yükümlü bulunuyorsa, bunlar müteselsil olarak sorumlu tutulur.” düzenlemesi yapılmış, yine TBK 61. maddesinde; “Dış ilişkide, birden çok kişi birlikte bir zarara sebebiyet verdikleri veya aynı zarardan çeşitli sebeplerden dolayı sorumlu oldukları takdirde, haklarında müteselsil sorumluluğa ilişkin hükümler uygulanır.” şeklinde düzenleme mevcuttur.
Tüm dosya kapsamı bir bütün halinde değerlendirildiğinde, kaza tarihi olan 05/07/2012 tarihinde dava dışı sigortalı araç sürücüsü ... sevk ve idaresinde, davalı tarafından ZMM sigorta poliçesi ile sigortalı bulunan ... plakalı aracın ..... önünde davacının kullandığı motorsiklet ile çarpışması sonucunda yaralamalı trafik kazasının meydana geldiği, kaza sonrasında kolluk ekiplerince düzenlenen Olay Yeri Basit Krokisinde "... ... plaka sayılı aracın ön sa aynasının çatlak olduğu, sağ arka plastik çamurluğun yerinden çıkmış ve ... Olduğu taramızdan görülmüş başkaca bir iz emare ve ziyanın olmadığı tespit edilmiş olup..." "... ... plaka sayılı aracın ön sa aynasının çatlak olduğu, sağ arka plastik çamurluğun yerinden çıkmış ve ... Olduğu taramızdan görülmüş başkaca bir iz emare ve ziyanın olmadığı tespit edilmiş olup..."şeklinde tutanak tanzim edildiği anlaşılmıştır.
Eldeki dava dosyasında kaza sonrasında tutulan kaza tespit tutanağı bulunmamakta olup kaza sonrasında yukarıda zikredilen Olay Yeri Basit Krokisi ve ayrıca kusur tespitinde yardımcı olmayan beyanlar bulunmaktadır. ..... sayılı ilamında da belirtildiği üzere "...Doktrinde genel kabul gören görüşe ve Dairemiz uygulamasına göre, işletenlerden hangisinin kusurlu olduğu kesin olarak tespit edilemiyorsa, tehlike sorumluluğuna katlanma ilkesi uyarınca, zararın işletme tehlikeleri doğrultusunda, tehlikeler eşit varsayıldığından zarar ilke olarak yarı yarıya paylaştırılır..." şeklinde olup, hükme esas 22/01/2025 tarihli bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere sigortalı araç sürücüsü ile davacı yarı oranında kusurlu kabul edilmiştir.
Maddi tazminat talebinin değerlendirilmesinde ise; ... tarafından düzenlenen 22/11/2024 tarihli rapora göre kaza tarihi itibariyle uygulanması gerekli olan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümlerine göre davacının %3,3 oranında sürekli iş göremez duruma geldiği, 15 gün süre ile bakıcı ihtiyacı ortaya çıktığı ve 45 güne kadar iyileşmesinin süreceği bildirilmiş olup mevcut iş göremezlik durumunun kaza ile illiyet bağı olduğu anlaşılmaktadır. Buna göre TRH 2010 ve 1(k/n) yöntemi ile davacının 197.703,10 TL olduğu, kaza tarihi itibariyle öğrenci olan davacının geçici iş göremezlik zararını talep edemeyeceği anlaşılmakta olup davanın kısmen kabulüne dair aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın kısmen kabulü ile, 197.703,10 TL sürekli iş göremezlik tazminat talebinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, alacağa 17/02/2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz uygulanmasına,
2-Fazlaya ilişkin talebin reddine,
3-Alınması gereken 13.505,10 TL harçtan peşin alınan 179,90 TL Islah dilekçesi ile yatırılan 642,00 TL harcın toplamı olan 821,90 TL'nin mahsubu ile bakiye 12.683,20 TL harcın asıl davada davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
4-6325 sayılı yasanın 18/A maddesi gereği ..... tarafından karşılanan ve yargılama giderinden sayılan Arabuluculuk Ücret Tarifesinde belirtilen arabuluculuk ücreti karşılığı olan 1.320,00 TL arabulucu ücretinin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
5-Davacı tarafından başlangıçta yatırılan 179,90 TL başvurma harcı, 179,90 TL peşin harç 642,00 TL tamamlama harcı olmak üzere toplam 1.001,80 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davacı tarafından yapılan 242,50 TL tebligat ve müzekkere gideri 10.000,00 TL bilirkişi ücreti 5.500,00 TL adli tıp rapor ücreti olmak üzere toplam 15.742,50 TL masrafın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihindeki AAÜT gereğince hesaplanan 31.632,50 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
8-Davalı tarafından sarfedilen yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
9-Sarfedilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıranlara iadesine,
Dair e-duruşma sistemi üzerinden davacı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren yasal 2 haftalık sürede mahkememize müracaat ile ..... Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf başvuru yolu açık olmak üzere verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı. 25/04/2025
Katip .....
e-imzalı
Hakim .....
e-imzalı
Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu hükümlerine göre UYAP sistemi üzerinden elektronik imza ile imzalanmıştır.