Bölge Adliye Mahkemesinde trafik kazası sonrası ağır yaralanmaya ilişkin maddi ve manevi tazminat davasında, ilk derece mahkemesinin faiz, tazminat miktarı ve sigorta poliçesi limiti kararına yönelik istinaf başvurularının değerlendirilmesi.
Özet: Bacak kopmasıyla sonuçlanan ağır bir trafik kazası sonrası açılan tazminat davasında, ilk derece mahkemesince maddi ve manevi tazminata hükmedilmesi üzerine, davacı daha yüksek manevi tazminat ve ticari avans faizi talebiyle; davalılar ise zamanaşımı, usul hataları, husumet yokluğu, bilirkişi raporu çelişkileri ve geçici iş göremezlik hesaplamasının yanlışlığı gerekçeleriyle davanın reddi istemiyle; sigorta şirketi ise poliçe limitinin aşılması, ödemelerin mahsup edilmemesi ve önceki feragat sözleşmelerini ileri sürerek karara karşı istinaf başvurusunda bulunmuştur.

T.C.
İSTANBULBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ40. HUKUK DAİRESİTÜRK MİLLETİ ADINABÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARIDOSYA NO: 2022/1731 KARAR NO: 2026/681İNCELENEN KARARINMAHKEMESİ: İstanbul 14. Asliye Ticaret MahkemesiTARİHİ: 23/02/2022NUMARASI : 2016/457 (E) - 2022/112 (K)DAVANIN KONUSU: TazminatKARAR TARİHİ: 30/04/2026Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin 27/06/2014 tarihinde ... plakalı arac ile seyir halindeyken aracın arızalanması sonucunda araçtan indiğini, arka yönden gelen davalılardan ... yönetimindeki ruhsat sahibi ... olan ve ortağı olduğu ...'e bağlı olarak çalışan ... plakalı ticari aracın hızla gelerek müvekkiline çarptığını ve müvekkilinin iki araç arasında kalarak ağır yaralandığını, söz konusu kazada müvekkilinin bir bacağının kesilmesine neden olduğunu belirterek şimdilik tedavi gideri olan toplam 21.670 TL'nin fatura tarihlerinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı ... yönünden sigorta limiti ile sınırlı olmak kaydıyla, tüm davalılardan tahsilini, müvekkili davacının zararına karşılık olmak üzere belirsiz alacak davası hükümleri uyarınca ileride arttırılmak ve fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla davalılardan, sigorta şirketi tarafından yapılan kısmi ödemelerin mahsubundan sonra kalan bakiyeye karşılık gelmek üzere şimdilik toplam 10.000 TL'nin kaza tarihi olan 27/06/2014 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tazminini, 75.000 TL manevi tazminatın da kaza tarihinde itibaren avans faizi ile davalı ... dışındaki diğer tüm davalılardan tahsilini talep etmiş ; 04/10/2021 tarihli talep artırım dilekçesiyle geçici iş gücü kaybı 12.661,27 TL, sürekli iş gücü kaybı 126.834,94 TL, tedavi giderlerini de 26.700 TL olarak belirlemiştir.Davalılar ..., ... Ve ... vekili cevap dilekçesinde davanın reddini talep etmiştir.İlk derece mahkemesince; maddi tazminat yönünden davanın kabulü ile, geçici iş göremezlik için 12.661,27 TL, daimi iş göremezlik zararı 126.834,94 TL, tedavi gideri 26.700 TL olmak üzere toplam 166.194,21 TL tazminatın davalılardan sigortacı ...A.Ş yönünden temerrüt tarihi 14/03/2016 diğer davalılar yönünden ise kaza tarihi 27/06/2014 tarihinden itibaren işleyecek ve hesaplanacak yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, manevi tazminat isteminin kısmen kabulü ile 65.000 TL'nin kaza tarihi 27/06/2014 tarihinden itibaren işleyecek ve hesaplanacak yasal faiziyle birlikte davalılar ..., ... ve ...den müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine, fazlaya dair istemin reddine karar verilmiştir.Davacı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; müvekkili şirket adına ticari avans faizi talep ettiklerini ancak mahkemece yasal faiz ile tazimine karar verildiğini, dava konusu kazanın davalıların ticari işinin ifa edilmesi esnasında gerçekleştiğini, müvekkilinin yaşanılan kaza sonucunda bir bacağını kaybettiğini, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve talep edilen manevi tazminat tutarının tam kabulünü talep etmiştir.Davalı ..., ... ve ....Ltd.Şti. vekili istinaf dilekçesinde özetle; davaya konu tazminat taleplerinin zamanaşımına uğradığını, ayrıca davacının taleplerine konu ettiği alacakların belirsiz alacak davası olarak ikame edilmesinin hatalı olduğunu, ....Ltd.Şti' nin ...'un ortak olduğu bir şirket olduğunu, dolayısıyla bu olayda taraf sıfatı bulunmadığını, davalı ....Ltd.Şti. yönünden davanın husumet yokluğundan reddinin gerektiğini, hükme esas alınan bilirkişi raporlarının çelişki barındırdığını ve hatalı olduğunu ve rapora kusura yönelik tespitler açısından itiraz ettiklerini, dolayısıyla hatalı kusur tespitine dayalı tazminat hesaplamalarının da hatalı olduğunu, yerel mahkemece bu itirazlarının değerlendirilmeden karar verildiğini, geçici iş göremezlik ödeneği için davacının bu sürede ücret almadığının, ücretinden mahrum kaldığının belirlenmesi gerektiğini ve geçici işgöremezlik dönemine dair tazminat hesaplamasının ve davacının talebinin kabulünün hatalı olduğunu belirterek ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılmasını ve davanın tümden reddine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı ...A.Ş vekili istinaf dilekçesinde özetle; bilirkişi raporunda yapılan hesaplamanın teminat limitini aştığını, ödemelerin mahsup edilmeden karar verildiğini, müvekkil şirketin her halükarda SGK'nın rücu istemine karşı teminat limitinden pay ayırmak zorunda olduğunu, yerel mahkemenin bu hususu gözetmeyerek poliçe teminat limitini aşarak müvekkili şirket aleyhine hüküm kurduğunu, taraflar arasında imzalanan 19/03/2015 ve 14/03/2016 tarihli mutabakatnameler de davacının 27/06/2014 tarihli kaza nedeniyle şirketten hiçbir alacağının kalmadığını ve her türlü dava hakkından feragat ettiğini kabul ettiğini, davacının müvekkil şirketi tam ve mutlak surette ibra ettiğini, yalnızca araç sahibi ve sürücüsüne karşı talep ve dava hakkını saklı tuttuğunu, bu nedenle davanın müvekkil yönünden reddi gerektiğini, 29/04/2015 tarihinde 61.019,85 TL ve 17/03/2016 tarihinde 86.164,56 TL ödeme yapıldığını ve ibraname imzalandığını, adil ve güvenilir bir yargılama için maluliyet oranının usulüne uygun şekilde belirlenmesi gerektiğini, prograsive rant usulüne göre düzenlenmiş olan bilirkişi raporunun hukuka aykırı olduğunu, davayı kabul etmemekle birlikte tazminatın TRH 2010 Yaşam Tablosuna ve %1.65 teknik faize göre hesaplanması için tekrardan bilirkişiye tevdi edilmesi gerektiğini, işleyecek dönem tazminatı hesap tablosunun açık, detaylı ve aktüer peşin sermaye indirimi yapılacak şekilde hesaplanarak raporda belirtilmesi gerektiğini, raporun bu haliyle kabul edilemeyeceğini, net asgari ücret esas alınarak tazminat hesaplaması yapılması gerekirken emsal ücret araştırılması yapılarak bu tutar üzerinden tazminat hesaplaması yapılmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, geçici iş göremezlik tazminatı, bakıcı ve tedavi giderleri poliçe kapsamında olmadığını, somut uyuşmazlıkta davacının kazadan sonra müvekkiline usulüne uygun olarak başvuruda bulunmadığını, bu nedenle müvekkilinin temerrüde düşmediğini beyan ederek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. HMK'nin 355. maddesi kapsamında istinaf itirazları ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda: Dava trafik kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Davada tarafların taraf ehliyetine sahip bulunmaları HMK'nin 114/1-d maddesi uyarınca dava şartlarındandır. Bu nedenle, davanın taraflarından birinin taraf ehliyetine sahip olup olmadığı mahkemece kendiliğinden incelenecektir.Taraf ehliyeti, davada taraf olabilme yeteneğidir. Taraf ehliyeti, medeni (maddi) hukuktaki hak ehliyetini medeni usul hukukunda büründüğü şekildir. Gerçekten, kimlerin taraf ehliyetine sahip bulundukları 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 8. ve 48. maddelerine göre belirlenir. Buna göre hak ehliyeti bulunan her gerçek ve tüzel kişi, davada taraf olabilme ehliyetine de sahiptir. Aynı Kanunun 28/1. maddesine göre gerçek kişilerin kişiliği ve bununla hak (medeni haklardan istifade) ehliyeti ölümle sona erer.Bu nedenle ölmüş olan kişinin taraf ehliyeti yoktur. Dava devam ederken taraflardan birinin ölmesi halinde, ölen kişinin taraf ehliyeti son bulur. Bu nedenle, davaya ölen tarafa karşı veya onun tarafından devam edilmesine yasal olanak bulunmamaktadır. Yalnız öleni ilgilendiren, yani mirasçılara geçmeyen haklara ilişkin davalar, tarafın ölümü ile konusuz kalır. Yalnız ölen tarafı ilgilendirmeyen, yani mirasçıları da ilgilendiren, mirasçıların mal varlığı haklarını etkileyen davalar, tarafın ölümü ile konusuz kalmaz. Bu davalara ölen tarafın mirasçılarına karşı devam edilir. Dava devam ederken davacı ölürse, davacının mirasçıları, davayı mecburi dava arkadaşı olarak hep birlikte takip edebilirler.Dava dosyasının incelenmesinde, davacı ...'nun nüfus kaydı içeriğine göre, ilk derce mahkemesince karar verildikten, davacı vekili, davalı ... vekili ve diğer davalılar vekili tarafından nihai karara karşı istinaf başvurusunda bulunulduktan sonra 07/09/2022 tarihinde öldüğü anlaşılmıştır. Eldeki davada, nihai karar verilmiş olmakla birlikte istinaf kanun yolu incelemesi devam ettiğinden hüküm henüz kesinleşmemiştir. Bu itibarla ölen davacı ...'nun mirasçılarının davaya dahil edilerek, taraf teşkilinin sağlanmasından sonra oluşacak sonuca göre nihai karar verilmesinde zorunluluk bulunmaktadır. Kararın kaldırılma nedeni ve gerekçesi itibarıyla, taraf vekillerinin diğer istinaf itirazları bu aşamada karara bağlanmamıştır. KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere :1-Davacı ... vekili, davalı ..., ... ve ....Ltd.Şti. vekili ve davalı ...A.Ş vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının HMK'nin 353/1-a/4. maddesi uyarınca kaldırılmasına,2-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,3-İstinaf başvurusu için yatırılan karar ve ilam harcının istek halinde İlk Derece Mahkemesince yatırana iadesine,4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti hükmedilmesine yer olmadığına, 5-Davacı ... vekili, davalı ..., ... ve ....Ltd.Şti. vekili ve davalı ...A.Ş vekili tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin İlk Derece Mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına,6-İstinaf talep eden tarafından istinaf aşaması için yatırılan gider avansının yatıran tarafa iadesine,7-İİK'nin 36/5. maddesi gereğince, istinaf sonucuna göre davalı ..., davalı ....Ltd.Şti ve davalı ...Ş tarafından tehiri icra talebi kapsamında icra dosyasına sunulan, teminat mektubunun adı geçenlere iadesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nin 353/1-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.30/04/2026