Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesinde görülen, trafik kazası sonucu ölüm ve cismani zarar sebebiyle açılan tazminat davasında, ceza dosyasındaki uzlaşmanın sigorta şirketinden tazminat talebine etkisi.
Özet: Trafik kazasında yaralanan davacının, kazaya karışan aracın sigorta şirketinden kalıcı iş göremezlik tazminatı talep ettiği bu hukuki evrakta, davacı %12 maluliyet iddiasıyla başvururken, davalı sigorta şirketi, davacı ile sigortalı araç sürücüsünün ceza soruşturmasında uzlaşma sağlaması ve bu uzlaşmanın CMK 253/19 uyarınca tazminat davası açma hakkını ortadan kaldırdığı gerekçesiyle davanın reddini talep etmekte; mahkeme, ceza soruşturmasındaki uzlaşmanın tazminat talebine etkisini, tarafların kusur durumlarını ve Adli Tıp Kurumunun davacının %3 tüm vücut engellilik oranına ilişkin raporunu dikkate alarak uyuşmazlığı değerlendirmektedir.

T.C.
ANTALYA3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİESAS NO : 2024/919 EsasKARAR NO : 2026/422DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)DAVA TARİHİ : 02/05/2023KARAR TARİHİ : 02/06/2026Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda; mahkememizce verilen .../... E. .../... K. Sayılı ... tarihli hükmün istinaf incelemesi neticesinde Antalya BAM ... HD'nin ... tarih ve .../... Esas .../... K. Sayılı ilamıyla mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda esası incelenmeden kaldırılması üzerine dava dosyası yukarıdaki esas numarasını almış ve yapılan açık yargılama sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: ... günü ...'e ait ve ... sevk ve idaresindeki ... plakalı araç, ... İli ... İlçesi ... ... de, karşı istikamette bulunan bir trafik kazasını izleme üzere yol ortasında durması sonucu, müvekkili ...'ın motosikleti ile kaza yapmasına sebep olduğunu, müvekkilinin bu kaza neticesinde malul sakat kaldığını, ...'ın dava konusu trafik kazasına durulması yasak bölge de durarak sebebiyet verdiğini, kazaya ilişkin ceza soruşturması Manavgat Cumhuriyet Başsavcılığı .../... uzlaştırma numarası ile yargılamaya son verildiğini, tarafların uzlaştırma raporunda birbirlerinden şikayetçi olmadıklarını belirttiklerini, taraflar şahsi olarak şikayetlerinden vazgeçtiklerini, ... plakalı aracın ZMMS sigorta poliçesi davalı şirketçe yapıldığını, anılan poliçenin kaza tarihi itibariyle sakatlanma ve ölüm tazminatının ...-TL olduğunu, müvekkilin kaza neticesi çeşitli yerlerinden ağır şekilde yaralandığını, hastaneden alınan maluliyet raporunda müvekkilinin %12 oranında malul kaldığına ilişkin raporun düzenlendiğini, müvekkilinin sigorta şirketine yazılı başvuruda bulunduğunu, davalı sigorta şirketince müvekkiline herhangi bir ödeme yapılmadığını bildirerek davanın kabulü ile ...-TL daimi iş göremezlik, malullük ve sakatlık tazminatının davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: davacı tarafın ... plakalı aracın müvekkili şirket nezdinde ZMMS ile sigortalı olduğundan bahisle maluliyet tazminatı talep ettiğini, davacı taraf ile sigortalı araç sürücüsü ceza dosyasında uzlaştıklarını, yapılan uzlaşma sonucunda dava açma hakkından da feragat ettiğini, CMK 253/19 maddesi uyarınca "uzlaşmanın sağlanması halinde, soruşturma konusu suç nedeniyle tazminat davası açılamaz, açılmış olan davadan feragat etmiş sayılır" maddesinin bulunduğunu, sigortalı davacı taraf ile anlaştığını ve edimlerini yerine getirmiş olduğundan sigortalıya ve müvekkiline davanın açılamayacağını, davanın kabulü anlamına gelmemekle birlikte müvekkili şirket faizden dava tarihinden itibaren yasal faizle sorumlu olduğunu, müvekkili şirketin sorumluluğunun poliçede yazılı limitle sınırlı olduğunu bildirerek aleyhe açılan davanın reddine, davacının davasının ispatı halinde müvekkil şirketin ferilerden sorumlu tutulamayacağını, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Manavgat Cumhuriyet Başsavcılığının .../... Soruşturma sayılı dosyasının incelenmesinde; Müştekinin ..., şüphelinin ... olduğu, şüpheli hakkında taksirle birden fazla kişinin yaralanmasına neden olma suçundan yapılan soruşturma neticesinde, kovuşturma sırasında uzlaşmanın sağlandığı, şüpheli hakkında kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar verildiği anlaşılmıştır. Davacıya ait SGK hizmet döküm cetvelinin Uyap üzerinden dosyamız arasına alınmıştır. Davacının tedavi evraklarının gönderilmesi için ... ...'ne yazılan müzekkereye verilen cevap dosyamız arasına alınmıştır. Dava; Trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir. Taraflar arasındaki uyuşmazlık; Davaya konu trafik kazası nedeniyle davacı yanın davalı sigorta şirketinden tazminat talep edip edemeyeceği ve miktarı ile tarafların davaya konu trafik kazasındaki kusur durumları hususunda toplandığı anlaşılmıştır. İstanbul ATK ... İhtisas Kurulu tarafından aldırılan ... tarihli raporda özetle;"Mevcut belgelere göre; ... ... oğlu ... doğumlu, ...’ın ... tarihinde geçirdiği trafik kazasına bağlı gelişen yaralanmasının, 20/02/2019 tarih ve 30692 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik dikkate alındığında; Kas-İskelet Sistemi, Alt ekstremiteye ait sorunlar Tablo 3.3’e göre alt ekstremite özürlülük oranı %5 olup Tablo 3.2’ye göre; 1.Kişinin Tüm Vücut Engellilik Oranının %3 (yüzdeüç) olduğu, 2.İyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 9 (dokuz) aya kadar uzayabileceği, 3.Bir başkasının sürekli olarak bakımına muhtaç durumda olmadığı ancak iyileşme (iş göremezlik) süresi içerisinde 3 (üç) ay süresince bir başkasının yardımına gereksinim duyabileceği oy birliği ile mütalaa olunur.Mahkememizin .../... E .../... K.sayılı hükmüyle"davacının maddi ve manevi tazminat talebi olmaksızın dava dışı sürücü ile uzlaşmış olması, Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yapılan uzlaşmanın usulüne uygun olması, uzlaşmanın anlam ve sonuçlarının uzlaşma teklif formu ile usulünce davacıya açıklanması, davacının da bunu okuyup imzalayarak kabul etmesi, karşısında davalı sigorta şirketi hakkında da tazminat davası açamayacağı, uzlaşma raporu ilam mahiyetinde olduğundan ve uzlaşmanın sağlanması halinde soruşturma konusu suç nedeniyle tazminat davası açılamayacağından açılan davanın reddine reddine" karar verilmiştir.Mahkememizin kararının istinaf edilmesi üzere; Antalya Bölge Adliye Mahkemesi ... HD'nin ... tarih ve .../... Esas .../... K. sayılı kararıyla, "Anayasa Mahkemesi ... gün ve .../... esas, .../... sayılı kararıyla; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 5560 sayılı Kanun’un 24 üncü maddesiyle değiştirilen 253 üncü maddesinin (19) numaralı fıkrasının beşinci cümlesinin “Uzlaşmanın sağlanması halinde, soruşturma konusu suç nedeniyle tazminat davası açılamaz;…” bölümünün; "...5271 sayılı Kanun’un itiraz konusu kuralın yer aldığı 253 üncü maddesinin (5) numaralı fıkrasında uzlaşma teklifinde bulunulması hâlinde kişiye uzlaşmanın mahiyeti ve uzlaşmayı kabul veya reddetmesinin hukuki sonuçlarının anlatılacağı belirtilmiştir. Buna göre ilgililere uzlaşmanın gerçekleşmesi durumunda tazminat davası açamayacakları yönünde bilgi verilecektir. Dolayısıyla kişinin tazminat davası açamayacağının bilincinde olmadan uzlaşması ihtimalinin önüne geçebilecek önemli bir güvence bulunmaktadır. Bununla birlikte anılan maddenin (...) numaralı fıkrasında Cumhuriyet savcısının uzlaşmanın tarafların özgür iradelerine dayandığını ve edimin hukuka uygun olduğunu belirlemesi hâlinde uzlaştırma raporunu veya ilgili belgeyi mühür ve imza altına alarak soruşturma dosyasında muhafaza edeceği belirtilmek suretiyle uzlaşmanın ilgililerin özgür iradeleriyle gerçekleşmesine, ayrıca bu kapsamdaki edimin hukuka uygunluğunun sağlanmasına yönelik bir hüküm de öngörülmüştür.Uzlaşma sürecinde suç nedeniyle ortaya çıkan tüm sonuçların öngörülebildiği ve gerçek zararın belirlenebildiği durumlarda uzlaşan kişinin tazminat davası açamaması Anayasal bir soruna sebep olmayacaktır. Zira anılan süreçte öngörülebilen ve hesaplanabilen zararlar yönünden uzlaşılması durumunda ilke olarak uyuşmazlık ortadan kalkacaktır. Buna göre uzlaşan kişinin tazminat davası açamamasının katlanılamayacak bir külfet olmadığından söz edebilmek için soruşturma konusu suç nedeniyle uğranılan zarar, uzlaşma görüşmeleri esnasında en azından yaklaşık olarak belirlenebilmelidirSuç teşkil eden fiil nedeniyle uğranılan zararın uzlaşma süreci içinde bilinmesi her durumda mümkün olmayacaktır. Özellikle maluliyet oranı gibi teknik bazı verilere ihtiyaç duyulan hâllerde uzlaşma süreci içinde zararın sağlıklı şekilde belirlenebilmesi güçleşecektir. Buna göre ilgililerin uzlaşmanın sağlanması durumunda edimi aşan ve tazminat davasına konu edilemeyecek zarara ilişkin her durumda eksiksiz ve doğru bilgiye sahip olabilecekleri söylenemez.Bu bağlamda uzlaşma görüşmeleri esnasında sağlıklı şekilde belirlenmesi güç olan veya öngörülmesi mümkün olmayan zararlara ilişkin açılacak davalar yönünden herhangi bir ayrım yapılmaksızın uzlaşma sağlandığında tazminat davası açılamayacağını düzenleyen kuralla ilgililere katlanamayacakları bir külfet yüklenmiştir. Sonuç olarak kuralda yargının iş yükünün azaltılması amacı ile mahkemeye erişim hakkına getirilen sınırlama arasında makul bir denge kurulamadığı değerlendirilmiştir." gerekçeleri ile Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar vermiş, iptal kararı Resmi Gazete’de yayımladığı 18/10/2023 tarihi itibarı ile yürürlüğe girmiştir.Anayasa Mahkemesinin kararından sonra, 07/11/2024 tarihli ve 7531 Sayılı Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 16. maddesi 14/11/2024 tarihli ve 32722 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe girmiştir. Bu göre, 04/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 253 üncü maddesinin ondokuzuncu fıkrasının beşinci cümlesinin başına “Uzlaşmanın sağlanması halinde, uzlaşma anında tespit edilemeyen veya uzlaşmadan sonra ortaya çıkan zararlar hariç, soruşturma konusu suç nedeniyle tazminat davası açılamaz;” ibaresi eklenmiştir. Bu durumda, mahkemece işin esasına girilerek, davacının tazminat alacağı bulunup bulunmadığının yeniden yapılan yasal düzenleme de gözetilerek tespit edilmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.Hal böyle olunca açıklanan nedenler ve tüm dosya içeriğine göre; davacı vekilinin istinaf isteminin kabulü ile 6100 Sayılı HMK.'nun 353/1 inci fıkrasının (a-6) bendi gereğince ilk derece mahkemesi kararının esası incelenmeden kaldırılmasına,." denilerek, mahkememizin kararı istinaf incelemesi neticesinde kaldırılmıştır.Davacı vekilinin ... tarihli feragat dilekçesinde özetle; Davalı ... ... A.Ş. ile haricen sulh olmaları ve maddi tazminat alacağın tahsil etmeleri sebebiyle fergat beyannın kabulünü, tarafların sulh olması ve maddi zararın giderilmesi sebebiyle davanın konusuz kalması gözetilerek esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına, (veya feragat nedeniyle davanın reddine) karar verilmesini, taraflar arasındaki mutabakat ve ekli ibraname belgesi gereğince; tarafların leh ve aleyhine vekalet ücreti takdir edilmemesini, ve bu güne kadar yapılan yargılama giderlerinin tarafların kendi üzerlerinde bırakılmasını, taraflar arasındaki anlaşma gereği, dava şartı zorunlu arabuluculuk ücretinin ve çıkacak sair harçların tamamının davalı ... ... A.Ş.'den tahsilini, 6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince, kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde tarafımıza iadesine karar verilmesini talep etmiştir. Davadan feragat 6100 sayılı HMK’nun 307. maddesinde davacıların talep sonucundan kısmen ya da tamamen vazgeçmesi şeklinde tanımlanmış olup, HMK.'nın 311. maddesinde, feragatin kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğuracağı; 310. maddesinde ise, hüküm kesinleşinceye kadar her zaman davadan feragat edilebileceği hükümleri düzenlenmiştir.Somut olayda, davacı vekili tarafından davadan feragat edilmekle, feragatın yargılamaya tek yönlü olarak son veren ve kesin bir hükmün sonuçlarını doğuran taraf işlemi olması nedeniyle davanın feragat nedeniyle reddine karar vermek gerektiği kanaatine varılmış ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.HÜKÜM: Gerekçeleri yukarıda açıklandığı üzere;1-Davanın FERAGAT NEDENİYLE REDDİNE,2-Feragatin gerçekleştiği aşama gözetilerek 2/3 oranında hesaplanan alınması gerekli ...-TL karar ve ilam harcının peşin alınan ...-TL harçtan mahsubu ile ...-TL harcın davacıdah tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde BIRAKILMASINA, 4-Tarafların vekalet ücreti talepleri bulunmadığından bu konuda KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA,5-Zorunlu arabuluculuğa ilişkin dava şartı nedeniyle kamu tarafından yapılan ...-TL yargılama giderinin 6325 sayılı HUAK'ın 18/A-13. maddesi gereğince davacıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,6-Taraflarca Mahkememiz veznesine depo edilen ve kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde yatıran tarafa İADESİNE,Dair; Taraf vekillerinin yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Antalya Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 02/06/2026Katip ... ¸e-imza Hakim ... ¸e-imza