İzmir Bölge Adliye Mahkemesi, yatırım ve kazanç amacıyla yapılan finansal işlemlerin tüketici işlemi olmadığını vurgulayarak görevli mahkemeyi asliye ticaret olarak belirledi.
Özet: Sermaye piyasası kanunundan kaynaklanan bir tazminat davasında görevli mahkemenin belirlenmesi amacıyla, hem tüketici mahkemesinin hem de asliye ticaret mahkemesinin kendilerini görevsiz bulduğu bir uyuşmazlıkta, istinaf mahkemesi taraflar arasındaki işlemin yatırım ve kar elde etme amacı taşıdığını, davacının mutat tüketim amacı dışında hareket ettiğini ve dolayısıyla 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun kapsamında tüketici sıfatına sahip olmadığını değerlendirerek, uyuşmazlığın tüketici işlemi niteliğinde olmadığına ve görevli mahkemenin asliye ticaret mahkemesi olduğuna hükmetmiştir.

T.C.İZMİRBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ12. HUKUK DAİRESİDOSYA NO : 2026/1034 EsasKARAR NO : 2026/1272 KararT Ü R K M İ L L E T İ A D I N Aİ S T İ N A F K A R A R IİNCELENEN KARARIN;MAHKEMESİ : İZMİR 6.ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2025/482KARAR NO : 2026/133KARAR TARİHİ : 11/02/2026İNCELENEN KARARIN;MAHKEMESİ : İZMİR 6.TÜKETİCİ MAHKEMESİ ESAS NO : 2024/185KARAR NO : 2025/160KARAR TARİHİ : 06/03/2025DAVA : Sermaye Piyasası Kanunundan Kaynaklanan (Tazminat)KARAR TARİHİ : 04/06/2026G.KARAR YAZIM TARİHİ: 04/06/2026 İzmir 6.Asliye Ticaret Mahkemesi ile İzmir 6.Tüketici Mahkemesi arasında oluşan görev uyuşmazlığının yargı yeri belirlenmesi yoluyla giderilmesi İzmir 6.Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından talep edilmiş olmakla dosya incelendi; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:İzmir 6. Tüketici Mahkemesi’nin 06/03/2025 tarih, 2024/185 Esas, 2025/160 Karar sayılı ilamında; uyuşmazlığın niteliği itibarıyla davacının hizmete davalı yatırım şirketinden finansal işlemler amacıyla aldığı, bu kullanımın tüketici işlemi kapsamında değerlendirilemeyeceği, davacının işlemin niteliği gereği ticari/kâr amacıyla hareket ettiği ve bu nedenle 6502 sayılı Kanun kapsamında “tüketici” sıfatının bulunmadığı, bu durumda görevli mahkemenin tüketici mahkemesi değil ticaret mahkemesi olduğu gerekçesiyle görevsizlik kararı verildiği, verilen görevsizlik kararının istinaf edilmeksizin kesinleştiği anlaşılmıştır.İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 11/02/2026 tarih, 2025/482 Esas, 2026/133 Karar sayılı kararında; davacı banka ile davalı arasında imzalandığı iddia edilen “Araçlarının Kredili Alımı İşlemi Çerçeve Sözleşmesi” kapsamında davacının, davalının sözleşmeye aykırı davranışları nedeniyle zarara uğradığını ileri sürerek alacağın tahsilini talep ettiği, dosya kapsamındaki sözleşmede davalının “müşteri” olarak nitelendirildiği, “kurumsal müşteri” veya “ticari müşteri” ibarelerine yer verilmediği, davacının tacir sıfatıyla hareket ettiğine veya işlemin ticari/mesleki amaçla yapıldığına dair bir tespitin bulunmadığı, davacının banka nezdindeki işlemlerinin bireysel nitelikte finansal hizmet kapsamında değerlendirildiği, işlem mahiyeti, sözleşmenin niteliği ve tarafların konumu birlikte değerlendirildiğinde uyuşmazlığın 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun’un 3/1-k ve 49. maddeleri kapsamında finansal hizmet sözleşmesinden kaynaklandığı ve bu nedenle tüketici işlemi niteliği taşıdığı, bu sebeple görevli mahkemenin tüketici mahkemesi olduğu gerekçesiyle, Asliye Ticaret Mahkemesi’nin görevsizliğine ve dosyanın görevli İzmir 6. Tüketici Mahkemesi’ne gönderilmesine karar verildiği, verilen karşı görevsizlik kararının istinaf edilmeksizin kesinleştiği anlaşılmıştır.Dosya kapsamı, taraflar arasındaki sözleşmenin niteliği, davacının sıfatı ve işlemin amacı birlikte değerlendirildiğinde; uyuşmazlığın yatırım ve finansal işlem amacıyla gerçekleştirilen işlemlerden kaynaklandığı, davacının işlemleri mutat tüketim amacı dışında kazanç sağlama saikiyle gerçekleştirdiği, bu nedenle uyuşmazlığın 6502 sayılı Kanun kapsamında tüketici işlemi olarak değerlendirilemeyeceği anlaşılmıştır.Nitekim Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 16.05.2018 tarihli, E.2017/11-22, K.2018/1102 sayılı kararında da; davacının bankadan aldığı opsiyonlu döviz ve benzeri yatırım işlemlerinin ticari/sermaye piyasası niteliğinde olduğu, işlemin tüketim amacıyla değil yatırım ve kazanç elde etme amacıyla yapıldığı, bu nedenle davacının tüketici sıfatını haiz olmadığı belirtilmiştir. Bu sebeple uyuşmazlığın 6502 sayılı Kanun kapsamında tüketici işlemi sayılmayacağı ve görevli mahkemenin Asliye Ticaret Mahkemesi olduğu kabul edilmiştir. Bu itibarla uyuşmazlığın çözümünde görevli mahkemenin İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi olduğu sonucuna varılmıştır.KARAR: 6100 sayılı HMK'nun 21 ve 22. maddeleri gereğince İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin YARGI YERİ OLARAK BELİRLENMESİNE, Dosyanın yargı yeri belirlenmesi talep eden mahkemesine iadesine,Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 6100 sayılı HMK'nun 362/1-c maddesi uyarınca KESİN olmak üzere oybirliği ile karar verildi.04/06/2026