Samsun Asliye Ticaret Mahkemesinin riskli yapı tespiti hizmeti alacağı itirazın iptali davasında tüketici işlemi sebebiyle görevsizlik kararı.
Özet: Davacı şirketin, davalı şahsın binasının riskli yapı olup olmadığına dair tespit hizmeti karşılığında düzenlenen faturanın ödenmemesi üzerine başlattığı icra takibine yapılan itirazın iptali talebiyle açılan davada, mahkeme; davacının tacir, davalının ise tüketici statüsünde olduğunu tespit ederek uyuşmazlığın 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun kapsamında bir tüketici işlemi niteliğinde olduğuna ve dolayısıyla görevli mahkemenin Tüketici Mahkemeleri olduğuna karar vererek görevsizlik yönünde hüküm kurmuştur.

T.C. SAMSUN ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2018/490 Esas - 2018/775

T.C.
SAMSUN
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2018/490
KARAR NO : 2018/775
HAKİM : ...
KATİP :...
DAVACI : ...
VEKİLİ : ...
DAVALI : ...
DAVA : İtirazın İptali
DAVA TARİHİ : 18/07/2018
KARAR TARİHİ : 14/11/2018
KARAR YAZIM T. : 22/11/2018
Mahkememizde görülmekte bulunan itirazın iptali davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
İddia ve savunmaların özeti;
Davacı vekili 17/07/2018 tarihli dava dilekçesinde özetle;davalı ile müvekkil şirketin davalı ...'a ait olan "... Mah. ... Sk. No:6" adresinde bulunan ... Apartmanı ile ilgili olarak Riskli Yapı olup olmadığının tespit edilmesi hususunda anlaşıldığını, davalıya ait olan bina için gerekli rapor hazırlanmış, bu hizmet karşılığında 2.500,00 TL tutarında fatura düzenlendiğini ancak davalı tarafından herhangi bir ödeme yapılmadığını, Samsun 9. İcra Dairesi 2018/57997 sayılı takip dosyası ile takip başlatıldığını, davalının itirazı üzerine takibin durduğunu beyanla davalının takip konusu borca yönelik olarak yapmış olduğu haksız itirazının iptalini, borcun %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı 26/07/2018 tarihli cevap dilekçesinde özetle;arsasını daire karşılığı müteahhit ...'ya verdiğini, noter aracılığı ile sözleşme yaptıklarını, borcun ...'ya ait olduğunu, kendisinin hiçbir makam ve mevkiye borcunun olmadığını beyan etmiştir.
Toplanan deliller, delillerin tartışılması ve değerlendirilmesi:
Davacı vekili, dava dilekçesi ekinde tespit raporu sureti ile fatura suretini ibraz etmiştir.
Samsun 9. İcra Müdürlüğü'nün 2018/57997 sayılı dosyası uyap üzerinden dosya içerisine eklenmiş, tarafların tacir olup olmadığı yönünde Samsun 19 Mayıs Vergi Dairesi Müdürlüğü'ne, Samsun Esnaf ve Sanatkarlar Sicil Müdürlüğü'ne, Samsun Ticaret ve Sanayi Odası'na yazılan müzekkerelere cevap verildiği görülmüştür.
Dava, ilamsız takibe karşı yapılan itirazın iptali talebine ilişkindir.
Tüm dosya kapsamından, davacı tarafından davalı aleyhine 9. İcra Müdürlüğü'nün 2018/57997 Esas sayılı dosyasıyla toplam 2.592,83 TL toplam alacak için ilamsız takip yapıldığı ödeme emrinin davalıya 02/06/2018 tarihinde tebliği üzerine davalının 08/06/2018 tarihinde borca itiraz ettiği, davacının da itirazın iptali için iş bu davayı açtığı anlaşılmaktadır.
Takip talebinden, dayanağın 10/01/2018 tarihli fatura olduğu anlaşılmaktadır. Fatura örneği incelendiğinde riskli yapı tespit bedeli olarak düzenlendiği görülmektedir. Davacı tarafa davalının konutunun riskli yapı olup olmadığı hususunda anlaştıklarını, tespit raporunun düzenlenmesine rağmen bedelin ödenmediğini iddia etmektedir. Davalı ise borcun müteahhite ait olduğunu ileri sürmektedir.
28.11.2013 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan ve 28.05.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un (TKHK) 2. maddesinde kanunun kapsamı “bu Kanun, her türlü tüketici işlemi ile tüketiciye yönelik uygulamaları kapsar” şeklinde belirtilmiştir. Kanun'un “tanımlar” başlıklı 3. maddesinde ise tüketici işlemi, “Mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemi ifade eder” biçiminde tanımlanmıştır.
Dosya kapsamından, davacının tacir olduğu anlaşılmakta ise davalının vergi mükellef kaydının bulunmadığı, esnaf ve sanatkarlar siciline, ticaret odasına kayıtlı olmadığı, duruşmada alınan beyanından emekli birisi olduğu dolayısıyla tacir olmadığı, TTK'nun 4. maddesi gereği davanın mutlak yahut nispi ticari dava niteliğinde bulunmadığı sözleşmenin taraflarından birinin tüketici olduğu tespit edilmiştir.
6502 sayılı TKHK'nın 73. maddesi uyarınca tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğacak uyuşmazlıklara ilişkin davalarda tüketici mahkemesinin görevli olduğu hüküm altına alınmıştır. Yine Kanunun 83. maddesinde de taraflardan birini tüketicinin oluşturduğu işlemler ile ilgili diğer kanunlarda düzenlenme olmasının, bu işlemin tüketici işlemi sayılmasını ve bu Kanunun görev ve yetkiye ilişkin hükümlerinin uygulanmasını engellemeyeceği belirtilmiştir.
Görev hususu ise HMK 114/1-d ve 115 maddeleri gereği kamu düzenine ilişkin dava şartı olduğundan ve resen nazara alınması gerekmektedir. Her ne kadar usulüne uygun tebligata rağmen ön inceleme duruşma günü davacı vekiline tebliğ edilmiş ise de duruşma saatinde hazır bulunmamış, ancak davalı davanın reddiyle birlikte takip ettiğini bildirmiş olmakla dosya işlemden kaldırılmamış, Mahkememizin görevsizliğine ve talep halinde dosyanın Tüketici Mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİ sebebiyle HMK 114/1-c ve 115/2 maddeleri gereği davanın USULDEN REDDİNE,
2-HMK 20. madde gereği karar kesinleştiğinde ve iki haftalık yasal sürede talep halinde dosyanın görevli Samsun Tüketici Mahkemesine gönderilmesine, aksi takdirde davanın açılmamış sayılacağının ihtarına,
3-Yargılama gideri ve harç açısından HMK'nun 20. ve 331. maddeleri nazara alınarak süresinde başvurulması halinde görevli mahkemece nazara alınmasına, süresinde başvurulmaz ise, talep halinde mahkememizce karara bağlanmasına.
Dair, karar davalı asilin yüzünde, davacı tarafın yokluğunda tebliğden itibaren iki hafta içinde İstinaf yolu açık olmak üzere usulen ve alenen tefhim olundu. 14/11/2018
Katip ...
Hakim ...