Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesinin trafik kazası sonucu haksız fiilden kaynaklanan, sigorta şirketinden iskonto, KDV ve parça nedeniyle bakiye hasar onarım bedeli tazminat davası gerekçeli kararı.
Özet: Bir tazminat davasında, davacı trafik kazasında tam kusurlu karşı araç sürücüsünün sigorta şirketi olan davalıdan, aracında oluşan hasarın zorunlu mali mesuliyet sigortası kapsamında eksik ödendiğini ileri sürerek, hasar bedelinden yapılan iskonto, KDVnin hesaba katılmaması ve düşük işçilik/orijinal parça kullanımı gibi nedenlerle oluşan bakiye onarım bedelinin avans faiziyle tahsilini talep etmiştir; davalı ise zamanaşımı, yetkisizlik, hukuki yarar yoksunluğu itirazlarının yanı sıra poliçe limitleri dahilinde yeterli ödeme yapıldığını, KDVnin sigorta tazminatına dahil olmadığını, indirimlerin haklı olduğunu ve sigortalının kusursuzluğunu savunarak davanın reddini talep etmiştir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

T.C.
DİYARBAKIR
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO :
KARAR NO :
HAKİM :
KATİP :
DAVACI :
VEKİLİ :
DAVALI :
VEKİLİ :
DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 30/07/2025
KARAR TARİHİ : 13/05/2026
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH :
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkiline ait .....plakalı aracın, davalı sigorta şirketi nezdinde zorunlu mali mesuliyet sigortası kapsamında sigortalı bulunan .....plakalı araçla .....tarihinde karıştığı trafik kazası sonucunda maddi hasara uğradığını, düzenlenen trafik kaza tespit tutanağı uyarınca karşı araç sürücüsünün tam kusurlu olduğunun belirlendiğini, kaza sonrası aracın serviste onarıldığını, davalı şirket tarafından oluşturulan .....numaralı hasar dosyası kapsamında hasarın sadece bir bölümünün karşılandığını, aracın kazadan önce hiçbir hasarı ve boyalı parçası bulunmamasına rağmen kaza nedeniyle bazı parçaların değiştirilip onarıldığını, Yargıtay içtihatları gereğince hasar bedelinden yapılan iskonto, KDV'nin hesaba katılmaması, düşük işçilik bedelleri ve orijinal parça kullanılmaması gibi sebeplerle oluşan zararların davalı sigorta şirketi tarafından karşılanması gerektiğini, Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası Genel Şartları uyarınca sigortacının poliçe limiti dahilinde müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğunu, davalı sigorta şirketine yapılan yazılı başvuruya rağmen herhangi bir ödeme yapılmadığını, Türk Ticaret Kanunu'nun 1409. maddesi uyarınca sigortacının rizikonun gerçekleşmesinden doğan zarardan sorumlu olduğunu, Yargıtay .....Hukuk Dairesi'nin .....tarih, .....E. ve .....K. sayılı kararında sigorta şirketi ile servis arasındaki iskonto anlaşmaları esas alınarak eksik ödeme yapılmasının ve KDV'nin hesaba katılmamasının hukuka aykırı olduğunun belirtildiğini, KDV Kanunu'na göre onarım, parça ve işçilik hizmetlerinin KDV'ye tabi olduğunu, Yine Yargıtay .....Hukuk Dairesi'nin .....tarih, .....E. ve .....K. sayılı kararında da ZMSS şirketinin sigortalının kusuru oranında ve poliçe limiti çerçevesinde sorumlu olduğunun açıklandığını, dava öncesinde yapılan başvuruya rağmen ödeme yapılmadığından işbu davanın açılmasının zorunlu hale geldiğini belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 100,00 TL hasar onarım bedeli alacağının kaza tarihi olan .....tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsilini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Olayın meydana geldiği tarihten itibaren iki yıllık zamanaşımı süresinin dolduğunu, bu nedenle davanın zamanaşımı nedeniyle usulden reddedilmesi gerektiğini, uyuşmazlığın çözümünde görevli mahkemenin Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunu, müvekkil şirketin merkezinin Ataşehir, İstanbul adresinde bulunması sebebiyle genel yetkili mahkemelerin İstanbul Anadolu Mahkemeleri olduğunu, davacının alacağının belirli olmasına rağmen belirsiz alacak davası açtığını, bu nedenle hukuki yarar yoksunluğu bulunduğunu, .....plakalı aracın .....poliçe numarası ile .........tarihleri arasında müvekkil şirket nezdinde sigortalı olduğunu, poliçe teminat limitinin araç başı 300.000 TL olduğunu, müvekkil şirket tarafından davacıya .....tarihinde 40.000 TL, .....Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'ne .....tarihinde 39.562,92 TL ve .....San. ve Dış Tic. A. Ş. 'ye .....tarihinde 1.243,25 TL olmak üzere toplam 80.806,17 TL hasar tazminatı ödendiğini, poliçeden kaynaklanan tüm sorumluluğun yerine getirildiğini, sigortalı araç sürücüsünün kusursuz olduğunu, kusur tespiti için dosyanın Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi'ne gönderilmesi gerektiğini, davacının orijinal parça değişimine ilişkin taleplerinin hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları uyarınca onarımın esas olduğunu, eşdeğer veya yeniden kullanılabilir parça değişimine imkan yoksa orijinal parça kullanılabileceğini, davacı tarafından fatura ibraz edilmediği için KDV talebinin haksız olduğunu, 60 No. lu KDV Sirküleri uyarınca sigorta tazminatlarının KDV'nin konusuna girmediğini, bakiye bedel tespiti halinde iskonto uygulanması gerektiğini, müvekkil şirketin temerrüde düşmediğini, bu nedenle faiz, yargılama gideri ve vekalet ücretinden sorumlu olmadığını, davanın çözümünün özel ve teknik bilgi gerektirdiğini belirterek davanın zamanaşımı ve yetkisizlik nedeniyle reddini, aksi halde esastan reddini, mahkeme aksi kanaatte ise sigorta hukuku alanında uzman bilirkişi heyetinden rapor alınmasını ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE :
Dava, Trafik kazasından kaynaklı ZMMS poliçesini düzenleyen davalı sigorta şirketine yöneltilmiş bakiye hasar onarım bedeli zararı istemine ilişkindir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık; davaya konu kazanın meydana gelmesinde davalı sigorta şirketi tarafından sigortalanan davalı araç sürücüsünün kusurunun bulunup bulunmadığı, davaya konu kaza nedeniyle davacının aracında hasar oluşup oluşmadığı, hasar oluştuğunun kabulü halinde davalı sigorta şirketi tarafından yaptırılan onarım işleminin yeterli olup olmadığı, davacının talep edebileceği orijinal parça fark bedelinin bulunup bulunmadığı, bulunuyor ise miktarı ile faiz türü ve başlangıcı etrafında toplandığı anlaşıldı.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91/1. maddesinde, “İşletenlerin, bu kanunun 85/1. maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur."; 85/1 maddesinde, “Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün ünvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar.”; 85/son maddesinde ise, “İşleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur.” düzenlemelerine yer verilmiştir. Anılan yasal düzenlemeler gereğince davalı sigorta şirketi, düzenlenen sigorta poliçesi ile sigortalı aracın sürücüsünün kusuru nedeniyle meydana gelen trafik kazalarında üçüncü kişilere verilen zararı, zararın türüne göre poliçede belirtilen teminat üst limiti ile üstlenmiştir.
Mahkememize sunulan .....tarihli trafik bilirkişi raporunda özetle; "Kazalı .....’nun (Davalının taraf olduğu .....plakalı araç sürücüsü):
Yukarıda izah edilen hususlar kapsamında, trafik mevzuatına göre %100 (yüzde/yüz) oranında
“KUSURLU” olduğu,
Kazalı .....’in (Davacıya ait .....plakalı araç sürücüsü): izah edilen hususlar kapsamında, trafik mevzuatına göre “KUSURSUZ” olduğu" raporda ütalaa edilmiştir. Anılan rapordaki tespitlerin dosya kapsamı ile uyumlu olduğu kanaatine varılarak davalı sigorta şirketi tarafından sigortalanan .....plakalı araç sürücüsünün %100 oranında kusurla olduğu, davacının anılan kazanın oluşumunda atfı kabil kusurunun olmadığı kabul edilmiştir.
Makine mühendisi tarafından hazırlanan raporda özetle; "Dava konusu .....plakalı, model yılı ....., .....
.....aracın yukarıdaki açıklamalarım kapsamında kaza tarihi itibari ile;
Eksper raporunda aracın onarımına ilişkin yapılan tespitlerin davaya konu kaza ile uyumlu olduğu,
Hasarlı/değişen parçaların tedarikçi firmadan temin edildiği ve faturaların sigorta şirketine
düzenlendiği, onarılan sol ön farın RS Servis tarafından ve faturanın sigorta firmasına düzenlendiği, işçilik
işlemininde eksper raporunda ‘’yedek parça ve işçilikleri açısından gerekli hasar tespit çalışmaları yetkili
eşliğinde yapılmıştır’’ şeklinde belirlendiği incelenince hasar onarım bedelinin yeterli olduğu,
Hasarlı/değişen parçaların tedarikçi firmadan temin edildiği, değişen parçalarda %29 oranında ticari
iskonto uygulandığı, eksper raporunda parça değişimlerinin orijinal parça olarak belirtildiği ve faturalarda
her bir parçaya ait parça kodlarının yer aldığı, söz konusu kodların araç üreticisinin parça kodları ile uyumlu
olduğu ve iskonto oranının faturada gösterildiği incelenmiş, sigorta şirketlerinin yüksek hacimli alımları
nedeniyle bu oranlarda iskontonun uygun olabileceği, eksper raporunda tespit edilen yedek parçaların
orijinal olduğu,
Davacının talep edebileceği orijinal parça fark bedelinin bulunmadığı" mütalaa edilmiştir.
Anılan rapordaki tespitlerin dosya kapsamı ile uyumlu olduğu kanaatine varılarak, bilirkişi raporu ile ekspertiz raporunun da dikkate alınmasıyla; eksper raporunda parça değişimlerinin orijinal parça olarak belirtildiği ve faturalarda
her bir parçaya ait parça kodlarının yer aldığı, söz konusu kodların araç üreticisinin parça kodları ile uyumlu
olduğu, eksper raporunda tespit edilen yedek parçaların
orijinal olduğu, davacının talep edebileceği orijinal parça fark bedelinin bulunmadığı, aynı zamanda davacı aracının ekspertiz raporu ve meydana gelen hasar ile uyumlu olarak orijinal yedek parçalar kullanılarak onarıldığı ve davacının KDV ve uygulanan iskontoyu hasarın tamamen onarılmış olması nedeniyle talep edemeyeceği anlaşılmakla, davacı davasını ispatlayamamış olduğundan davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM:Gerekçesi gerekçeli kararda açıklandığı üzere;
1-Davanın REDDİNE,
2-Alınması gereken 732,00 TL harçtan peşin alınan 615,40 TL harcın mahsubu ile 116,60 TL harcın davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,
3- Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerin üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı taraf kendisini vekille temsil ettiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesince belirlenen 100,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
5- HMK.'nın 333. maddesi ve HMKY'nin 47. maddesi gereğince gider avansının kullanılmayan kısmının yazı işleri müdürü tarafından ilgilisi hesap numarası bildirilmiş ise hesabına aktarılmasına, aksi halde masrafın gider avansından karşılanmak suretiyle PTT vasıtasıyla adreste ödemeli olarak gönderilerek iadesinin sağlanmasına,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı vekilinin yokluğunda davanın değeri itibariyle kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.
Katip Hakim