Hatalı araç tamiri, değer kaybı ve kullanım mahrumiyeti zararları iddiasıyla açılan ticari alacak davasına ilişkin istinaf incelemesi.
Özet: Davacı, satın aldığı aracın davalı yetkili serviste yapılan tamir sonrası kısa sürede tekrar arızalanması üzerine, bilirkişi raporuyla hatalı montaj ve servis hizmetinden kaynaklandığı iddia edilen arıza nedeniyle uğradığı tamir masrafı, değer kaybı ve araç kiralama bedellerinin davalılardan tahsilini talep etmiş; davalı servis ise, aracın kronik hararet problemi olduğunu, kendilerinin komple motor değişimini önermesine rağmen davacının sadece conta değişimiyle aracı toplattığını ve riskleri kabul ettiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.

T.C.

İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2023/2138
KARAR NO : 2026/1171
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 13/04/2023
NUMARASI : 2021/813 Esas - 2023/345 Karar
DAVA: Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 22/06/2026
Davanın reddine ilişkin kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA: Davacı vekili; davacının ... plakalı ... markalı satın aldığını, aracın şirket yetkilisi ... tarafından kullanıldığını, aracın tüm bakımlarının yetkili serviste yapıldığını,araçta oluşan arıza sonucu aracın davalı ...'ya çekiciyle götürüldüğünü, tamirden sonra 14.10.2020 tarihinde teslim edildiğini, aracın 10 km kullanılmadan tekrar arızalandığını, davalının aracı kontrol dahi etmeden krank mili arızası var diye motorun tamamen değiştirilmesi gerektiğini söylediğini, aracın günlerce serviste bekletildiğini, davacı şirketçe araç üzerinde İstanbul Anadolu 6. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2020/112 D.İş sayılı dosyası ile bilirkişi incelemesi yaptırıldığını, raporda davalının hatalı montaj ve servis hizmetinden kaynaklı olarak ağır hasar olduğunun belirlendiğini, yapılan tespitte davalının yanlış montaj yaptığı ve kullanılan hatalı malzemeden dolayı supabın kırılarak pistonu deldiği ve silindir kapağına zarar verdiği, hasardan davalının sorumlu olduğunu, diğer davalı ... şirketinin ise davalıyla müteselsilen sorumlu olduğunu, davacının aracın tamir masrafı olarak 19.979- Euro ödediğini, ayrıca araçta 40.000- TL değer kaybı oluştuğunu, yine hatalı tamir için davalı ... şirketine 20.000- TL ödediklerini, aracın kullanılamaması nedeniyle 32.205,45- TL ödediklerini, 4 kalem zararları oluştuğunu, davalı ...'ya ihtarname keşide edilmişse de sonuç alınamadığını belirterek 2000 Euro tamir masrafının Euro olarak veya ödeme günündeki kurdan hesaplanacak TL olarak, 10.000- TL değer kaybı, 1000- Tl daha önce davalı ... ödenen tamir bedelinin ve 5000- TL araç kira masrafının davalılardan yasal faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP: Davalı ... vekili; hak düşürücü süre ve zamanaşımı itirazlarında bulunduklarını, davacının araçla Kmlerce yol kat ettiğini, aracın birden fazla el değiştirdiğini, 10 yıldır kullanıldığını, davacının aracı 2. el olarak satın aldığını, dava konusu araçtan önceki maliklerinin nasıl kullandıklarının belli olmadığını, davacının aracı eski maliklerinden ayıplı olarak satın almış da olabileceğini, davacının motor değişimi bilgisinin incelenmeden verildiği iddiasının gerçek olmadığını, aracın 04.06.2020 tarihinde "hararet yapıyor" şikayetiyle geldiğini, davalı servis personelinin aracın silindir kapağını söktüklerini ve contasının yandığını gördüklerini, rektifiye firmasının motor bloğunu ölçtüğünü ve aşırı ovalite tespit ettiğini, onarım yapılabilmesi için motorunun komple yenisiyle değiştirilmesinin gerektiği sonucuna varıldığını, davacının komple motor değişimi istemediğini, aracın sadece yanık contasının değiştirilerek toplanmasını istediğini, aracı satacağını söylediğini, bu şekilde aracın eski haline gelecek şekilde toplandığını ve 08.10.2020 tarihinde teslim edildiğini, 08.10.2020 tarihli mail ile "motor bloğunda hararet sonucu oluşan eğrilik nedeniyle motor parçalarının sağlıklı çalışmadığı ve motor değişimi gerektiğinin, bu işlemin kendisinin isteği doğrultusunda yapılmadığını, dolayısıyla doğacak sorunlardan davalının sorumlu olmayacağının" bildirildiğini, aracın 10.10.2020 tarihinde 152.950 Kmde (teslimden 132 Km sonra) tekrar motor seyir halindeyken ikaz yandı, aşırı ses geliyor şikayetiyle servise getirildiğini, yapılan kontrollerde motordan ses geldiği, detaylı tespit için motorun sökülmesi gerektiğinin ancak ilk geldiği tarihteki komple motor değişimi tespitlerinin geçerli olduğunun, daha önce de belirtildiği şekilde hararet nedeniyle oluşan sonuçların bu arızaya neden olmuş olabileceğinin açıklandığını, davacının aracını tamir ettirmeden çekiciyle teslim aldığını,davacının aracı onartmadan 132 Km daha kullandığını ve yolda kaldığını, aracın arızalı olduğunu bile bile kullandığını tamir masrafını davalıya kesmeye çalıştığını, ortada yanlış bir servis işlemi, hatalı montaj veya malzeme kullanımı söz konusu olmadığını, tüm bu nedenlerle davacının özel serviste yaptırdığı işlemlerin masrafını davalıdan karşılamasının uygun olmadığını, araçta ilk sökme nedeniyle bir değer kaybı oluşmayacağını, özel servisin yaptığı işlemlerden doğacak değer kaybından ise davalının sorumlu olmayacağını, davalı şirkette ikame araç verilebilmesi için aracın tamirine onay verilmesi gerektiğini, bu nedenle ikame araç verilmediğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... Oto vekili; aracın 2010 model olduğunu, kullanım ömrünü neredeyse doldurduğunu, böyle bir araçta üretim veya servisten kaynaklı ayıp olduğunun kabul edilemeyeceğini, 2 yıllık garanti süresinin dolduğunu, aracın trafik kaydının incelenmesinden birçok kez el değiştirdiğinin anlaşıldığını,davacının ayıplı olduğunu iddia ettiği hizmeti nereden aldığını açıklamadığını,servisteki hizmetin ayıplı olmadığını, ayıp bildirimine içerik ve tarih olarak uymadığını,... plakalı davalı adına kayıtlı 152.818 Kmdeki aracın 24.08.2020 tarihinde hararet yapıyor şikayetiyle servise geldiğini, aracın arızasının tespiti için silindir kapağının söküldüğünü, motor bloğunda rekfitiye şirketi tarafından yapılan ölçümde ovalite tespit edildiğini, komple motor değişimi önerildiğinin anlaşıldığını, davacının komple motor değişimi istemediğini, sadece contanın değiştirilmesini istediğini, davacının uyarılarak aracın teslim edildiğini, davacının kendi kusuru ve iradesiyle tamiri reddettiğini, bu şekilde zararın artmasına neden olduğunu, motor değişiminin değer kaybına neden olmayacağını, aksine aracın değerini arttıracağını, davacının iddialarına dayanak yaptığı tespit raporunun varsayıma dayalı,gerekçesiz olduğunu, davacının taleplerinin reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEME KARARI: Mahkemece; Davacı tarafça, maliki oldukları ... plakalı aracın tamir işlemlerinin yapılabilmesi için aracın davalı ... A.Ş. ye teslim edildiği, davalı tarafından hatalı tamir yapılması nedeniyle araçta hasar oluştuğu, diğer davalının da distrübitör olması nedeniyle sorumlu olduğu, tamirin ayıplı yapılması nedeniyle oluşan tamir masrafı, değer kaybı ve ikame araç bedelinden kaynaklı zararlarının tazminin talep edildiği , davacıdan tazminat isteminin araçtaki ayıp iddiasına mı yoksa tamir işleminin hatalı yapıldığı iddiasına mı dayandığı hususunu açıklaması için süre verilmiş, davacı vekili tarafından mahkememize sunulan 07/03/2022 tarihli dilekçe ile tazminat isteminin tamir işleminin ayıplı yapıldığı iddiasına dayandığını açıkladığını tamirin 14/10/2020 tarihinde yapıldığıı ve dava tarihi itibariyle zamanaşımı dolmadığı, bilirkişi heyeti tarafından sunulan, bilimsel verilere ve dosya kapsamına uygun olması nedeniyle hükme esas alınan bilirkişi raporuna göre; motor değişimi yapılmadan araçtaki arızanın giderilmesinin mümkün olmayacağı, davacının aracın motorunun değiştirilmesine muvafakat etmemesi nedeniyle arızanın giderilemediği, tamir işleminin ayıplı olmadığının belirlendiği aracın tamir işleminin yapılması için davalı ... Otoya teslim edildiği, daha sonra aracın yeniden arızalandığı, davalı tarafından yapılan tamirin bilirkişi incelemesi ile ayıplı olmadığının tespit edildiği, bu nedenle davacının uğradığını iddia ettiği zararlardan davalıların sorumluluğunun bulunmadığı sonuç ve vicdani kanaatine(Ay. m.138) varılarak davanın reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili; mahkemenin hükme esas aldığı bilirkişi raporu ile İstanbul Anadolu 6. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2020/112 Değişik İş dosyası ile alınan bilirkişi arasında çelişkiler giderilmeden karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olduğunu, Bilirkişi heyeti daha evvel alınan raporlara itibar edilmediğini izah etmiş ancak daha evvel alınan raporu kabul etmediği gibi kendisi de herhangi bir teknik test veya inceleme yapmadığını, bilirkişi heyetinin bu tutumu objektiflikten son derece uzak olduğunu, bilirkişi raporunda herhangi bir teste dayanmadan yapılan değerlendirmelere katılmanın mümkün olmadığı, beyan edilmiş ise de raporda hiçbir gerekçelendirme ve test yapmadan verilen bu beyan objektiflikten son derece uzak olduğunu, kendilerini mahkeme yerine koyarak hukuki değerlendirmede bulunduklarını, davaya konu ... ... tipindeki aracın motorunun iflası ile sonuçlanan silindir kapağı valf kesme olayının sürücü ve yetkili servis kaynaklı veya fabrikasyon imalatından kaynaklanan malzeme hatalı üretimden kaynaklandığı ortaya konulduğunu, "Davacı şirketin aracın gerektiği şekilde tamirini kabul etmemesi karşısında ve aracın 4 gün süreyle davalı serviste kaldığı dikkate alındığında, davacının davalı şirketten bir ikame araç talebinin şartlarının oluşmadığı kanaatine varıldığını, aracın tüm bakımları zamanında ve tam yetkili olan servislerde yapıldığını ,arıza sonucunda araç diğer davalı ... ve ticaret yetkili servisine teslim edilmiş, tamir işlemleri tamamlandığında şirket yetkilisi ...'ya 14/10/2020 tarihinde teslim edildiğini, servisten ayrıldıktan hemen sonra 10 kilometre kadar gitmeden araç tekrar arızalanmış ve hareket edemediğini çekici çağrılarak tekrar ...'e götürüldüğü, yetkili servisi aracı kontrol dahi etmeden araçta krank mili arızası var diyerek tamir işlemi yapılamayacağını aracın motorunun tamamının değişmesi gerektiğini belirttiğini, aracın motoru incelenmeden hatta kaputu dahi kaldırılmadan arızanın ne olduğu belirtilmeden söz konusu araç serviste günlerce bekletildiği, motordaki söz konusu arızanın müvekkilin müdahalesi ve kusuru olabilecek bir yerde olmadığının da açık olduğunu, huzurdaki dava açısından hem yetkili servis hem cevaba karşı beyan sunulan davalı ... AŞ ise ... markasının Türkiye distribütörü olması hasebiyle ortaya çıkan zarardan müteselsilen sorumlu olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE: Dava; tamirat ve servis işlemleri yapıldıktan sonra davacıya teslim edilen aracın yeniden arıza vererek çalışamaz duruma geldiği ileri sürülerek servis hizmetinin ayıplı ifası nedeniyle meydana gelen zararın tazmini istemine ilişkindir.
Tamiratı yapılan aracın tamir geçmişinin Davalı ... tarafından düzenlenen 18.05.2018 tarihli ... Formu'nda, aracın bakımının yapıldığı, ayrıca kullanımdan kaynaklanan ses gelmeleri, ayna kapanmaması, direksiyon sertliği hususlarının bakım ve tamirinin yapıldığı, 25.07.2018 tarihinde aracın 65.000 Km bakımı yapıldığı, direksiyonda titreme şikayetinin, üst bagaj kapağının zor kapanması şikayetleri yazıldığı ,30.07.2018 tarihli ... Formunda aracın 70.959 Kmde olduğu, aracın 120 Kmde direksiyonunda dönme olduğunun şikayet edildiği 04.10.2018 tarihli ... Formunda aracın 78.000 Km bakımının yapıldığı, müşterinin 10-400 Km arasında direksiyonda titreme şikayetinin olduğu, 25.12.2018 tarihli ... Formunda aracın 87.787 Kmde olduğu, araçta bakım yapıldığı, 90-Kmden sonra direksiyonda titreme olduğunun belirtildiği 10.04.2019 tarihli ... Formunda aracın 99.189 Kmde olduğu, bakım yapıldığı, aracın park edilmesinde gırç sesi geldiğinin beyan edildiği 23.09.2019 tarihli ... Formunda aracın 121.052 Kmde olduğu, araçta servis işlemi yapıldığı, gösterge ekranında kısıtlı performans ikazı çıktığı, söndüğü, bakımının yapıldığı belirtildiği, 29.01.2020 tarihli ... Formunda aracın 132.775 Kmde olduğu, bakım yapıldığı, 14.04.2020 tarihinde aracın 140.572 Kmde olduğu, bakım yapıldığı, seyir halindeyken arkadan siyah duman attığı belirtildiği, 14.05.2020 tarihinde aracın 142.682 kmde olduğu, bakım yapıldığı, ilk kalkışta siyah duman attığı belirtildiği, 24.08.2020 tarihinde aracın 152.818 Kmde olduğu, gösterge ekranında motor aşırı ısındı ikazı verdiği, 2-3 saat kullanımdan sonra hararet göstergesinin maksimum seviyeye geldiği belirtilmiştir.
... kürsüsü öğretim üyeleri yukarıda yazılı arıza detaylarını inceledikten sonra arıza sırasında " aracın 10 yaşında ve 158.000 Km kat etmiş bir araç olduğu, ayrıca farklı kullanıcılar tarafından kullanıldığı, davacının aracı 0 Km yeni olarak satın almadığı, eski kullanıcılarının nasıl kullandıklarının, hangi servislerde bakım yaptırdıklarının, uygun evsafta motor yağı ve yedek parça kullanıp kullanmadıklarının belli olmadığı dikkate alındığında, delil tespiti raporundaki herhangi bir teste dayanmadan araçta ki arızanın üretim hatasından kaynaklandığı yargısına katılmanın mümkün olmadığını, özellikle araçta hasara uğrayan malzemeler üzerinde herhangi bir kimyasal analiz yapmadan hatalı malzeme kullanıldığı sonucuna varılamayacağını , araçtaki ilk arızanın yüksek ısı (hararet) kaynaklı motor yatak sarması olduğu ve böyle bir arızanın ancak motorun komple değiştirilmesiyle giderilebileceği, servise ilk getirildiği sırada motorunun ovalite arızasına sahip olduğu, bu arızanın ancak yüksek sıcaklığa (hararete) maruz kalan motorlarda meydana gelebileceği, dolayısıyla aracın yağsızlık-susuzluk şeklinde büyük bir arızaya maruz kaldığı, böyle bir arızaya maruz kalan motorun tamirinin mümkün olmadığı, komple orijinal yenisiyle değiştirilmesi gerekeceğini, araçta 152.000 -Km kullanılmış ve arızalı ve hasarlı eski motorun 0 Km orijinal yenisiyle değiştirilmesinin araçta bir değer kaybı oluşturmayacağı yolunda raporu sunulmuştur.
Davacı şirkete ait aracın motor yatak sarması şikayetiyle 152.818 Kmde davalı yetkili servise getirildiği; teknik inceleme sonucu motorun komple değiştirilmesi sonucuna varıldığı ancak davacı şirket yetkilisinin motorun bir bölümünün değiştirilerek onarılmasını istediği,152.000-kilometre kullanılan bir motorun kullanım yaşına bakıldığında artık motorun ekonomik ömrü sonuna doğru gelindiği bir aşamada yukarıda arıza geçmişinde aracın 140.000 kilometreden sonra motorda siyah duman atmalarının başladığı anlaşılmaktadır.Ekonomik ömrünü neredeyse tamamlamış yüksek hararete maruz kalmış 10 yaşında ki aracın arızanın giderilmesinin ancak motor değişikliği olabileceği bilirkişilerce teknik detaylarıyla açıklanmıştır.Motor değişimi önerilip kabul edilmediğine göre ,servisde yapılan onarımın da ayıplı olduğu iddiasının dayanağı kalmamaktadır. Davacının ayıba dayalı hakları kullanma hakkı bulunmadığından davanın reddine ilişkin kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır. D.iş tespit dosyasında düzenlenen bilirkişi raporuna karşı aksi yönde görüş belirten İTÜ öğretim üyelerinin üç kişilik teknik bilirkişi heyetinden alınan rapor ile çelişki doğmayacağı dikkate alınarak davacı vekilinin aksi yönde ki istinaf nedeni yerinde bulunmamıştır.
Açıklanan nedenlerle; Davalı yetkili servis tarafından davacı şirkete gönderilen 08/10/2020 tarihli e-postada "...plakalı otomobil hararet yapıyor şikayeti ile servise geldi. Yapılan kontrollerde onarım yapılabilmesi için motor değişimi yapılması gerekiyordu ancak talebiniz doğrultusunda sadece silindir kapak contası değişimi yapılmıştır. ... ... standartlarına göre arızanın tam anlamıyla onarımı için motor değişimi gerekmesi sebebiyle ileride motorda doğabilecek sorunlar konusunda sorumluluk kabul edilmemektedir. Aracınız teslimata hazırdır." şeklinde bildirim yapıldığına göre karara ilişkin istinaf nedeni yerinde olmayan davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle:
Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
Alınması gereken 732-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 269,85-TL harcın mahsubu ile kalan 462,15-TL harcın davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
Davacı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına,
Gerekçeli kararın bir örneğinin taraflara tebliğine,
HMK'nın 361/1. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi.22/06/2026