6. Ceza Dairesi, hakaret suçunda kesinleşmiş hükme rağmen yeniden yargılama yapılmasına gerek görmezken, tehdit suçunda sanığın kazanılmış hakkını gözeterek hapis cezasını adli para cezasına çevirerek düzeltti.
Özet: Yüksek mahkeme, sanık hakkında hakaret suçundan daha önce kesinleşmiş bir hüküm bulunması nedeniyle aynı suçtan yeniden verilen mahkûmiyet kararının hukuken yok hükmünde olduğuna karar verirken; tehdit suçundan kurulan hükümde ise, sanığın kazanılmış hakkı ihlal edilerek ilk lehe olan 3.000 TL adli para cezasından hapis cezasına dönüştürülen cezanın, 3.000 TL adli para cezasına çevrilerek 20 eşit taksitte ödenmesine karar verilmesi suretiyle düzeltilerek diğer yönleriyle onanmasına hükmetmiştir.

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2023/110 E., 2024/294 K.SUÇLAR : Tehdit, hakaretHÜKÜMLER : MahkûmiyetTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:I- Sanık Hakkında Hakaret Suçundan Kurulan Hükümlere Yönelik Temyiz İsteminin İncelenmesinde; Sanık hakkında hakaret suçundan verilen 05.06.2015 tarihli, 2014/439 Esas, 2015/231Karar sayılı hükümlere yönelik temyiz isteminin Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 26.02.2018 tarihli, 2017/6776 Esas ve 2018/3743 Karar sayılı ilâmıyla reddedilerek hükümlerin kesinleştiği gözetilmeden aynı suçlardan yeniden verilen mahkûmiyet kararlarının hukuki değerden yoksun olduğu, hukuken varlık kazanmayan bir kararın temyiz davasına da konu edilmesi mümkün olmadığından, Tebliğname'ye aykırı olarak dosyanın incelenmeksizin mahalline İADESİNE,II- Sanık Hakkında Tehdit Suçundan Kurulan Hükme yönelik Temyiz İsteminin İncelenmesinde;Dosya içeriğine, kararın dayandığı gerekçeye ve takdire göre, hükmün usul ve yasaya uygun olduğu anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.Ancak;5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) cezaları düzenleyen 45. maddesinde "Suç karşılığında uygulanan yaptırım olarak cezalar hapis ve adli para cezalarıdır." demekte sonraki maddelerde de hapis cezalarını tanımlamaktadır. Yine aynı Kanun'un 50. maddesinde ise kısa süreli hapis cezalarının, suçlunun kişiliğine, sosyal ve ekonomik durumuna, yargılama sürecinde duyduğu pişmanlığa ve suçun işlenmesindeki özelliklere göre adli para cezasına veya diğer seçenek yaptırıma çevrilebileceği belirtilmiştir. Kanun'un sistematiği dikkate alındığında adli para cezalarının hapis cezalarından daha lehe olduğu konusunda tartışma bulunmamaktadır. Bu kapsamda sanık hakkında 05.06.2015 tarihinde kurulan ve sadece sanık tarafından temyiz edilen hükümde 5237 sayılı Kanun'un 106/1-1, 62, 50... . maddeleri gereğince sonuç olarak 3.000,00 TL adli para cezasına hükmedildiği ve bu hükmün açıkça sanık lehine olduğu gözetilmeden bozma sonrası yapılan yargılamada 5 ay hapis cezasına hükmedilmesi ve cezanın ertelenmesine karar verilmesi, Bozmayı gerektirmiş, üst Cumhuriyet savcısı ve sanığın temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından ertelemeye ilişkin kısımların çıkarılarak yerine "5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi aracılığı ile 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 326/son maddesi uyarınca sanığın kazanılmış hakkı korunarak 05.06.2015 tarihli hükümde olduğu gibi hükmedilen 5 ay hapis cezasının 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 50/1-a ve 52/2. maddeleri uyarınca adli para cezasına çevrilerek sanığın neticeten 3.000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına; 5237 sayılı Kanun'un 52/4. maddesi uyarınca sanığa verilen adli para cezasının birer ay ara ile 20 eşit taksitle alınmasına" cümlesinin eklenmesi suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,16.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.