Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi, ölümlü trafik kazası sonucu açılan yüksek meblağlı maddi ve manevi tazminat davasında ilk derece mahkemesi kararının istinaf incelemesi.
Özet: Bu hukuki evrak, davacıların trafik kazasında hayatını kaybeden desteklerinin mirasçıları olarak açtığı maddi ve manevi tazminat davasına ilişkin ilk derece mahkemesi kararının istinaf incelemesidir; davalılar arasında kazaya karışan araç sahipleri, sürücüler ve sigorta şirketleri bulunmakta olup, davacılar, kaza anında sigortasız bir araçta yolcu olan desteklerinin ölümü nedeniyle zararlarının giderilmesini talep ederken, davalılar kendi kusursuzluklarını, karşı tarafın veya maktulün kusurunu ileri sürmüş, bazı davalılar ise sigorta poliçesi veya sulh yoluyla sorumluluklarının sona erdiğini savunmuştur.

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/1455 - 2026/971
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
26. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2024/1455
KARAR NO : 2026/971
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 27.04.2022
NUMARASI : 2022/71 Esas 2022/242 Karar
DAVANIN KONUSU : Tazminat (Ölüm Sebebiyle Açılan Tazminat)
KARAR TARİHİ : 22.05.2026
GEREKÇELİ KARAR
YAZILMA TARİHİ : 21.06.2026
İlk derece mahkemesince verilen karara karşı davacılar vekili, davalı ... vekili, davalı ... Sigorta AŞ vekili, davalı ... AŞ vekili ve ihbar olunan ... Sigorta AŞ vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI
Davacılar vekili dava dilekçesinde; 28.05.2015 günü davalı ... ... adına kayıtlı, davalı sürücü ...'ın sevk ve idaresindeki davacıların desteği ... ...’ın yolcu olarak bulunduğu Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası bulunmayan aracın, davalı ... AŞ'nin işleteni olduğu, davalı sürücü ...'ın sevk ve idaresindeki, davalı ... Sigorta AŞ tarafından Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası ile sigortalanan araca çarpması sonucunda ölümlü trafik kazası meydana geldiğini ve davacıların miras bırakanı ... ...’in kaza sonucunda vefat ettiğini, müteveffanın torna ve kaynak işiyle uğraşmakta olup, davacıların eş ve babalarını kaybetmenin derin üzüntüsünü yaşadıklarını belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile davacılar ..., ... ve ... için ayrı ayrı 100,00’er TL maddi tazminat ile davacı eş ... ... için 40.000,00 TL, diğer davacı çocuklar için ayrı ayrı 15.000,00'er TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte (davalılar ... ve ... Sigorta AŞ.'den manevi tazminat talebi olmaksızın) davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini istemiş, 15.11.2017 tarihli dilekçesi ile de davacı ... ... için maddi tazminat talebini 638.417,73 TL'ye, davacı ... için 57.758,81 TL'ye, davacı ... ... için 274.917,29 TL'ye, davacı ... için 24.551,63 TL'ye yükseltmiştir.
Davacılar vekili ilk derece mahkemesi kararından sonra 01.07.2022 tarihinde, davalı ... Sigorta AŞ ile sulh olduklarından, sigorta şirketi hakkındaki davadan feragat ettiklerini, diğer davalılar yönünden davalarına devam etiklerini belirtmiştir.
Davalı ... AŞ vekili cevap dilekçesinde; olay tarihinde davalı şirkete ait aracın, şirket yetkilisinin yakın arkadaşına seçim çalışmalarına destek olması amacıyla verildiğini, kazanın da bu dönemde araç sürücü ... yönetimindeyken meydana geldiğini, olayda karşı araç sürücüsünün kusurlu olduğunu, karşı araç sürücüsü ... olup, oldukça yüksek oranda alkollü olduğunun savcılık dosyasında mevcut doktor ve bilirkişi raporları ile sabit olduğunu, davanın oluş biçimi itibariyle müteveffayı, sürücü ...'ın vefat edeni hatır için taşıdığı gibi, sürücüsünün alkollü olduğunu bile bile araca binmekle, aracı çok hızlı kullanmasına engel olmamakla sürücü ile aynı oranda kusurlu olduğunu, davalı şirket aracının ... Sigorta AŞ'ne ZMSS poliçesi ile sigortalı olup, davanın aleyhe sonuçlanması durumunda da aleyhe çıkacak bedelin öncelikle ... Sigorta AŞ tarafından ödenmesi gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalı ... Sigorta AŞ vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini istemiş, ilk derece mahkemesi kararından sonra 01.07.2022 tarihinde sunduğu beyan dilekçesiyle, davacılar ile sulh olduklarını, davacı haklarındaki davadan feragat ettiğinden, davanın feragat nedeniyle reddine karar verilmesini yargılama gideri ve vekalet ücreti talepleri de olmadığını belirmiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; ceza yargılamasının henüz başlamadığını, Cumhuriyet Başsavcılığında soruşturma aşamasında olduğunu, davalı aracına arkadan çarpan diğer aracın çok süratli ve zikzak çizerek geldiğinin tanık ifadelerinden de anlaşıldığını, davalının elinde olmayan araç arızası ile ilgili olarak bütün tedbir ve önlemleri aldığını, kazada kusurunun bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; kusur durumunun bilirkişi incelemesi ile tespiti gerektiğini, müteveffanın araçta yolcu olup, hatır taşıması nedeniyle tazminattan indirim yapılması gerektiğini, emniyet kemeri takmadığından tazminattan indirim yapılmasını, davacı gelirinin bordro ve SGK kayıtları ile ispatı gerektiğini, kaza tarihinden itibaren faiz talep edilemeyeceğini, avans faizi talebinin de yasal dayanağının bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalı ... cevap dilekçesinde; olayda ... ...'a ait araçta sürücü olarak bulunmadığını, tutanaklar ve raporların da bu doğrultuda olduğunu, kazada şahsının da yaralandığını, savunarak, aleyhine açılan davanın reddini istemiştir.
Davalı ... ... cevap dilekçesinde; kazaya karışmadığını sadece araç sahibi olduğunu, aracı müteveffa amcası ... ...'in ricacı olarak ve akrabalık bağlarını kullanarak kardeşi ...'in şahitliği eşliğinde aldığını, sonradan kaza yaptığını ve öldüğünü öğrendiğini, olayda kendisinin kusuru bulunmadığını, ... ...'i evine almayan eşi ... ... ve babalarını "eve gelirse öldürürüm" diye gıyabi tehdit eden çocuklarının bu olaya ne kadar üzüldüklerinin babasının ölümünden 15 gün sonra tatile giden ... tarafından gösterildiğini, adına kayıtlı aracın kazadan mütevellit pert olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk derece mahkemesi tarafından daha önce verilen 31.12.2018 tarihli, 2015/695 Esas 2018/1041 Karar sayılı kararın, davacılar vekli, davalı ..., davalı ... Sigorta AŞ ve davalı ... AŞ vekilinin istinaf başvurusu üzerine, Dairemizin 29.12.2021 tarihli 2019/1691 E. 2021/2579 K. Sayılı kararı ile kaldırılması sonrasında yeniden yapılan yargılama neticesinde mahkemece; davanın trafik kazasından kaynaklanan ölüm nedeniyle ölenin eşi ve çocuklarının kazaya davalı tarafın sebep olduğu iddiasıyla sigorta şirketi ve (diğer aracın sigortası olmaması nedeniyle) ... ile diğer davalıların sorumlulukları nedeniyle tüm davalılara karşı maddi tazminat, sigorta şirketi ve ... dışındaki davalılara karşı manevi tazminatın tahsili isteğine ilişkin olduğu; mahkemece daha önce 31.12.2018 tarih, 2018/1041 sayılı kararla; davacıların davalılara yönelik maddi tazminat davalarının kısmen kabulü ile, davacı ... ... için 202.633,05 TL, davacı ... için 10.578,48 TL, davacı ... için 4.254,00 TL ve davacı ... ... için 55.088,22 TL'nin davalılardan müteselsilen alınarak davacılara verilmesine, manevi tazminat davalarının kısmen kabulü ile, davacı ... ... için 10.000,00 TL, davacı ... için 4.000,00 TL, davacı ... için 4.000,00 TL ve davacı ... ... için 4.000,00 TL'nin davalılar ..., ... ..., ... ve ... AŞ'den müteselsilen alınarak davacılara verilmesine karar verildiği, davacılar vekili, davalı ... Sigorta AŞ vekili, davalı ... vekili, davalı ... AŞ vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurması üzerine, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi'nin 29.12.2021 tarih, 2019/1691 esas, 2021/2529 sayılı kararı ile davacılar vekili, davalı ... Sigorta AŞ vekili, davalı ... vekili, davalı ... AŞ vekilinin istinaf talebi kabul edilerek kararın kaldırılmasına karar verildiği, kaldırma kararı doğrultusunda desteğin yaşam süresinin TRH 2010 Yaşam Tablosu’na göre belirlenmesi, progresif rant tekniği uygulanmak suretiyle davacıların (özellikle davacı eş yönünden tazminat miktarının değişebileceği dikkate alınarak) talep edebileceği destekten yoksun kalma tazminatının hesaplanması (davalı ... ve ... tarafından hükmün istinaf edilmediği ve taraflar lehine kazanılmış haklar da gözetilerek) için bilirkişiden ek rapor alındığı, bilirkişinin 25.02.2022 tarihli ek raporunda; yapılan hesaplamalar neticesinde, davacı eş ... ... bakımından 617.515,82 TL, davacı ... ... bakımından 108.679,89 TL (sonuç kısmında bu rakam belirtilmiş ise de raporun 4.sayfasında hesaplanan iç açılım toplamının 108.670,89 TL olduğu), davacı ... bakımından 11.315,29 TL, davacı ... bakımından 4.254,00 TL hesaplandığını bildirildiği, mahkemece yapılan inceleme, kaldırma kararı içeriği, kaldırma kararında belirtilen desteğin yaşam süresinin TRH 2010 yaşam tablosuna göre belirlendiği, progresif rant tekniği uygulanmak suretiyle davacıların talep edebileceği destekten yoksun kalma tazminatının hesaplandığı bilirkişi raporu içeriği ve tüm dosya kapsamına göre; olay tarihinde davacı ...'nin eşi diğer davacıların babaları ... ...'in davalı ...'ın sevk ve idaresindeki davalı ... ...'ın sahibi olduğu, ZMMS poliçesi bulunmayan ... plakalı araçta yolcu olarak seyri sırasında, davalı ...'ın sürücüsü olduğu, davalı ... ... AŞ'ye ait davalı sigorta şirketine ZMMS poliçesi ile sigortalı ... plakalı araçla çarpışması sonucu meydana gelen kazada öldüğü, olayda sürücü ...'ın alkollü olarak kullandığı araç ile gece vakti meskun mahalde bölünmüş yolun sol şeridini takiben seyredip aydınlatmanın olduğu yere geldiğinde yola gereken dikkati vermemesi, hızını ve sürüşünü meskun mahal şartları ile gece görüşüne göre ayarlamaması, bu haliyle ön ilerisinde sol şerit içerisinde dörtlü ikaz lambaları yanık durumda arkasında da dubaların bulunduğu araca fren tatbik etmesine karşın hızından dolayı duramayarak çarpması sonucu meydana gelen olayda %75 oranında asli kusurlu, davalı ...'ın gece vakti meskun mahal içerisinde seçim öncesi bayrak asma çalışması için bölünmüş yolun sol şeridi içerisine aracın park edip dörtlü ikaz lambalarını yakmış ve yakın mesafeye duba koymuş ise de, arkadan gelen sürücülerin uyarılması bakımından yeterli mesafeye, bir tehlike ortamının varlığını belirtecek şekilde, reflektör, kırmızı lamba vs. önlem almadığı, bu ihmalinden dolayı %25 oranında tali kusurlu olduğu, müteveffanın gelirine ilişkin olarak davacı tarafça tornacılık kalfalık belge fotokopisinin sunulduğu, bu yönde başkaca bir delilin olmadığının bildirildiği, her ne kadar tornacı kalfalığı yapan kişinin geliri için yazışmalar yapılmış ise de, tek başına bu belgenin müteveffanın ölmeden önce bu işi yaptığının kanıtı sayılamayacağı, bu haliyle asgari ücret üzerinden yapılan hesaplamaya değer verilmesi gerektiği, 25.02.2022 tarihli Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi'nin kaldırma kararı doğrultusunda hesaplama yapılan aktüerya uzmanı bilirkişinin raporunda da belirtildiği üzere; destek zararının davacı eş ... ... için 617.515,82 TL, davacı ... ... bakımından 108.670,89 TL, davacı ... bakımından 11.315,29 TL davacı ... bakımından 4.254,00 TL için hesaplandığı, dava konusu olayda desteğin içinde yolcu olduğu aracın sürücüsü ...'ın yüksek oranda (2.04 promil) alkollü olduğu, desteğin oldukça yüksek oranda alkollü olduğunu bildiği sürücü ...'ın aracına bindiği ve davaya konu trafik kazasının gerçekleştiği, müteveffanın yolcu olduğu aracın sahibi ve sürücüsünün amcası olup akrabalık bağının boyutu da nazara alınarak hatır taşıması durumunun olamayacağı, ancak müteveffanın yüksek oranda alkollü olduğunu bildiği araç sürücüsü ...'ın aracına bindiği ve kazanın gerçekleştiği, bu şekliyle olayda müteveffanın müterafik kusurunun bulunduğu kanaatine varılmış ve yerleşik Yargıtay uygulamaları gereğince hesaplanan destek zararından %20 oranında müterafik kusur indirimi yapılarak davacı ... ... için 494.012,66 TL (davalı ... Sigorta AŞ ve ... poliçe limiti 290.000,00 TL kısmından sorumlu olmak üzere), davacı ... ... için 86.936,71 TL, davacı ... için müterafik kusur indirimi ile 9.052,23 TL olup, kaldırma kararı öncesi istinaf yoluna başvurmayan ... ve ... için usulü kazanılmış haklar da gözetilerek kaldırma kararı öncesi kararda belirtilen 10.578,48 TL (davalılar ... Sigorta AŞ, ... .... AŞ ve ... 9.052,23 TL kısmından sorumlu olmak üzere), davacı ... için müterafik kusur indirimi ile 3.403,20 TL olup, kaldırma kararı öncesi istinaf yoluna başvurmayan ... ve ... için usulü kazanılmış haklar da gözetilerek kaldırma kararı öncesi kararda belirtilen 4.254,00 TL (davalılar ... Sigorta AŞ, ... .... AŞ ve ... 3.403,20 TL kısmından sorumlu olmak üzere) üzerinden destek zararı taleplerinin kısmen kabulüne, davalı sigorta şirketi ve ... yönünden dava tarihi öncesi itibariyle temerrüt oluşmadığından alacaklara bu davalılar yönünden dava, diğer davalılar yönünden olay tarihinden itibaren araçlar özel araç olmakla yasal faiz işletilmesine karar vermek gerektiği; davacıların davalı sigorta şirketi ve ... dışında diğer davalılara yönelik manevi tazminat davalarına yönelik olarak, mahkemece yapılan inceleme ve tüm dosya kapsamına göre; olayın oluş şekli, tarafların kusur durumları, sosyal ve ekonomik durumlar da nazara alınarak taktiren davacı eş ... için 10.000,00 TL, diğer davacılar için 4.000,00'er TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ..., ... ..., ... ve ... ... AŞ'den müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, bu kalemden fazlaya ilişkin istemin reddine karar vermek gerektiği gerekçesiyle; "-Davacılar ... ..., ... ..., ..., ...'in davalılara yönelik maddi tazminat davalarının; kısmen kabulü ile, ... ... için 494.012,66 TL (davalı ... Sigorta AŞ ve ... poliçe limiti 290.000,00 TL kısmından sorumlu olmak üzere), davacı ... ... için 86.936,71 TL, davacı ... için 10.578,48 TL (davalılar ... Sigorta AŞ, ... A.Ş. ve ... 9.052,23 TL kısmından sorumlu olmak üzere) ve davacı ... için 4.254,00 TL'nin (davalılar ... Sigorta A.Ş., ... A.Ş. ve ... 3.403,20 TL kısmından sorumlu olmak üzere) davalılardan müteselsilen alınarak davacılara verilmesine, alacaklara davalılar ... Sigorta A.Ş. ve ... yönünden 16.10.2015 dava tarihinden, diğer davalılar yönünden 28.05.2015 olay tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine, bu kalemden fazlaya ilişkin istemin reddine, Davacıların davalılar ..., ... ..., ... ve ... A.Ş.'ne yönelik manevi tazminat davalarının; kısmen kabulü ile; Davacı ... ... için 10.000,00 TL, davacı ... için 4.000,00 TL, davacı ... için 4.000,00 TL, ... ... için 4.000,00 TL ve davacı ... ... için 4.000,00 TL'nin 28.05.2015 olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ..., ... ..., ... ve ... AŞ'den müteselsilen alınarak davacılara verilmesine, bu kalemden fazlaya ilişkin istemin reddine,” karar verilmiş, hüküm davacılar vekili, ..., ... Sigorta AŞ ve ... Nak… vekili ile İhbar Olunan ... Sigorta AŞ tarafından herhangi bir harç yatırılmaksızın, istinaf edilmiş, ayrıca davalı ... tarafından da karar istinaf edilmiş ise de istinaf harç ve istinaf gideri ikmal edilmediğinden ilk derece mahkemesi tarafından davalı ...'ın ek karar ile istinaf başvurusunun yapılmamış sayılmasına karar verilmiş ek karar davalı ... tarafından istinaf edilmemiş, ilk derece mahkemesi tarafından karar verildikten sonra, dosya henüz istinaf incelemesine gönderilmesi tarihinden önce, davacının ... Sigorta AŞ hakkındaki davasından feragat ederek, feragat konusunda ek karar verilmesi talep edildiği halde ilk derece mahkemesi tarafından kararın istinaf edilmesinden sonra, feragati değerlendirme yetki ve görevinin Bölge Adliye Mahkemesinde olduğunu belirterek, ek karar talebinin reddine karar verilmişitir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacılar istinaf başvurusu dilekçesinde; desteğin gelirinin asgari ücretin üzerinde hesaplanması gerektiğini, müteveffanın 26 yıl boyunca kaynak ve torna işi yaptığını ve geçimi bu şekilde temin ettiğini, emsal araştırmasına göre davacının gelirinin asgari ücretin 5,05 katı üzerinden hesaplanması gerektiğini, müteveffann 1989 yılında kalfalık belgesi aldığını ve kaza tarihine kadar bu işle iştigal ettiğini, bu süre zarfında asgari ücret seviyesinde gelir elde ettiğinin kabul edilmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, mahkemece faizin yasal faiz olarak uygulandığını, ancak kazaya karışan aracın şirket aracı olması nedeniyle faizin avans faizi olması gerektiğini, belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.
İhbar Olunan ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde: Mütevefanın kaza anına %100 alkollü olmasının kazanın oluşumunda etkisi olduğunu, müteveffanın sürücü belgesi olmadığı gibi, alkollü araç kullandığınından kusurlu olduğunu, müteveffanın emniyet kemeri takıp takmadığının araştırılması gerektiğini, sorumluluklarının ZMMS limitini aşan zararla sınırlı olduğunu, manevi tazminatında fahiş olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.
Davalı ... Sigorta AŞ vekili istinaf başvuru dilekçesinde; sorumluluklarının ancak sigortalı araç sürücüsünün kusuru ile sınırlı olduğunu müşterek ve müterslsil sorumluluğa hükmedilmiş olmasının hatalı olduğunu, müteveffanın emniyet kemeri takmaması ve 2,83 promil alkollü araç sürücüsünün aracına binmesi nedeniyle müterafik kusurlu olduğunu, davacılara SGK tarafından gelir bağlanıp bağlamadığının kanıtlanması gerektiğini, vefat edenin anne ve babasının araştırılmadığını, belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.
Davalı ... Medya Ve Stratejik Araştırmalar AŞ vekili istinaf başvuru dilekçesinde; hükme esas alınan raporun eksik ve hatalı olup, davalıya ait araç sürücüsüne kusur izafe edilmesini hakkaniyete uygun olmadığını, karşı araç sürücüsün alkol alarak direksiyon başına geçmesi nedeniyle %100 kusurlu olmasına rağmen davalıya ait araç sürücüsüne verilen %25 kusuru kabul etmediklerini, davalı şirketin üzerine düşen tüm yükümlülükleri yerine getirmesi nedeniyle kazanın meydana gelmesinde kusur ve sorumluluğunun bulunmadığını, Hesaplamanın TRH 2010 Yaşam Tablosuna ve progresif ranta göre yapılmasının hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu, destek tazminatlarının fahiş hesaplandığını ve yerel mahkeme kararının hakkaniyete uygun olmadığını, desteğin, davalı aracına hatır taşıması kapmasında bindiğinin gözardı edildiğini, bu nedenle de tazminattan indirim yapılması gerektiğini, aktüer hesap raporunda araç sürücülerinin kusuru gözardı edilerek karar verildiğini, bu nedenle kararın kabulünün mümkün olmadığını, kaldırma kararı sonrasında asgari ücretin güncellenerek hesaplanmasnın hakkaniyete aykırı olduğunu, destek tazminatlarına ilişkin hesap raporununda hatalı olduğunu, 45 yaşında davacının yeniden evlenme ihtimali olmadığına ilişkin değerlendirmenin uygun olmadığını, belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.
Davalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde; davalıya usulüne uygun başvuru olamadığından davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, destek araçta hatır için taşındığından, tazminattan indirim yapılması gerektiğini, ayrıca desteğin yolcu olduğu aracın sürücüsünün en az 2.04 promil alkollü olduğundan %30 müterafik kusur indirim yapılması gerektiğini, davacıların hesaplama yöntemine itirazları olmamasına rağmen progresif rant ve TRH 2010 yaşam tablosuna göre hesaplama yapılmasının hatalı olduğunu, temerrüt tarihinin hatalı olduğunu, usulüne uygun başvuru olmadığını, davanın iki kez ıslah edilmiş olması nedeniyle ikinci ıslahın usulüne uygun olmadığını belirterek kararı istinaf etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Mahkemece verilen kararda kamu düzenine aykırılıklar gözetilerek, istinaf edenin sıfatına göre ve istinaf sebepleri ile sınırlı olarak HMK'nın 355. maddesi gereğince, yapılan inceleme neticesinde;
Dava, çift taraflı araç kazası sonucu ölüm sebebiyle maddi ve manevi tazminat istemidir. Davacılar, ZMMS poliçesi bulunmayan araçta yolcu olarak bulunan yakınlarının vefatı nedeniyle, davalılar ..., karşı araç sigortacısı ... Sigorta AŞ ile karşı araç sürücüsü ..., işleteni ... AŞ ile vefat edenin içerisinde yolcu olarak bulunduğu aracın sürücüsü ve işleteninden müştereken ve müteselsilen maddi ve sigorta şirketi haricindeki davalılardan manevi tazminat istemiştir. İlk derece mahkemesi tarafından daha önce davanın kısmen kabulüne yönelik verilen kararın, Dairemizce desteğin gelirinine, müterafik kusuruna ve hesaplama yöntemine ilişkin eksik inceleme nedeniyle kaldırılması sonrasında, mahkemece yeniden yapılan yargılama neticesinde, desteğin gelirinin asgari ücret seviyesinin üstünde olduğu kanıtlanamadığından asgari ücret düzeyinde gelir nazara alınarak, müterafik kusur da değerlendirilmek suretiyle, TRH 2010 Yaşam Tablosu ve Progresif Rant yöntemi uygulanarak, ilk kararı istinaf etmeyen davalılar yönünden, davacının usuli kazanılmış hakları korunarak, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş hüküm davacılar vekili, davalılar ... Sigorta AŞ vekili, ... vekili, davalı ... AŞ vekili ve ihbar olunan vekili tarafından istinaf edilmiş iken, davacılar vekili tarafından 01.07.2022 tarihinde dosya henüz Dairemize gönderilmediği aşamada ... Sigorta AŞ yönünden davadan feragat etmesi üzerine de, ilk derece mahkemesinin istinaf edilen karara ilişkin değerlendirmenin Bölge Adliye Mahkemesince yapılması gerektiğinden ek karar talebinin reddine karar verilerek dosya Dairemize gönderilmiştir.
1-Öncelikle, İhbar Olunan ... Sigorta AŞ tarafından karara karşı istinaf dilekçesi sunulmuş ise de, İlk derece mahkemesi kararına karşı ancak haklarında hüküm verilen tarafların ve taraf yanında fer'i müdahilin kanun yoluna başvurma haklarının bulunmasına, haklarında karar verilmedikçe ihbar olunanın karara kaşı istinaf kanun yoluna başvurma hakkı bulunmamasına, eldeki dosyada ihbar olunan aleyhine verilen bir karar bulunmamasına göre, karara karşı istinaf başvurma hakkı bulunmadığından istinaf başvurusunun (dilekçesinin) reddine, karar vermek gerekmiştir.
2- İlk derece mahkemesi tarafından verilen karardan sonra davacıların, davalı ... Sigorta AŞ ile sulh olduğundan bahisle sigorta şirketi hakkındaki davasından feragat ettiği dosyaya sunulan feragat beyanı ve "ibraname ve Feragatname" başlılık belgenden anlaşılmıştır.
HMK'nın 307. maddesinde feragat "davacının, talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesi" olarak tanımlanmış olup, HMK'nın 311. maddesinde " (1) Feragat ve kabul, hüküm kesinleşinceye kadar her zaman yapılabilir. (2) (Ek:22/7/2020-7251/29 md.) Feragat veya kabul, hükmün verilmesinden sonra yapılmışsa, taraflarca kanun yoluna başvurulmuş olsa dahi, dosya kanun yolu incelemesine gönderilmez ve ilk derece mahkemesi veya bölge adliye mahkemesince feragat veya kabul doğrultusunda ek karar verilir. (3) (Ek:22/7/2020-7251/29 md.) Feragat veya kabul, dosyanın temyiz incelemesine gönderilmesinden sonra yapılmışsa, Yargıtay temyiz incelemesi yapmaksızın dosyayı feragat veya kabul hususunda ek karar verilmek üzere hükmü veren mahkemeye gönderir." denilmek suretiyle, davacının karar kesinleşinceye kadar davasından feragat edilebileceği, feragat halinde mahkemece ek karar verileceği düzenlemiştir.
Davacılar, maddi tazminata yönelik zararlarının sorumlu olduklarını iddia ettiği tüm davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsilini talep etmiş iken, davacılar vekili ilk derece mahkemesi kararından sonra 01.07.2022 tarihli dilekçe ile davalı ... Sigorta AŞ ile sulh olduklarından bahisle bu davalı hakkındaki davadan feragat ettiklerini belirtmiş, dosyaya sunulan ibranamede ise maddi tazminata yönelik olarak sigorta teminat limitinin altında 213.671,11 TL asıl alacak ve ferilerinin ödenmesi karşılığında sulh oldukları, davacılar vekilinin sulh anlaşması gereğince ödeme yapılması durumunda, Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/71 E. Sayılı dosyasındaki tazminat taleplerinden ... Sigorta AŞ, sigortalısı ve sigortalı araç sürücüsü yönünden davasından feragat edeceğini belirttiği görülmüştür.
Bu durumda, davacı vekilinin feragat talebinin, karşı araç sürücüsünün kusuru çerçevesinde olup olmadığı açıklatılarak, ibranamedeki beyanı ve TBK'nın 166/2 ve 168/2 maddesi hükümlerine göre, davacının feragatinin, ... Sigorta tarafından sigortalanan araç sürücüsü ve işletenine etkisi değerlendirilmek suretiyle, davalı ... Sigorta tarafından yapılan ödeme ile sigortalı araç sürücüsü ve işletenin de sorumluluğu sonra ermiş ise bu durum nazara alınarak, davalı ... yönünden sigortası bulunmayan araç sürücüsünün kusuru çerçevesinde yapılacak hesaplamaya göre, aksi durumda ise ödemenin sigortalı araç sürücüsü ve işleteni ile davacının yolcu olarak bulunduğu aracın işleteni ve ... sorumluluğuna etkisi nazara alınarak davanın esası hakkında olumlu olumsuz bir karar verilmesi gerektiğinden, davalıların istinaf başvurusu yerinde görülmüştür.
2-Davacıların müteveffanın gelirine yönelik istinaf sebeplerinin incelenmesinde; İlk derece mahkemesi tarafından, desteğin kaynak ve torna işine ait kalfalık belgesi mevcut ise de kaynak ve torna işinde çalıştığı kanıtlanamadığından gelirinin asgari ücret düzeyinde olduğu kabul edilerek tazminat hesaplanarak karar verilmiş ise de, ceza dosyasında tanık olarak beyanda bulunan ... beyanında "Olayda yaralanan ...'da benim dayımın oğludur ve ölen kardeşimdir. Kardeşim Ostim de bir işyerinde yevmiyeli olarak kaynakçı olarak çalışıyor idi. ...'da aynı yerde çalışıyordu, ben de aynı yerde aynı şekilde birlikte çalışıyordum. 27.05.2014 günü saat 18:30 sıralarında kaza yaptıkları araç ile Ostimden beni evime bıraktılar, birlikte ayrıldılar. Beni evime bırakırken aracı ... ... kullanıyoridi. ...'nın babasıdır. ... işyerinde kalmıştı. kardeşim ..., ... ile birlikte araç ile ayrıldı, nereye gideceklerini bilmiyordum. Ben sadece ertesi gün ağabeyim ...'nin işe gelmeyeceğini, ...'ın işyerinden yevmiye alacağımızı alıp ağabeyime getireceğini biliyordum. ... babası ... ile aynı evde yaşar, olaydan sonra dayım ... başsağlığına geldiğinde araç ile evlerine geldikten sonra ağabeyim ... ile ...'ın evden araç ile ayrıldıklarını söyledi," şeklinde beyanda bulunmuş, SGK Hizmet Dökümüne göre de müteveffanın kaza tarihinden öncesinde "7212.07" meslek kodu ile kaynakçı olarak çalıştığı anlaşılmaktadır. Bu durumda, desteğin vefatından önce "kaynakçı" olarak çalıştığı anlaşıldığından, kaza tarihinden önce yevmiye karşılığı çalıştığı belirtilen desteğin fiili çalışması ile elde ettiği gelire yönelik davacılara ispat hakkı tanınarak, kaza tarihinde yevmiyeli olarak çalıştığı yerden, davacıya yapılan ödemlere ilişkin ispata elverişli belgeler getirtilerek, gelirinin bu şekilde tespiti mümkün olmaması halinde ise, emsale ilişkin kayıtlar, kaza öncesinde fiili çalışması olan destek için tek başına gelirin belirlenmesinde yeterli olmayacağından, desteğin vefatından önce kaynakçılık mesleğini icra ederek elde ettiği gelirlerde (iş yerinden temin edilecek kayıtlar ya da SGK Hizmet Dökümleri gibi belgeler çerçevesinde) nazara alınarak, asgari ücretin üzerinde mesleği ve önceki çalışmaları gözetilerek makul olabilecek gelir miktarı tespit edilmek suretiyle, davacıların talepleri çerçevesinde olumlu olumsuz bir karar verilmesi gerekirken, soruşturma dosyasındaki beyanlar ve SGK hizmet dökümündeki meslek bilgisine rağmen desteğin kalfa belgesindeki mesleğine göre çalışması kanıtlanamadığından bahisle asgari ücret üzerinden hesaplama yapılmış olması doğru görülmemiştir.
3- HMK'nın 297. maddesinde mahkemece verilecek kararlarda "hükmün kapsamı" düzenlemiş, Madde'nin 2. Fıkrasında "Hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir. " denilerek, hükümle taraflara yüklenen hak ve borçların infazda tereddüt ve şüphe yaratmayacak şekilde gösterilmesi gerektiği belirtilmiştir. Kararın HMK'nın 297 maddesine uygun verilmemesi halinde resen göz önüne alınır.
Haksız fiilden kaynaklanan zararlar çerçevesinde, gerek ZMMS kapsamında sigorta şirketine, gerekse de Güvence Hesabına dava açılması halinde, Sigorta Şirketi ve ... kaza tarihindeki teminat limiti ile sınırlı olarak sorumlu olup, trafik kazasından kaynaklanan ölüm sebebiyle destekten yoksun kalma tazminatı taleplerinde şahıs başına sorumluluk belirlenirken, destek alanların sayısı değil vefat eden kişi nazara alınır. Aynı kişinin vefatı nedeniyle birden fazla kişinin tazminat talebinde, sigortanın sorumlu olacağı miktar vefat eden kişi açısından öngörülen şahıs başına limiti ile sınırlıdır. Destekten zarar görenlerin birden fazla olması ve zararlarının sigorta şirketinin şahıs başına limitini aşması durumunda ise sigorta şirketinin ya da ... zarar gören açısından sorumlu olacağı miktar garame hesabı yapılarak belirlenir ve bu miktarlar ile sorumluluklarına karar verilir. Gareme hesabı yapılırken de sadece davada taraf olanlar değil, dava açmamış destek alacaklılarına da pay ayrılarak tazminat hesabı yapılıp garame hesabına dahil edilir.
Somut olayda, ilk derece mahkemesi tarafından ... kaza tarihinde teminat limitinin 290.000,00 TL olduğu kabul edilmiş olmasında isabetsizlik yok ise de, ... davacıların desteğinin vefatı nedeniyle tüm zarar görenlere karşı 290.000,00 TL limit ile sorumlu olduğu halde, garame hesabı yapılmaksızın, her bir davacı açısından ayrı ayrı 290.000,00 TL'ye kadar ... sorumlu olacağı, davacı ...'nin zararı yönünden 290.000,00 TL ile sınırlı olarak, diğer davacıların ise kabul edilen tazminatlarının tamamı üzerinden sorumlu olduğu anlaşılacak şekilde infazda tereddüt oluşturularak karar verilmiş olması doğru görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle, ihbar olunan ... Sigorta AŞ'nın davada taraf olmadığı gibi aleyhine kurulmuş hükümde bulunmadığından karara karşı istinaf kanun yoluna başvuramayacağından istinaf başvurusunun (dilekçesinin) reddine, davacılar vekili, davalı ... Sigorta vekili, davalı ... vekili ve davalı ... AŞ vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının HMK'nın 353.1-a-6 maddesi gereğince kaldırılmasına, öncelikle davacının ... Sigorta AŞ yönünden feragate yönelik beyanı ve ibranamedeki beyanı açıklatılmak suretiyle açıklama çerçevesinde, ... Sigorta AŞ hakkındaki feragatin kusura dayalı olması ve ... Sigorta AŞ tarafından sigortalı araç sürücüsü ve işletenini de borcundan kurtarıp kurtarmadığının açıklığa kavuşturulması, desteğin yolcu olduğu araç yönünden ise davalılar ..., araç sürücüsü ve işleteni hakkında açıklanan eksiklikler yerine getirilerek davacının yolcu olduğu aracın kusuru çerçevesinde karar verilmesi, aksi durumda ise; TBK'nın 166/2 ve 168/2 maddesi hükümleri, ibranamedeki beyanlarlar, yapılan ödeme sigorta teminat limiti değerlendirilmek suretiyle, ... Sigorta tarafından sigortalı araç sürücü ve işletenin de sorumluluğun sigorta yönünden feragat ile sona erip ermediği de eldeki dosyada değerlendirilerek, usuli kazanılmış haklarda korunmak suretiyle (ancak her halükarda ... Sigorta AŞ tarafından yapılan ödeme ile diğer müteselsil borçluların da en az ödeme miktarı, sigorta şirketinin sözleşme kapsamında sorumluluğunu üstlendiği kişi ya da kişiler açısından ise tamamı ya da sigorta teminat limiti kadar borçtan kurtaracağı nazara alınarak), ayrıca davada taraf olmayan destekten yoksun kalma alacaklılarının da payları gözetilmek suretiyle ... davacıların zararlarından gareme hesabı çerçevesinde sorumluluğu değerlendirilerek bir karar verilmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine, kaldırma sebebine göre istinaf edenlerin sair istinaf sebeplerinin şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;
1-İhbar olunan ... Sigorta AŞ vekilinin istinaf başvurusunun (dilekçesinin) REDDİNE,
2-Davacılar vekilinin, davalı ... Sigorta AŞ vekilinin, davalı ... vekilinin ve davalı ... AŞ vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının, HMK’nın 353.1-a-6. maddesi gereğince KALDIRILMASINA,
Davanın yeniden görülüp sonucuna göre bir karar verilmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye GÖNDERİLMESİNE,
3-Kararın kaldırılma sebebine göre istinaf edenlerin sair istinaf sebeplerinin bu aşamada incelenmesine yer olmadığına,
4-İstinaf edenler tarafından yatırılan istinaf karar harcının istek halinde istinaf eden taraflara iadesine,
5-İstinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesinde değerlendirilmesine,
6-Karar tebliği, kesinleştirme, harç ve gider avansı iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesince yapılmasına,
7- Ankara 30. İcra Müdürlüğü 25.02.2019 Tarih ve 2019/1777 sayılı dosyasına yatırılan 358.000,00 TL Teminat Mektubunun talep halinde yatıran tarafa iadesine,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 353.1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 22.05.2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
Başkan
Üye
Üye
Katip
* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.