Yargıtay, kadastroda mera olarak belirlenen taşınmazın ham toprak niteliğinde olmadığına dair alt mahkeme kararlarını onadı, hazine adına tescil talebini reddetti.
Özet: Kadastro tespitiyle mera olarak belirlenen bir taşınmazın ham toprak vasfıyla Hazine adına tescili talebiyle açılan davada, ilk derece ve istinaf mahkemeleri, yapılan keşifler ve bilirkişi raporları doğrultusunda taşınmazın kadimden beri doğal çayırlık ve mera niteliği taşıdığına hükmederek davayı reddetmiş; temyiz incelemesinde ise davacının taşınmazın ham toprak olduğuna dair iddiaları ve davalının vekalet ücreti itirazları, kararların usul ve kanuna uygun olduğu gerekçesiyle reddedilerek Bölge Adliye Mahkemesi kararı onanmıştır.
8. Hukuk Dairesi         2025/3281 E.  ,  2026/980 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2023/1024 E., 2025/422 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Sakarya Kadastro Mahkemesi
SAYISI : 2021/114 E., 2023/68 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı ... vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. .. ili .. ilçesi .. Mahallesi çalışma alanında 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) geçici 8. maddesi uyarınca yapılan kadastro çalışmaları sırasında, 51 11... parsel sayılı 42.876,83 m² yüzölçümündeki taşınmaz, mera vasfıyla tespit edilmiştir.
2. Davacı ... vekili dava dilekçesinde; dava konusu taşınmazın mera vasfında olmadığını ileri sürerek, taşınmazın kadastro tespitinin iptali ile ham toprak vasfıyla Hazine adına tapuya tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı taraf vekilleri cevap dilekçelerinde; davanın usul ve esas bakımından reddine karar verilmesini savunmuşlardır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "Yapılan keşifte dava konusu taşınmazın üzerinde tarımsal faaliyetin olmadığı, çayırlık alan olduğu gözlemlenmiş, keşif sırasında dinlenen mahalli ve tutanak bilirkişileri de taşınmazın geçmişten beri üzerinde hayvanların otlatıldığı çayırlık alan olduğunu ifade etmişlerdir. Yine 1984, 1999, 20 11... yılı hava fotoğrafları üzerinden yapılan incelemede taşınmazın geçmişten beri açık çayırlık alan olduğu, üzerinde tarım yapılmadığı tespit edilmiştir. Ziraat bilirkişi kurulu raporunda ise taşınmazın tamamının orman olmayan doğal çayır ve mera niteliği taşıdığı, taşınmazın imar ve ihyaya konu olmadığı, üzerinde tarımsal faaliyet yapılmadığı belirtilmiştir. Gerek keşifte yapılan gözlem, gerekse düzenlenen bilirkişi raporları ve dinlenen mahalli ve tutanak bilirkişi beyanları birbiriyle uyumludur. Dolayısıyla, dava konusu taşınmazın kadimden beri üzerinde tarımsal faaliyet yapılmayan, imar ve ihya edilmemiş doğal çayırlık alan olarak mera niteliği taşıdığı " gerekçesiyle davanın davalı ... yönünden pasif husumet yokluğu nedeniyle, davalılar ... ve ... yönünden esastan reddine, dava konusu taşınmazın tespit gibi tapuya tesciline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı ... vekili ve davalı ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "Yapılan keşif, keşifte dinlenen mahalli bilirkişiler, keşif neticesinde alınan bilirkişi raporları doğrultusunda dava konusu taşınmazın geçmişten günümüze mera olarak kullanılan taşınmaz olduğunun, toprak yapısı itibariyle mera özelliğinde olduğunun anlaşılmasına göre mahkemece davanın reddine karar verilmesinde ve Kadastro Kanunu 31/son maddesi uyarınca vekalet ücreti takdir edilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı" gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1. Davacı ... vekili temyiz dilekçesinde; Tarım ve Orman İl Müdürlüğünden dava konusu taşınmazın Hazine adına idari yoldan tescili için istenilen görüşe cevaben, taşınmazın 4342 sayılı Mera Kanunu'na tabi alanlardan olmadığının ve Hazine adına tescilinde sakınca olmadığının bildirildiğini, taşınmazın Hazine adına ham toprak olarak tescili gerektiğini beyan ederek, kararın bozulmasını talep etmiştir.
2. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; hükmedilen vekalet ücretinin çok düşük olduğunu beyan ederek kararın vekalet ücreti yönünden bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, dava konusu taşınmazın Hazineye intikali gereken ham toprak vasıflı taşınmaz niteliğinde olup olmadığına ilişkindir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri bulunmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı ... vekili ve davalı ... vekilinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA,
615,40 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 116,60 TL'nin temyiz eden davalı ...'ndan alınmasına,
Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
16.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.