İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinde özel kasko sigorta sözleşmesinden kaynaklanan araç hasar tazminatında, sigorta şirketinin beyan uyumsuzluğu ve suistimal şüphesi iddialarına ilişkin istinaf kararı.
Özet: Kasko sigortalı bir aracın kaza sonucu hasarlanması üzerine sigorta şirketinin, hasar beyanı ile araçtaki uyumsuzluk ve sigorta suistimali şüphesiyle tazminat talebini reddetmesi ve bu ret nedeniyle sigortalının sigorta veri tabanında kara listeye alınmasıyla ilgili açılan tazminat davasında, ilk derece mahkemesinin sigortalı lehine karar vermesi üzerine, sigorta şirketinin kararı, sigorta suistimali iddialarının yeterince incelenmediği, bilirkişi raporunun çelişkili ve eksik olduğu gerekçeleriyle istinaf ederek ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya uygunluğunun denetlenmesini talep etmiştir.

T.C.
İSTANBULBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ9.HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N AK A R A R ESAS NO: 2023/1381 KARAR NO : 2026/1234İNCELENEN DOSYANINMAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret MahkemesiKARAR TARİHİ: 09/03/2023NUMARASI : 2021/340 Esas - 2023/236 KararDAVA : Tazminat (Özel Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan)DAVA TARİHİ: 02/06/2021KARAR TARİHİ: 22/05/2026Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :Davacı vekili dilekçesinde özetle; Müvekkili şirkete ait ... plakalı aracın davalı şirket nezdinde kasko güvencesi altına alındığını, davalı şirket ile müvekkili şirket arasında poliçenin başlangıç ve bitiş tarihleri 24/11/2020-24/11/2021 tarihleri arasında olduğunu, müvekkili şirkete ait ... plakalı aracın 27/11/2020 tarihinde yani poliçe süresi içerisinde kazaya karıştığını, kasko güvencesi altına alınan müvekkili şirkete ait ... plakalı araç 27/11/2020 tarihinde yani poliçe süresi içerisinde gerçekleşen kaza sonrasında hasara uğradığını, hasarın giderilmesi için davalı şirkete başvuru yapılmış ancak davalı şirket tarafından hasarın poliçe limitleri kapsamında giderilmesine ilişkin talebini "sigortalı araç hasarı incelenmiş olup araç üzerindeki hasarın beyan ile uyumsuz olması nedeni ile talep dosya reddedilmiştir.'' şeklindeki gerekçesi ile reddettiğini, davalı şirketin, kazanın poliçenin imzalanmasından yalnızca 3 gün sonra meydana gelmiş olmasını haksız bir şekilde menfaatine kullanarak sorumluluktan kurtulmaya çalıştığını ancak sundukları belgelerden görüleceği üzere kazanın tam olarak 27/11/2020 tarihinde gerçekleştiğini, aynı gün çekici ve sigorta şirketinin arandığını, davalı şirket talebi haksız ve hukuka aykırı şekilde reddetmekle beraber müvekkili şirketi halk arasında kara liste adı verilen ... veri tabanına eklenmesine neden olduğundan müvekkili şirket başlangıçta şirket faaliyeti kapsamında kullandığı diğer araçlarına sigorta şirketlerince daha fazla poliçe limiti ile çıkarılması durumu ile karşı karşıya kaldığı ancak daha sonra dava dışı 3. sigorta şirketleri dahi müvekkili şirketin isminin bahsedilen bu kara listede olduğunu ileri sürerek müvekkilinin ticari araçlarına kasko ve trafik poliçesi yapmayı reddettiğini belirterek fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla HMK'nın 107.maddesi uyarınca belirsiz alacak olmak üzere şimdilik ... plakalı araçtaki hasarların giderilmesi için müvekkili şirket tarafından harcanan 18.082,40 TL'nin rizikonun gerçekleşme tarihi olan 27.11.2020 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalı sigorta şirketinden tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı .... Ltd. Şti 'ye ait ... plakalı araç müvekkili şirket tarafından, ...tarihleri arasında ... numaralı Aracım Güvende Hafif Ticari Kasko Sigorta Poliçesi ile teminat altına alındığını, hiçbir şekilde davayı kabul anlamına gelmemekle birlikte Kara Taşıtları Kasko Sigortası Genel Şartları ilgili maddeleri ve Kasko Sigorta Poliçesi gereğince müvekkil şirketin sorumluluğu belirlenecek olan gerçek zarardan poliçe kapsamında teminat limitleriyle sınırlı olduğunu, bahse konu hasar ile ilgili hem araçtaki hem de olay yerindeki fotoğraf ve hasarlı kısımlar incelendiğinde mezkur kazanın davacı tarafın dilekçesinde beyan ettiği gibi meydana gelmediğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, "Davanın kabulü ile, 18.082,40 TL maddi tazminatın temerrüt tarihi 11/01/2021 tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine" karar verilmiştir. Bu karara karşı davalı ...A.Ş. vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.Davalı ...A.Ş. vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; kaza tutanağı ve olayın meydana geliş biçimi dikkatlice incelendiğinde müvekkil şirket tarafından hasar aşamasında yapılan incelemeler neticesinde kazada hasar ihbar uyumsuzluğu ve sigorta suistimal şüphesi bulunduğunu, ancak işbu durum yerel mahkeme tarafından incelenmemiş ve itirazlar dikkate alınmadığını kazada hasar ihbar uyumsuzluğu ve suistimal şüphesi olup sigorta tekniği gereği müvekkil şirket sorumlu olmadığını, denetime elverişli olmayan, çelişki barındıran ve eksik incelemeye dayalı bilirkişi raporu doğrultusunda hüküm kurulduğunu, hükme esas alınan hasar kaybı tazminat tutarı gerçeğe aykırı olduğunu yeni bir rapor alınması gerektiğini belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur.Dava, maddi hasarlı trafik kazası nedeniyle maddi tazminat temine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır.Dosyasında bulunan taraflarca imzalanan Maddi Hasarlı Trafik Kazası Tespit Tutanağındaki sürücü beyanlarına göre; 27.11.2020 günü saat 12.00 sıralarında, Pendik Kurtköy Üstün caddesi mevkinde seyir halinde olan, sürücü ... yönetimindeki ... plakalı kasko sigortalı aracın, önünde seyir halinde olan, sürücü ... yönetimindeki ... plakalı araca çarpması sonucu iki araçlı trafik kazası meydana geldiği ve sigortalı aracın ön kısımlarında maddi hasar oluştuğu anlaşılmıştır.Mal sigortası türünden olan kasko sigorta sözleşmeleri gerek kuruluşlarında gerek devamı sırasında ve gerekse rizikonun gerçekleşmesi aşamasındaki ihbar yükümlülükleri bakımından iyiniyet esasına dayalı sözleşme türlerindendir. Kasko Sigortası Genel Şartlarının A/1 maddesine göre gerek hareket gerekse durma halinde iken sigortalının veya aracı kullananın iradesi dışında araca ani ve harici etkiler neticesinde sabit veya hareketle bir cismin çarpması veya aracın böyle bir cisme çarpması, müsademesi, devrilmesi, düşmesi yuvarlanması gibi kazalar ile 3. kişilerin kötü niyet ve muziplikle yaptıkları hareketler aracın yanması, çalınması veya çalınmaya teşebbüs sonucu oluşan maddi zararların bu tür sigortanın teminatı kapsamında olduğu anlaşılmaktadır. Diğer taraftan TTK.nun 1409/1. maddesi uyarınca sigortacı geçerli bir sigorta ilişkisi kurulduktan sonra oluşan rizikolardan sorumlu olduğu gibi, aynı Yasanın 1409/2. maddesi hükmüne göre kural olarak rizikonun teminat dışında kaldığına ilişkin iddianın sigortacı tarafından kanıtlanması gerekmektedir.Olayın sigortalının ihbar ettiği şekilde değil de, sigortacının iddia ettiği şekilde gerçekleşmesi halinde ise, bu oluş şeklinin Kasko Sigortası Genel Şartlarının A.5 maddesinde sayılan teminat dışında kalan hallerden olması gerekmektedir. İlkeler yukarıda anlatılan şekilde olmakla birlikte, sigortalı, Kasko Sigortası Genel Şartları ve Türk Ticaret Kanunu hükümleri uyarınca rizikonun gerçekleştiğine dair doğru ihbar mükellefiyetini kasten yerine getirmez veya iyi niyet kurallarına açıkça aykırı şekilde sigorta teminatı dışında kalan bir hususu sanki bu oluşan riziko teminat içinde kalmış gibi ihbar edildiği somut delillerle kanıtlanırsa, ispat külfeti yer değiştirip sigortalıya geçer.(HGK 10/12/1997 gün ve 1997/11-772-1043; HGK 16/12/1998 gün ve 1998/11-872-905; HGK 22/12/2010 gün ve 2010/17-655-688 sayılı ilamları, Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 2016/11677 E. - 2017/6905 K., Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 2021/18638 E. - 2021/11512 K. sayılı kararı). Bu ilkeler doğrultusunda somut olaya baktığımızda; uyuşmazlık, kazanın ihbar edilen şekilde meydana gelip gelmediği, kazanın meydana geldiği sırada sürücünün alkollü olup olmadığı, dolayısıyla hasarın teminat dışında kalıp kalmadığına ilişkindir. Dosya muhteviyatında bulunan ekspertiz raporunda özetle; ... plaka sayılı Araç için yapılan detaylı araştırma sonucu mevcut hasarın uyumsuz olduğu kanaatine varıldığı, dava konusu hasar tazminatı talep edilen kazalı ... marka/tipinde, 2013 model aracın hasar fotoğrafları incelendiğinde; ön muhtelif kısımlarından hasar aldığı, dosya kapsamından ve hasar fotoğraflarından anlaşıldığının belirtildiği anlaşılmıştır. Mahkemece alınan 03/12/2021 tarihli bilirkişi raporunda; 27/11/2020 tarihinde meydana gelen kazada ... plakalı aracın, ... plakalı araca arkadan çarptığı belirtilmiş ve olay yeri fotoğraflarında da dava konusu kaskolu aracın diğer aracın arka kısmında hasarlı şekilde durduğu görülmekte ise de dosya kapsamındaki araçların birbirine göre konumlarını ve hasar durumunu belirten fotoğraflar dikkate alındığında dava konusu ... plakalı ... marka aracın hava yastığının açıldığı, motor kaputundaki hasarın boyutu-şekli-niteliği, aracın ön tampon (Siyah kısım) ve diğer ön kısımlarında çarpışma etkisi ile oluşabilecek herhangi bir parça-malzeme vb. fotoğraflarda zemin üzerinde görülmediği, kayma-lastik izi, sürtünme izi, hasarlı parça, boya-lif vb. fiziki delillerin fotoğraflarda görülemediği (Ön sağ lastiğin zemin ile temas ettiği yüzeyde yol zemini üzerinde etki-tepki sonucu oluşan herhangi bir lastik izi fotoğraflarda görülmemektedir) her iki aracın lastiklerinin yol yatay eksenine paralel bir şekilde bulunduğu hususu ve ekspertiz raporundaki hasarlı parça-malzeme ve işçilik kalemlerinin şekli, niteliği ve boyutu da birlikte değerlendirildiğinde; dava konusu ... plakalı araçtaki hasarın ... plaka sayılı araca arkadan çarpma sonucu meydana geldiği belirtilen maddi hasar ile uyumlu olmadığı" değerlendirilmiştir. Davalı sigorta şirketi bünyesinde açılan ... nolu hasar dosyasında talebin davalı sigorta şirketi tarafından “araç üzerinde bulunan hasarın zabıtta belirtilen yer ve zaman ve şekilde teknik olarak meydana gelmediği tespiti” ile sigortalının hasar ödeme talebinin red edilmesi nedeniyle rizikonun teminat dışında olup olmadığı noktasında toplanmaktadır. Somut uyuşmazlıkta; davacının maliki olduğu ... plakalı aracın ...vadeli kasko sigorta poliçesi ile davalı sigorta şirketine kasko sigortalı olduğu 27/11/2020 tarihinde meydana gelen kazada kasko sigortalı ... plakalı aracın, ... plakalı araca arkadan çarpması ile hasara uğradığı belirterek poliçe kapsamında hasar bedeli talep edilmiştir. Sürücüler arasında Maddi Hasarlı Trafik Kazası Tespit Tutanağında da sigortalı aracın diğer araca arkadan çarptığı yazılmıştır. Ancak bilirkişi raporunda kaza sonrası çekilen araçların pozisyonunu gösteren fotoğraflar, çarpma noktası, hasarlı parçalara nazara alındığında hasarın kaza ile uyumlu olmadığı sonucuna varılmış olup bağımsız eksper raporu da aynı yöndedir. Bu durumda alınan bilirkişi raporuna göre davacının Kasko Poliçesi Genel Şartlarının 1.5. maddesi ve TTK'nın 1446/2 maddesi uyarınca rizikonun gerçekleştiğine dair doğru ihbar mükellefiyetini yerine getirmediğinden, ispat külfetinin yer değiştirip oluşan rizikonun teminat içinde kaldığını ispat yükü davacı sigortalıya geçmiştir. Dosyadaki mevcut delil durumuna göre davacı zararın poliçe teminatı kapsamında kaldığını ispat edemediğine göre İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmesi gerekirken kabulüne karar verilmesi doğru olmamıştır. Bu nedenle; davalı ...A.Ş. vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, HMK'nın 353/1-b/2. maddesi gereğince, İlk Derece Mahkemesi kararı düzeltilerek aşağıda yazılı olduğu şekilde esas hakkında yeniden hüküm kurulmasına karar verilmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere :A- Davalı ...A.Ş. vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile yukarıda esas ve karar numarası belirtilen İlk Derece Mahkemesi kararının, HMK'nın 353/1-b/2. maddesi gereğince düzeltilerek yeniden esas hakkında karar verilmek üzere KALDIRILMASINA, Buna göre:1-Davanın REDDİNE,2-Harçlar yasası uyarınca karar tarihinde alınması gereken 732,00 TL harçtan peşin alınan 308,81 TL harcın mahsubu ile kalan 423,19 TL harcın davacıdan alınarak Hazineye İRAD KAYDINA3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına4-Davalı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. uyarınca 18.082,40 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE, 5-Karar kesinleştiğinde harcanmayan gider avansı kaldığı takdirde ve talep halinde ilgilisine ödenmesine, 6-1.320,00 TL Arabulucu ücretinin davacıdan tahsiliyle Hazineye İRAD KAYDINA,B-İSTİNAF İNCELEMESİ BAKIMINDAN ;1-Davalı ...A.Ş. tarafından peşin olarak yatırılan istinaf karar harcının, istem halinde İlk Derece Mahkemesi tarafından kendisine iadesine,2-İstinaf aşamasında davalı ...A.Ş. tarafından yapılan 91,00 TL posta ve tebligat giderinden ibaret yargılama gideri ile 492,00 TL istinaf başvuru harcının davacıdan tahsili ile davalı davalı ...A.Ş.'ye verilmesine, 3-Duruşma yapılmadığından, vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, 4-İstinaf aşaması için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine,Dair dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.22/05/2026