Ticari şirket ortaklığından çıkarma davasında, ödenmeyen tadilat masrafları ve güven sarsıcı eylemler iddiasına karşılık, dolandırıcılık ve alacak iddialarıyla süren hukuki uyuşmazlık.
Özet: Dava, davacı şirketin, bir ortağının restoran ve nargile kafe dönüşüm masraflarındaki payını ödemediği ve iddia edilen mafyavari yöntemlerle bir çalışanı vurdurtma girişimiyle güven ilişkisini zedeleyip ortaklığı çekilmez hale getirdiği gerekçesiyle Türk Ticaret Kanununun ilgili maddesi uyarınca şirketten çıkarılmasını ve paylarının devrini talep etmesine karşın, davalı ortağın tüm iddiaları reddederek, söz konusu ödemenin davacı tarafın yöneticisinin kişisel bir dolandırıcılığıyla icradan araç alımı vaadiyle kendisinden alındığını, şirkete herhangi bir borcunun bulunmadığını, aksine alacaklı olduğunu ve güveni asıl bozan tarafın davacı şirket yöneticisi olduğunu ileri sürerek davanın reddini istediği ticari bir uyuşmazlıktır.

T.C.

İSTANBUL
21. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2026/314 Esas
KARAR NO : 2026/457 Karar
DAVA : Ticari Şirket (Ortaklıktan Çıkma Veya Çıkarılmaya İlişkin)
DAVA TARİHİ : 26/09/2019
KARAR TARİHİ : 10/06/2026
Mahkememizde görülmekte olan Ticari Şirket (Ortaklıktan Çıkma Veya Çıkarılmaya İlişkin) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili 26/09/2019 tarihli dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin mukim bulunduğu adreste şirket öncesi ruhsatsız bir şekilde ... ... tarafından oto yıkama faaliyetinin yapıldığını, şirketin kurulmasının ardından temsile yetkili müdürler ... ve eşi ... ... tarafından ... Belediyesi’nden ruhsat alındığını, diğer ortak ...’ın teklifi üzerine işletme içerisinde toplamda 1.450.000,00 TL masrafın şirketin temsile yetkili müdürü ve ortağı
... ve eşi ... ... tarafından karşılanarak restoran ve nargile kafeye dönüşüm işleminin gerçekleştirildiğini, bu masrafların dışında 80.000,00 TL tutarında ek tadilatın yine şirketin temsile yetkili müdürü ...
... ... tarafından yapıldığını, toplamda 1.530.000,00 TL tutarında ödemenin şirketin temsile yetkili müdürü ... ve eşi ... ... tarafından karşılandığını, yapılan masraflar sonrasında ...’in (%35 payına
göre) payına düşen tutarın 536.000,00 TL olduğunu ancak ...’in 342.800,00 TL ödeme yaptığını, kalan 193.200,00 TL’yi ödemediğini, akabinde ödemenin yapılması
için .... Noterliği’nin 19/08/2019 tarih ... yevmiye numaralı ihtarnamesinin şirket yetkili müdürü ... tarafından muhatap ...’e keşide edildiğini, davalının şirket ortağı olan ...’ı korkutmak
ve şirketi mafya vari yöntemlerle ele geçirmek için restorantta çalışan garsonu vurdurtmak sureti ile korkutmaya çalıştığını, bu hususun ...Cumhuriyet Başsavcılığının 2019/... nolu soruşturma dosyasında mevcut olduğunu, şirket ortağı ...’in sergilediği tutum ve davranışların güven ilişkisini sona erdirdiğini ve ortaklık ilişkisini çekilemez hale getirdiğini, 24/09/2019 tarihli Genel Kurul Kararı ile
davalı ...’in iş yerinde çalışan personele silahlı saldırı ve kuruluş sırasında yapılan tadilat vb. masrafları ödememesi sebebiyle ortaklıktan haklı neden dolayısı ile çıkarılması hususunda ortak ... (%30) ve ortak ...
... ...’ın (%35) oy birliği ile karar alındığını, 18/09/2019 tarihinde arabuluculuğa başvurulduğunu ancak anlaşma sağlanamadığını beyanla, TTK 640/3 md. uyarınca şirket ortağı ...’in haklı sebeple şirketten çıkarılmasını ve %35 oranındaki payının şirkete devredilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacının dava dilekçesinde öne sürdüğü iddiaların asılsız olduğunu, müvekkilinin
herhangi bir borcunun olmadığını, şirketin bütün masraflarından ... ...’ın sorumlu olacağının beyan ve kabul edildiğini, şirket hesabına yapılmış bir ödeme
olmadığını, yapılan 342.800,00 TL’lik ödemenin müvekkilinin oğlu olan ... tarafından şirket ilişkilerinden bağımsız olarak icradan uygun fiyata araç alacağını
söyleyen ... ...’ın ve sahibi olduğu hukuk bürosunda çalışan ... isimli sekreterin hesabına gönderildiğini, dekontların açıklama kısmına “icradan uygun
fiyata araç satın alma işlemleri içindir” yazıldığını, ayrıca ... ...’ın araç alımı için Ankara’ya gitme gerekçesiyle müvekkilinin oğluna uçak bileti aldırdığını, ancak
uçuşların hiçbirinin gerçekleşmediğini, bu konu ile alakalı whatsapp yazışmalarının da olduğunu, defalarca paranın iadesinin istenildiğini ancak iade edilmediğini, müvekkilinin
oğlu ...’in dolandırıldığını düşündüğünü ve savcılığa başvurduğunu, bu
başvurunun ardından ... ...’ın işbu davaya konu ihtarnameyi gönderdiğini,
gönderilen ihtarnameye müvekkilinin .... Noterliği’nin ... nolu
22/08/2019 tarihli cevabi ihtarnamesi ile şirkete yönelik hiçbir borcun bulunmadığı,
ödenen paranın şirketin ilişkileri ile alakalı olmadığı, dekontlardan da farklı bir sözleşme
için gönderildiğini açıkça ifade ettiğini, müvekkilinin şirkete hiçbir borcunun
bulunmadığını, aksine ... ...’dan alacaklı olduğunu, işletme hakkının kiraya
verilmesi sözleşmesinden kaynaklı alacağın varlığı nedeniyle müvekkili tarafından icra
takibi yapıldığını, ... ... tarafından icra takibine itiraz edildiğini, ortaklığın
çekilmez hale getirilmesinin sorumlularının ... ... ve eşi ... ... olduğunu,
tadilatla ilgili bir alacak-borç ilişkisi olsa idi 15.09.2018 tarihli “İşletme Hakkının Kiraya
Verilmesi Sözleşmesi” nde olması gerektiğini, mafya vari yöntemler kullandığı iddiasının
asılsız olduğunu, müvekkilinin değil, aksine ... ...’ın güven ilişkisini tamamen
ortadan kaldıran davranış ve tutum içinde olduğunu beyanla davanın reddini talep
etmiştir.
Tarafların dayandığı belgeler dosyamız arasına alınmıştır.
... Cumhuriyet Başsavcılığının 2019/... ve 2019/... soruşturma sayılı dosya örnekleri celbedilip incelenmiştir.
Davacının ticari kayıtları celbedilip incelenmiştir.
Davacı şirketin ortaklarından olan davalının %35, ...'in %30, ... ...'ın %35 oranında ortak olduğu anlaşılmıştır.
Mahkememizce seçilen mali müşavir bilirkişi ..., nitelikli hesap uzmanı bilirkişi ... ile lokanta işletmecisi ... 12/01/2021 tarihli bilirkişi raporunda özetle; "şirketin yılsonu bilançosunun incelenmesi sonucunda ortaklığın kurulması öncesi
yapılmış olan sözleşmeler kapsamında belirlenen tadilat işlemlerinin sözleşmeye
uygun olarak yapıldığı ve yapılan harcamaların şirket hesaplarına uygun olarak intikal
ettiğini, şirket kuruluşunda belirlenen sermaye tutarının yapılması gereken şirket
faaliyetlerine istinaden düşük tutulması nedeniyle şirket aktifleri şirket borçlarını
ödemeye yetmediğinden, şirket borçlarının %90’ının şirket ortağı ...
... ...’ın tadilatlardan kaynaklanan alacağı olduğu ve bu sebeple şirketin borca
batık olduğunu, Şirket yönetim organlarınca 6102 sayılı yasanın 376. maddesi ve bu
maddeye bağlı tebliğin usul ve esaslarına göre işlem yapmaları gerektiğini, davalı ...’in ... Ltd. Şti.’ne ait
sermaye payının ... 1.000,00 TL olan 7 adet paydan oluşan 7.000,00 TL olduğunu, bu payın 1.750,00 TL’sını ödediği, henüz ödenmemiş 5.250,00 TL sermaye borcu olduğunu, davalı ...’in şirkete yapılan tadilat masraflarından dolayı herhangi bir borcu
olmadığını, ancak şirketin borca batık olması nedeniyle Davalı ...’in
ortaklıktan çıkarılması durumunda hisse payının ticari değer taşımadığını" mütalaa etmişlerdir.
Davalı tarafından, şirket müdürü ...'ın eşi ... aleyhinde .... İcra müdürlüğü nezdinde 95.000,00TL alacak için takip yaptığı ve itiraz üzerine .... Asliye Hukuk Mahkemesinin ... Esas dosyasında itirazın iptali davası açıldığı anlaşılmıştır.
Davalı tarafından, şirket müdürü ... aleyhinde, Ortaklar Arasındaki İşletme Kirasına ilişkin sözleşmeye dayalı 15/09/208-05/09/2019 arası için .... İcra müdürlüğü nezdinde 68.521,00TL alacak için takip yaptığı ve itiraz üzerine takibin durduğu anlaşılmıştır.
Davalı tarafından, ... Hukuk Bürosu (...) aleyhinde, .... İcra müdürlüğü nezdinde 248.800,00TL alacak için takip yaptığı anlaşılmıştır.
Davalının oğlu olan ...'in ...'a ödemeler gönderdiği, bunların biri otopark yediemin ücreti, üç tane de araç için gönderdiğine dair Whatsapp yazışmaları olduğu görülmüştür.
Davalı ile diğer ortaklar arasında yapılan ortaklık sözleşmesine göre, davalının masraflardan sorumlu olmayacağı, işyerinin tadilat ve dönüştürülmesi için masraftan davalının sorumsuz tutulduğunun kararlaştırıldığı anlaşılmıştır.
Tarafların bildirdiği soruşturma dosyalarının örnekleri getirtilip incelenmiş ve...Cumhuriyet Başsavcılığının 2019/... nolu soruşturma dosyasının derdest olduğu, davalı hakkındaki şikayetten müştekinin vazgeçtiği anlaşılmış ve bekletici mesele yapılmıştır.
Davacı tarafın ısrarlı talepleri üzerine, ...Cumhuriyet Başsavcılığının 2019/... nolu soruşturma dosyasının bekletici mesele yapılması talebinden vazgeçilmiş ve taraflar duruşmaya davet edilmiştir.
Mahkememizin 26/04/2023 Tarih, ... sayılı kararı ile; davanın reddine karar verilmiş, verilen mahkememiz kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması neticesinde, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi'nin 2023/1256 Esas-2026/567 Karar sayılı ilamıyla, "davacı şirket çalışanı ...'in yaralanması ile ilgili İstanbul CBS'nin 2019/... soruşturma sayılı dosyasında davalı ... hakkında şüpheli sıfatıyla soruşturma olup olmadığı araştırılarak ve müşteki ...'in mağdur/müşteki sıfatıyla verdiği tüm ifadelerin getirtilip incelenerek soruşturma dosyasının bekletici mesele yapılıp yapılmayacağının tartışılıp değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi gerektiği" gerekçesiyle Mahkememiz kararının kaldırılmasına dair karar verilmiş, dosyanın geri gelmesi üzerine mahkememizin yukarıda belirtilen 2026/314 Esas sayılı yeni esas numarasına kayıt edilerek tahkikata tekrar başlanmıştır.
BAM kararı uyarınca...CBS 2019/... Soruşturma sayılı dosyası Uyap üzerinden celbedilip incelenmiş ve davalı hakkında verilen KYOK kararının kesinleştiği, sanık olarak ...'in .... Asliye Ceza Mahkemesinin ... esas üzerinden yargılanmakta olduğu, ifadelerde davalının iştirak veya azmettiriciliği konusunda bir delil olmadığı görülmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, davacı şirket ortağı olan davalının ortaklıktan çıkarılmasına ilişlkindir.
Davacı, ortaklıktan çıkarma gerekçesi olarak, davalının şirkete olan borçlarını ödememesi ve şirket çalışanının vurulması olayında azmettirici olması olarak göstermiştir.
Davacı, sermaye ödeme taahhüdüne aykırılık nedenine değil, tadilat borcuna dayanmış ise de, 15.09.2018 tarihli “İşletme Hakkının Kiraya
Verilmesi Sözleşmesi" sözleşmesinde davalı muaf tutulduğundan, bu iddiasına mahkememizce itibar edilmemiştir.
Davacının, kasten yaramala iddiasına dair iddiasının incelenmesinde ise, bu konuda davalıyı haksız ve azmettirici gösterir bir delil olmadığı, bu konudaki soruşturmanın davalı yönünden takipsizlik kararı ile kesin olarak kapandığı, sanık ... aleyhinde yargılamanın derdest olduğu, davacının, dayandığı her iki çıkarma gerekçesinin de sabit olmadığı ve davanın haksız olduğu vicdani kanaate varıldığından, davanın reddine dair aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:
Davacının davasının, sübuta ermediğinden REDDİNE,
Alınması gerekli 732,00TL karar harcının davacının peşin yatırdığı 44,40 TL harçtan mahsubu ile ‬ 687,60TL harcın davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,
Davacı tarafça yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına,
Kallanılmayan gider avansının hükmün kesinleşmesi halinde ödeyen tarafa iadesine,
Dava açılmadan evvel sonradan haksız çıkan taraftan alınmak üzere suç üstü ödeneğinden ödenen 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,
Yürürlükte bulunan A.A.Ü.T.'ne göre 45.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
İlişkin, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize ya da mahkememize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine verilecek bir dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.10/06/2026
Başkan ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Katip ...
e-imzalıdır