Paftasında yol olarak gösterilen tapusuz taşınmazın zilyetlik yoluyla tescili davasında, kazandırıcı zamanaşımı, husumet ve Yargıtay bozma kararları ekseninde yaşanan uzun yargılama süreci.
Özet: Bu hukuki evrak, Balıkesirde kadastroda yol olarak tescil harici bırakılan tapusuz bir taşınmazın, davacıların kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak tapuya tescili istemine ilişkindir. Uzun ve çok sayıda bozma kararı içeren yargılama süreci sonunda yerel mahkeme, davacıların kadastro tespitinden önceki yirmi yıllık aralıksız zilyetliklerini kanıtladıklarını, çekişmeli alanın kamuya ait bir yol niteliğinde olmadığını ve gerçek kişiler aleyhindeki davanın husumet yokluğundan reddi gerektiğini belirterek, taşınmazın belirli bölümlerinin davacılar adına bahçe vasfıyla tesciline karar vermiştir. Temyiz incelemesinde Yargıtay, yerel mahkemenin bu kararının önceki bozma ilamlarına ve gerekçesine uygun olduğunu belirtip hükmü onamıştır.
1. Hukuk Dairesi         2025/6191 E.  ,  2026/1246 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi

SAYISI : 2018/343 E., 2024/81 K.
Dava, tapusuz taşınmazın tescili istemine ilişkindir.
Kadastro sonucu, Balıkesir ili, Bigadiç ilçesi, ... köyü çalışma alanında bulunan çekişmeli taşınmaz bölümü yol olarak tescil harici bırakılmıştır.
Davacılar, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak tapusuz taşınmazın tescili istemiyle dava açmıştır.
Davalı Köy Tüzel Kişiliği temsilcisi, çekişmeli taşınmazın yol olmadığını belirtmiş; davalı gerçek kişiler, dava konusu taşınmazın yol olduğunu savunmuşlardır.
Mahkemenin 28.01.2009 tarihli kararıyla; dava konusu taşınmazın paftasında yol olarak gösterildiği tarihle dava tarihi arasında kazanma süresi bulunmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş, karar davacılar vekili tarafından temyiz edilmiş, Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 2009/7317 Esas, 2010/1982 Karar sayılı kararıyla; davanın makul sürede açıldığı, davacıların kadastro tespitinden önceki zilyetliği gözetilmek suretiyle karar verilmesi gereğine değinilerek karar bozulmuş, Mahkemenin 30.09.2010 tarih ve 2010/420 Esas, 2010/517 Karar sayılı kararıyla; direnme kararı verilerek dava reddedilmiş, hükmün davacılar vekili tarafından temyizi üzerine, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 29.04.2011 tarihli kararıyla; bozmadan sonra usulüne uygun şekilde taraf teşkili sağlanmadan direnme kararı verilmesinin isabetsiz olduğu açıklanarak karar bozulmuş, Mahkemenin 02.11.2011 tarih ve 2011/330 Esas, 2011/612 Karar sayılı kararıyla direnme kararı verilerek dava reddedilmiş, karar davacılar vekili tarafından temyiz edilmiş, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 31.05.2013 tarihli kararıyla; özel Daire bozmasına uyulması gerekirken önceki kararda direnilmesinin isabetsiz olduğu belirtilerek karar bozulmuş, Mahkemenin 12.11.2014 tarihli kararıyla davalılar ... ve müşterekleri aleyhine açılan davanın husumet yokluğundan reddine, Hazine ve Köy Tüzel Kişiliği aleyhine açılan davanın kabulüne, paftada yol olarak gösterilen ve dava konusu yapılan bölümlerden fen bilirkişileri ... ve ... tarafından tanzim edilen 02.10.2014 tarihli bilirkişi raporunda ve ekli krokide (A) harfi ile yeşil renkte gösterilen 87,94 metrekare yüz ölçümlü bölümün Balıkesir ili, Bigadiç ilçesi, ... köyünde kain 1 85... nolu parsele eklenmek suretiyle bahçe vasfıyla, ... ve ... oğlu, 1951 ... doğumlu, 2...6 TC kimlik numaralı ... adına tapuya kayıt ve tesciline, (B) harfi ile kırmızı renkte gösterilen 104.11 metrekare yüz ölçümlü bölümün Balıkesir ili, Bigadiç ilçesi, ... köyünde kain 1 85... nolu parsele eklenmek suretiyle bahçe vasfıyla ... ve ... oğlu, 1948 ... doğumlu, 2...2 TC kimlik numaralı ... adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiş, Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 22.03.2018 tarih ve 2015/13519 Esas, 2018/2019 Karar sayılı kararıyla; İlçe Belediye Başkanlığı ile ... Büyükşehir Belediye Başkanlığının da davada taraf olması ve TMK 713. maddede düzenlenen ilanların yapılması gereğine değinilerek karar bozulmuş, Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı yazılı kararıyla; dava konusu paftasında yol olarak bırakılan ve fen bilirkişi raporunda ve yine Jeodezi ve Fotogrametri mühendisi bilirkişi raporunda (A) ve (B) harfleri ile gösterilen taşınmazları TMK'nın 996. maddesi gereğince eklemeli zilyetlik yolu ile malik sıfatıyla davasız, aralıksız ve ekonomik amaca uygun olarak tespit tarihi olan 08.07.2007 tarihinden evvel geriye doğru 20 yıl süre ile davacıların zilyetliklerinde bulundurdukları, dava konusu yerlerin kadim ve umumun istifade ettiği yol vasfında olmadığı, davalı gerçek kişiler olan ..., ..., ... ve ... adına tapuda kayıtlı taşınmaz sınırları içerisinde kalmadığı, bu nedenle davalı gerçek kişilere husumetin yanlış yöneltildiği gerekçesiyle; davalılar ..., ..., ... ve ...'e karşı açılan davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine, davanın diğer davalılar Hazine, ... Büyükşehir Belediyesi ve ... yönünden kabulüne, fen bilirkişileri raporunda (A) harfi ile gösterilen 87.94 metrekare yüz ölçümlü bölümün Balıkesir ili, Bigadiç ilçesi, ... köyünde kain 1 85... nolu parsele eklenmek suretiyle bahçe vasfıyla ... adına, (B) harfi ile gösterilen 104.11 metrekare yüz ölçümlü bölümün Balıkesir ili, Bigadiç ilçesi, ... köyünde kain 1 85... nolu parsele eklenmek suretiyle bahçe vasfıyla ... adına tesciline karar verilmiştir.
Mahkeme kararı davalı ... vekili, davalı ... vekili ve davalı ... Belediye Başkanlığı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
- K A R A R -
Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla, temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden usul ve kanuna ve bozma kararının gereklerine uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı 116,60 TL bakiye onama harcının temyiz eden davalı ... Başkanlığından; 732,00 TL onama harcının temyiz eden davalı ... Belediye Başkanlığından alınmasına, 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun değişik 13. maddesinin "j" bendi gereğince temyiz eden davalı Hazineden harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın Bigadiç Sulh Hukuk Mahkemesine gönderilmesine, 1086 sayılı HUMK'un 440/III-2. maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 19.02.2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.