5737 sayılı Kanunun 30. maddesi uyarınca vakıf yoluyla oluşmuş, tarihi ve anıtsal kültür varlığı niteliğindeki taşınmazın tapu kaydının iptali ve mazbut vakfına tescili talebi.
Özet: Bu hukuki ihtilaf, 5737 sayılı Vakıflar Kanununun 30. maddesi kapsamında, belediye adına kayıtlı ve üzerinde "tarihi eser" ile "anıtsal kültür varlığı" şerhleri bulunan bir taşınmazın aslında vakıf yoluyla oluştuğu iddiasıyla tapu kaydının iptali ve mazbut vakıf adına tescili istemine dairdir; ilk derece ve bölge adliye mahkemeleri, taşınmazın vakıf yoluyla meydana geldiği ve ilgili kanun maddesindeki devir şartlarının oluştuğu gerekçesiyle davacı talebini kabul etmiştir, zira Kanun, her ne sebeple olursa olsun kamu kurumlarının mülkiyetine geçen vakıf kültür varlıklarının mazbut vakfına devrini emreder.

MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/1677 E., 2024/1937 K.İLK DERECE MAHKEMESİ : Kocaeli 4. Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI : 2021/191 E., 2023/60 K.Bölge Adliye Mahkemesi karar davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: - K A R A R -Dava, 5737 sayılı Vakıflar Kanunu'nun 30. maddesine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.Davacı vekili; dava konusu 3 68... parsel sayılı ... Vakfından icareli taşınmazın tapu kütüğünün beyanlar hanesine "Tarihi eserdir" ve "Anıtsal Kültür Varlıkları" şerhlerinin işlendiğini, taşınmazın 5737 sayılı Vakıflar Kanunu'nun 30. maddesi ve Vakıflar Yönetmeliği'nin 178/2. maddesi gereğince ve ayrıca Tapu Kadastro Genel Müdürlüğünün 29.05.2008 tarih ve 2008/9 sayılı genelgesi ve 12.11.20 08... /17 sayılı genelgesi uyarınca mazbut vakıflardan olan ... Vakfı adına tescili talebinin Tapu Müdürlüğü tarafından reddedildiğini, taşınmazın vakıf yoluyla meydana geldiğinin sabit olduğunu ileri sürerek tapu kaydının iptali ile 5737 sayılı Vakıflar Kanunu'nun 30. maddesi uyarınca mazbut vakıflardan olan "... Vakfı" adına tesciline karar verilmesini istemiştir.Davalı vekili; davaya konu edilen taşınmazın geldisi 3 68... parsel sayılı taşınmazın ... Vakfından senevi 20 kuruş icareli çifte hamam cinsi ile Teb'a-i Devlet-i Aliyeden Karamürsel Kasabası sakinlerinden ... zevcesi ... Hanımın mirasçıları tarafından 1950 senesinde ... Belediyesine satılmış olduğunu, kadastro tespiti ile ... Belediyesi adına kayıtlı iken ... Büyükşehir Belediyesi ve sonrasında ... Büyükşehir Belediyesi adına tashihen tescil edildiğini, söz konusu taşınmaz üzerinde bulunan yıkıntı halinde hamamın davalı Kurum tarafından restore edilmesi ve yola terk işleminin yapılması için taşınmazın nevi hanesinde bulunan vakıf şerhinin 19.986,00 TL taviz bedeli ödenerek terkin edildiğini, taşınmazın davalı Kurum adına tescilinin hukuka uygun olduğunu, vakıf tarafından yapıldığına ilişkin kayıt bulunmadığını, yıkılan yapının ... Paşa tarafından yapıldığının beyan edildiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.İlk Derece Mahkemesince 5737 sayılı Kanun'un 30. maddesindeki koşulun davacı yararına oluştuğu, taşınmazın vakıf yoluyla meydana geldiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, davalı vekilinin istinaf başvurusu Bölge Adliye Mahkemesince aynı gerekçe ile esastan reddedilmiştir.Bilindiği üzere; 13.09.1957 tarihinde yürürlüğe giren Aslında Vakıf olan tarihi ve Mimari Kıymeti Haiz Eski Eserlerin Vakıflar Umum Müdürlüğüne Devrine Dair 7044 sayılı Yasa'nın 1. maddesinde aynen "Aslında vakıf yoluyla vücuda gelip de muhtelif kanunlar veya sair suretlerle Hazine, belediyeler veya hususi idarelerin mülkiyetine geçmiş bulunan muhafazası gerekli tarihi veya mimari kıymeti haiz eski eserlerin mülkiyeti tekrar Vakıflar Umum Müdürlüğüne devrolunmuştur" hükmü öngörülmüş iken 27.02.2008 tarihinde yayımı ile yürürlüğe giren 5737 sayılı Yasa'nın 80. maddesi hükmü gereğince 7044 sayılı Kanun iptal edilmiş olup 5737 sayılı Kanun'un 30. maddesi hükmü ile bazı farklılıklar dışında "Vakıf yoluyla meydana gelip de her ne suretle olursa olsun Hazine, Belediye, Özel İdarelerin veya köy tüzel kişiliğinin mülkiyetine geçmiş, vakıf kültür varlıkları mazbut vakfına devrolunur." hükmüne yer verilmiştir. Diğer taraftan, 7044 sayılı Kanun'da vakıf yoluyla vücuda gelen muhafazası gerekli tarihi veya mimari kıymeti haiz eski eserlere değinilmişken 5737 sayılı Kanun'un 30. maddesinde sadece "Vakıf yoluyla meydana gelen vakıf kültür varlıklarının" vakfına devrolunacağı vurgulanmıştır.Hemen belirtilmelidir ki, yasal düzenlemelerde diğer unsurların yanında taşınmazın vakfına dönmesi için sebep yönünden herhangi bir ayrım yapılmamış, "her ne sebeple olursa olsun..." denmek suretiyle sair unsurların varlığı ve gerçekleşmesi halinde taşınmazın mazbut vakfına devrolunacağı hüküm altına alınmıştır.Dosya içeriğinden; dava konusu 3 68... parsel sayılı 625, 26... miktarlı bir kargir itfaiye binası ve bir kargir hamam ve hela ve arsa nitelikli taşınmazın 11.05.2011 tarihli tevhit işlemi ile davalı ... adına kayıtlı olduğu, taşınmazda 02.10.1995 tarihli “Anıtsal kültür varlığı” şerhi ve 25.11.2008 tarihli “Grup Korunması Gerekli Kültür Varlığı” şerhi bulunduğu, taşınmazın 3 68... , 2 ve 3 parsel sayılı taşınmazların tevhidi ile oluştuğu, 3 68... parsel sayılı 799, 44... miktarlı taşınmazın 10.05.2011 tarihli düzeltme, yola ve parka terk ile 593, 39... olduğu, nevi hanesinde "... Vakfından" şerhi bulunan taşınmazın 25.01.1965 tarihli kadastro işlemi ile ... Belediyesi adına kayıtlı iken tashih ile 25.09.1995 tarihli işlemle ... Büyükşehir Belediyesi adına tescil edildiği, bilahare 14.04.2005 tarihli tashih işlemi ile davalı ... Belediyesi adına tescil edildiği, 3 68... parsel sayılı 1, 86... miktarlı arsa ve 3 68... parsel sayılı 30,1 m2 miktarlı arsa nitelikli taşınmazların ise 11.05.2011 tarihli ihdas ile ... Belediyesi adına kayıtlı iken devir işlemi ile aynı gün davalı ... adına tescil edildiği anlaşılmaktadır. Somut olaya gelince; çekişme konusu taşınmaz üzerinde koruma kurulu kararlarıyla korunması gerekli kültür varlığı olarak tescilli olan tarihi hamamın bulunduğu, taşınmazın tevhit öncesi 3 68... parsel olarak gösterilen bölümünün 5737 sayılı Kanun'un 30. maddesi uyarınca vakıf yoluyla meydana geldiği ve bölümün anılan yasal düzenleme uyarınca vakfına dönmesi gerekeceği kuşkusuzdur. Ancak ihdasen oluşan 3 68... ve 3 parsel sayılı taşınmazların ise kapsam dışında olduğu açıktır.Hâl böyle olunca, taşınmazın ifrazının mümkün olup olmadığının belediye encümen kararına dayalı olarak belirlenmesi, ifrazı mümkün ise iptal ve tescile, ifrazın mümkün olmaması halinde vakfın paydaş kılınması suretiyle davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi isabetsizdir.Davalı vekilinin değinilen yönlerden temyiz itirazlarının kabulü ile, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalıya iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,19.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.