Bursa Bölge Adliye Mahkemesi, asıl borçlunun konkordato talebine rağmen müşterek müteselsil kefiller hakkındaki ihtiyati haciz talebinin kabulüne karar vererek ilk derece mahkemesi kararını kaldırdı.
Özet: Bölge Adliye Mahkemesi, bankanın konkordato sürecindeki asıl borçlu şirketin müteselsil kefilleri aleyhine açtığı ihtiyati haciz talebinin ilk derece mahkemesince, kefiller hakkında konkordato başvurusunun bulunmaması, asıl borçlunun konkordato sürecinin kefillere başvuru hakkını engellememesi ve Türk Borçlar Kanununun 586. maddesi uyarınca borçlunun ödeme güçlüğü içinde olmasının rehnin paraya çevrilmesinden önce dahi kefile başvurmayı mümkün kılması gerekçeleriyle haksız yere reddedilmesini kaldırarak, bankanın 2.577.365,49 TLlik ihtiyati haciz talebinin kabulüne karar vermiştir.

T.C. BURSA BAM ... HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: ../...-../....
T.C.BURSABÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ ... HUKUK DAİRESİDOSYA NO : KARAR NO : T Ü R K M İ L L E T İ A D I N Aİ S T İ N A F K A R A R IBAŞKAN :ÜYE : ÜYE : KATİP :İNCELENEN KARARINMAHKEMESİ : BURSA .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ : NUMARASI :İHTİYATİ HACİZ TALEP EDENDAVACI : VEKİLİ : Av. DAVALILAR : 1 -DAVALI : 2 DAVANIN KONUSU : İhtiyati HacizKARAR TARİHİ : KARAR YAZIM TARİHİ :Bursa ...Asliye Ticaret Mahkemesinin.../.... D.İş Esas .../.... D.İş no'lu kararına yönelik yapılan istinaf başvurusunun incelenmesi neticesinde; TALEP: Davacı vekili vermiş olduğu dava dilekçesi ile; dava dışı.......Şirketi ile 24/03/2017 tarihli Genel Kredi Sözleşmesi imzalandığını, davalıların ise bu sözleşmeyi müşterek borçlu müteselsil kefil sıfatıyla imza ettiklerini, borcun zamanında ödenmemesi sebebiyle hesabın kat edilerek ihtarname gönderildiğini, buna rağmen ödemede bulunulmadığını belirterek, 2.577.365,49 TL kredi alacağı yönünden ihtiyati haciz kararı verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : İlk derece mahkemesi tarafından yapılan inceleme sonucunda: asıl borçlu olan ............Şirketinin konkordato talep ettiğini, konkordato yargılamasının son aşamaya geldiğini, davalıların da şirket ortağı olduğunu, ihtiyati haciz kararı verilerek banka hesaplarının istenilmesi, araçların muhafaza altına alınmasının şirketin faaliyetlerini olumsuz etkileyeceğini, ortakların tüm şahsi mal varlıklarının zaten şirket lehine rehinli veya ipotekli olduğunu, davacının iki yıl sonra ihtiyati haciz istemesinin samimi olmadığını belirterek, talebin reddine karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :Davacı tarafından istinaf yoluna gelinerek; davalıların dava dışı şirket ile yapılan Genel Kredi Sözleşmesinin müşterek borçlu müteselsil kefil olduklarını, ihtarnameye rağmen borcu ödemediklerini, hesabın kat edilmesi ile alacağın muaccel olduğunu, asıl borçlu şirket tarafından konkordato talep edilmesinin ve kesin mühlet kararı verilmesinin kefiller hakkındaki ihtiyati haciz talebinin reddini gerektirmediğini, bu nedenle red kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, kefiller hakkında bir konkordato kararının bulunmadığını, asıl borçlu yönünden dahi ihtiyati haciz istenmesine bir engel bulunmadığını, sadece uygulanmasına engel bulunduğunu belirterek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak ihtiyati haciz kararı verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve HUKUKİ SEBEPLER : Davacıya banka ile dava dışı ........ arasında 24/03/2017 tarihli genel kredi sözleşmesi akdedilmiş, davalıların ise bu sözleşmeyi müşterek-müteselsil kefil olarak imzalamışlardır. Davalılara çıkarılarak tebliğ edilen kat ihtarnamesine rağmen borcun ödenmemesi nedeniyle davacı banka tarafından ihtiyati haciz talep edilmektedir. İlk derece mahkemesince asıl borçlu tarafından konkordato talebinde bulunulduğu ve kesin mühlet verildiği belirtilerek, ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiştir. Bu karara karşı davacı tarafından istinaf yoluna gelinmiştir. Kefiller tarafından konkordato talebinde bulunulmadığından ve asıl borçlu tarafından konkordato talep edilmesinin alacaklının, kefillere müracaat hakkını engellemez. Bunun yanında İİK 294.maddesine göre; asıl borçlu yönünden dahi ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz kararlarının verilemeyeceği düzenlenmemiş olup, sadece bu kararların uygulanamayacağı düzenlenmiştir. İlk derece mahkemesince davalıların şahsi mal varlıklarını şirket lehine rehin veya ipotek verildiği belirtilmiş ise de; dosya içeriğinde buna ilişkin bir belge bulunmamaktadır. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 586.maddesine göre; rehin veya ipotek verilmiş olsa dahi borçlunun açıkça ödeme güçlüğü içinde olması, iflas etmesi ya da konkordato mehli verilmesi hallerinde, ipoteğin veya rehnin paraya çevrilmesinden önce kefile başvurulabileceği düzenlenmiştir. Mevcut davada da; asıl borçlu konkordato talep ettiğinden, artık ödeme güçlüğü içinde bulunulduğu kabul edilir. Bu sebeple, ilk derece mahkemesince verilen red kararı yerinde değildir. Bundan dolayı, davacı bankanın istinaf başvurusunun kabulüne karar verilerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davacının talebi doğrultusunda ihtiyati haciz kararı verilmesine karar verilmiştir. 6741 sayılı Türkiye Varlık Fonu Yönetimi Anonim Şirketinin Kurulması ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 8. maddesi uyarınca; ".........ve bu şirket tarafından kurulacak şirketler ve alt fonlar, elektrik ve havagazı tüketim vergisi ve yangın sigortası vergisi hariç olmak üzere 26/5/1981 tarihli ve 2464 sayılı Belediye Gelirleri Kanunu gereğince alınan vergi, harç, katılma payı ile tasdik ücretlerinden, sahip olduğu taşınmazlar dolayısıyla emlak vergisinden, satın alınan ve satılan taşınmazlar ile ilgili olarak tapu ve kadastro döner sermaye bedellerinden ve her türlü dava ve icra işlemlerinde teminat yatırma mükellefiyetlerinden muaftır. İhtiyati haciz isteyen ....... tarafından kurulan şirketlerden olmadığı gibi uyuşmazlık konusu madde hükmünde ifade edilen taşınmazlardan da kaynaklanmamaktadır. Bu nedenle ihtiyati haciz talep eden bankanın yargı harçlarından ve teminattan muaf olması sözkonusu değildir" (Yargıtay 11.HD 2018/3173 Esas, 2019/912 Karar sayılı kararı).Bu sebeple %10 teminat mukabilinde ihtiyati haczin kabulüne karar verilmiştir. HÜKÜM: Yukarıda yapılan açıklamalar neticesinde; Davacının istinaf başvurusunun KABULÜ İLE;1-Bursa ...Asliye Ticaret Mahkemesinin ... tarih.../... D.İş Esas.../... D.İş/Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, 2-Davacının ihtiyati haciz talebinin KABULÜ İLE; İİK 257/1 maddesi gereğince takip konusu 2.577.365,49 TL alacak ile sınırlı olmak üzere davalıların taşınır ve taşınmaz malları ile üçüncü kişilerdeki hak ve alacaklarının İHTİYATİ HACZİNE,3-İİK 259.maddesi gereğince takdiren %10 oranında belirtilen 257.736,54 TL nakti teminatın, ilk derece mahkemesi veznesine yatırıldığında ya da aynı tutarda kesin ve süresiz banka teminat mektubununun ibrazı halinde, kararın infazı için bir suretinin ilk derece mahkemesi tarafından alacaklı vekilene verilmesine, 4-İhtiyati haczin .... İcra Müdürlüğünce infazına, 5-İstinaf kanun yoluna başvuran tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde davacıya iadesine, 6-Yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesi tarafından esas karar ile birlikte değerlendirilmesine,7-Kararın bir suretinin ilk derece mahkemesi tarafından taraflara tebliğine, Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucu oy birliği ile kesin olarak karar verildi.08/03/2021 Başkane-imza Üyee-imza Katip