Ticari satımdan kaynaklı, garanti süresinde motoru değişen ve tekrar eden gizli ayıplı sıfır aracın ayıpsız misliyle değişim talebi davası.
Özet: Davacı şirket, satın aldığı sıfır kilometrelik aracın garanti süresi içinde motor değişimi dahil defalarca arıza vermesi, tüm tamir girişimlerine rağmen sorunların nüksetmesi ve aracın gizli ayıplı olup üretim hatasından kaynaklanan bu durumun aracı kullanılamaz hale getirdiğini belirterek, ayıpsız misliyle değişim taleplerinin davalılarca yerine getirilmemesi ve arabuluculuk sürecinin başarısız olması üzerine, davalılardan ayıplı mal satışı ve sözleşmesel yükümlülüklere aykırılık nedeniyle araç bedelinin tamamını talep eden bir alacak davası açmıştır.

T.C. İstanbul Anadolu 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2024/158
KARAR NO : 2026/347
DAVA : Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 14/02/2024
KARAR TARİHİ : 14/04/2026
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin 12.05.2022 tarihli ve ---- no.lu faturaya konu ---- plaka sayılı, --- model ---- marka, "0 km" aracı davalı ----1.000.000,00 TL bedel ile satın aldığını, davalılardan ----markasının Türkiye distribütörü/ ithalatçısı olup, diğer davalı----. ise anılan markanın yetkili servisi ve aracın satın alındığı satış bayii olduğunu, söz konusu aracın teslim alınıp kullanılmasını müteakip defalarca arıza verdiğini, garanti süresi içerisinde ortaya çıkan ve tekrar eden bu arızaların müvekkilince derhal davalı satıcıya bildirildiğini ayıp ihbarlarında bulunulduğunu buna istinaden arızanın onarımı için yetkili servisten müteaddit kez hizmet alınmadığını, dava konusu aracın henüz 15.000 km 'deyken "üre arıza ikazı" verdiği, keza muhtelif tarihlerde " araç bakım uyarısı vermemesi", "üre arıza ikaz lambasının yanması" vs. sebeplerle, tamir işleminin gerçekleştirilmesi için yetkili servise teslim edildiğini, servis hizmeti alındığını ve araca çeşitli müdahalelerde bulunulduğunu bu durumun servis kayıtlarıyla da sabit olduğunu, aracın yapılan tüm bu tamir işlemlerine rağmen, tekrar arızalanması nedeniyle, 08.08.2023 tarihinde, davalı --- ait yetkili servise götürüldüğünü bunun üzerine "Dpf arıza ikazı vermesi", "klimanın çalışmaması", "motor yağı aşırı sıcak ikazı vermesi" vb sorunlarının tespitiyle yetkili servis tarafından aracın motorunun değiştirildiğini, motor değişiminin akabinde dahi araç arızalanmaya devam ettiğini son olarak "motor arıza ikaz lambasının yanması", "çekiş düşüklüğü" ve "katalitik konventor sorunu" vb. nedenleriyle 28.09.2023, 20.10.2023 ve 11.11.2023 tarihlerinde de çekici marifetiyle yetkili servise götürüldüğünü ve tamir işlemlerinin gerçekleştirildiğini, dava konusu araçta garanti süresi içinde ortaya çıkan arızaların yetkili serviste gerçekleştirilen tüm müdahalelere ve tamir işlemlerine rağmen tekrar tekrar nüksetmiş davalı yanca mevcut arızanın giderilmediğini aracın servis geçmişiyle sabit olduğu üzere mevcut gizli ayıbın arızanın sıklığı çokluğu nedeniyle, malın müvekkili tarafından amacına uygun verimli bir biçimde kullanılması da mümkün olamadığını, Yerleşik yargı içtihatları ve yasal düzenlemeler gereği, ambalajında, etiketinde, tanıtma ve kullanma kılavuzunda ya da reklam ve ilanlarında yer alan veya satıcı tarafından bildirilen veya standardında veya teknik düzenlemesinde tespit edilen nitelik veya niteliği etkileyen niceliğe aykırı olan ya da tahsis veya kullanım amacı bakımından değerini veya tüketicinin ondan beklediği faydaları azaltan veya ortadan kaldıran maddi, hukuki veya ekonomik eksiklikler içiren malların ayıplı mal olarak kabul edildiğini, maldan yararlanmak, hiçbir hukuki veya fiili engelle karşılaşmaksızın onu düzenli biçimde ve beklentiye uygun olarak kullanabilmekle mümkün olduğunu, somut olayda dava konusu aracın satın alınmasında güdülen gaye ile araçtan beklenen fayda sağlanamadığını, garanti süresi içinde ortaya çıkan ve tekrar eden arızalar nedeniyle müvekkilin beklentisinin karşılanmadığını aracın müvekkilince verimli kullanılamadığını, dava konusu araçta mevcut arızaların sonradan kullanılmakla ortaya çıkmış olup motor değişimine rağmen halen devam ettiği ve farklı arızaların nüksettiği dikkate alındığında bu ayıbın gizli ayıp mahiyetinde olduğunun sabit olduğunu, dava konusu otomobilin garanti belgesiyle satılması zorunlu bir mal olup, araçta mevcut gizli ayıbın tümüyle üretim hatası ve dolayısıyla davalıların ağır kusurundan kaynaklandığı ve ayıbın garanti süresi içerisinde meydana çıktığı nazara alındığında, davalıların gerek sözleşmede mevcut garanti hükümlerinden kaynaklı, gerekse de Borçlar Kanunu ve Türk Ticaret Kanunu’nun satım sözleşmesinde ayıba karşı tekeffüle ilişkin hükümlerinden kaynaklı satıcı/ bayii/ ithalatçı/ garanti veren sıfatıyla sorumlu olduğunun açık olduğunu, dava konusu aracın kabule icbar edilemeyecek derecede ağır kusurlu bulunduğu ve üretimden kaynaklanan bu arızaların araçtan yararlanmayı sürekli olarak imkansız kıldığı aşikar olup, bu nedenle müvekkilince davalılara yönelik keşide olunan 12.12.2023 tanzim ve tarihli ihtarname ile "aracın ayıpsız bir benzeri ile değiştirilmesi aksi halde yargı yoluna başvurulacağı" ihtaren bildirilmiş, ancak davalılarca anılan ihtarnameye bugüne dek cevap verildiğini aracın değiştirilmesi için de herhangi bir işlem tesis edilmediğini, arabuluculuk bürosuna başvuru yapıldığını ancak taraflar arasında anlaşma sağlanamadığını beyan ederek davalı yanca gizli ayıplı mal satılması sözleşmeden kaynaklı yükümlülüklere aykırı hareket edilmesi temeline dayalı olarak, müvekkili şirket tarafından bedeli tam ve eksiksiz olarak ödenen ve gizli ayıplı olduğu aşamalarda tespit olunan --- model --- markalı aracın ayıpsız misli ile değiştirilmesine, bunun mümkün olmaması halinde ise satış bedelinden ayıp oranında indirim yapılması ve indirim tutarının, aracın satın alındığı 12.05.2022 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalılara tahmilini taleple dava etmiştir.
Davalı -----vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin ticari merkezinin --- olduğunu bu nedenle müvekkili şirket açısından davanın görülme yerinin ---- Mahkemeleri olduğunu bu nedenle süresi içerisinde yetki itirazında bulunduklarını, iddiaları kabul anlamına gelmemek kaydıyla davanın terditli olarak açılmasının mümkün olmadığını, davacının taleplerinin zaman aşımına ve hak düşümüne uğradığını, davacının süresi içerisinde ihbar yükümlülüğünü yerine getirmediğini, TTK m. 23’de maddesine göre, “malın ayıplı olduğu teslim sırasında açıkça belli ise alıcı iki (2) gün içinde durumu satıcıya ihbar etmelidir. Açıkça belli değilse alıcı malı teslim aldıktan sonra sekiz (8) gün içinde incelemek veya incelettirmekle ve bu inceleme sonucunda malın ayıplı olduğu ortaya çıkarsa, haklarını korumak için durumu bu süre içinde satıcıya ihbarla yükümlüdür. Diğer durumlarda, Türk Borçlar Kanununun 223’üncü maddesinin ikinci fıkrası uygulanır”. Böylece ticari satışa konu şeyin ayıplı olması halinde ayıbın niteliğine göre alıcının bildirim süreleri düzenlendiğini, ancak konuya ilişkin TBK m.223/1 hükmünde geçen uygun süre ifadesinden, ayıbın farkedilmesini müteakip, işin ve halin gerektirdiği normal bir süratle durumun satıcıya bildirilmesi anlaşılmakta olduğunu, davacının ayıp iddiasını kabul etmemekle birlikte, BK 223 maddesinde düzenlenmiş olan derhal bildirim yükümlüğü davacı tarafça yerine getirilmediğini, bu durumda ilgili maddenin son fıkrası uyarınca "belirtilen satılanı ayıpla kabul etmiş sayılır" hükmü uyarınca , bildirim yükümlülüğünü yerine getirmemesi sebebi ile malı bu şekilde kabul etmiş sayılacağından, açılan davayı hukuken açma hakkı olmadığını, davacının kanunun kendisine tanıdığı tercih hakkını onarımdan yana kullandığını, davacının ayıpsız misliyle değişim talebinin kabulünün hak ve menfaat dengesini ihlal edeceğini, dava konusu taleplerin ----yerine bulan dürüstlük kuralının ihlali sonucunu doğurduğunu, aracın tüm takyidat ve tramer kaydının istenilmesi gerektiğini, araçtaki ayıp iddiasını kabul ettikleri anlamına gelmemekle beraber, davacının misliyle değişim talebini ileri sürebilmesi için, davacı tarafından araç üzerinde bir takyidatın bulunmadığına dair bir temiz kağıdının sunulması gerektiğini, müvekkilinin diğer davalı ----- bayisi olduğunu müvekkiline yüklenecek bir kusur bulunmadığını beyan ederek öncelikle yetkisizlik kararı verilmesini, akabinde haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ---- vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafından aracın fatura değeri üzerinden harç yatırılması gerekmekte iken eksik harç yatırıldığını, eksik yatırılan harcın ikmal edilmesi gerektiğini, zamanaşımı itirazlarının bulunduğunu, müvekkili şirketin ---- markasının ithalatçı firması olup davacı müvekkil şirket'e husumet yöneltilemeyeceğini, dava konusu araçta tespit edilmiş üretimden kaynaklı herhangi bir ayıp mevcut olmadığını, kaldı ki hiç bir şekilde ayıp olgusunun kabulü anlamına gelmemek kaydı ile davaya konu araçtaki problemlerin giderilmiş olup bu kapsamda davacının ücretsiz onarım hakkının kullanıldığını, davacının ücretsiz onarım hakkını kullandığı dolayısıyla artık diğer seçimlik hakları kullanamayacağını bir kez daha ifade etmekle birlikte misliyle değişim talep hakkı tek ve kesin bir talep şeklinde ileri sürülmesi gerektiğini bu nedenle davacıya talebini kesin ve açık bir şekilde açıklaması için kesin süre verilmesini talep ettiklerini, davanın değişim talep hakkının yanı sıra diğer haklarından birini veya bir kaçını kullanmayacağını, herhangi bir şekilde araçta ayıp olduğunu kabul anlamına gelmemek kaydı ile davacı tarafın hak düşürücü süre içerisinde ayıp ihbarında bulunmadığını, hiçbir şekilde araçta üretimden kaynaklı bir ayıp olduğunu kabul etmemekle birlikte davacının iddialarının aksine söz konusu arıza kullanım dış etkenler sebebiyle oluştuğunu, zira davacı tarafın tacir olup aracın ticari faaliyetlerde kullanılması, davacı firmasının faaliyet alanlarının zorlu koşullar içermesi ve araçların bakımlarının düzenli olarak yaptırılmaması sebebiyle araçta iddia edilen sorunların oluşabileceği de düşünülmesi gerektiğini, hiçbir şekilde davacının iddialarının kabulü anlamına gelmemek kaydıyla, ayıp olgusunun ispatlanması ve uzman bilirkişi tarafından tespit edilmesi gerektiğini, araçta var olduğu iddia olunan arızanın ayıp olarak nitelendirilemeyeceğini, önemli esaslı ayıp olarak nitelendirilemeyeceğini, davacı tarafın dilekçesinde yer alan iddiaların ispatlanamadığını, misli ile değişim şartları oluşmamış olup ücretsiz onarım veya bedelle indirim kararı verilmesi gerektiğini, davanın kabulü halinde aracın amortisman bedeli, araçta oluşan değer kaybı ve davacının elde ettiği menfaatlerin hesaplanarak davacı tarafından iadesi gerektiğini beyan ederek öncelikle davanın usulden reddine, davacıya eksik harcın tamamlanması ve taleplerini açıklamak üzere kesin süre verilmesine, davanın reddine yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER ve GEREKÇE: Dava; Hukuki niteliği itibariyle ayıpsız misli ile değiştirilmesi olmadığı takdirde araç satış bedelinden ayıp oranında indirim istemine ilişkindir.
Mahkememizce araç tescil bilgileri, hasar dosyası, tramer ve servis kayıtları incelenmek üzere dosyamız arasına alınmıştır. Mahkememizce tarafların iddia ve savunmaları değerlendirilmek üzere uzman bilirkişiden alınan 26/09/2025 tarihli bilirkişi raporunda özetle; "Üre arızası otomobilin adblue sistemi ve egzoz ile ilgilidir. Otomobil yeni alındığında
adblue sisteminin arızalı olduğu anlaşılmaktadır. Egzoz gazı içindeki azot oksitler
(NOx) atmosferin ozon tabakasını yok etmektedir. Egzoz gazının içine püskürtülen
adblue sıvısı ile egzoz gazı içindeki azot oksitler (NOx), azot (N2) ve su buharına
(H2O) dönüşür. Adblue sıvısı üredir. Bu nedenle adblue sistem arızasına ÜRE arızası
da denilmektedir. Adblue arızası otomobilin performansında eksilmeye neden olmaz.
Sadece egzozdan atmosfere zararlı gazlar salınmış olur. Adblue arızası 22.347 km’de
bakım yapılarak iyileştirilmiştir. 72.544 km’de adblue pompa kiti değiştirilmiştir.
90.862 km’de değiştirilen katalitik konvektörde adblue sisteminin parçasıdır.
Otomobil 100.000 km’ye ulaşmadan 3 tane adblue arızası fazladır. Ancak arızalar
garanti kapsamında giderilmiştir. İyileştirilemeyecek bir arıza değildir. Otomobilin
değiştirilmesini gerektirecek nitelikte bir arıza değildir.
Bakım uyarısı vermiyor ve ters yön ikazı veriyor arızaları, garanti kapsamında yazılım
güncellenerek ve bakım yapılarak iyileştirilmiştir. Önemli değildir. Otomobilin 77.130 km’de motoru garanti kapsamında komple değiştirilmiştir.
Çok önemli bir arızadır. Motor blok olarak değiştirildiği için motorun kendisi ile ilgili
sorunların kalmamış olması gerekir ki kalmadığı da anlaşılmaktadır. Ancak yeni motor
ile otomobildeki diğer kısımlar ve özellikle de sensörler uyumsuz olabilmektedir.
Motor değiştikten sonra yanan “motor arıza ikaz ışıkları” sensörler ve diğer bölümlerle
uyumsuzluklarla ilgilidir. Birkaç ayarlamadan sonra biter. Otomobilin değiştirilmesini
gerektirecek nitelikte bir arıza değildir. Otomobil motorunun orijinal yenisiyle değiştirilmesi ile en büyük gizli ayıp iyileştirilmiştir. Bu nedenle otomobilin misli ile değiştirilmesine gerek yoktur.
0 km olarak satın alınan otomobil 100.000 km kullanılmadan irili ufaklı arızalar
nedeniyle 10 defa servise girmiş ve motoru değiştirilmiştir. Otomobilin üretimden
kaynaklı gizli ayıplı olduğu; 10 defa servise girerek adım adım iyileştirildiği ve
arızaların iyileştirilebilecek nitelikte olduğu anlaşılmaktadır.
Piyasa araştırması ile üretimden kaynaklı gizli ayıplı --- marka tipi, ---- model otomobil otomobilin 0km olarak davacının satın
aldığın 12.05.2022 tarihindeki rayiç değerinin 850.000 TL olduğu tespit edilmiştir.
Satış bedelinden indirim oranı = % (1 – 850.000 / 1.000.000 ) = %15, Satış bedelinden indirim tutarı = %15 x 1.000.000 = 150.000 TL
Davacının satın alma tarihi 12.05.2022 itibariyle avans faizi talebi uygundur.
SONUÇ; Gerekçeleri yukarda açıklandığı üzere,
Dava konusu -- plakalı, ----
marka tipi, --- model, 12.05.2022 tarihinde 0km olarak satın alınmış otomobil
üretimden kaynaklı gizli ayıplı olduğu için 150.000 TL satış bedelinden indirimin satış
tarihi 12.05.2022 itibariyle avans faizi ile talep edilebileceği" tespitinde bulunmuştur. Bilirkişi raporunun döndüğü taraflara tebliğ edildiği, davacı vekilinin ıslah dilekçesi sunduğu, davalı vekilinin bilirkişi raporuna ve ıslah dilekçesine karşı itiraz dilekçesi sunduğu görülmüştür.Bilirkişi raporu denetime açık, karar vermeye yeterli ve elverişli mahiyettedir.
Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamından; dava konusu aracın marka ve modeli itibariyle araçtan umulan faydanın ve beklentilerin de yüksek olacağının tabii bulunmasına, araçta dava öncesinde de pek çok arıza yaşandığı gibi, davanın açılmasına sebebiyet veren arızanın aracın en önemli unsurlarından biri olan motor aksamında ortaya çıkmış olması nedeniyle ayıbın aracın değerine çok fazla etki etmesine, araç edinmenin maliyetleri de gözetildiğinde değer kaybına yönelik talebin hakkaniyete uygun bulunmasına, davanın değer kaybı yönünden kabulüne karar verilmesine gerektiğine kanaat edilmiş, (--- Bam ---- HD. ---- esas, ----- karar sayılı ilamı), satın alma tarihi zararın gerçekleştiği tarih kabul edilmiş, davanın kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KABULÜNE,
150.000,00 TL değer kaybının/ayıp oranında bedel indiriminin, aracın satın alındığı 12.05.2022 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini,
2-) Alınması gerekli 10.246,50-TL harçtan davacı tarafından peşin olarak yatırılan 427,60-TL peşin harcın ve 2.221,00-TL ıslah harcının mahsubu ile bakiye‬ 7.597,9-TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye irad kaydına,
3- a) Davacı tarafından dava açılırken yatırılan 427,60-TL başvurma harcı, 427,60-TL peşin harcın ve 2.221,00 TL ıslah harcının toplamı olan 3.076,2-TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,
b) Davacı tarafından sarfedilen toplam 5.509,00-TL yargılama giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,
4-) Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
5-) Kullanılmayan gider avansının karar kesinleştikten sonra talep halinde yatırana iadesine,
6-) Avukatlık asgari ücret tarifesine göre davacı taraf için takdir olunan 45.000,00-TL nispi vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,
7-) 6325 sayılı Kanun'un 18-A/13. bendi uyarınca Adalet Bakanlığı tarafından karşılanan 3.800,00-TL zorunlu arabuluculuk ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye gelir olarak kaydedilmesine,
Dair, davacı ve davalı -- vekilinin yüzüne karşı, davalı --- vekilinin yokluğunda gerekçeli kararın tebliğden itibaren 2 hafta süre içinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.