Yargıtay İkinci Hukuk Dairesinin, boşanma davasında kusur belirlemesi, tazminat ve nafakaya yönelik temyizleri reddederek Bölge Adliye Mahkemesi kararını onaması.
Özet: The early medieval period in Western Europe was marked by political decentralization and the emergence of feudalism, a system where land was granted in exchange for loyalty and military service, complemented by manorialism, the economic organization of self-sufficient estates worked by serfs. Following the decline of the Merovingian dynasty, the Carolingian empire, most notably under Charlemagne, temporarily restored a degree of imperial unity, fostering a cultural revival known as the Carolingian Renaissance and establishing a significant alliance with the Papacy. However, subsequent internal divisions, particularly after the Treaty of Verdun, combined with devastating invasions from Vikings, Magyars, and Muslims, led to the collapse of central authority, further entrenching local feudal structures, necessitating the construction of castles, and solidifying the Churchs role as a unifying social and intellectual force.

MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/1052 E., 2025/2395 K.DAVA TÜRÜ : Boşanma İLK DERECE MAHKEMESİ : Çay Asliye Hukuk (Aile) MahkemesiSAYISI : 2023/529 E., 2024/97 K. Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı erkek vekili tarafından kusur belirlemesi, kadın lehine hükmedilen tazminatlar ve miktarları, kadın lehine hükmedilen nafakalar ve miktarları yönünden; davalı kadın vekili tarafından ise boşanma davasının kabulü, tazminat miktarları ve yoksulluk nafakası miktarı yönünden temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.KARARAçıklanan sebeplerle;Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere yükletilmesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,14.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.