Yargıtay 10. Ceza Dairesinden uyuşturucu ticareti suçundan verilen mahkumiyet kararının, önceki kesinleşen hükümle zincirleme suç ilişkisinin ve TCK 43. madde uygulamasının eksik incelenmesi sebebiyle bozulması.
Özet: Uyuşturucu madde ticareti suçundan verilen mahkûmiyet hükmü, sanığın farklı tarihlerde gerçekleştirdiği iki ayrı eylemin, daha önce kesinleşen bir dava konusu olan ile temyize konu olan eylemin tek suç, müstakil suçlar veya zincirleme suç oluşturup oluşturmadığına dair yeterli araştırma yapılmadığı; zincirleme suç olarak değerlendirilmesi durumunda ise Türk Ceza Kanununun 43. maddesi uyarınca ağır sonuç doğuran suç üzerinden ceza belirlenerek kesinleşen cezanın mahsubu gibi hukuki değerlendirmelerin eksik bırakılarak eksik araştırma ile hüküm kurulması nedeniyle bozulmuştur.
10. Ceza Dairesi         2021/12117 E.  ,  2026/2613 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi

SAYISI : 2014/346 E., 2016/135 K.
SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların aşağıda belirtilen dışında doğru biçimde belirlendiği, anlaşıldığından, yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Dosya ve UYAP sistemi üzerinden yapılan incelemede, sanık hakkında 15.10.2014 tarihinde işlediği uyuşturucu madde ticaretinden dolayı 12.11.2014 tarihli iddianame ile dava açıldığı, İstanbul 11. Ağır Ceza Mahkemesinin 2014/320 Esas sayılı dosyası üzerinden yürütülen kovuşturma neticesinde mahkûmiyet kararının temyiz başvurusu üzerine onanarak kesinleştiği, temyize konu bu dosyada ise sanığın 09.08.2014 tarihli eylemi nedeniyle 20.11.2014 tarihli iddianame ile kamu davası açıldığı anlaşılmakla, suç tarihleri dikkate alınarak; İstanbul 11. Ağır Ceza Mahkemesinin 2014/320 Esas, 2015/30 Karar sayılı dosyasının aslı veya onaylı örneğinin dosya içine getirtilmesi, her iki dosyadaki tüm deliller birlikte incelenip, eylemlerin tek suç, iki ayrı suç ya da zincirleme suç oluşturup oluşturmadığı tartışılıp değerlendirildikten sonra, zincirleme suç oluşturduğunun kabul edilmesi durumunda; ağır sonuç doğuran suç esas alınarak belirlenecek cezanın, zincirleme suç nedeniyle 5237 sayılı TCK'nın 43. maddesi gereğince artırılması ve böylece bulunacak sonuç cezanın, kesinleşen hükümdeki sonuç cezadan “fazla olması halinde” 5237 sayılı TCK'nın 43. maddesi uygulanmak suretiyle kurulan hükümde “kesinleşen cezanın sonuç cezadan mahsup edilerek ek cezanın infazına karar verilmesi", aksi halde “ceza verilmesine yer olmadığına" karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, eksik araştırma ile hüküm kurulması,
Kanuna aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden, Tebliğname'ye uygun olarak hükmün BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
04.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.