Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesinin ticari satıştan kaynaklanan alacak davası gerekçeli kararında, teslim edilmeyen tıbbi malzemelerle ilgili belirsiz alacak talebi ve davalının husumet yokluğu ile kesin hüküm itirazları değerlendirilmiştir.
Özet: Bu ticari alacak davasında davacı, banka kayıtları ve faturalarla davalıdan satın alındığını iddia ettiği 1.434.282,22 TL değerindeki tıbbi malzemelerin teslim edilmediğini belirterek, bunların aynen teslimini veya bedelinin dava tarihinden itibaren ticari faiziyle ödenmesini talep ederken; davalı ise iddia edilen borcun muhatabı olmadığını, taraflar arasında borç doğurucu bir ilişki bulunmadığını, husumet ehliyetinin olmadığını, davacının alacağının belirli olduğunu ve daha önce aynı konuda açılan bir davanın kesin hükümle reddedildiğini savunarak davanın usulden veya esastan reddini talep etmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

T.C.
DİYARBAKIR
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO :
KARAR NO :
HAKİM :
KATİP :
DAVACI :
VEKİLLERİ :
DAVALI :
VEKİLLERİ :
DAVA : Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 09/09/2025
KARAR TARİHİ : 13/05/2026
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH :
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4. maddesi uyarınca ticari sayılan uyuşmazlığa ilişkin zorunlu arabuluculuk sürecinin anlaşmazlıkla sonuçlandığını, müvekkili ile dava dışı .....Medikal Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi ve .....arasında kurulan iş ortaklığı sürecinde uğranılan zararlar nedeniyle Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı nezdinde suç duyurusunda bulunulduğunu, yürütülen .....numaralı soruşturma dosyasında alınan .....tarihli bilirkişi raporunda .....ilgili şirket arasındaki para transferlerinin incelendiğini, .....A. Ş. tarafından kesilen faturalara konu tıbbi malzemelerin aslında .....ve .....firmasına gönderildiğine dair herhangi bir ambar teslim fişi, sevk irsaliyesi veya kargo fişinin bulunmadığının tespit edildiğini, bu nedenle savcılıkça kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiğini, bu karara karşı yapılan itiraz sürecinde .....Deposu A. Ş. .....Şubesine ihtarname gönderilerek 1.434.282,22 TL değerindeki tıbbi malzemelerin teslimine dair belgelerin talep edildiğini, ancak davalı tarafın Üsküdar .....Noterliğinin .....yevmiye numaralı ve .....tarihli cevabi ihtarnamesi ile söz konusu firma ile herhangi bir ilişkilerinin bulunmadığını belirterek talebi reddettiğini, oysa müvekkile ait banka hesap hareketleri ile davalı tarafça düzenlenen faturalar ve ticari defter kayıtları incelendiğinde 2019-2021 yılları arasında çok sayıda tıbbi malzeme satın alındığının ve bunların bir kısmının teslim edilmediğinin anlaşıldığını, dava dışı .....soruşturma dosyasındaki beyanında ecza depolarından müvekkil adına ıtriyat malzemesi tedarik ettiklerini doğruladığını, teslim edilmeyen malların miktar ve bedelinin tespiti mümkün olmadığından Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesi'nde .....Esas ve .....Karar sayılı dosya ile belirsiz alacak davası açıldığını, ancak mahkemenin .....tarihli kararı ile davacının talep sonucunun açık olmadığı gerekçesiyle davanın açılmamış sayılmasına karar verdiğini, oysa mahkemeye sunulan .....tarihli beyan dilekçesinde fatura bilgilerinin sunulduğunu ve davalı ticari defterlerinin incelenmesinin talep edildiğini, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 107. maddesi uyarınca belirsiz alacak davası açma haklarının bulunduğunu belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla davalı şirketin Diyarbakır şubesinden satın alınan ancak teslim edilmeyen tıbbi malzemelerin müvekkile aynen teslimini, bunun mümkün olmaması halinde söz konusu malzemelerin bedelinin dava tarihi itibarıyla hesaplanarak ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsilini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Huzurdaki davanın konusunun daha önce Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesi'nin .....E sayılı dosyasında dava konusu edildiğini, davanın reddedildiğini ve kararın kesinleştiğini, Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 114. maddesi gereğince kesin hüküm bulunması nedeniyle dava şartı yokluğundan davanın reddinin gerektiğini, ilgili dosyanın celbinin talep edildiğini, davacı tarafından ileri sürülen borcun muhatabının müvekkil şirket olmadığını, taraflar arasında herhangi bir sözleşme veya borç doğurucu işlem bulunmadığını, müvekkil şirketin pasif husumet ehliyetinin bulunmadığını, davacının Cumhuriyet Başsavcılığı'na yaptığı şikayette müvekkil şirketin adının geçmediğini, tüm taleplerin .....Kozmetik İtriyat Medikal Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. ve .....yöneltildiğini, müvekkil şirket nezdinde yapılan incelemelerde davacının herhangi bir alacağının bulunmadığının tespit edildiğini, bu nedenle husumet yokluğu sebebiyle davanın usulden reddinin gerektiğini, davacının ihtarnamesinde alacağını likit olarak ifade etmesi nedeniyle belirsiz alacak davası açılmasının hukuken mümkün olmadığını, Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 107. maddesi uyarınca alacak miktarının belirlenemediği durumlarda belirsiz alacak davası açılabileceğini, somut olayda alacak miktarının belirli olduğunu, hukuki yarar dava şartının bulunmadığını, davacının dosyaya alacağını gösterir herhangi bir belge veya ödeme dekontu sunmadığını, iddiaların gerçeği yansıtmadığını, müvekkil şirketin tüm işlemlerini resmi yollarla gerçekleştirdiğini, dava konusu edilen tutara ilişkin herhangi bir sipariş alınmadığını ve ödeme kaydına rastlanmadığını, banka kayıtlarının celbi suretiyle ödemenin yapılıp yapılmadığının tespiti ile davacı tarafa izahat yükümlülüğü yüklenmesini talep ettiklerini, dava değerinin senetle ispat sınırının üzerinde olması nedeniyle tanık dinletilmesine muvafakat etmediklerini, müvekkil şirketin sadece müşterilerden gelen siparişler doğrultusunda teslimat yaptığını, .....Medikal Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. 'ye teslimat yapılmasına dair bir anlaşma bulunmadığını, ticari ilişki kapsamında kesilen e-faturalara davacı tarafından itiraz edilmediğini, Türk Ticaret Kanunu'nun 21/2. maddesi uyarınca fatura içeriğinin kabul edilmiş sayıldığını, davacının iddialarının farazi olduğunu belirterek, öncelikle usule aykırı açılan davanın usulden reddini, kesin hüküm nedeniyle dava şartı yokluğundan davanın reddini, aksi takdirde davanın esastan reddini ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE :
Dava, davalı tarafından davacı adına düzenlenen ve davacının 2019-2021 yıllarına ilişkin ticari defterlerine kayıtlı olup 1.434.282,22 TL olacak şekilde ödemesi gerçekleştirilen ve ödeme sonrası teslimi yapılmadığı iddia olunan tıbbi malzemelerin davacıya aynen teslimi, terditli olarak söz konusu ürünlerin bedelinin dava tarihi itibari ile hesaplanarak ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsili istemine ilişkindir.
İlgili uyuşmazlığa yönelik yürütülen Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığının .....nolu soruşturma dosyası incelendiğinde; .....ve .....tarafından .....ve .....Medikal Sanayi ve Tic. Ltd. Şti. aleyhine akde aykırılıktan dolandırıcılık iddiasıyla suç duyurusunda bulunulduğu ve yürütülen soruşturma sonucu şikayete konu iddiaların hukuki ihtilaf niteliğinde olduğu gerekçesiyle .....tarihinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği anlaşılmaktadır.
İlgili soruşturma dosyasında davacı tarafça sunulan ticari defterler ve sunulan ödeme dekontlarının incelenmesiyle düzenlenen bilirkişi raporunda; .....firması tarafından .....tarihleri arasında .....A.Ş, hesabına 3.555.718,49 TL para gönderildiği. .....ait .....İtriyat Medikal San. ve Tic. Ltd. Şti.'nin .....Bankası hesabından .....-.....tarihleri arasında .....Eczanesi firmasına toplam 3.662.395,00 TL para gönderildiği, dosya içerisinde bulunan .....Deposu A.Ş. tarafından 2020-2021 yılına ait .....kesilen faturaların defter ve belge incelemelerinde .....Eczanesi tarafından yevmiye defterine kaydedildiği ve KDV'lerinin indirim konusu yapıldığı, 1.434.282,22 TL tıbbi malzemenin .....firmasına ödemelerinin yapıldığı görüldüğü ancak bu faturalarda adı geçen malların Alliance firmasınca aslında .....ilaç firmasına gönderildiğine dair ambar teslim fişi, sevk irsaliyesi ve kargo fişinin dosyada bulunmadığı, bundan dolayı .....firmasına .....Aslan tarafından yapılan ödemelerin .....borcu olmadığının mütalaa edildiği anlaşılmaktadır.
Davacı tarafça, dava açılırken kendi ticari defterlerine kayıtlı olan faturalara konu ürünlerin teslim edilmediği iddia edilmiş ise de, faturaların tarih ve seri numaraları ile bedellerine ve içeriğine ilişkin herhangi bir açıklamaya yer verilmemiş, bu hususta soruşturma dosyasında alınan bilirkişi raporuna atıf yapılmıştır. Soruşturma dosyasında alınan bilirkişi raporu incelendiğinde, raporda davacı tarafından ödemesi yapılan ve 2020-2021 yıllarına ilişkin ticari defterlerine kayıtlı olan faturalara konu 1.434.282,22 TL bedelli ürünlerin teslimine dair belge bulunmadığı belirtilmiş ise de, teslimine dair belge bulunmadığı belirtilen faturaların tarih ve seri numaraları ile bedellerine ilişkin herhangi bir açıklama bulunmamaktadır.
Soruşturma dosyasında alınan bilirkişi raporu ile davacı taraf iddiaları ve delilleri birlikte değerlendirildiğinde; Davacı tarafça hangi faturalara konu ürünlerin teslim edilmediği dava dilekçesinde belirtilmediği gibi soruşturma dosyasında alınan bilirkişi raporundan da anlaşılamamamaktadır. Davacının talebi öncelikli talebi faturalara konu ürünlerin aynen teslimine yönelik ise de, faturaların tarih ve seri numaraları ile bedelleri belirtilmemiştir. Mahkememizce, talep sonucunun açık olmaması nedeniyle davaya konu edilen ve müvekkiline ait ticari defterlerde kayıtlı olduğu belirtilen ancak davalı tarafından teslim edilmediği iddia edilen ürünlerin belirtildiği faturalara ilişkin, faturaların tarih ve seri numarası ile miktarlarını bildirmesi ve teslim edilmeyen ürünlerin hangi ürünler olduğu hususlarının detaylı şekilde açıklanması için 6100 sayılı HMK'nun 119/1-ğ maddesi gereğince bir haftalık kesin süre verilmesine, aksi takdirde aynı kanunun 119/2 maddesi gereğince davanın açılmamış sayılmasına karar verileceği ihtar edilmiştir.
Davacı vekili tarafından sunulan beyan dilekçesi ile, verilen kesin süreye rağmen dava konusu edilen ve teslim edilmediği belirtilen ürünlerin her bir fatura yönünden ayrı ayrı belirtilerek somutlaştırılmadığı, talep sonucuna konu edilen davalıdan satın alındığı ve teslim edilmediği iddia edilen ürünler yönünden detaylı somut bir beyan veya bilgi ile belge sunulmadığı ve salt olarak dava dilekçesinde bir kısım tıbbi malzemeler olduğunun belirtildiği, bu kapsamda satın alınan hangi ürünlerin teslim edilmediğinin açıkça belirtilmediği anlaşılmıştır. Açılan davada, davacının talep sonucu açık olmadığından, 6100 sayılı Hukuk Mahkemeleri Kanununun 119/1-ğ ve 119/2. maddeleri gereğince davanın açılmamış sayılmasına karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Gerekçesi gerekçeli kararda açıklandığı üzere;
1-6100 sayılı HMK'nın 119/1-ğ ve 119/2. Maddeleri gereğince DAVANIN AÇILMAMIŞ SAYILMASINA,
2-Harçlar kanunu gereğince alınması gereken 732,00 TL harçtan peşin alınan 615,40 TL harcın düşümü ile eksik kalan 116,60 TL harcın davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,
3-Davacının karşıladığı yargılama harç ve giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan 100,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,
5-Arabuluculuk aşaması görüşme sonucunda anlaşamama ile sonuçlandığından, 6325 Sayılı HUAK'nun 18/A-13 maddesi ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile Hazineye irad kaydına,
6-Dosyada mevcut gider avansının bakiye kalan kısmının karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, kararın tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.
Katip Hakim