Danıştay Üçüncü Daire, sahte yakıt yansıtma faturalarıyla maliyetlerini artırarak kurum kazancını azalttığı iddiasıyla kesilen vergi ziyaı cezalı gelir vergisinin hukuki değerlendirmesi.
Özet: Bu hukuki evrakta, davacı adına 2017 yılı için resen salınan ve bir kat vergi ziyaı cezası içeren gelir vergisinin kaldırılması talebi ele alınmaktadır. Vergi inceleme raporuna göre davacının, alt taşeronluk sözleşmesi bulunduğu iddia edilen bir şirketten aldığı ve maliyetleri artırmak amacıyla kullanıldığı saptanan sahte yakıt yansıtma faturalarıyla kurum kazancını azalttığı tespit edilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi, bu matrah farkı üzerinden yapılan tarhiyatta hukuka aykırılık bulunmadığına karar vererek davayı reddetmiştir. Davacı ise temyiz dilekçesinde, söz konusu faturaların ait olduğu şirketle alt taşeronluk ilişkisi olduğunu ve emtia alımlarına ilişkin tüm belgelerin gerçek olduğunu iddia ederek kararın bozulmasını talep etmektedir.

T.C.
D A N I Ş T A YÜÇÜNCÜ DAİRE Esas No : 2025/3899Karar No : 2025/4318TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ...KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Vergi Dairesi Müdürlüğü/...VEKİLİ : Av. ...İSTEMİN KONUSU : Danıştay Üçüncü Dairesinin bozma kararına uyularak verilen ... Bölge İdare Mahkemesi... Vergi Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedirYARGILAMA SÜRECİ:Dava konusu istem: Davacı adına, kayıtlarına intikal ettirdiği sahte faturalarla maliyetlerini artırarak kurum kazancını azalttığı yolundaki saptamaları içeren vergi tekniği raporu uyarınca tanzim edilen vergi inceleme raporuna dayanılarak 2017 yılı için re'sen salınan bir kat vergi ziyaı cezalı gelir vergisinin kaldırılması istemine ilişkindir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Davacının faturalarını kayıtlarına aldığı ... Turizm İnşaat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi adına komisyon karşılığı olmaksızın kısmen sahte fatura düzenlediğinden de bahisle 2017 yılın Ocak ila Mart dönemleri için re'sen salınan üç kat vergi ziyaı cezalı katma değer vergisine karşı açılan davada; tanzim ettiği faturaların gerçeği yansıtmadığının kabulü suretiyle verilen ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:...sayılı kararına yöneltilen istinaf başvurusunun reddine dair ... Bölge İdare Mahkemesi...Vergi Dava Dairesinin ...tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, Danıştay Üçüncü Dairesinin 29/05/2024 tarih ve E:2023/10491, K:2024/3553 sayılı kararıyla onandığı anlaşıldığından anılan şirket tarafından düzenlenen yakıt yansıtma faturalarından katma değer vergisi hariç 2.267.945,26 TL tutarına isabet eden kısmının fazladan yansıtılan faturalar olduğu ve bu tutarın yeniden düzenlenen gelir tablosunda satılan hizmet maliyetinden çıkarılması suretiyle tespit edilen matrah farkı üzerinden yapılan tarhiyatta hukuka aykırılık görülmediği gerekçesiyle dava reddedilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Faturalarını kayıtlarına aldığı ... Turizm İnşaat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi ile alt taşeronluk sözleşmesi bulunduğu, emtia alımlarına ilişkin tüm belgelerin mevcut ve gerçek olduğu ileri sürülerek kararın bozulması istenilmektedir.KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINAKarar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY : Davacı hakkında tanzim edilen vergi inceleme raporuyla, alt taşeronluk kapsamında nakliye hizmeti verdiği ... Turizm İnşaat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi tarafından düzenlenen toplam 3.450.983,28-TL tutarındaki akaryakıt yansıtma faturalarından 2.676.175,38-TL tutarına isabet eden kısmının maliyetleri artırmak amacıyla düzenlenen sahte belgeler olduğu ve katma değer vergisi hariç 2.267.945,26-TL’nin maliyetlerinden çıkarılması suretiyle bulunan matrah farkı üzerinden dava konusu tarhiyatın yapıldığı anlaşılmıştır. İLGİLİ MEVZUAT: 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun, vergi kanunlarının uygulanması ve ispatı düzenleyen 3. maddesinin (B) bendinde; vergilendirmede, vergiyi doğuran olay ve bu olaya ilişkin muamelelerin gerçek mahiyetinin esas olduğu ve yemin hariç her türlü delille ispatlanabileceği, vergiyi doğuran olayla ilgisi doğal ve açık olmayan tanık anlatımının kanıtlama aracı olarak kullanılamayacağı, iktisadi, ticari ve teknik icaplara uymayan veya olayın özelliğine göre normal ve mutad olmayan bir durumun iddia olunması halinde ispat külfeti bunu iddia eden tarafa ait olduğu kurala bağlanmıştır.213 sayılı Kanun'un 30. maddesinin 4. bendinde defter kayıtları ve bunlarla ilgili vesikaların, vergi matrahının doğru ve kesin olarak tesbitine imkan vermeyecek derecede noksan, usulsüz ve karışık olması dolayısıyla ihticaca salih bulunmaması halinde matrahın re'sen takdir edileceği; aynı Kanun'un 134. maddesinde vergi incelemesinden maksadın ödenmesi gereken vergilerin doğruluğunun araştırılması, saptanması ve sağlanması olduğu hükme bağlanmış olup 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu'nun 2. maddesinde ise gerçek gelirin vergilendirileceği ilkesi öngörülmüştür. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Vergi incelemesi; inceleme yapmaya yetkili olanlar tarafından, ödenmesi gereken vergilerin doğruluğunu araştırmak, tespit etmek ve sağlamak amacıyla yapılan faaliyet olup vergi mevzuatımızın gerçek ve safi gelirin vergilendirilmesini esas aldığı, re'sen vergi tarhının ise yükümlülerin beyan dışı bıraktıkları gelirlerinin, gerçeğe en yakın bir biçimde saptanmasını sağlamayı amaçladığı dikkate alındığında, tarhı gereken verginin belirlenmesi sırasında, gerekli inceleme ve araştırmanın kapsamlı bir şekilde yapılması, matraha ilişkin verilerin hukuken geçerli bir şekilde ortaya konulması gerekmektedir.Bu açıklamalar doğrultusunda, davacının kayıtlarına intikal ettirdiği sahte faturalarla maliyetlerini artırarak kurum kazancını azaltmak suretiyle bir kısım hasılatını kayıt ve beyan dışı bıraktığı hususunun vergi inceleme raporuyla ortaya konulduğu dolayısıyla re'sen tarh nedeninin gerçekleştiği olayda, inceleme elemanınca 2.267.945,26-TL’nin maliyetlerinden çıkarılması suretiyle gerçek maliyetinin belirlenmesine ilişkin tutar somut olarak ortaya konulmadığı gibi ortaya çıkan yeni durumda sektörel karlılık durumu da araştırılmadığından eksik inceleme ve varsayıma dayalı olarak bulunan matrah farkı üzerinden yapılan tarhiyatta hukuka uygunluk görülmemiş olup Vergi Dava Dairesince yazılı gerekçeyle davanın reddine dair kararın bozulması gerekmiştir.KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle;1.Temyiz isteminin kabulüne, 2.Temyize konu Vergi Dava Dairesi kararının BOZULMASINA, 04/11/2025 tarihinde oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi.(X)-KARŞI OY : Temyiz dilekçelerinde ileri sürülen iddialar Vergi Dava Dairesi kararının dayandığı hukuksal nedenler ve gerekçe karşısında, kararın bozulmasını sağlayacak durumda bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile kararın onanması gerektiği görüşüyle karara katılmıyorum.