İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesinin, kiralık aracın yangın sonucu pert total olması nedeniyle kasko sigorta bedelinin tahsili davasında, sigorta şirketinin teminat dışı ve zamanaşımı itirazlarına ilişkin istinaf kararı.
Özet: Davacı şirket, kiralanmış aracı seyir halindeyken yanan ve pert total olan aracı için kasko sigortacısından 95.800 TL tazminat talep etmiş; davalı sigorta şirketi hasarın bakımsızlıktan kaynaklandığını ve teminat dışı olduğunu savunmuştur. İlk derece mahkemesi davayı kabul ederek tazminata hükmetmiş, davalı sigorta şirketi ise eksik inceleme ve hatalı bilirkişi raporları gerekçesiyle kararı istinaf etmiştir. İstinaf mahkemesi, ilk derece kararının usul, yasa ve dosya içeriğine uygunluğunu kasko sigortası genel şartları kapsamında değerlendirmektedir.

T.C.

İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
9.HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
ESAS NO : 2023/1342
KARAR NO : 2026/1338
İNCELENEN DOSYANIN
MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
KARAR TARİHİ: 17/01/2023
NUMARASI : 2021/360 Esas - 2023/17 Karar
DAVA : Tazminat (Özel Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ: 04/06/2026
Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı sigorta şirketine sigortalı bulunan müvekkiline ait ... plakalı aracın 24.12.2020 tarihinde seyir halinde iken otomobilin ön kısmında yangın çıktığını, aracın yanması nedeniyle ağır hasar gördüğünü, hasarlı aracın, servise çekildiğini, servis istasyonunda yapılan incelemede aracın tamir bedelinin 184.332,32-TL olduğunu, aracın %70’ten fazla hasar aldığını, araca tam hasar (pert total) işlemi yapılması gerektiğinin tespit edildiğini, müvekkili şirketle, davalı arasında kurulan kasko poliçesinde aracın kullanım amacının ayrıca kısa süreli kiralama olduğunun da belirtildiğini, buna göre poliçe düzenlendiğini, aracın kiralanmış vaziyette olduğunu, hasarın söz konusu kiralama sırasında gerçekleştiğini, müvekkilinin aracında meydana gelen hasarın, kasko sigorta poliçesi gereğince davalı sigorta şirketince karşılanması gerektiğini, aracın %70'ten fazla hasar almış olması nedeniyle tamiri ekonomik olmadığından tam hasar (pert total) işlemine tabi tutulması gerektiğini, ve aracın rayiç değerinin -sovtaj bedelinin tenzilinin ardından- ticari avans faizi ile birlikte sigorta şirketinden tahsili ile ödenmesi gerektiğini, yapılacak inceleme sonucunda aracın pert total kabul edilmesinin mümkün olmaması halinde ise, araçta oluşan toplam hasar bedelinin yine işleyecek ticari avans faizi ile müvekkile ödenmesini talep ve dava etmiştir.
Davacı ıslah dilekçesi ile talebini 95.800,00 TL'ye yükseltmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dosyada görevli mahkemenin tüketici mahkemesi olduğunu, davacı tarafça müvekkili şirket aleyhine açılan iş bu davaya karşı ilgili kanun maddelerince zamanaşımı itirazlarının bulunduğunu, hasarın belirtilen hadise neticesinde gerçekleşmediğinin saptandığını, bu sebepten sigortalı tarafa ödeme yapılmadığını, meydana gelen hasarın sigortalının kendi ihmali sonucu ''bakımsızlıktan'' kaynaklandığı ve bu halde hasarın Kara Araçları Kasko Sigortası Genel Şartlarına göre poliçe teminatı kapsamında olmadığının tespiti üzerine sigortalıya ödeme yapılmayacağının bildirildiğini, sigorta poliçesinde sayılmayan ve Genel Şartlarda teminat dışında kalan zararlar arasında düzenlenmeyen rizikolar için de ek sözleşme ile teminat sağlanabilir maddelerinin, ek sözleşme ile kasko sigortası teminatına dahil edilmediğini, araç üzerinde meydana gelen zarar teminat kapsamında bir zarar olmadığından müvekkil şirketin sorumluluğu bulunmadığını, hasarın teminat dışı olduğunu, davacının talebinin mesnetsiz olduğunu, davacı tarafından ikame edilmiş bulunan haksız ve mesnetsiz davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, "Davanın kabulü ile, 95.800,00TL maddi tazminatın, temerrüt tarihi olan 15/1/2021 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine" karar verilmiştir.
Bu karara karşı davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; eksik inceleme ile hüküm kurulduğunu, hükme esas alınan bilirkişi raporunda hatalı değerlendirmeler olduğunu, işbu hususta da itirazlarımız dikkate alınmadığını, mahkeme tarafından alınan bilirkişi raporunda da hasar dosyasında alınan bilirkişi raporunda da yangının çıkış sebebine ilişkin tespitler birbiri ile örtüştüğünü, meydana gelen hasar teminat dışı olduğunu, kabul anlamına gelmemek kaydı ile araç rayiç ve sovtaj değeri tespiti objektif kritlerlere uygun olarak yapılmadığını,
kabul anlamına gelmemek kaydı ile aracın hurdasının kimde kalacağına ilişkin sigortalının açık rızası alınmamış ve çekme belgesi dosyaya ibrazı sağlanmadığını belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur.
Dava, Kasko sigorta poliçesi kaynaklı hasar bedelinin istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır.
Dosya kapsamından, davalı sigorta şirketine kasko poliçe sigortası ile sigortalı bulunan davacıya ait ... plakalı aracın 24.12.2020 tarihinde seyir halinde, dava dışı kiralayan sürücünün kullanımında iken otomobilin ön kısmında yangın çıktığı, aracın yanması nedeniyle ağır hasar gördüğü anlaşılmışıtır.
Mal sigortaları türünden olan kasko sigortası poliçesinin teminat kapsamını belirleyen Kasko Sigortası Genel Şartları 'nın A/1 maddesine göre; gerek hareket gerekse durma halinde iken sigortalının veya aracı kullananın iradesi dışında araca ani ve harici etkiler neticesinde sabit veya hareketli bir cismin çarpması veya aracın böyle bir cisme çarpması, müsademesi, devrilmesi, düşmesi, yuvarlanması gibi kazalar ile 3. kişilerin kötüniyet ve muziplikle yaptıkları hareketler, aracın yanması, çalınması veya çalınmaya teşebbüs sonucu oluşan maddi zararların bütününün sigortanın teminat kapsamındadır.
Diğer taraftan, olay tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6102 sayılı TTK'nun 1409. maddesinin 1. fıkrası uyarınca sigortacı geçerli bir sigorta ilişkisi kurulduktan sonra oluşan rizikolardan sorumlu olduğu gibi aynı maddenin 2. fıkrası hükmüne göre kural olarak rizikonun teminat dışında kaldığına ilişkin iddianın sigortacı tarafından kanıtlanması gerekmektedir. Olayın sigortalının ihbar ettiği şekilde değil de sigortacının iddia ettiği şekilde gerçekleşmesi halinde ise bu oluş şeklinin Kasko Sigortası Genel Şartlarının A.5 maddesinde sayılan teminat dışında kalan hallerden olması gerekmektedir. İlkeler yukarıda anlatılan şekilde olmakla birlikte sigortalı Kasko Poliçesi Genel Şartlarının 1.5. maddesi ve TTK 1446/2 maddesi uyarınca rizikonun gerçekleştiğine dair doğru ihbar mükellefiyetini kasten yerine getirmez veya iyiniyet kurallarına açıkça aykırı şekilde sigorta teminatı dışında kalan bir hususu sanki bu oluşan riziko teminat içindeymiş gibi ihbar ederse ispat yer değiştirip oluşan rizikonun teminat içinde kaldığını ispat yükü sigortalıya geçer.
Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, kararın gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre; hükme esas alınan bilirkişi raporu dosyadaki bilgi ve belgelere uygun gerekçeli ve denetlenebilir olduğu raporda araçta meydana gelen yangının aracın motor bölümünde, yangının ve etkisinin silindir bloğu seviyesinden daha yukarıda olduğu, yangının başlangıç noktasına bakıldığında elektrik devresi kaynaklı olduğu ve aracın bir çok parçasının yanarak tamamen kullanılamaz hale geldiği, aracın hasarsız halinin piyasa rayiç değerinin yapılan piyasa araştırmasına göre yangın tarihi itibariyle 133.333,33 TL olduğu sovtaj bedelinin 33.333,33 TL olduğu muafiyet bedelinin 4.200,00 TL olduğu yönündeki rapora göre, sovtaj bedeli ile muafiyet bedeli düşüldükten sonra davanın kabulüne karar verilmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır.
Bu nedenlerle; davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:
1-Davalı vekilinin yukarıda esas ve karar numarası yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı yapmış olduğu istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
2-Harçlar Yasası'na göre alınması gereken 6.544,10 TL harçtan peşin alınan 1636,03 TL harcın mahsubu ile bakiye 4.908,07 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,
3-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden üzerinde bırakılmasına,
4-Duruşma yapılmadığından, vekalet ücreti hükmedilmesine yer olmadığına,
5-İstinaf aşaması için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 361. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay ilgili hukuk dairesine hitaben verilecek temyiz dilekçesi ile temyiz yasa yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.04/06/2026