Ankara Bölge Adliye Mahkemesi, şirket genel kurul kararlarının icrasının durdurulması ve yokluk/butlan tespiti davasında ihtiyati tedbir talebinin reddine ilişkin ara kararın istinaf incelemesi.
Özet: Mirasçıların ve pay oranlarının belirsizliği nedeniyle alınan genel kurul kararlarının yokluk veya butlanla malul olduğu iddiasıyla açılan davada, ilk derece mahkemesinin, telafisi imkansız zararlara yol açacağı ve kararların hukuka aykırı olduğu savunularak, genel kurul kararlarının icrasının durdurulması yönündeki ihtiyati tedbir talebinin reddine ilişkin ara karara karşı yapılan istinaf başvurusu incelenmektedir.

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21. HUKUK DAİRESİ 2026/802 Esas 2026/779 Karar
T.C.ANKARABÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ21.HUKUK DAİRESİESAS NO : 2026/802 KARAR NO : 2026/779TÜRK MİLLETİ ADINAKARAR BAŞKAN : ... ...ÜYE : ... ...ÜYE : ... ...KATİP : ... ...İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ : Ankara 6. Asliye Ticaret MahkemesiTARİHİ : 05/03/2026NUMARASI : 2024/689 Esas (Ara Karar)İ TALEP : Genel Kurul Kararının İcrasının Durdurulması (TTK.449) TALEP TARİHİ : 01/11/2025KARAR TARİHİ : 19/06/2026GEREKÇELİ KARARINYAZILDIĞI TARİH : 22/06/2026Taraflar arasındaki 13/02/2025 tarihli genel kurul toplantısında alınan kararların yoklukla ve butlanla malul olduğunun tespiti davasında mahkemece dava konusu genel kurul kararlarının icrasının geri bırakılmasına yönelik ihtiyati tedbir talebinin reddine dair verilen ara karara karşı davacılar vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü. TALEP Davacılar vekili birleşen Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2025/294 Esas sayılı dosyasında talep dilekçesinde özetle; davalı şirketin tek pay sahibi ...'ın 26/10/2023 tarihinde vefat ettiğini, çocukları ..., ... ve ... ile ...'dan olma torunları ..., ... ve ... kaldığını, ancak mirastan ıskat, vasiyetnamenin iptali ve soybağının reddi davaları nedeniyle mirasçıların kim olduğu belli olmadığı gibi olası mirasçılar arasında irade birliği de bulunmadığını, taraflar arasında akdedilen miras taksim sözleşmelerine ilişkin olarak da bir kısım mirasçıların mirastan ıskat edildiğinin öğrenilmesi üzerine iptal davası açıldığını, buna rağmen davalı şirket nezdinde sanki pay sahipleri ve pay oranları belliymişçesine genel kurul toplantıları yapıldığını, davalı Şirketin 13/02/2025 tarihli olağanüstü genel kurul toplantısında alınan kararların öncelikle icralarının geri bırakılmasına, ardından yoklukla veya butlanla malul olduğunun tespitine, mahkememiz aksi takdirde ise iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece 05/03/2026 tarihli ara karar ile; davacının dava dilekçesindeki iddialarını, ihtiyati tedbir verilmesini gerektirecek şekilde yaklaşık olarak ispatlayamadığından, davacının haklılığının yaklaşık olarak da ispatı yargılamayı ve delil toplanmasını gerektirdiğinden, ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesinin ihtiyati tedbirin reddi ara kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, huzurdaki davalardan Ankara 12.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2025/294 E. Sayılı dosyası müvekkilleri ... ve ... tarafından davalı şirketin 13/02/2025 tarihli genel kurul toplantısında alınan kararların yoklukla veya butlanla malul olduğunun tespiti, mahkemece aksi kanaatte olunması durumunda iptaline karar verilmesi, anılan davada dava konusu genel kurul kararlarının icrasının geri bırakılması da talep edilmiş olup,işbu talebin 05/03/2026 tarihli duruşmada şirketin yönetim kurulu üyelerinin dinlenmesi akabinde reddedildiğini, ihtiyati tedbir talebinin kabul edilmemesi telafisinin imkansız zararların doğmasına sebebiyet verdiğini, dosyada mübrez deliller dava konusu genel kurul kararlarının açıkça hukuka aykırı olduğunu bildirerek, ilk derece mahkemesi ara kararının kaldırılarak istinaf taleplerinin kabulü ile Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2024/689 E. Sayılı dosya kapsamında tesis ettiği 05/03/2026 tarihli, ihtiyati tedbir isteminin reddine dair ara kararın kaldırılmasını, ihtiyati tedbir taleplerinin kabulü ile dava konusu genel kurul kararlarının icrasının geri bırakılmasına karar verilmesini istemiştir. HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİTalep; ihtiyati tedbirin reddine ilişkin ara kararın kaldırılması istemine ilişkindir. HMK'nun 389/1. maddesinde, mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebileceği, HMK'nun 390/2. maddesinde de hakimin talep edenin haklarının derhal korunmasında zorunluluk bulunan hallerde karşı taraf dinlenmeden de tedbir kararı verebileceği hüküm altına alınmıştır. HMK'nun 390/3. maddesinde ise tedbir talep eden taraf dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorunda olduğu düzenlenmiştir. 6102 sayılı TTK'nun Kararın Yürütülmesinin Geri Bırakılması başlıklı 449. maddesinde; genel kurul kararları aleyhine iptal veya butlan davası açıldığı taktirde mahkemenin, yönetim kurulu üyelerinin görüşünü aldıktan sonra, dava konusu kararın yürütülmesinin geri bırakılmasına karar verebileceği, bu hükme göre yapılacak değerlendirmede HMK'nun 389/1. maddesindeki; mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebileceği kıstası göze alınacaktır. İhtiyati tedbir talep eden davacılar, davalı şirketin 13/02/2025 tarihli genel kurul toplantısında alınan kararların iptali talebiyle açtığı işbu davada; anılan genel kurul toplantısında alınan kararların yürütülmesinin durdurulması yönünde ihtiyati tedbir talep etmiştir. Mahkemece, 05/03/2026 tarihli ara karar ile davacıların ihtiyati tedbir talebinin reddine hükmedilmiştir. Somut olayda, ilk derece mahkemesince genel kurul kararlarının ifasının durdurulması gerekip gerekmediği hususunda yönetim kurulu üyelerinin görüşü alınması için şirket yönetim kurulu üyelerine tebligat yapılmış olup. bir başka anlatımla TTK'nun 449. maddesinin gereği yerine getirilmiştir. İşbu davada, davacı tarafından, davalı şirketin 13/02/2025 tarihli genel kurulunda alınan kararların 6102 sayılı TTK'nın 445. maddesi gereğince iptali ve bu genel kurulda alınan kararların yürütmesinin tedbiren durdurulmasına karar verilmesine yönelik olarak dava açılmıştır. Davacılar vekilince, dava dilekçesinde şirket ortakları tarafından, sırf davacıyı şirket yönetiminden uzaklaştırmak ve şirket malvarlığını şahsi menfaatleri için kullanabilmek adına alınmış olup dürüstlük kurallarına ve hakkaniyete aykırı olarak alındığı iddiası ile iptalinin talep edildiği dosya kapsamından anlaşılmaktadır.6102 sayılı TTK'nın kararın yürütülmesinin geri bırakılması başlıklı 449. maddesinde; genel kurul kararları aleyhine iptal veya butlan davası açıldığı taktirde mahkemenin, yönetim kurulu üyelerinin görüşünü aldıktan sonra, dava konusu kararın yürütülmesinin geri bırakılmasına karar verebilecektir. Bu hükme göre yapılacak değerlendirmede HMK'nun 389/1 maddesindeki; mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde, yaklaşık ispat koşulu da gözetilerek uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebileceği kıstası göze alınacaktır. Öte yandan kanun koyucu şirketler hukukunda genel kurul kararlarına karşı ayrı bir prosedür öngörmekle (TTK'nun 449. maddesi) tedbir koşullarının oluşup oluşmadığı değerlendirilirken şirketler hukukunun kendisine özgü yapısının gözetilmesi gerektiğine işaret etmektedir. Hal böyle olunca, yukarıda açıklandığı üzere mahkemece, TTK'nun 449. maddesindeki düzenleme ile davacı tarafın davada ki talebi gözetilerek davacının, davalı şirketin 13/02/2025 tarihli Genel Kurul toplantısında alınan kararların yürütülmesinin durdurulmasına yönelik tedbir talebinin reddine ilişkin kararında yaklaşık ispat oluşmadığı gözetildiğinde Dairemizce bir isabetsizlik görülmemiştir. Tüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesi ara kararında usul ve yasaya aykırı bir durum bulunmadığından ihtiyati tedbir talep eden davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-İhtiyati tedbir talep eden davacılar vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2- İhtiyati tedbir talep eden davacılardan alınması gerekli olan 732,00 TL harç peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, 3-İhtiyati tedbir talep eden davacılar tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerlerinde bırakılmasına, varsa kullanılmayan gider avansının istek halinde kendisine iadesine, 4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından karşı taraflar yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nın 362/1-f. maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.19/06/2026 Başkan- ... Üye - ... Üye -... Zabıt Katibi -...... ... ... ...