Bursa 3. Asliye Ticaret Mahkemesi, sigorta şirketinin voltaj dalgalanmaları nedeniyle ödediği hasarın rücuen tahsili talepli davasında, Bölge Adliye Mahkemesi kararı doğrultusunda görevsizlik hükmüne ilişkin gerekçeli kararını açıklamıştır.
Özet: Sigorta şirketinin voltaj dalgalanması sebebiyle sigortalısına ödediği hasar bedelini elektrik dağıtım şirketinden rücuen tahsilini talep ettiği davada, istinaf mahkemesinin görevli yargı yerinin asliye hukuk mahkemesi olduğu yönündeki kararı üzerine, mevcut mahkemenin davanın kendi görev alanına girmediğini ve usulden reddi için görevsizlik kararı vermesi gerektiğini belirten bir hukuki değerlendirme yapılmıştır.

TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
BURSA
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2026/
KARAR NO : 2026/
HAKİM :
KATİP :
DAVACI :
VEKİLİ : Av.
DAVALI :
VEKİLİ : Av.
DAVA : Tazminat (Sigorta Ödemesine Dayanan Rücuen)
DAVA TARİHİ : 21/10/2024
KARAR TARİHİ : 20/06/2026
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 26/06/2026
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Sigorta Ödemesine Dayanan Rücuen) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA; Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket tarafından İşyeri Paket Sigorta Poliçesi ile sigorta edilen ... İplik San. Tic. A.Ş.'ne ait .../... adresli iş yerinde 03.07.2022 tarihinde elektrik hizmetini sağlayan hatlarda yaşanan elektrik kesintisi voltaj dalgalanmaları sebebiyle ... seri numaralı tekstüre makinesinde hasar meydana geldiğini, hasarın meydana gelmesinde elektrik hizmetini sağlayan kurumun %100 oranında kusurlu ve meydana gelen hasarın tamamından sorumlu olduğunu, sigortalı iş yerinde yapılan ekspertiz incelemesi neticesi belirlenen 23.777,74-USD hasar bedelinin 27.09.2022 tarihinde sigortalısına ödendiğini, dava öncesinde sigortalısına ödenen hasar tazminatının rücuen tahsili hususunda karşı tarafa başvurulduğunu, başvurunun sonuçsuz kaldığını, bu nedenle davanın kabulüyle 23.777,74-USD rücuen tazminatın 27.09.2022 ödeme tarihinden itibaren 3095 sayılı kanun 4/A maddesi uyarınca Kamu Bankalarınca USD cinsi mevduatlara uygulanan azami oranda faizinin uygulanmasına, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP; Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Dava ve davacının taleplerinin kusur sorumluluğunun ilkesine dayanmadığını, müvekkilinin ... 4562 sayılı ... Kanunu gereği tüm sorumluluklarını eksiksiz yerine getirdiğini, somut durumda müvekkili davalı ...’ın hiçbir kusurunun ve sorumluluğunun bulunmadığını, 03.07.2022 tarihinde Bölge Elektrik Dağıtım Şebekesinde herhangi bir arıza olmadığını, 03.07.2022 tarihinde yapılan ölçümler sonucunda dağıtım sistemi gerilimindeki dalgalanmanın mevzuat ve standartların öngördüğü limitler dahilinde olduğunu, 03.07.2022 tarihinde dava dışı sigortalı ... İplik San. Tic. A.Ş.'nin dahil ... Bölgesinde faaliyet gösteren hiçbir katılımcının arıza bildirimi veya ihbarda bulunmadığını, davalı sigorta şirketinin ne de dava dışı ... İplik San. ve Tic. A.Ş.nin müvekkili ...'a hasar tespiti için bir başvuruda bulunmadığını, voltaj dalgalanmalarının şirketlerin iç elektrik şebekesinden kaynaklı olarak da meydana gelebildiğini, davacı tarafın sigortalısının iç tesisatından kaynaklı hasarı gerekçe göstererek rücu talebinde bulunmasının mümkün olmadığını, bu nedenle davanın reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;
Dava; işyeri paket sigorta poliçesi gereği sigortalısına ödeme yapan davacı sigorta şirketinin ödediği bedelin, zarardan sorumlu olduğu iddia edilen davalıdan rücuen tahsili istemine ilişkindir.Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda davanın reddine dair verilen 25/09/2025 tarih ve 2024/ Esas 2025/ Karar sayılı karara karşı davacı vekili tarafından ... başvurusunda bulunulması üzerine, ... Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi'nin 22/05/2026 tarih ve 2026/ Esas 2026/ Karar sayılı ilamı ile özetle, görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu, mahkemece görevsizlik kararı verilmesi gerekirken yargılamaya devamla yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmediğinden Mahkememiz kararının kaldırılmasına karar verildiği görülmüştür. HMK'nın 114/1-c maddesine göre “mahkemenin görevli olması” dava şartıdır. Aynı Kanun'un 115/1 maddesine göre mahkeme dava şartlarının mevcut olup olmadığını davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler. Aynı maddenin 2 nolu bendine göre ise mahkeme dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir. Diğer taraftan Asliye Ticaret Mahkemeleri ile diğer Hukuk Mahkemeleri arasındaki ilişki, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 5/3. maddesi uyarınca iş bölümü ilişkisi değil, görev ilişkisidir. Göreve ilişkin düzenlemeler, 6100 sayılı Hukuk Muhakemesi Kanunu'nun 1. maddesi uyarınca kamu düzenine ilişkin olduğundan mahkemelerce re'sen incelenir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4. maddesinde ticari davalar sayılmış, 5. maddesinde de ticari davalara Asliye Ticaret Mahkemesinde bakılacağı belirtilmiştir. 4. madde hükmüne göre bir davanın ticari dava sayılması için her iki tarafın tacir olması ve uyuşmazlığın her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğması (nispi ticari dava) ya da tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın maddede 6 bent halinde sayılan davalardan olması (mutlak ticari dava) gerekir. Yine, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 19/II. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmeyecektir. Zira, Türk Ticaret Kanunu, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hal böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez. TTK'nun "Halefiyet" başlığı altındaki 1472. maddesinde; “Sigortacı, sigorta tazminatını ödediğinde, hukuken sigortalının yerine geçer. Sigortalının, gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hak, tazmin ettiği bedel kadar, sigortacıya intikal eder.” hükmüne yer verilmiştir. Davacı sigorta şirketi, eldeki davayı sigortalısının halefi olarak açmış olmasına göre, görevli mahkemenin tayininde sigortalı ile davalı arasındaki ilişkinin hukuki mahiyeti nazara alınması gerekir. ... 22/03/1944 tarihli Esas ve Karar sayılı ilamında bu husus "Sigortacının sorumlu kişi aleyhine açacağı dava, sigorta poliçesinden doğan bir dava değildir. Bu nedenle, halefiyet davası bir ticari dava sayılamaz. Bu dava, aynen sigortalı kimsenin sorumlu kişiye karşı açmış olduğu bir dava gibidir. Sigortalının muhtelif mahkemelerde dava açma hakkı varsa aynı hak, sigortacının halefiyet hakkına dayanan rücu davası için de söz konusudur" şeklinde vurgulanmaktadır. Somut olayda, davacı sigorta şirketi, eldeki davayı sigortalısının halefi olarak açmış olmasına göre, görevli mahkemenin tayininde sigortalı ile davalı arasındaki ilişkinin hukuki mahiyeti nazara alınması gerekmektedir.4562 sayılı Kanun'un 5 inci maddesi uyarınca ...'ler özel hukuk tüzel kişisidir. Bununla birlikte 6102 sayılı Kanun'un 11 inci maddesindeki tanıma göre esnaf işletmeleri için öngörülen sınırı aşan düzeyde gelir sağlamayı amaçlayan faaliyetlerin devamlı ve bağımsız bir şekilde yürütüldüğü işletmeleri işletmedikleri için aynı Kanun'un 16 ncı maddesi uyarınca tacir olarak kabul edilmeleri mümkün değildir. Öte yandan ...'lerin ticaret şirketi olduğu yönünde herhangi bir yasal düzenleme de bulunmamaktadır. Bu sebeple ...'lerin taraf olduğu davalarda diğer taraf tacir olsun ya da olmasın, uyuşmazlığın mutlak ticari dava olmadığı hâllerde yargılamanın asliye hukuk mahkemelerinde görülmesi gerekmektedir.( ... 11 HD 2022/ Esas ve 2023/ Karar)Somut olayda, davacı sigorta şirketi, elektrik kesintisi nedeniyle sigortalısının uğradığı hasarları ödemiş olup, sigortalısına halef olarak ödediği tazminatın rücuen tazminini istemektedir. Davalı taraf ... olup, ... 11. Hukuk Dairesinin uyuşmazlığın giderilmesine dair kararı gereğince tacir olmadığı açıktır. Sonuç olarak, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan bir dava olmadığı gibi taraflar arasındaki ihtilafın Ticaret Mahkemeleri'nin görevini belirleyen TTK'nın 4. Maddesinde sayılan hususları kapsamadığı anlaşıldığından bu hususla ilgili yargılama yapma görevi Asliye Hukuk Mahkemesi'ne ait olup mahkememizin görevsiz olduğu sonuç ve kanaatine varılmakla; dava dilekçesinin görev yönünden usulden reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM; Gerekçesi ve ayrıntısı yukarıda açıklandığı üzere;
1-Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, Davanın Görev Dava Şartı Yokluğu nedeniyle USULDEN REDDİNE, Davanın konusu itibariyle davaya bakmaya görevli mahkeme ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ olduğundan HMK 20. Maddesi uyarınca kararın kesinleşmesinden itibaren 2 haftalık süre içinde talep edilmesi halinde dosyanın görevli ... NÖBETÇİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNE GÖNDERİLMESİNE,
2-Harç, masraf, avans ve vekalet ücreti hususlarının görevli mahkemece karara bağlanmasına, herhangi bir sebeple görevli mahkemede yargılamaya devam olunmaması halinde mahkememize iletilecek bir dilekçe ile yargılama giderlerine hükmedilebileceğine,
Dair tarafların yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içinde ... Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde ... açık olmak üzere karar verildi. 20/06/2026
Katip
¸e-imzalıdır
Hakim
¸e-imzalıdır