Trafik kazası sonrası araç değer kaybı tazminatı talebiyle açılan davanın davacı vekilinin feragat etmesiyle sona ermesine dair mahkeme kararı.
Özet: Trafik kazasında hasar gören ve %100 kusurlu karşı tarafın sigortalısı tarafından çarpılan davacı aracının, onarım görmesi ve değer kaybetmesi nedeniyle oluşan zararın tazmini talebiyle sigorta şirketine açılan davada, davacı vekili tarafından sunulan dilekçe ile davadan feragat edildiği bildirilmiş; davacının özel yetkili vekili tarafından yapılan bu feragat beyanı üzerine, yargılama giderlerinin feragat eden davacı üzerinde bırakılmasına karar verilerek, dava sona erdirilmiştir.

T.C. İstanbul Anadolu 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO: 2026/373 Esas
KARAR NO: 2026/509
DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 13/04/2026
KARAR TARİHİ: 11/06/2026
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacının ------- maliki olduğu --- plakalı araç, ----- istikametinde sol şeritte yaklaşık 30-40 km hızla ilerlerken, davalının sigortalısı olduğu----- plakalı araç, gelin arabası olan ----- plakalı aracın önünü keserek zarf almak isterken, aniden ve hızlı şekilde sol şeride geçmiş ve bu esnada müvekkile ait araca sağ ön kısımdan çarptığı, Yaşanan kaza nedeniyle müvekkile ait araçta --- oranında hasar meydana gelmiş ve --- plakalı araç sürücüsü %100 kusurlu bulunmuştur. -----Kaza anında henüz 52.000 km’de olan, orijinal, yetkili servis bakımlı ve garantisi devam eden aracın, sağ çamurluk, ön kaput ve tampon onarılmış ve komple boyanmış, sağ far yanında bir takım kısımlar değiştirdiği, Kazaya karışan ve %100 kusurlu olan ----plakalı araç, davalı şirketçe ------------numaralı poliçe ile sigorta ettirdiği, Sigorta şirketine başvuru yapılmış olmasına rağmen gerçek zarar bedelinin çok çok altında 23.03.2026 tarihinde 85.000,00 TL ödeme yapıldığı, oysa eksper raporu da eksik olmasına rağmen zarar miktarını 210.000,00 TL olarak belirlediği, davalı buna rağmen sadece ----- ödeme yaptığı, akabinde davalı hakkında arabuluculuk başvurusu yapılmışsa da olumlu sonuç alınamadığı, davacının hasara uğrayan aracına gözü gibi bakmış ve kaza tarihine kadar aracına toz dahi kondurmadığı, büyük hevesle ve orjinal olarak aldığı ve henüz 52.000 km'de olan aracı davalının sigorta ettirenin asli ve tek kusurlu hareketi sonucu ciddi zarar görmüş ve plakasına hasar kaydı işlendiği, Kaza tarihine kadar aracın değişen her hangi bir parçası bulunmadığı gibi kaportasında da en ufak bir çizik bile söz konusu olmadığı, bu nedenle de araçtaki değer kaybı emsallerine göre çok fazla olmuştur. Diğer yandan araç volvo marka olup, güvenliği nedeniyle ön plana çıkan ve güvenliğe ve orjinalliğe önem veren kişilerce tercih edilen bir araç olduğu, Kaza sonucu sağ çamurluk, ön kaput ve tampon onarılmış ve boyandığı, bu durumda aracın alıcı kitlesi azaldığı, aracın kaputunun boyalı olduğunu gören muhtemel alıcılar aracı almaktan vazgeçtiği, Bu nedenle zarar oldukça fazla olduğu, Yargıtay’ın yerleşik içtihatları doğrultusunda, müvekkilimin aracında kaza sonrası meydana gelen değer kaybının, kazada tam kusurlu olan-------plakalı aracın sigortacısı olan davalı şirket tarafından sigorta limitleri dahilinde tarafımıza ödenmesi gerektiği, Müvekkilimin aracı henüz yeni olup üzücü bir kazaya karışmış ve ikinci el satış bedeli müthiş bir değer kaybettiği, Zira alıcılarca aracın orjinal olmasına önem verildiği, Bu sebeple de araçta meydana gelen değer kaybı daha da arttığı, Bu nedenle araçta meydana gelen nihayetinde bilirkişi vasıtası ile tespit edilecek şimdilik 100.000,00 TL değer kaybının davalılardan tahsilini talep ettikleri, değer kaybının tespiti teknik bir inceleme gerektirdiğinden tarafımızca bu inceleme ve hesaplama yapılamadığından, ancak bilirkişi incelemesi ile değer kaybının miktarı ortaya çıkacağından davamız belirsiz alacak davası olarak açıldığı, tüm bu nedenlerle müvekkile ait araçta meydana gelen zararın tazmini için mahkemenize başvuru zorunluluğu hasıl olduğu, tüm bu nedenlerle 1.000,00 TL (belirsiz alacak) değer kaybı alacağının kaza tarihi olan 01.02.2026 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tüm davalıdan sigorta poliçe limiti dahilinde tahsiline, yargılama gideri ile ücreti vekaletin karşı tarafa yükletilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesi özetle : Davalı tarafa duruşma gün ve saatinin tebliğ edildiği ancak cevap dilekçesi sunulmadığı görüldü.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:Dava; trafik kazasından kaynaklı maddi tazminat talebin ilişkindir.
Davacı vekilince 07.05.2026 tarihli dilekçe ile davadan feragat edilmiştir. Davacı vekilinin feragat özel yetkisi olduğu görülmüştür. Davalı vekilince yargılama gideri ve vekalet ücreti talep edilmemiştir.Feragat, davacının, talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesidir (HMK md. 307). Feragat, dilekçeyle veya yargılama sırasında sözlü olarak yapılır. Feragatin hüküm ifade etmesi, karşı tarafın ve mahkemenin muvafakatine bağlı değildir. Feragat, kayıtsız ve şartsız olmalıdır. (HMK md. 309/1, 2, 4). Feragat, hüküm kesinleşinceye kadar her zaman yapılabilir (HMK md. 310). Feragat, kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğurur (HMK md. 311). Feragat beyanında bulunan taraf, davada aleyhine hüküm verilmiş gibi yargılama giderlerini ödemeye mahkûm edilir (HMK md. 312/1). Davacılar vekilinin feragat dilekçesi sunduğu, feragatin davayı sona erdiren taraf usul işlemi olması ve feragat beyanından sonra yargılamaya devam edilmesi sözkonusu olamayacağından dosya üzerinden davacı vekilince ibraz edilen dilekçe tahtında feragate göre aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
Davanın FERAGAT NEDENİYLE REDDİNE,
1-Harçlar Kanununa göre alınması gerekli 732,00-TL harcın davacı tarafça dava açılırken peşin olarak yatırıldığı anlaşıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,
3-Davacı tarafından sarf edilen yargılama giderinin davacının üzerinde bırakılmasına,
4-Dosyada mevcut gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa iadesine,
Dair taraf vekillerinin yokluğunda kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre----------- Adliye Mahkemesinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.11/06/2026