Konya Asliye Ticaret Mahkemesinin trafik kazası sonucu oluşan araç değer kaybı ve mahrumiyet bedeli tazminat talepli özel sigorta sözleşmesinden kaynaklanan davanın gerekçeli kararı.
Özet: Davacı, aracının kusursuz olduğu ve karşı tarafın %100 asli kusurlu olduğu bir trafik kazasında hasar görmesi üzerine, tespit edilemeyen sürücünün neden olduğu kazada oluşan 35.000 TL araç değer kaybı ile 4.500 TL mahrumiyet bedelinin davalılardan tahsilini talep etmiş; davalı sigorta şirketi daha önce 57.000 TL ödeme yaptığını ve mahrumiyet bedelinin poliçe kapsamında olmadığını savunmuşken, yapılan bilirkişi incelemesinde davacının kusursuzluğu, karşı tarafın %100 kusurlu olduğu ve talep edilen değer kaybı ile mahrumiyet bedeli miktarlarının uygun olduğu tespit edilmiştir.

T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ... Esas - ...
T.C. KONYA "TÜRK MİLLETİ ADINA". ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : KARAR NO : HAKİM : KATİP : DAVACI : VEKİLİ : DAVALI : 1- VEKİLİ : DAVALI : 2- DAVA : Tazminat (Özel Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan)DAVA TARİHİ : KARAR TARİHİ : GEREKÇELİ KARARINYAZILDIĞI TARİH : Davacı tarafından davalı aleyhine açılan davanın yapılan yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :Davacı vekili 02/07/2025 tarihli dilekçesiyle; Müvekkili ... idaresindeki ... plakalı araç ile Sürücüsü Tespit Edilemeyen 42ACC592 plakalı aracın kendisine çarpması sonucu aracın hasar aldığını, müvekkilinin 26/02/2025 günlü kaza tespit tutanağına göre yaşanan kazada kusurunun olmadığını, olay yerini terk eden araç sürücüsünün %100 kusurlu olup kazaya asli kusuruyla sebebiyet verdiğini, müvekkiline ait araçta; mevcut kaza sebebiyle hasar meydana geldiğinden oluşan değer kaybı için taleplerinin her iki davalıdan müştereken ve müteselsilen tahsilini, müvekkilinin onarım süresince aracından mahrum kaldığı süre için mahrumiyet bedeli olarak taleplerini yalnızca araç kayıt maliki davalı ... Tic. LTD. ŞTİ'ne yönelik olduğunu, davalı sigorta şirketine yapılan başvurudan ve arabuluculuk görüşmelerinde olumlu sonuç alamadıklarını, açıklanan nedenlerle bilirkişi incelemesi sonucunda ortaya çıkacak olan araçta oluşan değer kaybının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen, mahrumiyet bedelinin ise temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle yalnızca davalı ... San. Tic. LTD. ŞTİ'den tahsiliyle müvekkil davacıya ödenmesine karar verilmesini, yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin davalılara sorumlu oldukları kısım itibariyle yükletilmesine karar verilmesini dava ve talep etmiştir. Davacı vekili 30/10/2025 tarihli değer artırım dilekçesiyle; müvekkilinin aracında meydana gelen değer kaybı açısından 5 TL. Üzerinden belirsiz alacak davası olarak açılan dava değerini 35.000 TL'ye, aracın taamir süresinde kullanılamamasından kaynaklı zararına ilişkin olarak 5 TL. Üzerinden açılan davayı 4.500 TL'ye artırdıklarını, belirtilen maddi tazminat toplamının davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.Davalılardan sigorta şirketi 01/09/2025 tarihli cevap dilekçesiyle; Davacının aracını tamir ettirdiğini ve müvekkil şirket tarafından davacıya 25/03/2025 tarihinde 57.000 TL ödeme yapıldığını, kabul anlamına gelmemek kaydıyla tazminata hükmedilmesi halinde ödenen tutarların poliçe limitinden tenzilinin gerektiğini, davacı tarafın sigorta şirketine usulüne uygun başvuru yapmadığından öncelikle davanın usulden reddinin gerektiğini, huzurdaki davanın kısmi dava olarak açılmasından ve dava konusu edilmeyen tutar yönünden zamanaşımı işlemeye devam edeceğinden ıslah yapılması halinde zamanaşımı süresinin dikkate alınması gerektiğini, huzurdaki davanın belirsiz alacak davası olarak açılmasında hukuki yarar bulunmadığını, kaza tespit tutanağı ve ceza dosyalarından alınan raporların bağlayıcı olmadığını, kusur oranlarının tespiti için bilirkişi raporu alınmasını, kabul anlamına gelmemekle birlikte, değer kaybı hesaplamasının maddi olaya uygun olarak yapılmasının gerektiğini, araç mahrumiyet bedeli poliçe kapsamında olmadığından müvekkili şirketin sorumluluğunun bulunmadığını, açıklanan nedenlerle davacının haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davasının reddine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davacı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Dilekçeler aşaması tamamlanmış, taraflara duruşma gününü bildirir davetiye tebliğ edilerek duruşma açılmıştır.Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.İncelenen dosya kapsamı ve toplanan deliller bir bütün halinde değerlendirildiğinde; Dava, "Tazminat (Özel Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan)" davasıdır.Delillerin toplanması bakımından mahkememizce Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi Müdürlüğüne, ... Sigorta A.ş.'ne müzekkereler yazılmış, gelen yazı cevapları incelenmek suretiyle dosyamız arasına konulmuştur.Tarafların kusur durumunun tespiti amacıyla dosya alanında uzman Adli Trafik bilirkişisi ve Hasar Uzmanı bilirkişi heyetine tevdi edilmiş, bilirkişi heyetince düzenlenen 13/10/2025 tarihli raporda özetle; ... plakalı otomobilin tespit edilemeyen sürücüsünün 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 46. maddesinin h bendinde belirtilen “Aksine bir işaret bulunmadıkça sürücüler, tek yönlü karayollarında araçlarını ters yönde sürmemek zorundadırlar.” kuralı ihlal ettiğinden %100 oranında asli kusurlu olduğu, ... plakalı otomobil sürücüsü ...'ın ise meydana gelen kazada kusurunun bulunmadığı, ... plakalı aracın değer kaybı miktarının 35.000,00 TL olduğu, mahrumiyet bedeli tutarının 4.500,00 TL olduğu kanaatine varıldığı anlaşılmıştır.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Bir motorlu aracın işletilmesi sırasında meydana gelen trafik kazasında, zarar görenlerin zararından, 6098 sayılı TBK'nın 49. Maddesi uyarınca araç sürücüsü, 2918 sayılı KTK'nın 85. Maddesi uyarınca araç işleteni ve şartları varsa teşebbüs sahibi ve 2918 sayılı KTK'nın 91. Maddesi uyarınca sigortacı müştereken ve müteselsilen sorumludur. Trafik kazası nedeniyle zarara uğradığını iddia eden hak sahipleri tarafından açılan tazminat davalarında ispat yükü 6098 sayılı TBK'nın 50. Maddesi uyarınca zarar gören üzerinde olup, zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat etmek zorundadır.Yine bu tür davalarda 2918 sayılı KTK'nın 97. Maddesi uyarınca, zarar görenin dava açmadan önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı olarak başvuru yapması gerekmekte olup bu husus sonradan giderilmesi de mümkün olmayan dava şartlarındandır. Ayrıca yazılı başvurudan hemen sonra dava açılması mümkün olmayıp 15 günlük sürenin dolmasından sonra dava açılabilecektir. Sigortacı kendisine yapılan yazılı başvuruya karşı 15 gün içinde cevap vermek ve 2918 sayılı KTK'nın 99. Maddesine göre 8 iş günü içinde de tazminatı ödemek zorundadır. Sekiz iş günü içinde sorumlu olduğu tazminatı ödemeyen sigortacı 9. Gün itibariyle temerrüde düşecektir.Hak sahipleri tarafından talep edilebilecek tazminatlar ise 2918 sayılı KTK'nın 90. Maddesi uyarınca 2918 sayılı KTK ile 6098 sayılı TBK'nın haksız fiile ilişkin hükümleri uygulanacaktır. Somut olayda davacı, davaya konu trafik kazası neticesinde aracının hasara uğradığını iddia ederek değer kaybı ve mahrumiyet zararının tazmini isteminde bulunmuştur.2918 sayılı KTK ile 6098 sayılı TBK'da araç değer kaybı tutarının ve mahrumiyet zararının ne şekilde belirleneceği konusunda bir düzenleme bulunmadığından bu boşluğun da içtihatlarla doldurulması gerekmektedir. Yargıtay . Hukuk Dairesi'nin yerleşik içtihatlarına göre araçta oluşan değer kaybı tutarının, aracın modeli, yaşı, hasarın ağırlığı, boyanmış olan yerler ve hasarlı bölgelerin özelliği nazara alınıp, aracın kaza öncesi ikinci el piyasa rayiç değeri ile tamir edildikten sonraki ikinci el piyasa rayiç değeri arasındaki farka göre belirlenmesi gerekmektedir. Nitekim Yargıtay . Hukuk Dairesi'nin ... E ... K sayılı ilamında da bu husus vurgulanmıştır. Yine Yargıtay . Hukuk Dairesi'nin yerleşik hale gelen içtihatları uyarınca araç mahrumiyet zararı ise hasara uğrayan aracın markası, özellikleri ve model yılı ile aracın gördüğü hasarın ağırlığı ve hasara uğrayan bölgeleri, hasarın giderilmesinde kullanılan parçaların niteliği dikkate alınarak objektif olarak hasara uğrayan aracın onarımı için gerekli süre belirlendikten sonra belirlenen tamir süresi içinde emsal nitelikteki bir araç için ne kadar masraf yapılacağı ( kaza olmasaydı dahi yapılması gereken yakıt, amortisman vs. gibi zorunlu giderler indirildikten sonra) tespit edilmek suretiyle hesaplanacaktır. Davacılar tarafından, Mahkememizdeki bu dava öncesi arabulucuya başvurulmuş ve arabuluculuk bürosu tarafından 23/05/2025 tarihli arabuluculuk anlaşmazlık son tutanağı düzenlenmiş ise de;2918 s. KTK'nin 97. maddesine göre, "zarar görenin, zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması gerekir. Sigorta kuruluşunun başvuru tarihinden itibaren en geç 15 gün içinde başvuruyu yazılı olarak cevaplamaması veya verilen cevabın talebi karşılamadığına ilişkin uyuşmazlık olması hâlinde, zarar gören dava açabilir veya 5684 sayılı Kanun çerçevesinde tahkime başvurabilir."6325 s. Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-18. maddesine göre de, "özel kanunlarda tahkim veya başka bir alternatif uyuşmazlık çözüm yoluna başvurma zorunluluğunun olduğu veya tahkim sözleşmesinin bulunduğu hâllerde, dava şartı olarak arabuluculuğa ilişkin hükümler uygulanmaz." Yargıtay . HD’nin 29/09/2021 gün ve ... E. ... K. sayılı emsal içtihadında da açıklandığı üzere, "Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesinin 18. fıkrasında ise, özel kanunlarda tahkim veya başka bir alternatif uyuşmazlık çözüm yoluna başvurma zorunluluğunun olduğu veya tahkim sözleşmesinin bulunduğu hâllerde, dava şartı olarak arabuluculuğa ilişkin hükümler uygulanmayacağı düzenlemesi yer almaktadır. Kanunun bu özel düzenlemesi karşısında dava şartı olarak zorunlu arabuluculuğa ilişkin hükümler uygulanma yeri bulamaz." (Benzer mahiyette Yargıtay . HD’nin 09/09/2024 gün ve ... E. ... K. Sayılı ilamı)Sigorta şirketine karşı açılan tazminat davası yönünden, özel kanun niteliğindeki 2918 s. KTK'nin 97. maddesi gereğince davadan önce sigorta şirketine başvurunun zorunlu olması ve bu durumda 6325 s. Kanunu'nun 18/A-18. maddesi gereğince, 18/A maddesindeki zorunlu arabuluculuğa ilişkin hükümlerin sigorta şirketi yönünden uygulanamayacak olması, davalı sürücünün ise zorunlu arabuluculuk uygulamasına tabi olmaması nedeniyle, 23/05/2025 tarihli arabuluculuk tutanağının zorunlu arabuluculuk tutanağı olarak hazırlanmasına rağmen gerçekte ihtiyari arabuluculuk tutanağı niteliğinde olduğu kabul edilmiştir. 6100 s. HMK'nin 323. maddesine ve 6325 s. Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu hükümlerine göre de, ihtiyari arabuluculuk giderleri yargılama giderleri içerisinde gösterilmediğinden, bu davadaki yargılama giderlerine dahil edilemeyeceği, bu giderlerin sadece davacı sorumluluğunda olduğu sonucuna varılmıştır.Tüm dosya kapsamı ve toplanan deliller bir bütün halinde değerlendirildiğinde; davaya konu trafik kazasının oluşmasında davalı sigorta şirketine sigortalı ... plakalı kimliği tespit edilemeyen araç sürücüsünün %100 oranında kusurlu olduğu, kaza neticesinde davacıya ait araçta 35.000 TL tutarında değer kaybı, 4.500 TL mahrumiyet bedeli zararı oluştuğu, değer kaybı kaynaklı zarardan davalıların müteselsilen sorumlu olduğu, araç mahrumiyetinden kaynaklı zarardan ise sadece ... plakalı araç sürücüsü ve işleteninin sorumlu olduğu, davalı sigorta şirketinin bu zarar kaleminden sorumlu olmadığı, dava ve değer artırım tarihi itibariyle zaman aşımı süresinin dolmadığı sonucuna varıldığından davanın kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.HÜKÜM : Yukarıda açıklanan gerekçelerle;1-Davacının davasının KABULÜ ile; 26/02/2025 tarihinde meydana gelen trafik kazası sonucu davacıya ait ... plakalı araçta meydana gelen değer kaybı nedeniyle 35.000 TL maddi tazminatın (davalı sigorta şirketlerinin olay tarihi itibariyle geçerli olan kaza başına teminat klozu limiti ile sınırlı olarak), davalı ... Sigorta Şirketinden 23/05/2025 tarihinden, diğer davalı ... Ticarete Limited Şirketinden 26/02/2025 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte, müştereken ve müteselsilen tahsili ile DAVACIYA VERİLMESİNE,2-... plakalı aracın kullanılmamasına bağlı mahrumiyet nedeniyle 4.500 TL maddi tazminatın davalı ... Ticarete Limited Şirketinden 26/02/2025 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte tahsili ile DAVACIYA VERİLMESİNE,3-Karar tarihi itibariyle (ve dava değerinin 39.500 TL. olduğunun kabulü ile) alınması gereken 2.698,24 TL. nispi karar ve ilam harcından, ıslah harcı dahil peşin alınan 1.290,40 TL. harcın mahsubu ile kalan 1.407,84 TL. harcın davalılardan (davalı ... Sigorta A.Ş.'nin 1.247,45 TL İle sınırlı olmak kaydıyla) müştereken ve müteselsilen alınarak HAZİNEYE gelir kaydına, 4-Davacı tarafından yapılan peşin harç ve ıslah harcı dahil 1.290,40 TL. yargılama giderinin davalılardan (davalı sigorta şirketinin 1.143,39 TL. İle sınırlı olmak kaydıyla) müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 5-Davacı tarafından yapılan 615,40 TL. Başvuru harcı gideri, 8.000 TL. Bilirkişi ücreti gideri, 202,50 TL. Posta ve tebligat gideri olmak üzere toplam 8.817,90 TL. Yargılama giderinin davalılardan (davalı sigorta şirketinin 7.813,32 TL. İle sınırlı olmak kaydıyla) müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 6-Davalılar tarafından yargılama gideri yapılmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 7-Karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca, davacı vekili için 39.500 TL. nispi vekalet ücretinin (davalı sigorta şirketinin 35.000 TL. İle sınırlı olmak kaydıyla) davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 8-Arabuluculuk görüşmelerinden dolayı Hazine tarafından (suçüstü ödeneğinden) yapılan 4.600 TL. yargılama giderinin, davacıdan alınarak HAZİNEYE gelir kaydına, bu amaçla 492 s. Harçlar Kanunu'nun 28/a maddesi gereğince harç tahsil müzekkeresi yazılmasına, 9-Davacı tarafından yatırılan gider avansından artan kısmın, 6100 s. HMK'nın 333. maddesine göre karar kesinleştiğinde ve re'sen davacıya iadesine, Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 6100 s. HMK'nın 345. maddesi gereğince ( 2 ) hafta içerisinde, ilgili BAM Hukuk Dairesi Başkanlığına sunulmak üzere Mahkememize verilecek dilekçe ile istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.07/04/2026Katip Hakim