12. Asliye Ticaret Mahkemesinden ticari eser sözleşmesinden doğan beton işleri fatura alacağının tahsili için icra takibine yapılan itirazın iptali kararı.
Özet: Davacı, davalıya sunduğu beton delme, kesme ve kırma hizmetleri karşılığında düzenlenen faturalardan kaynaklanan bakiye alacağının tahsili için başlattığı icra takibine yapılan itirazın iptalini talep ederken; davalı, davacının edimini ayıplı ve eksik ifa etmesi nedeniyle zarara uğradığını, alacağın takas ve mahsup edilmesi gerektiğini savunmuş; ancak dosyaya sunulan tüm fatura ve ödeme kayıtlarını inceleyen bilirkişi raporu, takip tarihi itibarıyla davacının davalıdan 462.208,00 TL bakiye alacağı bulunduğunu tespit etmiştir.

T.C. ... 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas - Karar No: 2025/934 Esas - 2026/483
T.C....12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİESAS NO : 2025/934 EsasKARAR NO : 2026/483T Ü R K M İ L L E T İ A D I N AK A R A RDAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)DAVA TARİHİ : 12/11/2025KARAR TARİHİ : 20/05/2026KARAR YAZIM TARİHİ : 20/05/2026 Mahkememizde görülen yukarıda yazılı davanın yapılan açık yargılaması sonunda;DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkilinin davalı şirket adına beton delme, kesme, kırma ve karot işleri yaptığını, bu hizmetler karşılığında 15/11/2024 tarihli, 1.264.800,00 TL bedelli ... numaralı fatura ile 26/03/2025 tarihli, 168.000,00 TL bedelli ... .... .... numaralı faturanın düzenlenerek davalıya tebliğ edildiğini, faturaların tarafların ticari defterlerine kaydedildiğini ve süresinde itiraz edilmediğini, ilk faturaya istinaden yapılan kısmi ödemeler sonrası 376.208,00 TL bakiye alacağın kaldığını, ikinci faturanın ise hiç ödenmediğini, bu alacakların tahsili amacıyla... ... .... Esas sayılı dosyası ile başlatılan icra takibine davalının haksız olarak itiraz ettiğini ve takibin durduğunu belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 294.208,00 TL asıl alacak ve 79.724,32 TL işlemiş faiz (ilk faturadan) ile 168.000,00 TL asıl alacak ve 15.641,26 TL işlemiş faiz (ikinci faturadan) olmak üzere toplam 557.573,58 TL üzerinden yapılan itirazın iptaline, takibin devamına ve asıl alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesinde, davacının alacak iddialarının zamanaşımına uğradığını, dava şartı olan arabuluculuk sürecinin usulüne uygun işletilmediğini, esasa ilişkin olarak ise davacının üstlendiği Kırşehir Petlas Lastik Fabrikası'ndaki işler ile diğer beton delme, kesme ve kırma işlerini tam, eksiksiz ve gereği gibi ifa etmediğini, yapılan işlerin tamamının ayıplı ve eksik olduğunu, bu ayıpların ve eksikliklerin müvekkili şirket tarafından ek maliyetle giderilmek zorunda kalındığını, bu nedenle müvekkilinin zarara uğradığını, uğranılan zararın davacının talep ettiği alacak tutarını aştığını, dolayısıyla müvekkilinin davacıya borcu bulunmadığını, aksine davacının kusurlu ifası nedeniyle alacaklı olduklarını, başlatılan takibin haksız ve kötü niyetli olduğunu savunarak davanın reddi ile davacı aleyhine asıl alacağın %20'sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini istemiştir.DELİLLER : Arabuluculuk son tutanağı, ... .... .... Esas sayılı dosyası, tarafların ticari defter ve kayıtları, davacı tarafından sunulan 15/11/2024 ve 26/03/2025 tarihli faturalar ile diğer faturalar, davacıya ait banka hesap ekstreleri, 03/03/2026 tarihli bilirkişi raporu ve hükme esas alınan 04/05/2026 tarihli bilirkişi ek raporu ve tüm dosya kapsamı.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan fatura alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali, takibin devamı ve icra inkar tazminatı istemine ilişkindir.Taraflar arasında eser sözleşmesi ilişkisi bulunduğu, davacının bu ilişki kapsamında düzenlediği 15/11/2024 ve 26/03/2025 tarihli faturalardan kaynaklanan bakiye alacağının ödenmediği iddiasıyla ... .... .... Esas sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlattığı, davalının ise süresinde borca itiraz ederek takibi durdurduğu, davacı vekilinin, davalının itirazının haksız olduğunu ileri sürerek itirazın iptali ile takibin devamını ve icra inkar tazminatı talep ettiği, davalı vekilinin ise davacının edimini ayıplı ve eksik ifa ettiğini, bu nedenle uğradıkları zararın takas ve mahsubu gerektiğini, müvekkilinin borcu bulunmadığını savunarak davanın reddini ve kötü niyet tazminatı talep ettiği görülmüştür.Mali Müşavir bilirkişi... .... .... tarafından düzenlenen 03/03/2026 tarihli raporda, dava konusu 15/11/2024 tarihli 1.264.800,00 TL'lik faturanın davacının kendi ticari defterlerinde ödenmiş olarak kayıtlı olduğu, ancak davalı defterlerinde bu faturaya ilişkin bir ödeme kaydının bulunmadığı, 26/03/2025 tarihli 168.000,00 TL'lik faturanın ise her iki taraf defterine göre de ödenmediği, tarafların ticari defter kayıtları arasında cari hesap işleyişi yönünden uyuşmazlıklar bulunduğu, davacının kendi defterlerine göre 500.000,00 TL, davalı defterlerine göre ise 462.208,00 TL bakiye alacaklı göründüğü, kesin alacak miktarının tespiti için tüm fatura ve ödeme belgelerinin sunulması gerektiği belirtilmiştir.Aynı bilirkişi tarafından düzenlenen 04/05/2026 tarihli ek raporda ise, davacı vekilince dosyaya sunulan 8 adet fatura ve davacıya ait banka hesap ekstresi incelenerek, davacının davalıya düzenlediği faturaların KDV dahil toplam tutarının 6.062.208,00 TL olduğu, davalı tarafından davacıya yapılan toplam ödeme tutarının ise 5.600.000,00 TL olduğu, bu verilere göre davacının takip tarihi itibarıyla davalıdan 462.208,00 TL bakiye alacağının bulunduğu bildirilmiştir.Bu açıklamalar ışığında dosya kapsamı değerlendirildiğinde,.. ... ... Esas sayılı dosyası, tarafların ticari defter ve kayıtları, davacı tarafından sunulan faturalar, davacıya ait banka hesap ekstreleri, mahkememizce dosyaya uygun ve gerekçeli görülerek hükme esas alınan 04/05/2026 tarihli bilirkişi ek raporu ve tüm dosya kapsamına göre; taraflar arasında eser sözleşmesinden kaynaklanan ticari bir ilişki bulunduğu, bu ilişki kapsamında davacı tarafından davalıya faturalar düzenlendiği ve davalının bu faturaları itiraz etmeksizin ticari defterlerine kaydettiği, davalının cevap dilekçesinde ileri sürdüğü zamanaşımı def'inin, alacağın tabi olduğu beş yıllık zamanaşımı süresi dolmadan dava açılması nedeniyle yerinde olmadığı, davalının, davacı tarafından yapılan işlerin ayıplı ve eksik olduğuna dair savunmasını, TTK'nın 18/3. maddesinde öngörülen usule uygun bir ihtarname veya başkaca bir delil ile ispat edemediği, faturalara süresinde itiraz etmeyen ve defterlerine kaydeden davalının, hizmetin ayıplı veya eksik ifa edildiği yönündeki iddiasını ispatla yükümlü olduğu ancak bu yükümlülüğünü yerine getiremediği, bu nedenle takas ve mahsup talebinin de yerinde görülmediği; dosya kapsamında alınan 04/05/2026 tarihli bilirkişi ek raporunun tarafların iddia ve savunmalarını karşılayan, Yargıtay denetimine elverişli ve hüküm kurmaya yeterli olduğu, söz konusu raporda davacı tarafından sunulan tüm faturalar ile davalı tarafından yapılan tüm ödemelerin karşılaştırılması neticesinde, davacının takip tarihi itibarıyla davalıdan 462.208,00 TL bakiye alacağının bulunduğunun tespit edildiği, davacının kendi defterinde ilk faturaya ilişkin görünen ödeme kaydının, davalının kendi defterindeki borç ikrarı ve tüm cari hesap dökümü karşısında maddi bir hatadan kaynaklandığının kabulü gerektiği, bu itibarla davacının alacağının likit ve muayyen olduğu, davacı lehine icra inkar tazminatı koşullarının da oluştuğu anlaşıldığından davanın kısmen kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Davanın KISMEN KABULÜ ile,-... .... .... esas sayılı takip dosyasına davalı borçlu tarafından yapılan itirazın 462.208,00 asıl alacak yönünden İPTALİNE, fazlaya ilişkin istemin reddine,-Kabul edilen asıl alacağın %20'si oranında hesaplanan 92.441,60 TL tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 2-Kabul edilen 462.208,00 TL üzerinden binde 68,31 oranında hesaplanan 31.573,43 TL karar ve ilam harcından 6.213,00 TL peşin harcın düşümü ile eksik kalan 25.360,43 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,3-Davacı tarafından yatırılan 615,40 TL başvuru harcı, 6.213,00 TL peşin harç, 87,60 TL vekalet harcı olmak üzere toplam 6.916,00 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,4-Davacının karşıladığı 95,40 TL tebligat gideri, 10.000,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 10.095,40 TL yargılama giderinin, kabul / talep oranına göre hesaplanan 8.368,72 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, geri kalan 1.726,68 TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,5-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A maddesinin 13. fıkrası uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 4.600,00 TL arabuluculuk ücretinin, kabul / talep oranına göre hesaplanan 786,77 TL'sinin davacıdan, 3.813,23 TL'sinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,6-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca kabul edilen 462.208,00 TL üzerinden takdir edilen 73.953,28 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,7-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca reddedilen 95.365,58 TL üzerinden takdir edilen 45.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,8-Karar kesinleştiğinde taraflardan alınan avansın harcanmayan kısmının re'sen yatırana iadesine,Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı verilen karar tebliğden itibaren iki haftalık süre içerisinde ... Bölge Adliye Mahkemesine istinaf kanun yolu açık olmak üzere açıkça okunup usulen anlatıldı. 20/05/2026 ¸ e-imzalıdır ¸ e-imzalıdır